Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Mutasyonların Sıklığı, Etkisi ve Seçilim ile İlişkisi, Evrim Karşıtlarınca Nasıl Çarpıtılıyor?

Mutasyonların Sıklığı, Etkisi ve Seçilim ile İlişkisi, Evrim Karşıtlarınca Nasıl Çarpıtılıyor?
8 dakika
2,324
Tüm Reklamları Kapat

Evrime karşı olan kitlenin şöyle böyle akademik eğitim görmüş olanlarının başvurduğu yöntemlerden biri, daha düşük seviyeli olanların yaptığı gibi evrimle ilgili gerçekleri çarpıtmak yerine, akademik araştırmaları ve makaleleri çarpıtmaktır. Örneğin makalelerin içerisinden belli başlı kısımları çekip alarak kendi istekleri doğrultusunda yansıtırlar.

Bir diğer sık başvurdukları yöntem, bilim insanları arasında son derece oturmuş olmasından ötürü makalelerde bulanık bir şekilde sözü edilen noktaları tespit edip, konuyu olduğundan farklı göstermeye çalışmaktır. Çünkü her akademik makalede, bir sahaya dair her bilgiye yer verilemez. Bu nedenle bilim insanları, diğer meslektaşlarının anlayacağını bildikleri yerleri hızlıca atlarlar ve o makaleyi yazmalarına neden olan asıl araştırma konularına gelirler. Bunu yaparken, arada sırada bile olsa, evrim gibi bilim insanları arasında ezici bir çoğunlukla kabul edilen, çok yönlü araştırmalarla doğrulanmış doğa yasaları ve bu yasaları açıklayan teoriler üzerine gölge düşürebilecek bazı noktalarda art niyetli insanların ellerine kozlar vermiş olurlar. 

Bunun en klasik örneklerinden bir tanesi, mutasyonlarla ilgili deneylerdir. Mutasyonlar, bildiğimiz gibi, canlıların genlerinde meydana gelen rastgele değişimlerdir. Bugüne kadar onlarca farklı türü tanımlanmıştır ve her an, her hücremizde meydana gelen bir olaydır. Haklarında o kadar fazla çalışma yapılmış, o kadar detaylı bilgiler edinilmiş ve o kadar farklı açıdan analizlerde bulunulmuştur ki, bunların her birini derlemek mümkün bile değildir.

Tüm Reklamları Kapat

Ancak bu makaleler, konuya hakim olmayan biri için çok tuhaf cümleler içerebilir. Mesela mutasyonlarla ilgili bir makalede, mutasyonların son derece sık gerçekleşen olaylar olduğu söylenebilir. Bir diğerinde (ve aslında çoğunda) ise, aşırı nadir meydana geldikleri ileri sürülebilir. Bir makalede faydalı mutasyonlarla ilgili bir bilgi verilirken, bir diğerinde onunla çelişiyormuş gibi gözüken bilgiler verilebilir.

Evet, bilimde kimi zaman bu şekilde birbirine zıt sonuçlar alırız; bu, bilimin doğasının temelinde yer alır. Bu şekilde gerçeğe ulaşırız. Fakat bazı durumlarda, aslında birbirine zıt gibi gözüken durumlar, sadece konunun ele alındığı bağlamla ilgilidir ve ne genel literatüre, ne de o alandaki diğer çalışmalara zıt değildir.

Mutasyon Araştırmaları Nasıl Çarpıtılıyor?

Bir örnek verelim: Mutasyonların büyük bir kısmının nötr veya nötre yakın olduğunu biliriz. Bunlar, ani etkileri olmayan, popülasyon içerisinde özellikle genetik sürüklenme sayesinde yayılma ihtimali çok yüksek olan mutasyon türleridir. Bu tür mutasyonlarda, genetik kod değişse bile üretilen protein ya hiç değişmez, ya da çok az değişir. Bu nedenle, canlı üzerinde etkisi de ya sıfırdır ya da sıfıra yakın... Uzun vadede, bu nötre yakın mutasyonlar bir araya gelerek canlı popülasyonlarının genel özelliklerini değiştirler ve evrimsel sürece malzeme sağlarlar.

Bunlar haricinde geriye kalan az bir miktardaki mutasyonlar ise ani etkilidir. Bunlar, proteinlerin yapısında bariz değişimler yaratırlar. Dolayısıyla canlıların özelliklerini birdenbire değiştiriverirler. Bunların büyük bir kısmı zararlıdır, çünkü rastgelelik kendi başına daha başarılı unsurlar yaratamaz. Buna rağmen, nadiren de olsa bu ani değişimler, canlılara köklü biçimde fayda sağlayabilirler. 

Tüm Reklamları Kapat

Bu anlatım, her evrim ders kitabında görebileceğiniz klasik bir mutasyon anlatımıdır. Çünkü işin özü budur. Ancak bazı akademik makalelere bakacak olursanız, oldukça garip ifadeler görebilirsiniz. Mesela, mutasyonların sıklığı ile ilgili anlatımlar birbirine tamamen zıt olabilir.

Ancak bunun sebebi, bilim insanlarının bilgileri ve verilerinin birbiriyle çelişmesi değildir. Birinin bahsettiği mutasyonların içerik ve kapsamıyla, diğerinin aynı olmamasıdır. Genellikle makale içerisinde tam olarak neden bahsettiklerine yer verirler; ancak vermeseler bile, anlatım türünden ötürü alanına hakim diğer bilim insanları, meslektaşlarının ne kastettiğini anlarlar. Öte yandan, akademiyle gerçekten iç içe olmayan, sadece hasbelkader ucundan geçmiş kişiler bu konularda büyük iddialar geliştirmeye çalıştıklarında, bu anlatımların diline takılabilirler ve hatalı sonuçlara varırlar. 

Mutasyonlar Ne Sıklıkla Gerçekleşir?

Örneğin, mutasyonlar aslında organizma düzeyinde baktığımızda çok sık gerçekleşen olaylardır: Her gün, toplamda vücudumuzdaki trilyonlarca hücre içerisindeki genlerde yüz binlerce mutasyon meydana gelir. Ancak bunların bir kısmı hemen düzeltilir. Düzeltilemeyen ve gözden kaçanlar, canlının vücudunda kalırlar ve çeşitli seviyelerde (zararlı, nötr ya da faydalı) etkilere sahip olurlar.

Öte yandan, her bir hücremiz içerisindeki milyarlarca baz dizisinden oluşan DNA moleküllerimizdeki spesifik ve tekil bir nükleotitin mutasyona uğrama ihtimalini hesaplayacak olursanız bu, %0.00000001 gibi ufacık bir sayı olabilir! Çünkü bu nükleotitlerden her bir hücremizde milyarlarca bulunur ve her bir insanın vücudunda bu hücrelerden trilyonlarca vardır. Mutasyonun spesifik bir nükleotite denk gelme olasılığı oldukça düşüktür.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Çoğu araştırmada bilim insanları mutasyonları nükleotit seviyesinde incelerler; ancak örneğin belirli bir üreme döngüsünde gelecek nesile aktarılan mutasyon sayısını araştıran bazı çalışmalarda, nükleotit seviyesinde değil, organizma seviyesinde inceleme yapılabilir. İşte bu tür araştırmaların birinde mutasyonlara "nadir", diğerinde "yaygın" sıfatları uygun görülebilir. Bu, tamamen bilim insanının ne anlatmak istediği ve o şeyi ne seviyede açıkladığı ile ilgilidir.

Mutasyonların Fayda-Zarar Dengesi

Bir diğer örnek, mutasyonların fayda-zarar durumlarıyla ilgilidir. Bazı araştırmalar, nötr ya da nötre yakın mutasyonları hiç hesaba katmadan, doğrudan ani etkili mutasyonlara odaklanır. Bunu yapan makalelerde, akademisyenler mutasyonların çoğunun zararlı, yani canlının uyum başarısını düşürücü etkide olduğunu söylerler. Burada demek istedikleri, var olan bütün mutasyonların çoğunun zararlı olması değildir. Odaklandıkları mutasyon grubunun çoğunun zararlı olmasıdır. Bunun sebebi, akademik makaleler çoğu zaman çok odaklı araştırmalara yönelik anlatımlar içerirler ve genele hitap etmezler. Bu nedenle dilleri ve anlatımları da buna göredir. 

Elbette, daha önce de bahsettiğimiz gibi, bazı araştırmalar bazı diğer araştırmalara zıt sonuçlar elde edebilirler. Bunun sebebi de, yukarıda verdiğimiz klasik ders kitabına uygun mutasyon anlatımının her bir cümlesinin, durumdan duruma değişkenlik göstermesidir. Örneğin incelediğiniz organizma bir bakteri, bir meyve sineği, bir fare veya bir insan olabilir. Bunların her birinin, her bir dokusundaki, her bir hücre grubunda mutasyonların etkisi farklı farklı olabilir. Dahası, organizmanın kendisinden öte, bulunduğu ortam da mutasyonların fayda-zarar dengesini değiştirebilir.

Örneğin, bir bakteri oksijenli ortamda bir molekülü sindiremezken, geçirdiği mutasyonlar sonucunda edindiği avantaj ve sonrasında gelen seçilim sayesinde bunu yapabilmeye başlayabilir. Ancak bunu yaparken, bazı diğer özelliklerini yitirebilir veya o konuda biraz daha başarısız hale gelebilir. Bunların analizi, sadece "İşte bir şeyi iyileşirken diğeri kötüleşiyor, dolayısıyla mutasyonlar zararlıdır." demekle geçiştirilemez.

Birincisi, bu her zaman görülen bir durum değildir. İkincisi, bizim deneylerimiz halen çok çok kısa zaman aralıklarını kapsayabilmektedir. Üçüncüsü ve hepsinden önemlisi, zaten canlılar her zaman çevreleriyle etkileşim halinde olan yapılardır; dolayısıyla yeni bir çevreye adapte olmuş canlıları, eski çevrelerindeki başarılarıyla değerlendirmek doğru olmaz.

Mutasyon-Seçilim Dengesi: Mutasyonların Uzun Vadeli Etkisi Nedir?

Tüm bunların üzerine, son bir örnek vererek bu konuyu sonlandıralım: mutasyonların tek başlarına uzun vadeli etkisi, canlının uyum başarısını düşürecek şekildedir. Bu oldukça anlaşılırdır ve basit bir matematiğe dayanır: eğer ki mutasyonların çoğu nötr veya nötre yakınsa, bunların etkisini sıfır sayabiliriz (ancak seçilimin olduğu durumda bu iş tamamen değişecektir; buna az sonra geleceğiz). Geriye kalan ani etkili mutasyonların çoğu zararlıysa, mesela buna -2 değer verebiliriz. Az bir miktarı da ani etkili ve yararlı olduğuna göre, buna +1 diyebiliriz. Dolayısıyla toplam, -1'e eşit olmaktadır ve canlıların yalnızca mutasyon etkisi altında uyum başarısı sürekli düşer.

Tüm Reklamları Kapat

Ancak... Ortama doğal seçilimin etkisi dahil oldukça, işler değişir. İlk olarak, mutasyonun etkisi uyum başarısını birdenbire yere çakıvermez. Kademeli ve zigzaglı bir düşüş görülür. Bazı zamanlar uyum başarısı artar, bazı zamanlar azalır. Fakat genel ortalama, azalma doğrultusundadır. Ancak ortama dahil edilen seçilim baskısı, bu faydalı mutasyonları, yani uyum başarısını arttırıcı değişimleri yakalayarak popülasyon içerisinde sıklaştırır. Böylece bazı varyantlar (çeşitler, mutantlar) popülasyon içerisinde yayılırken, bazı diğerleri elenir. Bu durumda seçilimin etkisi, mutasyonun genel zararlı etkisini dengeleyici yapıdadır.

Burada hemen fark edilmesi gereken nokta, bu seçilimin şiddetine bağlı olarak evrimsel sürecin kaderinin değişecek olmasıdır. Eğer ki seçilim çok zayıfsa, mutasyonlar gene baskın gelerek genel olarak zararlı etkilerini hissettirirler. Bu durum, seçilimin hiç olmadığı duruma göre daha iyidir ve canlıların uyum başarısı daha geç sıfıra ulaşır (dolayısıyla daha geç yok olurlar). Bu, onlara tam anlamıyla "zaman tanır". Çünkü çevre değiştikçe, seçilim baskıları ve hatta mutasyon sıklığı bile değişir. Buna bağlı olarak, seçilimin şiddeti yavaşça artabilir, mutasyonun şiddeti ise azalabilir. Eğer ki seçilimin şiddeti yeterince artarsa, artık mutasyonların genel olumsuz etkisini dengeler ve popülasyonun geneline baktığımızda, uyum başarısının artık ortalamada azalmadığı, tam tersine arttığı görülür. 

Mutasyon-Seçilim Dengesi'nin FFPopSim isimli yazılım ile modellenmesi.
Mutasyon-Seçilim Dengesi'nin FFPopSim isimli yazılım ile modellenmesi.

İşte burada, ikisinin tam ortasında bir "denge" hali vardır: seçilimin uyum başarısını arttırıcı etkisinin, mutasyonun uyum başarısını azaltıcı etkisini dengelediği bir nokta... Buna, Mutasyon-Seçilim Dengesi adı verilir.

Tüm Reklamları Kapat

Bu denge, ilk olarak 1920 yılında büyük evrimsel biyologlar John B.S. Haldane ve Ronald Fisher tarafından keşfedilmiştir. Yaptıkları hesaplamalarda, eğer ki incelenen popülasyon sonsuz büyüklükteyse (sonsuz sayıda bireyden oluşuyorsa), mutasyonların hiçbir zaman uyum başarısını tamamen sıfırlayamayacağını göstermişlerdir. Çünkü seçilim dengesi, mutlaka bir noktada mutasyonu dengeleyebilecektir. İşte bu denge noktası, Mutasyon-Seçilim Dengesi'dir. Elbette, hiçbir doğal popülasyon sonsuz büyüklükte değildir; ancak zaten bu ideal bir modeldir. Evrimsel biyologlar ve popülasyon genetikçileri bu ideal duruma bakarak, ellerindeki gerçek popülasyonlardaki mutasyon ile seçilim arasındaki ilişkiyi anlayabilirler. Böylece, canlıların ne tür bir evrimsel değişimden geçtiklerini daha rahat analiz edebilirler.

Daha önce anlattıklarımıza bağlayacak olursak: Eğer mutasyonların genel etkisinin zararlı olduğu bilgisini bu yazıdan ve benzeri akademik makalelerden cımbızlayıp alacak olursanız, bin bir farklı türde pazarlamanız mümkündür. Fakat sorgulayan ve bilimsel bir zihin, konunun tamamını analiz edebilmeli ve buna göre bir kavrayış geliştirebilmelidir.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

İçerikle İlgili Sorular
Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Bilim Budur! 6
  • Muhteşem! 4
  • Tebrikler! 4
  • İnanılmaz 3
  • Merak Uyandırıcı! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • UCL. Mutation-Selection Balance. (4 Kasım 2019). Alındığı Tarih: 4 Kasım 2019. Alındığı Yer: UCL | Arşiv Bağlantısı
  • University of Hawaii. Population Genetics Ii. (19 Haziran 2018). Alındığı Tarih: 4 Kasım 2019. Alındığı Yer: University of Hawaii | Arşiv Bağlantısı
  • M. V. Trotter. Mutation–Selection Balance. (1 Haziran 2014). Alındığı Tarih: 4 Kasım 2019. Alındığı Yer: ELS | Arşiv Bağlantısı
  • FFPopSim. Mutation-Selection Balance. (4 Kasım 2019). Alındığı Tarih: 4 Kasım 2019. Alındığı Yer: FFPopSim | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/05/2024 19:49:09 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3249

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Karanlık Madde
Veri Bilimi
Uçuş
Dna
Irk
Yiyecek
Göç
Metabolizma
Kitlesel Yok Oluş
Doğa Yasası
Afrika
Araştırma
Böcek
Retrovirüs
Tümör
Taksonomik Sınıflandırma
Bebek Doğumu
Canlılık Cansızlık
Organizma
Elementler
Ekonomi
İlişki
Oyun
Mühendislik
Böcek Bilimi
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. Mutasyonların Sıklığı, Etkisi ve Seçilim ile İlişkisi, Evrim Karşıtlarınca Nasıl Çarpıtılıyor?. (1 Şubat 2015). Alındığı Tarih: 25 Mayıs 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/3249
Bakırcı, Ç. M. (2015, February 01). Mutasyonların Sıklığı, Etkisi ve Seçilim ile İlişkisi, Evrim Karşıtlarınca Nasıl Çarpıtılıyor?. Evrim Ağacı. Retrieved May 25, 2024. from https://evrimagaci.org/s/3249
Ç. M. Bakırcı. “Mutasyonların Sıklığı, Etkisi ve Seçilim ile İlişkisi, Evrim Karşıtlarınca Nasıl Çarpıtılıyor?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 01 Feb. 2015, https://evrimagaci.org/s/3249.
Bakırcı, Çağrı Mert. “Mutasyonların Sıklığı, Etkisi ve Seçilim ile İlişkisi, Evrim Karşıtlarınca Nasıl Çarpıtılıyor?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, February 01, 2015. https://evrimagaci.org/s/3249.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close