Evrim Ağacı Logo Evrim Ağacı
Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Paraşüt Hatası: Havadayken "Paraşütünüz Açılmazsa" Neler Yapmalısınız?

Paraşüt Hatası: Havadayken "Paraşütünüz Açılmazsa" Neler Yapmalısınız? Unsplash
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Yerden neredeyse 4 kilometre yukarıda, sırtınızda bir paraşütle uçaktan atlamak üzere olduğunuzu hayal edin. Kalbiniz neredeyse duracak gibi... Dünyanın yukarıdan ne kadar güzel olduğunu düşünüyorsunuz. Birkaç saniyelik serbest düşüşten sonra paraşütünüzü açmak için ipi çekiyorsunuz ve... Korktuğunuz şey gerçekleşiyor: Paraşüt, ne kadar uğraşırsanız uğraşın açılmıyor.

Yere çakılmadan önce yaklaşık bir dakikanız var. Peki kendinizi kurtarmak için yapabileceğiniz bir şey var mı?

ABD Paraşüt Birliği'nin verilerine göre, paraşütlerin çalışmama ihtimali 1000'de birdir.[1] Bu, düşük bir ihtimal olsa da, tipik bir senede 350.000 kişinin toplamda 3 milyon atlayış yaptığı düşünülecek olursa, bu oran birden yüksek bir ihtimal haline gelmektedir. Gerçekten de, en azından 2012 yılı içerisinde ABD'de yaşanan 19 paraşüt hatası ölümünü düşünecek olursak, ortalama bir yılda herhangi bir kişinin hava dalışı sırasında ölme ihtimalinin 100.000'de 1 civarında olduğu söylenebilir.[2] Aynı ülkenin istatistikleri için konuşacak olursak, yine 2012 yılında 34.000 kişinin trafik kazalarında öldüğü düşünülecek olursa, her 16.000 kilometre sürüş yaptığınızda (bu, sayı Türkiye için yılda 13.500 kilometre civarındadır[3]) ölme ihtimaliniz 6.000'de 1 civarındadır; bu da, trafikteyken ölme ihtimalinizi teknik olarak daha yüksek kılar.[4]

Ancak arızalı bir paraşüt de illâ ölüm anlamına gelmez. Uzmanlara göre hayatta kalmanın sırrı, paraşüt sorun çıkardığında nasıl tepki vereceğinize bağlıdır. Vücudunuzu nasıl konumlandırmalısınız? Düşüşünü yavaşlatmak için yapabileceğiniz bir şey var mı? Neden bir çatıya inmek büyük bir su kütlesine inmekten daha iyi olabilir? İşte bu yazımızda, açılmayan bir paraşüt deneyimi yaşarsanız neler yapabileceğinizi anlatacağız.

Paraşütün Açılmaması Halinde Yapmanız Gerekenler

Öncelikle şunu söyleyelim: Bir paraşütün kelimenin gerçek anlamıyla açılmaması, istatistiki olarak olanaksızdır. Yani paraşütün ipini çekip de, paraşüt çantasından paraşütün serbest kalmaması neredeyse hiçbir zaman görülmeyen bir hatadır. Haberlerde "paraşütü açılmadı" dendiğinde olan, neredeyse her zaman şudur: Paraşüt açılır; ancak uçurulabilir bir konfigürasyonda değildir; bu nedenle de asıl işi olan düşüşü yavaşlatma ve kontrollü hale getirme işlevini yerine getiremez. Paraşütün bakımı yeterince sık ve düzgün yapılırsa, paraşütün çantaya yerleştirilmesi ve uçuş sırasında vücut konumu doğru olursa, paraşütün açılmaması (ve hatta düzgün açılmaması) pek olası değildir.

Buna bağlı olarak anlaşılması gereken bir diğer önemli nokta şu: Bu noktadan sonra anlatacağımız adımlar, paraşütünüzden ümidi tamamen kestiğinizi varsayacaktır. Unutmayın ki birçok paraşüt hatası, uzman atlayıcılar tarafından havada çözülebilmektedir. Dahası, yedek paraşüt kavramı sayesinde birçok paraşüt hatasından doğan ölüm önlenebilmektedir. Öyle ki, ana paraşütün düzgün açılmaması halinde yedek paraşüt otomatik olarak açılacak bir mekanizmaya bağlıdır.

Ama eğer ki paraşütünüzü düzeltmeniz mümkün değilse ve yedek paraşütünüz de yoksa (ya da o da çılgın bir ihtimalin gerçekleşmesi sonucu açılmazsa) veya bir nedenle paraşütsüz bir şekilde uçaktan düşecek/atılacak olursanız, halen yapabileceğiniz bazı şeyler var. Bu yazıda, bunlara odaklanacağız.

Adım 1: İnişinizi Yavaşlatın!

Çoğu durumda olduğu gibi bu korkunç olayda da yapılacak en iyi şey, her şeyi yavaşlatmak olacaktır. Bu çok bariz gelebilir; ancak eğer en azından zihinsel olarak ne yapmanız gerektiğine hazır değilseniz, saatte 200 kilometre civarı bir hızla Dünya'ya doğru çakılırken ne yapmanız gerektiğini düşünemeyebilirsiniz.

Bu arada, tipik bir hava dalışı 200 km/h hızla olsa da, "balıklama" pozisyona geçtiğinizde saatte 240-290 kilometre hıza erişebilirsiniz. "Süratli dalış" olarak bilinen özel bir dalış yapan kişiler, hava sürtünmesini daha da fazla yavaşlatarak saatte 500 kilometreye varan hızlara ulaşabilirler. Dolayısıyla bu hızı ne kadar düşürebilirseniz, paraşütünüzün hatasını çözmek veya bir iniş planı yapmak için o kadar fazla vaktiniz olur.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Düşüşü yavaşlatmak için, vücudunuzu bir X pozisyonuna (ya da göbekleme pozisyonuna) sokmanız gerekir. Kollarınızı ve bacaklarınızı açmak, göğsünüzü yere paralel tutmak ve sırtınızı ve başınızı yukarı kaldırmak alabileceğiniz en iyi pozisyon olacaktır. Bu pozisyon, %30 civarında daha fazla hava direnç katsayısı ve bu direncin etki edebileceği %300 civarında daha fazla yüzey alanı yaratacaktır ve böylece hızlanmanızı yavaşlatarak size nereye ineceğinizi seçmeniz için zaman verecektir.[5]

Eğer düşüş hızınızı kendiniz hesaplamak ve parametrelerle oynamak isterseniz, serbest düşme sırasında ulaşabileceğiniz maksimum hız olan terminal hızı aşağıdaki formülle hesaplayabilirsiniz:

vt=2mgρACd\LARGE{v_t=\sqrt{\frac{2mg}{\rho{AC_d}}}}

Burada mm kütleniz, gg kütleçekim ivmesi (9.8m/s29.8 m/s^2), CdC_d hava sürtünmesi katsayısı (balıklama dalış için 0.7, X pozisyonu için 1), ρ\rho hava yoğunluğu (deniz seviysinde 1.23kg/m31.23 kg/m^3, düşüşün ortası olan 2200 metrede 0.99kg/m30.99 kg/m^3), AA ise yatay kesit alanınızdır (balıklama dalışta yaklaşık 0.18m20.18m^2, X pozisyonunda 0.7m20.7m^2 civarındadır).

Adım 2: Suya İnmekten Kaçının!

Altınızdaki deniz, karadan daha çekici bir iniş noktası gibi görünse de, çok büyük ihtimalle hemen hemen aynı düzeyde ölümcül olacaktır. Tıpkı beton gibi, su da sıkıştırılamadığından, bu kadar yüksek hızlarda suya çarpmak, betona çarpmakla aynı etkiyi yaratır.

Elbette, etkiyi azaltmak için kendinizi konumlandırabilirsiniz, ancak o zaman bile yine de bayılabilirsiniz. Su altında bilinçsiz olmak hayatta kalmanıza yardımcı olmayacağı için daha iyi bir yer bulmalısınız.

Peki bunlar neler olabilir? Bir bakalım.

Adım 3: Kendinizi Daha İyi Bir İniş Noktasına Yönlendirin!

Havada yanlamasına, daha güvenli bir hedefe doğru hareket etmek için "tracking" adı verilen bir manevra tekniğini kullanmanız gerekir. Bu harekette, vücudunuzu istediğiniz yere yönlendirmek için kollarınızı ve bacaklarınızı vücudunuzun yanına doğru getirmelisiniz.

Tracking pozisyonu
Tracking pozisyonu

Olası iniş noktaları arasındaki en iyi üç seçeneğiniz; bataklıklar, kar veya ağaçlardır. Hepsi, çarpma anındaki yavaşlama sürenizi uzatarak yavaşlamanıza yardımcı olur. Burada kritik olan şudur: Yüksek bir yerden düştüğünüzde sizi öldüren şey, hızınız değil, bu hızda meydana gelen ani değişime bağlı olarak ortaya çıkan çarpma kuvvetidir. Terminal hızınızı yukarıdaki formülden hesaplayabilirsiniz; çarpma kuvvetini (FF) ise şu şekilde hesaplamanız mümkündür:

F=mΔVΔT\LARGE{F=m\frac{\Delta{V}}{\Delta{T}}}

Burada mm kütleniz, ΔV\Delta{V} hızınızda meydana gelen değişim, ΔT\Delta{T} ise bu hız değişiminin yaşandığı zaman aralığıdır. Hatırlayacak olursanız, belli bir mesafeden düşerken sürekli hızlanmazsınız; bir noktada terminal hıza ulaşacaksınızdır. Dolayısıyla ΔV\Delta{V} hesabında kullanacağınız iki hız, yani başlangıç hızını (ki bu terminal hıza eşit olacaktır) ve son hızınız (ki bu sıfır olacaktır) büyük oranda sabittir. Ancak bu durmanın ne kadar sürede yaşanacağını bir nebze olsun etkileyebilirsiniz. İşte bataklıklar ve kar gibi yumuşak yüzeyler ile ağaçlar gibi kademeli bir yavaşlamayı mümkün kılacak bölgeler bu nedenle avantajlıdır.

Sert bir zemine indiğinizde, vücudunuz, saatte yaklaşık 200 kilometrelik düşme hızından, sıfır hıza yarım saniye içinde düşerek, sizi anında öldürmek için yeterli G-kuvvetiyle karşılaşır. Bu üç seçenek ise tampon görevi görerek yavaşlamayı birkaç saniye uzatır. Az gözükse de bu birkaç saniye, G kuvvetini önemli ölçüde azaltır ve size hayatta kalma şansı verir.

Yakınlarda herhangi bir yerde bataklık, kar veya ağaç göremiyorsanız, bir sonraki en iyi seçeneğiniz, çatı veya otobüs gibi düşüşünüzü aynı şekilde hafifletecek büyük bir şey aramak olacaktır. Bu yapılar çok güçlü değildir, bu yüzden onlara çarptığınızda kırılır ve düşüşte kazanılan enerjinin bir kısmını emer.

Adım 4: Ayağa Kalkın!

Bu noktada biraz gerçeklerden bahsetmemiz gerekiyor. İniş noktanızı seçtiniz, ona doğru yöneldiniz... Sırada çarpma anı var. Bu, en sıkıntılı anlardan birisidir, çünkü canınız acıyacaktır. Çok fazla acıyacaktır. Muhtemelen çarpmanın etkisiyle bayılacağınız düzeyde acıyacaktır. Ama iyi tarafından bakın: Belki de ölmeyeceksiniz!

Peki, çarpmanın en iyi yolu nedir? Elbette baş üstü düşmemeniz gerektiğini tahmin edebilirsiniz; ama kolunuza doğru yan mı çarpmalısınız? Yoksa başka bir şekilde mi?

Yüksekten düşerken yapabileceğiniz en iyi şey, ayak parmaklarınızı yere doğrultmak ve ayaklarınızın üzerine düşmektir. Evet, aşırı acı verici olacaktır; ancak yere önce ayaklarınızı değdirirseniz, vücudunuzun yavaşlamak için daha fazla zamana sahip olacak ve bacaklarınızdaki uzun kemikler, kırılmadan önce büyük miktarda darbe enerjisini emecektir. Özetle, vücudunuzun geri kalanını korumak için bacaklarınızı feda etmelisiniz.

Adım 5: Başınızı Koruyun!

İnişten hemen önce başınızı ve boynunuzu darbelerden korumak için, parmaklarınız arkada birbirine kenetlenmiş olarak başınızı eğin ve dirseklerinizi yüzünüzün önüne doğrultun. İnsanların yüksek binalardan ve köprülerden düşme vakalarında ölmelerinin ana nedeni şiddetli kafa travmasıdır.

Bu noktada yapmak zor olacaktır; ancak ne kadar çok yuvarlanabilirseniz, o kadar iyi: Yuvarlanmak, enerjinin dağıtılmasına yardımcı olacak ve bir nebze olsun darbe etkisini azaltacaktır. Yere düşen futbolcuları düşünün! Yuvarlanmaları, hakemi kandırmaya yönelik teatral bir oyuna ek olarak, vücutlarını zedeleme ihtimallerini azaltmak için yapılmaktadır.

Bu noktada hâlâ hayattaysanız, tebrik ederiz. Şimdi nerede olduğunuzu bulmanız ve mümkün olan en kısa sürede yardım almanız gerekiyor. İç kanama geçiriyor olma ihtimaliniz yüksek, muhtemelen vücudunuzdaki birçok kemik, çok yerinden kırıldı. Omurganızda hasar olmuş, kaburgalarınız parçalanmış olabilir. Kafa travması da yaşamış olabilirsiniz. Ne kadar hızlı bir şekilde acile ulaştırılırsanız, hayatta kalma şansınız o kadar artacaktır. Geçmiş olsun!

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Korkutucu! 42
  • Tebrikler! 23
  • İnanılmaz 13
  • Muhteşem! 12
  • Bilim Budur! 7
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • Güldürdü 4
  • Umut Verici! 4
  • Üzücü! 3
  • İğrenç! 3
  • Grrr... *@$# 2
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 30/11/2020 08:53:29 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9491

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Hominidae
Uçma
Çin
Memeli
Mantar
Uçuş
Evrimsel Biyoloji
Bilgisayar
Galaksi
Sosyal Mesafelendirme
Epidemik
Antropoloji
Epigenetik
Alkol
Viral
Madde
Dinozorlar
Koronavirüs
Kan
Kimya
Yemek
Nöron
Canlılık
Evrenin Genişlemesi
Ağız
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bariz olanı analiz etme merakı için sıradışı bir zihne sahip olmak gerekir.”
Alfred North Whitehead
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol