Gece Modu

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Doğu Afrika'nın yüksek dağlarındaki otlaklarda Etiyopya kurtları ve gelada maymunları barış içinde yaşıyor. Bir babun türü olan geladalar, yanıbaşlarında dolaşan kurtları hoşgörü ile karşılarken, kurtlar da yavru geladaları avlamak yerine maymunlar etraftayken daha kolay avlayabildikleri kemirgenleri tercih ediyor.

New Hampshire'daki Dartmouth Koleji'nde primatolog olarak görev yapan Vivek Venkataraman'ın, kuzey-merkezi Etiyopya'daki Guassa Platosu'nda çalışmalar yaparken gözlemlediği bu olağandışı birliktelik, köpeklerin insanlar tarafından evcilleştirilme şekli ile benzerlikler gösteriyor. İnsanların köpekleri vahşi kurtlardan nasıl evcilleştirerek evrimleştirdiğini buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz.

Kurtlar, ara sıra, en az geladalar kadar büyük olan koyun ve keçileri avlasa da, normal şartlarda maymunlara saldırmıyorlar ve maymunlar da bunun farkında gibi görünüyor; çünkü kurtlardan kaçmıyorlar. Venkataraman şöyle söylüyor: 

"Bir kurt ve bir gelada arasında bir ya da iki metre mesafe olsa da, iki saatlik bir süre kadar birbirlerini tamamen görmezden geldiklerini görebilirsiniz." 

Kurtları görmelerinin aksine geladalar, kendilerine dostça yaklaşmayan ve sıklıkla geladaları avlayan vahşi köpekleri gördüklerinde hızla kayalıklara doğru kaçıyorlar. Venkataraman'ın gözlemine göre kurtlar 600 ila 700 arası bireyden oluşan gruplar halinde otlayan maymun sürüsünün arasından yürürken tehdit oluşturmayacak biçimde hareket etmeye özen gösteriyor. Bir yandan kemirgenleri avlarken bir yandan da yavaş ve sakin hareketler sergileyen kurtlar, avlanırken yaptıkları zigzag biçiminde koşma hareketinden de kaçınıyorlar.

Kurtların bu davranışları da geladalarla kasıtlı bir anlaşma içerisinde olduklarına işaret ediyor. Venkataraman, kurtların gelada gruplarının arasına girmek için kemirgenlerin en aktif olduğu öğle saatlerini seçmesinin sebebinin, geladaların, kurtların birincil avı olan kemirgenleri yakalamayı kolaylaştırması olduğu çıkarımını yapıyor.

Venkataraman ve arkadaşları kurtları ayrı ayrı olarak 17 gün takip ederek onların her kemirgen avlama denemesini ve başarısını kaydetti. Kurtlar, gelada bölgesindeki av denemelerinde yüzde 67 oranında başarı sağlarken kendi başlarına sadece yüzde 25 başarı sağlayabilmişler. Kurtları gelada bölgesinde daha başarılı birer avcı yapanın ne olduğu henüz belli değil. Venkataraman'a göre maymunların otlarken kemirgenleri yuvalarından çıkmaya zorlaması bu başarının sebeplerinden biri olabilir. Diğer olası bir sebep ise kurtlarla neredeyse aynı boyut ve renkte olan geladaların kemirgenleri şaşırtarak kurtların onlara farkedilmeden yaklaşmasına imkan vermesi. Tehlike altındaki Etiyopya kurtları üzerine çalışmalar yapan ve Oxford Üniversitesi'nde koruma biyologu olan Claudio Sillero şöyle söylüyor:

"Geladaları mobil kamuflaj olarak düşünmek mümkün; kurtlar sürü içinde saklanma imkanı buluyor."

Bu anlaşma ne şekilde işliyor olursa olsun, kurtlara avlanma konusunda o kadar fazla katkı sağlıyor olmalı ki kurtlar neredeyse hiçbir zaman tahrike kapılıp geladalardan hızlıca bir ısırık almaya çalışmıyor. Venkataraman sadece bir kez bir kurdun yavru bir geladayı avlamaya çalıştığına ancak diğer maymunların hemen ona saldırdığına, yavruyu bırakmaya zorladıklarına ve o kurdun geri dönmesine izin vermediklerine şahit olmuş.

Kurtlar, geladalar dışında diğer türler ile yaptığı anlaşmalardan da fayda sağlıyor. Örneğin Sillero'nun gözlemine göre

kurtlar, kemirgenleri avlamayı kolaylaştırdığı için sığırların otladığı alanların çevrelerinde de avlanıyorlar. Montreal,

Kanada'daki McGill Üniversitesi'nde primatolog olan Colin Chapman'a göre başka yırtıcılar da kimse farkında olmadan bu tür

anlaşmalar yapıyor olabilir. Chapman şöyle söylüyor:

"Yırtıcılar genelde insanlar tarafından korkutulduğu için fazla gözlemlemedik ancak bu anlaşmalar oldukça yaygın olabilir."


Kaynak: Bu yazı New Scientist adresinden çevrilmiştir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/04/2020 11:04:41 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3695

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Sınırlı sayıda kalp atışımız olduğunu düşünüyorum ve benimkileri boşa harcamaya hiç niyetim yok!”
Neil Armstrong
İnsan Zekasının Evrimi: Neden Sadece İnsanın Beyni Bu Kadar Evrimleşmiştir?
Geri Bildirim Gönder