Hayvanlar Depremleri Önceden Hissedebilir Mi?

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

"Uzak ihtimal, ama yine de çok küçük de olsa olasılık deryası içinde."
F.W. Mulder, "The Jersey Devil" bölümünden (1993)

 

Bir depremden önce olağandışı hayvan davranışına yönelik belgelenmiş en eski olay Romalı tarihçi Aelian tarafından M.Ö. 373’te kaydedilmiştir: Bir deprem Helike şehrini yok etmeden beş gün önce fareler, gelincikler, yılanlar, kırkayaklar ve böcekler gibi çeşitli hayvanlar, denilene göre yer altından çıkıp şehirden kaçmışlardır. Sonraki yüzyıllarda diğer birçok kültür depremlerle hayvanları ilişkilendirmiştir.

Japon mitosuna göre depremlerin nedeni yer altında yaşayan dev yayın balığı Namazu’dur. Kuyruğunu hareket ettirerek tüm dünyayı sarsabilen Namazu maalesef sorun ve kargaşaya yol açmaya bayılır. Bununla birlikte eski geleneklerde yayın balığı, insanları olası felaketlere dair uyararak tehlikeyi önceden sezme görevi oynar ya da tehlikeli su ejderlerini yutup gelecek felaketleri önler.

1855’teki ve daha sonra da 1923’teki Edo (modern Tokyo) depremlerinden önce, yayın balıkları belirgin şekilde aktivite artışı sergileyip gölet ve ırmakların yüzeyine doğru yüzerek garip davranışlarda bulundular.

Japonya’dakine benzer olarak Çin’de de hayvanların doğal elementler ve felaketlere ilişkin bazı içgörülere sahip olduğu kabul edilirdi. Çinli yetkililer özellikle yılanlar, kemirgenler ve yarasalar olmak üzere 58 tür hayvanı deprem tahmini için yararlı olarak değerlendirip rapor edilmeye değer olağandışı hayvan davranışlarına dair tasvir ve tanımları içeren kitapçıklar dağıtmışlardı.

Şubat 1975'te kış uykusundaki yılanlar ülkenin kuzeydoğusunda yer alan Haicheng şehrindeki yuvalarını terk etti. Şehir boşaltıldı ve 4 Şubat’ta bölgede 7,3 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşti. 1.000'den fazla kişi öldü, ancak yoğun nüfuslu bölge göz önüne alındığında tahliye tahmini büyük bir başarı olarak değerlendirildi.

Ancak bir yıl sonra 27 Temmuz 1976'da Tangshan kentinde meydana gelen beklenmedik bir deprem 655.000 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Daha sonra yapılan bir araştırma alışılmadık hayvan davranışlarıyla ilgili bazı raporların bulunduğunu ortaya koydu, ama raporlar kültür devrimi sırasındaki siyasi kargaşalar nedeniyle göz ardı edilmişti. 12 Mayıs 2008 tarihinde gerçekleşen 7,8 büyüklüğündeki Wenchuan depreminden önce, daha sonra yıkım alanına dönecek Mianyang şehrinde görünür bir kurbağa göçü kaydedildi.

Batı medeniyetlerinde de bir depremden saatler ya da günler önce garip davranan hayvanlarla ilgili hikayeler tekrar tekrar anlatılmaktadır. 6 Mayıs 1976’daki 6,5 büyüklüğündeki bir deprem İtalya’nın Friaul bölgesini harap ederken bir gün önce farelerin açık alanlarda koşturduğu görüldü, çiftlik hayvanları da huzursuzluk belirtileri gösterdi.

2004 Noeli’ndeki depremden ve yıkıcı tsunamiden sonra hemen hiç hayvan cesedi bulunamadı, görünüşe göre dalgaların gelişinden önce hayvanlar adanın iç kısımlarına doğru kaçmışlardı.

23 Ağustos 2011’de Virginia'da gerçekleşen 5,8 büyüklüğündeki deprem de Smithsonian Ulusal Zooloji Parkı’ndaki hayvanlar tarafından hissedildi. Çoğu hayvan sarsıntılara genel bir huzursuzluk ile tepki verdi ama görünüşe göre kuyruksuz maymunlar, sarsıntılar hayvanat bahçesi personelince fark edilmeden dakikalar ya da saniyeler önce ağaçlara tırmandı. Bu uzun (ve kapsamlı olmaktan çok uzak) listeyle ilgili sorun ise hemen her durumun o an olağandışı hayvan davranışı olarak algılanan ve ancak depremden sonra anlatılan öznel izlenimlere dayalı anekdotlardan oluşmasıdır. Birçok anekdot edebiyatta ya da internette bağlamının dışında tekrar tekrar anlatılmaktadır. Haicheng’in tahliyesi esas olarak depremden aylar ve günler önce gerçekleşen bir dizi öncü sarsıntıya dayanıyordu, ve otoriteler güçlü depremler geçirmiş bölgede daha büyük bir depremin gerçekleşebileceğinden yıllardır şüphelenmekteydi. Görünür bir sebep olmaksızın garip davranmayan hayvanlar devamlı ve neredeyse her gün olan titreşimlere ve öncü sarsıntılara tepki verdi.

"Birden fazla anektodunuzun olması, elinizde güvenilir bir veri olduğu anlamına gelmez." Bununla birlikte anekdotlar bir hipotez formüle etmek için kullanılabilir: Canlılar tarafından tespit edilen tektonik gerilimlerin neden olduğu çevresel değişiklikler var mıdır?

Şu neredeyse kesin ki bir depremi tespit edebilecek spesifik bir hayvan yoktur; Bora Zivkovic “Gözlemler (Observations)”de hayvanların dikkate değer lakin doğaüstü (paranormal) olmayan duyularını inceler. Bununla birlikte hayvanların, depremin çevrelerinde yol açtığı değişikliklere ya da depreme yol açabilecek tektonik süreçlere tepki verdiğini varsaymak mantıklı görünmektedir.

Literatürde raporlanan olağandışı iki hayvan davranışı vardır: Depremden dakikalar ya da saniyeler önceki kısa süreli reaksiyonlar ile olaydan günler, haftalar öncesine değin uzanabilecek uzun vadeli reaksiyonlar.

Hayvanların sismik dalgalara insanlardan niye daha önce tepki verdiğini açıklamak amacıyla çeşitli fiziksel olaylar (fenomenler) önerilmiştir.

  • Birçok hayvan tsunamiden (200 m/s) daha hızlı yayılan ve havadaki hızı 330 m/s olan infrasonu (duyulamayacak kadar düşük frekanslı ses) algılayabilir. Bu, hayvanların 2004’teki tsunamiden görünür bir şekilde kaçışının nedenini açıklayabilir. Zayıf öncü sarsıntılardan kaynaklanan düşük frekanslı ses dalgaları ve titreşimler fil ya da kuş gibi hayvanlar tarafından hissedilebilir, kayaların çatlaması kemirgenler tarafından duyulabilecek yüksek frekanslı sesler oluşturur.
  • Bir deprem farklı tip sismik dalgalardan oluşur. P dalgaları (birincil dalgalar) daha yıkıcı olan S dalgalarından (ikincil dalgalar) 1,7 kat daha hızlı hareket ederler. Infrason dalgaları ve tsunami dalgalarına benzer olarak hızdaki bu görece farklılık, hayvanların daha güçlü olan S dalgalarının varışından bir süre önceki görünür reaksiyonlarını açıklayabilir.

 

Uzun vadeli reaksiyonları açıklamak ise çok daha zordur.

  • Balıklar, kuşlar ve diğer hayvanlar elektrik alanındaki ve manyetik alandaki değişimleri tespit edebilir, yer kabuğunda biriken gerilimler de yerel alanları etkileyebilir, fakat manyetik değişimler olması durumunda bu etki çok güçsüz kalır.
  • Yılanlar ve bazı böcekler, kızılötesi görüş yetenekleriyle termal değişimleri tespit edebilir. Fizikçi Friedemann T. Freund 1993’te, gerilim altındaki kayaların kızılötesi radyasyon yaydığını kanıtlamıştır, bu kızılötesi anomaliler 7,9 büyüklüğündeki Bhuj (Hindistan) depreminden önce NASA Terra uydusu tarafından da kaydedilmiştir. Belki yılanlar, tellürik hareketler nedeniyle kayalara uygulanan gerilim birikimini “görebiliyordur.”
  • Son yıllardaki bu gözlemlere dayanarak bir “Elektrik Alan Hipotezi (Electrical Field Hypothesis)” bile önerildi. Bu fikrin ilk versiyonunda, biriken tektonik gerilimler kuvars gibi minerallerin yol açtığı piezoelektrik etkiler nedeniyle kayaların içinde elektrik yükü akımına neden olur. Bununla birlikte Andrew Alden’in (bu tür elektrik alanlarından kaynaklandığı düşünülen) “Deprem Işıkları (Earthquake Lights)” üzerine bir tartışmada belirttiği gibi üretilen voltaj yok sayılabilir.

 

Freund tarafından da formüle edilen “p-Hole Teorisi (p-Hole Theory)”, negatif yüklü oksijen iyonları mineral yapısındaki konumundan alındığında, kristalin içinde geriye pozitif yüklü bir “delik (hole)” kaldığını varsayar. Bu delikler mineral taneciğinin yüzeyine hareket edip atmosfere ya da yer altı suyuna salınan diğer atomları iyonize edebilir. GRANT ve ark. (2011) çiftleşen kara kurbağalarının 6 Nisan 2009’daki L’Aquila depreminden birkaç gün önce kayboldukları varsayımını açıklamak için bu mekanizmayı kullandılar (“depremi tahmin eden kurbağalar”la ilgili GRANT ve ark. (2010) makalesi hakkındaki haberler basında çok yer aldı). Makale; yüklü iyonların su havzasının kimyasını ve bölgenin su kaynaklarını değiştirdiğini, kara kurbağalarının da kendi olağan ortamlarında bu değişikliklere tepki gösterdiklerini öne sürmektedir. Depremden ve tektonik gerilimin boşalımından sonra kayaların iyonizasyon etkisi kayboldu, böylece suyun kimyası da normal seviyelere döndü.

Üstteki çizgi iyonosferdeki girişimler (interference) nedeniyle radyo sinyallerindeki bozulmaları göstermektedir. Önerilen senaryoya göre, tektonik gerilimler nedeniyle yer seviyesinde biriken pozitif yükler iyonosferi etkiledi, ve bu yüzden iyonların kara kurbağalarının ortamına salınımının temsili olarak kullanılabilirdi. Sonunda kara kurbağaları bu iyonların neden olduğu kimyasal değişikliklere tepki gösterdi.

Bunların hepsinin makul, ancak varsayımsal mekanizmalar olduğuna dikkat etmek önemlidir. Bir canlının deprem gibi öngörülemeyen bir olayda nasıl davranacağını test etmek neredeyse imkansızdır. Bir deprem gerçekleştiğinde vahşi doğadaki ya da hayvanat bahçesindeki hayvanlar diğer çevresel faktörlere tesadüfen tepki verebilirler. Bir deprem sırasında laboratuvardaki hayvanlara dair kaydedilen nadir gözlemler çelişkili sonuçlar vermektedir, bazen olağandışı olarak yorumlanan davranışlar gözlemlenirken diğer durumlarda ya kayda değer hiçbir şey olmamıştır ya da hayvanların verdiği düşünülen tepkiler diğer araştırmacıların kaydettiğinin tam tersi yönünde olmuştur.

Bazı hayvanların depremden önce gerçekleşebilecek çevresel değişikliklerden etkilendiğini varsayabiliriz, bununla birlikte buna dair olası bir işaret ve canlının onlara nasıl tepki vereceğine dair anlayışımız hala sınırlı. Bu boşluk var olduğu sürece hayvanların olağandışı davranışları yüksek bir deprem riskini değerlendirmek için tek başına kullanılamaz.


Yazan: David Bressan

Düzenleyen: Şule Ölez

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

  1. Bu yazı Scientific American sitesinden çevrilmiştir.
  2. BHARGAVA, N.; KATIYAR, V.K.; SHARMA, M.L. & PRADHAN, P. (2009): Earthquake Prediction through Animal Behavior: A Review.Indian Journal of Biomechanics: Special Issue NCBM 7-8: 159-165
  3. GRANT, R.A. & HALLIDAY, T. (2010): Predicting the unpredictable; evidence of pre-seismic anticipatory behaviour in the common toad.Journal of Zoology 281(4): 1-9
  4. GRANT, R.A.; HALLIDAY, T; BALDERER, W.P.; LEUENBERGER, F.; NEWCOMER, M.; CYR, G. & FREUND, F.T. (2011): Ground Water Chemistry Changes before Major Earthquakes and Possible Effects on Animals. Environmental Research and Public Health 8: 1936-1959
  5. IKEYA, M. (2004): Earthquakes and Animals: From Folk Legends to Science. World Scientific, London: 295
  6. KIRSCHVINK, J.L. (2000): Earthquake Prediction by Animals: Evolution and Sensory Perception. Bull. Seism. Soc. Am. 90(2): 312-323
  7. SCHNYTZER, Y. (2011): Animal Modeling of Earthquakes and Prediction Market. Working paper
  8. TONG, K. (1988): Abnormal Animal Behavior and the Prediction of Earthquakes. Master Thesis Dep. Earth Sciences Northeastern Illinois University.

Evrimin Müfredattan Çıkarılmasıyla İlgili Resmî Açıklama

Zamanda Yolculuk Yapmak Mümkün Mü?

Altyazı Çevirmeni

Mehmet Demiryay

Mehmet Demiryay

Altyazı Çevirmeni

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim