Listeriosis Nedir? Listeria monocytogenes Bakterisi Neden Tehlikelidir?

Gıda Güvenliğinin Halk Sağlığı ile İlişkisine Bir Bakış...

Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Listeria monocytogenes, doğada yaygın bulunan, Gram (+), fakültatif anaerob (normalde oksijenli ortamda gelişirken, oksijensiz ortamda da gelişebilen), sporsuz, kapsülsüz bir patojendir. Katalaz (+), oksidaz (-) olup, kanlı agarda β-hemolizin oluşturmaktadır. Hemolizin, birçok Gram pozitif ve negatif mikroorganizma tarafından sentezlenen toksik substanslardır ve alyuvarları parçalama özelliği bulunmaktadır. Hemolizinler alyuvarların membranında zedelenmeler yaparak hemoglobinin dışarı çıkmasına yol açarlar.

Listeria monocytogenes, karbonhidratları fermente edip gaz oluşturmadan asit oluşturur. 24-25oC gibi dar bir sıcaklık aralığında, peritrik tipi (hücrenin bir ucundan çıkan demet şeklindeki kamçı/kamçılar) flagellalarıyla tumbling (yuvarlanma benzeri) hareket yapmaktadır. Hücreleri kısa, çubuk veya kokobasil şeklinde olup 0.5-2 μm uzunluğunda ve 0.4-0.5 μm enindedirler. Optimum gelişme sıcaklığı genellikle 35-37oC arasında olup, suşları -0,4 ila 45oC gibi geniş bir sıcaklık aralığında gelişme gösterebilirler. 370C 'de hareket kalibiyeti daha zayıftır.

Halotoleranttır; dolayısıyla yüksek tuz konsantrasyonu (%10-12) varlığında dahi gelişebilmektedirler. Minimum su aktivitesi (Aw) <0,90 olarak belirlenmiştir. L. monocytogenes, 4.1-9.6 gibi geniş bir pH aralığında çoğalabilmekte, optimum (en ideal) geliştiği pH aralığı ise 6.0-8.0’dır.

Listeria monocytogenes, biyofilm (mikroorganizmaların cansız yüzeylere yapışarak hücre dışı polisasakkaritler, proteinler ve diğer bileşenlerden oluşturdukları tabaka) oluşturma kabiliyeti ile cam, paslanmaz çelik, kauçuk ve polistiren gibi gıdayla temas eden yüzeylere yapışarak uzun süre hayatta kalabilmektedir. Bu çok yönlülüğü, organizmanın çevreyle ilgili bilgi özümsemesini gerektirmekte ve değişen koşullara uyum sağlamak için hızlıca bu bilgileri işlemesi gerekmektedir.

Listeria cinsi 6 tür içerir: L. monocytogenes, L. innocua, L. seeligeri, L. ivanovii, L. welshimeri ve L. gray. Bu türler arasında en yaygın olarak Listeria monocytogenes insanlar ve hayvanlarda hastalık oluşturmaktadır. Listeria türleri 4 serotipe (alt tür) ayrılmış olsa da daha sonraları yapılan çalışmalarda ise 1/2a, 1/2b, 1/2c, 3a, 3b, 3c, 4a, 4ab, 4b, 4c, 4d, 4e, 5,7,6a, 6b gibi değişik serotipleri tespit edilmiştir. L. monocytogenes 4b serotipi en önemli patojenik (hastalık yapıcı) suş olarak saptanmıştır. 

Listeria monocytogenes’in Genel Özellikleri

Bu mikroorganizma, enfekte olmuş tek mideli (monogastrik) hayvanların periferik kanlarında, monositlerin (bir akyuvar türü olup enfekte olmuş vücut hücrelerinin savunmasında görevlidirler) ve nötrofillerin (bir akyuvar hücresi olup organizmayı mikroorganizmaların istilasından korurlar) içinde intraselüler (hücre içi) yaşayabildiği için bu adı almıştır. 

Listeria monocytogenes, ubiquter (her yerde bulunan) olup diğer enterik (bağırsak) patojenlerden farklı olarak buzdolabı sıcaklığında gelişebilmesi yani psikrotrof bir bakteri olması dolayısıyla dikkat edilmesi gereken bir mikroorganizmadır.

Isıl işlem, soğutma, dondurma, kurutma, yüksek tuz konsantrasyonu, düşük pH vb. stres faktörlerine karşı bile canlılığını koruyabilen, gıda güvenliği ve halk sağlığı açısından risk teşkil eden tehlikeli bir patojendir.

Gıdalarda L. monocytogenes tespitinde sıfır tolerans politikası geçerlidir. Tespitinde sayım yerine doğrudan 25 gram örneğe var/yok testi uygulanmaktadır. EFSA (Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi) tarafından ele alınan L. monocytogenes kriterleri, tüketime hazır gıdaları kapsamakta ve ilgili koşullar aşağıda belirtilmektedir:

  1. Bebeklere ve özel tıbbi amaçlara yönelik tüketime hazır gıdaların 25 g’ında L. monocytogenes bulunmamalıdır.
  2. Piyasadaki tüketime hazır diğer gıdaların raf ömrü süresince 100 kob/g (koloni oluşturan birim/gram; katı besiyerinde mikroorganizma sayımını gösteren birimdir) düzeyinden daha fazla L. monocytogenes bulunmamalıdır.
  3. Üretim alanında bırakıldığında bakteri gelişmesine uygun ürünlerin 25 gramı L. monocytogenes içermemelidir.

Türk Gıda Kodeksi, 2011 Mikrobiyolojik Kriterler Tebliği ile ise:

  1. Tüketime hazır gıdalar,  
  2. Süt, süt ürünleri ve süt bazlı ürünler,
  3. Yumurta ve ürünleri,   
  4. Balıkçılık ürünleri,
  5. Et suyu ürünleri,     
  6. Meyve-sebzeler ve ürünleri,
  7. Meyve suları ve alkolsüz içecekler,
  8. Hazır yemekler,
  9. Özel beslenme amaçlı gıdalar (bebek mamaları vb.)’ın 0-25 gram veya mililitresinde L. monocytogenes bulunmamalıdır,

şeklinde düzenleme getirilmiştir. Bu, söz konusu patojen ile ilgili en güncel tebliğdir.

Epidemiyolojisi

L. monocytogenes ubiquter olması dolayısıyla su, lağım suyu, mezbaha atıkları, silaj (sığır, koyun ve keçi gibi geviş getiren memeli hayvanların yem ihtiyacını karşılayan ve silolarda saklanan yüksek nem içeren fermente edilmiş yemler), sağlıklı ve mastitisli (meme hastalığı) ineklerin sütleri, insan ve hayvan dışkısı vb. doğada birçok yerde bulunabilmektedir. Ayrıca süt ve ürünleri, sığır ve domuz eti ile fermente sucuk gibi et ve ürünleri, turp, lahana gibi taze sebzeler ile deniz ürünlerinden ve gıdaların hazırlandığı ortamlardan izole edildiği de çeşitli çalışmalarda ortaya konmuştur. Listeria’nın çevreye yayılması enfekte hayvandan, toprak ve yeşil yemlerin kontaminasyonuna, buradan da et ve süt hayvanlarına bulaşması şeklinde bir döngü gösterdiği bildirilmiştir. Böylece kontamine sebze, meyve, süt ve etten de insanlara geçiş gerçekleşmektedir. 

Semptomlar ve Komplikasyonlar

L. monocytogenes’ in sebep olduğu Listeriosis, nadir görülen fakat ciddi hastalıklara sebep olan olan bir enfeksiyondur. İnsanlara bulaşmasının temel sebebinin kontamine gıdaların tüketilmesine bağlı olduğu düşünülmektedir. Bununla beraber, çok nadir de olsa, enfeksiyon hayvanlardan insanlara, insanlardan insanlara taşınabilmektedir. Neonatal (yenidoğan) enfeksiyonlarda L.monocytogenes, enfekte olmuş anne rahminden veya doğum kanalından geçerken çocuğa bulaşabilmektedir. 

Gıda işleme teknolojilerinde; asidik veya tuzlu ortamlara, düzgün soğuk muhafaza koşullarına her ne kadar güveniliyor olsa da bu patojenin gıda kaynaklı hastalıklar oluşturmada çok başarılı olduğu unutulmamalıdır. Son yıllarda Listeriosis vakalarındaki artış birçok Avrupa ülkesi tarafından rapor edilmiştir. Bu artış özellikle 65 yaş üstü bireylerde görülmekle beraber coğrafya, cinsiyet, etnik köken veya sosyoekonomik faktörlerle ilişiği olmaksızın hastalık oluşturmaktadır.

Güncel olarak ECDC ve EFSA’nın ortak bildirisine göre, 2011 yılında Avrupa’da 1470 Listeriosis vakası bildirilmiş ve bu sayının %12.7’si ölümle sonuçlanmıştır. Yine aynı çalışmada, 2014’ten 2019’a kadar geçen sürede en güncel Listeriosis salgını soğuk-fümelenmiş balık tüketimi kaynaklı olduğu bildirilmiştir. Danimarka’ da 9, Estonya’da 6, Finlandiya’da 2, Fransa’da 1 ve İsveç’te 4 vaka tespit edilmiş ve bu vakaların 5’i hayatını kaybetmiştir. 

fetüs
fetüs
Genetic Literacy Policy

Listeriosis iki formda seyretmektedir: Non-invaziv gastrointestinal listeriosis ve invaziv (istilacı, başka dokulara ilerleyen) listeriosis. İmmunocompetent (bağışıklığı güçlü) bireylerde non-invaziv listeriosis, tipik ateşli gastroenterit olarak seyrederken immun sistemi baskılanmış bireylerde, yaşlılar ve hastalarda septisemi (kana bakteri veya toksin bulaşması) veya meningoensefalit (menenjit ve beyin iltihabının aynı anda görülmesi) şeklinde görülebilmektedir.

İnvaziv listeriosis, enfekte olmuş anneden plasenta yoluyla fetüse geçebilmektedir. Perinatal (28. gebelik haftasından başlayarak doğumdan sonraki 4. hafta sonuna kadar uzanan zaman aralığı) listeriosis aborta (düşük), ölü fetüse veya yeni doğanda sepsis veya menenjite yol açabilmektedir.

Neonatal (doğumla doğumdan sonraki 28 günlük dönem) listeriosis ise iki klinik formda seyretmektedir: Erken-başlangıçlı (early-onset) ve geç-başlangıçlı (late-onset). Geç-başlangıçlı tip, doğumdan birkaç hafta sonra görülebilmektedir. Gebelikte listeriosis doğmamış çocuk için ciddi bir tehdittir. Maternal-fetal (anne-ölüm) enfeksiyonların doğrulandığı listeriosis vakalarının üçte biri abort veya ölümle sonuçlanmaktadır. 

Gebelikle ilişkili olmayan vakalarda listeriosis esas olarak, meningoensefalit (meninkslerin iltihabı veya enfeksiyonu olan menenjit ile beyin iltihabı veya enfeksiyonu olan ensefalitin aynı anda görüldüğü hastalık) veya septisemi ile tezahür etmektedir. Ortalama kuluçka süresi 3 hafta olarak tahmin edilmektedir. Vakalarda, ürüne maruziyeti takiben 3-70 gün içerisinde salgın meydana gelmektedir. Bir başka form olan Rhombencephalitis listeriosis ise beyin sapında görülen sıra dışı bir listeriosis formudur. Ayrıca; konjonktivite (göz iltihabı), deri enfeksiyonu, peritonit (karın zarı iltihabı), lenfadenit (lenf düğümü iltihabı), karaciğer apsesi, beyin apsesi, kolesistit (safra kesesi iltihabı), dalak apsesi, plöropulmoner enfeksiyon, eklem enfeksiyonu, osteomiyelit (kemik enfeksiyonu), perikardit (kalp zarı iltihabı), miyokardit (kalp kası iltihabı), arterit (atardamar duvarı iltihabı), nekrotizan fasiit (yumuşak doku ve bağdokunun ölümü), endoftalmi (gözde oluşan ciddi bir enflamatuar reaksiyon) olgularına da neden olabilmektedir. 

Avrupa’da klinik vakaların yaklaşık %10-20’si gebelik ve yenidoğanla ilişkili olup vakaların çoğu yaşlılar ve immun sistemi baskılanmış bireylerden oluşmaktadır. 

Tarihçe

Listeria monocytogenes isimli mikroorganizma ilk kez 1891 yılında Fransa’da Georges Hayem tarafından, Alman hastalardan izole edilmiştir. Organizmanın Gr (+) ve çubuk şeklinde olduğunu tespit etmiştir. Hayem’den iki yıl sonra 1893 yılında Almanya’da Friedrich Gustav Jakob Henle tarafından aynı mikroorganizma gözlenmiştir. Sonrasında 1911’de Gustaf Hülphers, İsveç tavşanlarının karaciğerinden aynı organizmayı izole etmiş, 1925 tarihinde ise bu mikroorganizmanın sebep olduğu hastalık Almanya’da koyunlarda gözlenmiştir.

1926’da Murray ve arkadaşları, laboratuvar tavşanlarında septik bir hastalık (bir mikroorganizmanın toksinlerinin kan damarlarına zarar vermesi) gözleyerek bunu monositoz (çevresel kanda mikrolitrede 1000’in üzerinde monosit bulunmasıyla karakterize edilen, lenfomalı ve diğer hematolojik hastalıklarda görülebilen bir durum) ile ilişkilendirip, mikroorganizmaya Bacterium monocytogenes adını vermişlerdir. Daha sonrasında, organizmanın ismi değişikliğe uğrayarak Lord Lister adlı bir cerrahın anısına Listerella hepatolytica, ardından da Listerella hominis olarak adlandırılmıştır. Günümüzde kullanılan Listeria monocytogenes adını ise 1940 yılında Kuzey Afrika’da kemirgenlerin kanından izole eden Harvey Pirie vermiştir. 

Listeria kaynaklı ilk enfekte vaka, 1929 yılında Danimarka’da Nyvelt tarafından raporlanmıştır.

Gıdalarda Varlığı

Et Ürünleri

Et ve et ürünleri L. monocytogenes ile üretimin değişik aşamalarında kontamine olmaktadır. Şöyle ki mezbaha ve çevresinin et ürünlerinin kontaminasyonunda birincil kaynak olduğu bildirilmektedir. Kıymalardaki Listeria kontaminasyonu karkas ya da parça etlerden daha fazladır. Etlerin işlenmesi sırasında geçirdiği işlemlerin kontaminasyon düzeyini önemli derecede arttırdığı bilinmektedir. ABD’de, Tüketime Hazır kırmızı et ve kanatlı eti ürünlerinin L. monocytogenes açısından en riskli grubu oluşturduğu vurgulanmıştır. Türkiye’de ise tüketime hazır ürünlerde (kanatlı karkası, çiğ kanatlı eti gibi) L. monocytogenes için sıfır tolerans istenmektedir. 

Süt Ürünleri

Süt; yüksek su aktivitesi, orta derecede pH (6.4-6.6)’ sı, yüksek besin öğeleriyle patojenler için mükemmel bir besin ortamıdır. Sütte L.monocytogenes kontaminasyonunda ana kaynaklar olarak; gıda işleyicisi, süt işleme ekipmanları ve çiğ sütün kendisi olarak kabul edilmektedir. Her yıl milyonlarca vaka, kontamine süt kaynaklı hafif veya ölümle sonuçlanan şiddetli komplikasyonlarla etkilenmektedir.

L. monocytogenes, interselüler (hücrelerarası) bir parazittir ve bu özelliğiyle kontamine olmuş sütte lökositler içinde bulunabilmektedir. Lökositler içinde olması pastörizasyon sırasında ısıl işlemden etkilenmeyip hayatta kalabilmesini sağlamaktadır. Yani düşük konsantrasyonlardaki varlığı bile potansiyel bir tehlike teşkil etmesi için yeterlidir.

Özellikle 1980’li yıllarda süt ve ürünlerinin tüketimine bağlı olarak çeşitli ülkelerde Listeria monocytogenes kaynaklı, ölüm oranı yüksek gıda zehirlenmeleri görülmüştür. 1983 yılında Massachusetts'de pastörize süt tüketimi ile meydana gelen epidemide 14 kişi, 1985 yılında California'da görülen bir başka epidemide ise Meksika tipi peynir tüketilmesi sonucu 48 kişi hayatını kaybetmiştir.

Peynir üzerinde biraz daha durulması gerektiği düşünüldüğünde üretim, olgunlaşma ve muhafaza sırasında peynirlerin kompozisyonu, üretim şekli, olgunlaşma şartı ve süresi L. monocytogenes'in yaşam süresini etkileyebileceği bildirilmiştir. L. monocytogenes'in salamura beyaz peynirlerde 90 günden fazla, şavak salamura beyaz peynirlerinde 120 günden fazla ve cheddar peynirinde ise bir yıldan fazla canlı kaldığı, mavi (blue) peynirinde 110-120 günde belirlenebildiği, hatta camembert peynirinde olgunlaşma dönemince (120 gün) gelişmesini sürdürebildiği bildirilmiştir. 

Sebzeler

Bitkiler, L. monocytogenes’ in doğal habitatları arasındadırlar. Welshimer (1960), L. monocytogenes’ in 295 gün toprakta canlı kalabileceğini ortaya koymuştur. L. monocytogenes, toprakta ve yüzey sularında yaygın olarak bulunmaktadır. Bu nedenle ekin bitkilerinin kirlenme potansiyeli oldukça yüksektir ve L. monocytogenes taze sebzelerden sıklıkla izole edilmiştir.

EFSA-ECDC’ nin 2018’ de yayınladığı ortak teknik raporda 15 Haziran 2018 tarihi itibariyle uluslararası patlak veren Listeria salgınından dondurulmuş mısır ve sebzelerin sorumlu olduğu, salgından 47 vakanın etkilendiği ve 9 vakanın öldüğü bildirilmiştir. Ülkeler arasında Danimarka, Avusturya, Finlandiya, İsveç ve İngiltere bulunmaktadır.

Listeria monoctogenes ve gıdalardaki varlığı
Listeria monoctogenes ve gıdalardaki varlığı
Los Angeles Time

Sonuç

ABD Kamu Sağlığı Servisi, her yıl 6.5-81 milyon diyarel (ishal ile birlikte görülen) vakadan 9000’inin L. monocytogenes, E.coli ve Salmonella gibi patojenler nedeniyle ölümle sonuçlandığını, Mead ve ark., (1999) ise, ABD’de her yıl 2500 klinik listeriosis vakasının olduğunu ve bu sayının 500’ünün ölümle sonuçlandığını bildirmektedir. İlginçtir ki Avrupa’da 2000 yılından beri listeriosis insidansının (yaygınlığı) artmış olduğu görülmektedir.

Dünya çapında hükümetler, listeriosis kaynaklı yüksek ölüm oranları nedeniyle, gıda güvenliği kuruluşlarını/otoritelerini kurmuşlar ve gıda üretim hattında L. monocytogenes oluşumunu önlemek için ciddi önlemler almışlardır. Bu önlemler arasında örneğin; ABD’de Tüketime Hazır Gıdalarda ‘’sıfır tolerans’’ politikası kabul edilmiştir. Çünkü listeriosis nedeniyle yalnızca ABD’de, yıllık tıbbi maliyet kaybı 2.3 milyon dolar kadar olduğu kaydedilmiştir. 

Doğada yaygın olarak bulunması, kolaylıkla kontamine olması, diğer patojenlere kıyasla çeşitli stres faktörlerine karşı dirençli olması/ direnç kazanabilmesi ve buzdolabı sıcaklığında gelişimini sürdürebilmesi dolayısıyla üretimde bu patojen için sıfır tolerans hedeflenmeli, gıda güvenliği sistemlerinde (HACCP) belirlenmiş kritik limitler dikkate alınmalıdır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 4
  • 3
  • 2
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3
  • 0
  • 0
  • 0
  • 1
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ECDC, et al. Multi-Country Outbreak Of Listeria Monocytogenes Serogroup Ivb, Multi-Locus Sequence Type 6, Infections Linked To Frozen Corn And Possibly To Other Frozen Vegetables. (2018, Haziran 02). Alındığı Tarih: 13 Haziran 2019. Alındığı Yer: EFSA
  • P. S. Mead, et al. (2019). . Food-Related Illness And Death In The United States. Emerging Infectious Disease, sf: 607-625.
  • EFSA. (2009). The Community Summary Report On Food-Borne Outbreaks In The European Union In 2007. The EFSA Journal, sf: 271.
  • Ş. Öngören. (Sempozyum dizisi, 2005). Hematolojik malinitelerde rutin laboratuvar incelemelerinde değişiklikler. Not: İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi.
  • C. W. Donnelly, et al. (2013). Listeria Monocytogenes, Guide To Foodborne Pathogens. ISBN: 978-0-470-67142-9. Yayın Evi: Wiley-Blackwell.
  • S. Reiner, et al. (2011). Molecular Biology Of Surface Colonization By Listeria Monocytogenes: An Additional Facet Of An Opportunistic Gram-Positive Foodborne Pathogen. Environmental Microbiology, sf: 835-850.
  • R. H. Orsi, et al. (2011). Listeria Monocytogenes Lineages: Genomics, Evolution, Ecology And Phenotyphic Characteristics. International Journal of Medical Microbiology, sf: 79-96.
  • Türk Gıda Kodeksi. Mikrobiyolojik Kriterler Yönetmeliği. (2011, Aralık 29). Alındığı Tarih: 14 Haziran 2019. Alındığı Yer: www.resmigazate.gov.tr

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20/09/2019 11:40:44 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7836

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Cep telefonumun hafızası 1969 senesindeki Apollo 11 uzay aracının bilgisayarının hafızasından 2 milyon kat daha fazla... Onlar Ay'a gitti. Bense domuz evlerine kuşlar fırlatıyorum...”
Bill Murray
Geri Bildirim Gönder