Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Köpekler ezan sesine ulurlar, çünkü ezan kutsal bir çağrıdır ve köpekler bile bu çağrıya cevap verirler, kendilerince uluyarak ibadet ederler. Ayrıca köpekler çok duygusal ve empati gücü yüksek hayvanlar olduğundan ambulans, itfaiye, polis sirenlerine uluyarak ve havlayarak tepki gösterirler, içindeki yaralılara ağlarlar.

Gerçek mi?

Sahte

Gerçek Ne?

Köpeklerin siren ya da ezan gibi yüksek ses şiddetine ve değişik frekanslara sahip seslerin bulunduğu durumlarda havlamalarının ve ulumalarının ibadet etme ya da empati kurma ile en ufak bir alakası dahi bulunmamaktadır. Bu uluma ve havlama tepkisinin tek nedeni, yüksek şiddetteki ve belirli frekanslardaki seslere "alan savunması" amacıyla karşılık vermek ve kulaklarının belli şiddetteki seslerden sonra rahatsız olmasından ötürü ses kaynağını korkutma amaçlı saldırı girişimidir. Köpeklerin insani yargılarla geliştirilen inanç sistemlerine riayet etmesini düşünmek bilimsel olarak tamamen geçersiz bir argümandır.

İddianın Kökeni

Köpeklerin şiddetli sesler karşısında uluma ve havlama tepkisi göstermesi, bu hayvanların söz konusu sesin ihtiva ettiği içeriğe karşı tepki verdiklerinin sanılmasına neden olmaktadır. Halbuki köpekler, sesi "gürültü" olarak algılamakta ve buna tepki göstermektedir.

Bilgiler

 Köpeklerin işitme duyusunun özellikle de yüksek frekanslardaki sınırları, insanınkilerden çok çok güçlüdür. Bir insan en durumlarda bile 12 Hertz (Hz) (1 saniyedeki titreşim sayısı) ile 23 kHz (23.000 Hz) arasını duyabilir. Normalde ise 20 Hz-20.000 Hz arasındaki sesleri duyabiliriz. Köpeklerin alt sınırı insanınkiyle hemen hemen aynıyken, üst sınırları 60.000 Hz'e kadar çıkabilir (örneğin yarasalar için bu aralık 10-200.000 Hz arasıdır). Dolayısıyla sesin frekansı arttıkça, bu sesler giderek tizleşerek insan için duyulamaz hale gelirken, köpekler için daha geniş bir aralıkta normal şekilde duyulabilirdir.

Ezan okunması sırasında veya acil durum araçlarının sirenlerinde kullanılan amfilerde (ses şiddetlendiricilerde), sesin şiddetini arttırabilmek için orijinal ses birçok değişikliğe uğratılır. Genellikle bu değişimler, insan için normal şekilde (ama şiddetli biçimde) algılanacak şekilde ayarlanır. Ancak bunlar yapılırken, insan harici hayvan türlerinin bu değişimleri nasıl algılayacağı üzerinde durulmaz. Dolayısıyla ses modifikasyonlarında, tiz seslerin veya gürültü sinyallerinin aşırı amplifikasyonu köpekler gibi daha geniş ses aralıklarını algılayabilen hayvanları rahatsız edici birçok unsur bulunabilmektedir. Bu durum, köpekleri rahatsız etmekte ve kulaklarını acıtmaktadır. Bu yüzden özellikle amplifikasyona (şiddetlendirmeye) uğrayan seslere köpekler havlayarak ve uluyarak tepki gösterirler. Dolayısıyla bilin ki bir ses, size şiddetli geliyorsa, o ses muhtemelen köpeğiniz için çok çok daha şiddetlidir. Özellikle de bizim duyamayacağımız frekanslar o ses içerisine gömüldüyse, bu seslere tepki verme şansları da artmaktadır.

Köpekler, özellikle sabah saatlerinde aniden başlayan ve onları rahatsız edici düzeyde duyulan seslere karşı şartlanmış olabilirler. Özellikle de her gün benzer saatlerde tekrar eden ezan gibi sesler ile, yakınlarda bir hastane/itfaiye merkezi bulunmasından ötürü sıklıkla duyulan siren seslerine karşı şartlanabilirler. Bu sebeple, bu davranış (rahatsız olma sonucu tepki gösterme) ve belli bir süre uluduktan sonra sesin kesilmesi, köpekte sabit bir davranış haline gelebilir. Çünkü aslında alakasız olsa da, uluması ve havlaması ile kendisini rahatsız eden sesin kesilmesi arasında ilişki kurmaktadırlar. Bu da, şartlandırmayı güçlendirici bir etkiye sahiptir. Hayvan davranışları bilimi olan etolojide, bu şekilde ilgisiz durumları, çeşitli davranışlarla ilişkilendirmeye ritüelleştirme adını veriyoruz. İnsan türünün birçok ideolojik argümanının arkasında da bu temel hayvan davranışları bulunmaktadır.

Köpeklerin bu tür seslere havlamak yerine uluyarak tepki vermesinin -elbette- evrimsel bir sebebi de bulunmaktadır. Uluma, şuradaki yazımızda da ele aldığımız gibi bir iletişim aracıdır. Özellikle de uzun mesafeden işitilebilir olmasından ötürü, köpekleri (ve daha önemlisi, köpeklerin ataları olan vahşi kurtları) karşı karşıya getirmeden alanların belirlenmesini sağlamak açısından avantaj sağlamaktadır. Çünkü birbirlerinin alanına giren kurtlar, savaşmak ve belki de ölmek zorunda kalacaklardır. Ancak sesle karşı tarafı alanına girmekten caydırabilen bir birey, avantajlı konumda kalacaktır. Dolayısıyla uluma sırasında kurtların ve köpeklerin, insanların pek ayırt edemeyeceği frekanslarda birbirleriyle mücadele ettiği keşfedilmiştir. Karşı tarafı ses bakımından, özellikle de ses frekansı bakımından geçebilen köpekler, alanlarını korumakta daha başarılıdırlar. Ezan ve acil durum araçlarının yaydıkları seslerde de, insanın ayırt edemeyeceği frekanslarda ses parçaları bulunmaktadır. Bu sebeple, bu sesleri duyan köpekler alanlarını korumak adına havlamakta veya ulumaktadırlar. Dolayısıyla genellikle bu sesler "boyun eğilen", "teslim olunan" ya da "riayet edilen" kaynaklar değil, tam tersine "düşman", "istenmeyen", "savuşturulmaya çalışılan" ses kaynaklarıdır.

Zaten çok kısa bir araştırma yapan veya köpeği olan, köpekleri inceleyen herhangi biri, köpeklerin sadece ezan sesine "ibadet etmek" için veya sadece ambulans/itfaiye seslerine "duygusallıklarını göstermek" için uluyup havlamadıklarını fark edecektir. Köpekler, birbirlerine yakın seslerdeki birçok kaynağa bu tepkiyi göstermektedirler: alışveriş merkezlerindeki anonslara, otogarlardaki mikrofonlu bildirimlere, okullarda marş okunması sırasında, bayram ve kutlamalardaki orkestralı alay geçişleri sırasında, balıkçı/tüpçü/sucu araçlarının anonsları sırasında ve hatta bazı televizyon dizi ve film müzikleri sırasında... Liste bu şekilde uzayıp gidiyor. Detaylı bir inceleme yapılacak olursa, yukarıdaki açıklamalarımıza paralel seslerin bu tepkiyi tetiklediği görülebilir.

Köpekler arasındaki uluma davranışında da geniş bir çeşitlilik bulunmaktadır; tıpkı evrimsel süreçle kazanılan her diğer özellik gibi. Yani aynı ses iki farklı köpek aynı tepkiyi vermeyebilir. Birinin tepki gösterdiği bir sese, bir diğeri göstermeyebilir. Özellikle de köpeklerin bu seslere zaman içerisinde alışmasıyla, ulumaları önce havlamaya dönüşebilir, sonra da tamamen kesilebilir. Dolayısıyla bu konuda bir genelleme yaparak "köpekler şu şu seslere havlarlar/ulurlar" demek bile en başından hatalıdır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 3
  • 1
  • 0
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 17/08/2019 21:50:48 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1134

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İmkansız olanı elediğinizde, geriye kalan her neyse, ne kadar olasılıksız gözükürse gözüksün, gerçek olmalıdır.”
Arthur Conan Doyle
Geri Bildirim Gönder