Evrim Ağacı

Modern Bir Faydalı Mutasyon Örneği: Tetrakromasi (4 Renkli Görüş)

Tetrakromatlar, Normal İnsanlardan 100 Kat Fazla Renk Görüyor Olabilir!

Modern Bir Faydalı Mutasyon Örneği: Tetrakromasi (4 Renkli Görüş)
Tavsiye Makale

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Evrim, oldukça ilginç özelliklerin ortaya çıkmasına ve var olan özelliklerin ortadan kalkmasına neden olabilir. Örneğin Evrim Ağacı'nın primatlardan ve maymunlardan, insana kadar gelen dalını incelediğimizde, atalarımızda ve bizlerde bulunan renklere duyarlı hücrelerin tipinin sayısının evrimsel süreçte kademeli olarak değiştiğini görürüz. Balıkların büyük bir kısmında 4 tip koni hücresi (tetrakromasi) bulunur: Bu sayede, kırmızı, yeşil ve mavi rengin üzerine mor-ötesi ışınları da algılayabilirler.

Balıklardan evrimleşen karasal omurgalıların erken evrelerinde halen 4 koni hücresi görülür; ancak evrimsel süreçte belli bir noktadan sonra bu hücre tiplerinin 2 tanesi yitirilmiştir. Özellikle insanları da kapsayan "plasentalı memeli hayvanlar" grubunda büyük oranda 2 tip koni hücresi (dikromasi) görülür; genellikle bu hayvanlar kırmızı rengi algılayamazlar. Yani bizim "renk körlüğü"müz, birçok hayvanın "normal"idir. 

Plasentalı memelilerden oluşan primatların büyük bir kısmında, tam da beklendiği gibi, dikromasi görülür. Ancak insana gelen soy hattında, insanın da içerisinde yer aldığı Eski Dünya Maymunları'nda uzun dalga boyuna sahip kırmızı rengi algılayan 3. tip koni hücresinin evrimleştiği tespit edilmiştir. Hatta bu renk eklentisinin, faydalı meyveleri ayırt etmekte büyük bir avantaj sağladığını, bu sayede evrimin gidişatını kökünden değiştiren bir mutasyon olduğu düşünülmektedir. İnsanlar da, atalarından aldıkları trikromasi özelliğini halen taşımaktadır. 

Ancak evrim gibi, doğa da kusursuz değildir. Mutasyonlar, sürekli olarak yeni çeşitlilik yaratır. Kimi zaman var olanı elimizden alır, kimi zamansa hiç var olmayan (veya normalde var olmasını beklemediğimiz) özellikler kazandırır. Örneğin bir dikromat, görüş becerisini destekleyen diğer genlerin etkisiyle kırmızının çok da uzun olmayan dalga boylarını algılayabilir. Çünkü tüm omurgalı hayvanların gözlerinin içerisinde milyonlarca koni hücresi bulunur ve bunların tekil farklılıkları, renk algımız üzerine etki eder. Örneğin her trikromat da birbiriyle aynı derecede görüşe sahip değildir; kimi biraz daha geniş bir aralığı görür, kimi biraz daha dar... Zaten evrim de, bu varyasyonlar arasından ortama en uyumlu olanları seçerek işler ve türleri değiştirir. 

Nadiren, beklenmedik bir şey olur. Koni hücrelerinin özelliklerini kodlayan genlerde meydana gelen bir mutasyon, bazı insanlarda "tetrakromasi" denen bu durumun oluşmasına neden olur. Bu mutasyonun gerçekten işlevsel olup olmadığı uzun bir süre gizem olarak kaldı. Ancak Haziran 2012'de, tetrakromat olup da renkleri trikromatlardan dikkate değer miktarda ayırt edemeyen insan dişileri üzerinde 20 yıl süren bir araştırmanın sonunda, sinirbilimci Gabriele Jordan denek cDa29 olarak numaralandırdığı bir örneğe rastladı: bu kişi, normal bir trikromattan kat kat fazla rengi, kolaylıkla ayırt edebiliyordu.

Her ne kadar internetteki bazı kaynaklarda tetrakromatların 100 milyon rengi ayırt edebildiği iddia edilse de (ki bu, normal bir insandan 100 kat fazla demektir!), henüz tam bir sayı veren bir araştırma bulunmuyor. Bunun 10'da 1'i bile doğruysa, tek bir mutasyonun müthiş bir renk ayırt etme gücünü sağlayabildiği gösterilmiş olacak. Ancak ne olursa olsun artık, tetrakromatlarda hangi genlere bakmamız gerektiğini çok daha iyi biliyoruz. Araştırmalar sayesinde tetrakromatlar çok daha kolay tespit ediliyor. Örneğin, Avustralyalı sanatçı Concetta Antico da, 2012 yılında tespit edilmiş tetrakromatlardan birisidir.

Şu anda Kaliforniya'da yaşayan Antico, izlenimci bir sanatçıdır. Olabildiğince gerçekçi sanat eserleri yaratmak yerine, izlenimciler eserlerine fazladan renkler katmaktan çekinmezler. Bu sayede yaptıkları eserler çok daha dinamik bir görünüme sahip olur. Bu da, kendisinde bulunan ekstra renk görüş yeteneğiyle uyuşmaktadır: bir cisim bizlere tek renkli (monokromatik) gözükse de, aynı cismi Antico birçok rengin karışımı olan bir mozaik olarak algılamaktadır.

Kırmızı ve yeşil renge duyarlı koni hücrelerimizi kodlayan genler (OPN1MW ve OPN1MW2) X kromozomu üzerinde bulunmaktadır. Tetrakromasinin gözlenebilmesi için bu genden 2 kopyanın bulunması gerekmektedir. Dolayısıyla hiçbir erkek tetrakromat olamaz, çünkü genetik bozukluklar olmadığı sürece erkeklerde sadece 1 tane X kromozomu bulunur. Gerçekten de, bugüne kadar hiçbir erkek tetrakromata rastlanmamıştır. Bunun tam tersi de doğru gözükmektedir: erkekler, renk körlüğüne dişilerden daha fazla yatkındır. Eğer ki X kromozomu üzerindeki bu genlerinden birinde bir hata olacak olursa, dişilerde "yedek" bir X kromozomu bulunur; ancak erkeklerde bulunmaz. Bir dişinin renk körü olabilmesi için, iki ebeveyninden de bozuk birer X kromozomu alması gerekir.

Her ne kadar tetrakromatlar elektromanyetik spektrumun daha geniş bir alanını algılayabiliyor olsalar da, görüntü oluşumunun büyük bir kısmı gözde değil, beyinde gerçekleşmektedir. Göz, sadece bilgiyi (ışığı) toplar ve o bilginin işlenmesi için beyne gönderir. Temelde, normal görüşe sahip (trikromatlar) ile tetrakromatların renk işleme süreci birebir aynıdır. Dolayısıyla aslında gözden daha fazla renk bilgisinin gelmesi, beyin için pek fazla bir anlam ifade etmez. Çünkü insan beyni, 4 koni reseptöründen gelen verileri ayrı ayrı işleyebilecek şekilde evrimleşmemiştir; sadece 3 tanesine adapte olmuştur. Yine de, bireylerin kendilerini eğitmesi durumunda renkler arasındaki farkları daha iyi algılayabileceklerine dair bilimsel veriler de bulunmaktadır. Antico'nun çocukluğundan beri bir sanatçı olarak yetiştirilmesi, renk algısını genişletmiş olabilir. Elbette, bu duruma insanlarda o kadar nadir rastlanır ki, üzerinde çok az çalışma yapılmıştır ve bu duruma dair çok az bilgimiz bulunmaktadır.

Tetrakromat olup olmadığınızı test etmek de oldukça zordur. Çünkü şu anda var olan göz testlerinin hepsi, trikromatlar tarafından, trikromatlara göre geliştirilmiştir. Fakat genler yalan söylemez: Antico'da, gerçekten de 4. tip koni hücresine neden olan genetik bir mutasyon tespit edilmiştir. Ancak bu mutasyonun iki yüzlü olduğu görülmektedir: Antico'yu tetrakromat yaparken, kızının renk körü doğmasına neden olmuştur.

Antico şu anda halen tetrakromatlar üzerine çalışan bir grup bilim insanı ile yakından irtibattadır. Eğer Antico'nun durumunu daha iyi anlayabilirsek, böylesi bir renk algısına neden olan sinirsel yolakları da daha iyi anlayabiliriz. Böylece, diğer insanların da 4 rengi algılayabilmelerini sağlayacak yöntemler geliştirebiliriz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 3
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 1
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 1
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • G. Jordan, et al. (1993). A Study Of Women Heterozygous For Colour Deficiencies. Vision Research | Arşiv Bağlantısı, sf: 1495-1508.
  • IFLS. Condition Called Tetrachromacy Allows This Artist To See 100 Million Colors. (2019, Kasım 12). Alındığı Tarih: 12 Kasım 2019. Alındığı Yer: IFLS | Arşiv Bağlantısı
  • D. Robson. The Women With Superhuman Vision. (2014, Eylül 05). Alındığı Tarih: 12 Kasım 2019. Alındığı Yer: BBC | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 02/06/2020 13:39:23 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2848

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Güncel
Kamuflaj
İnsan
Kuşlar
Karanlık Madde
Küresel Salgın
Kalp
Canlılık Cansızlık
Kuantum
Besin
Su
Maymun
Obezite
Robot
Doktor
Video
Onkoloji
Uterus
Tarih
Popülasyon
Müfredat
Genetik Mühendisliği
Sosyal
Göğüs
Güneş Sistemi
Ara Geçiş Türleri
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İyilik; bir sağırın işitip, bir körün okuyabildiği dildir.”
Mark Twain
Geri Bildirim Gönder