Müzik Kaydının Bilimi: Müziği Kaydetme Yöntemlerimiz Zaman İçinde Nasıl Değişti?

Modern Teknoloji Sayesinde, İnsanlığın İlk Ses Kaydı, Tarihte İlk Defa Sese Dönüştürüldü ve Dinlendi!

Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Müziksiz bir hayat hayal edebiliyor musunuz? Müzik, hayatımızın her yerinde! Müziğin tarihi, insanlık tarihi kadar eski... Müzik (ve daha önemlisi sesi nasıl kaydettiğimiz), sesi nasıl CD'lere ve plaklara işlediğimiz, zaman içerisinde değişti, gelişti, evrimleşti. Gelin sizlerle bu uzun değişime, kısa bir yolculuk yapalım.

İnsanın müzik macerası, müzik aletleriyle değil, şarkılarla başlamıştır. Mırıldanma, ıslıklar, öksürme ve esneme, çeşitli melodiler üretmenin en erken araçlarıdır. İlk müzik aletlerinden flütün en örneği ise, 20.000 yıl öncesinden kalmadır. O gün bugündür, özellikle nefesli ve vurmalı çalgılar ile müzik aletlerimiz kademeli olarak karmaşıklaşmış, kültürel olarak evrimleşmiştir.

Ancak bu sesleri çıkarabilmek bir yana, bunları kayıt altına alabilmemizin tarihi, çok ama çok daha yenidir. Édouard-Léon Scott de Martinville isimli bir ressam, insanlığın ilk ses kayıt cihazını, yani ilk fono-otografı üretmeyi deneyen kişidir. 1857 yılında patentini aldığı bu cihaz, sesleri “ses” olarak kaydetmek yerine, “görüntü” olarak kaydetmektedir.

Sismograf
Sismograf
YouTube

Bu cihazı bir çeşit sismograf gibi düşünebilirsiniz. Nasıl ki sismograf, gezegenimizi kaplayan levhaların hareketinden doğan titreşimleri kağıt üzerine görsel olarak aktarmaktadır; Martinville’in fono-otografı da ses dalgalarını görsele dönüştürmektedir. Martinville bu cihazı bir çeşit laboratuvar aracı olarak hayal edip, o şekilde geliştirmiştir. Dolayısıyla bu cihaz, kaydedilen sesi geri oynatamıyordu. Ta ki 2008 yılına kadar…

Aradan geçen 151 seneden sonra, Berkeley Üniversitesi’nden bilim insanları, geliştirdikleri yeni bir görüntü ve sinyal işleme yöntemi sayesinde, Martinville’in kaydettiği sesleri geri oynatmayı başarmışlardır. Martinville’in kaydettiği sesleri oynattığımızda duyduğumuz sesleri yukarıdaki videomuzdan veya buradan dinleyebilirsiniz.

İç ürpertici değil mi? Aslında bu, Au Clair de la Luna isimli bir çocuk şarkısı. Orijinali ise şöyle.

Eh… İnsanlığın ilk ses kaydı girişimi için hiç de fena sayılmaz. Ama yine de Martinville’in kaydını gece uykuya dalmaya çalışan çocuklarınıza dinletmeyin deriz.

Günümüzde Sesi Nasıl Kaydediyoruz?

Bir plak ile bir CD'nin birbirinden ne tip farkları olduğunu hiç düşündünüz mü? Bir plak veya bir CD, sesi üzerine nasıl kaydediyor? Veya dinlemek istediğimizde o kayıtları tekrardan sese nasıl dönüştürür?

Günümüzde ise plaklar, kasetler, disketler ve CD’ler, ses kaydının klasik yöntemleri haline gelmiştir. Ses kayıt yöntemine bağlı olarak bu cihazları 2’ye ayırabiliriz: Analog ve dijital kayıt cihazları. Plaklar, analog kayıt araçlarıdır. CD gibi daha modern teknolojiler ise dijital kayıt araçlarıdır.

Analog Kayıt Araçları

Analog kayıt cihazları, havada yayılan ses dalgalarını mekanik bir şekilde kaydeder. Büyük mucit Thomas Edison’un 1877 yılında icat ettiği fonograf, ya da daha meşhur ismiyle gramofon, veya dilimizdeki adıyla pikap, bu mekanik kayıt yöntemini kullanır. Ses dalgalarına karşılık gelen sinyaller, bir iğne aracılığıyla plağın üzerine kazınır. Yani iğne, plağın yüzeyini şekillendirerek, gözle görülmesi zor olan girinti ve çıkıntılar yaratır. Gramofon da bu kazınmış girinti çıkıntıları, yine bir iğne aracılığıyla takip ederek yeniden sese dönüştürür. Plaklar harika bir nostaljiye sahip olsalar da, en büyük dezavantajları tek kullanımlık olmalarıdır. Üzerlerine bir kere ses kaydı yapıldığında, tekrar kayıt yapılamaz.

YMS

Dijital Kayıt Araçları

İşte bu sorunu çözen yöntem, dijital kayıttır. Plaklardan CD’lerin evriminde bir ara basamak olan kasetler, manyetizmayı kullanarak, sesleri bir şerit üzerine manyetik desenleri olarak kaydediyordu. CD’ler ise bunun yerine kimyasallar ve optik yöntemler kullanılıyor. Modern bilgisayarlarda bulunan CD okuyucularda, oldukça güçlü bir lazer bulunuyor. Bu lazer sayesinde, CD’ler üzerinde bulunan ince alaşım tabakasına 1’ler ve 0’lardan oluşan dijital bir mesaj yazılabiliyor.

Demand Studios

Elbette CD üzerinde gerçek anlamıyla 1 ve 0’lar bulunmuyor. Söz konusu alaşım, sıcaklığa bağlı olarak faz değiştiriyor. Bir faz 1 sayısına, diğer bir faz 0 sayısına karşılık geliyor. Böylece istediğimiz veriyi depolamamız mümkün oluyor. 1’ler ve 0’lar, yani ikili sistem, bilgisayarların dili olduğu için, bu dilden anlayan bütün elektronik cihazlar bu verileri okuyabiliyor.

Sonuç

Bu iki yöntemin kalitesi konusu halen tartışmalı bir konudur. Birçok müziksever nostaljisi ve yüksek kayıt kalitesi nedeniyle plakları tercih ederken, teknolojinin gelişmesi ve bilgisayarlarımızın yüksek işlem kapasitesi sayesinde çok kaliteli dijital kayıtlar da yapılabilmektedir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 09/04/2020 18:05:21 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8135

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Şu anda yapabileceğim en iyi şey, metalden kafesler içinde kamburları çıkmış halde ve umutsuzlukla dışarı bakan şempanzelerin sesi olmaktır. Çünkü onların sesi olan kimse yok.”
Jane Goodall
İnsan Zekasının Evrimi: Neden Sadece İnsanın Beyni Bu Kadar Evrimleşmiştir?
Geri Bildirim Gönder