Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Herkes kendi fikrine sahip olmakta özgürdür; ancak kimse gerçekler konusunda hatalı olma hakkına sahip değildir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
25
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
151.0K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 4 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bu soru ilk bakışta “insan zekâsı” gibi çok tanıdık bir yere çıkıyor ama biraz durup baktığımızda asıl farkın başka bir yerde gizlendiğini fark ediyoruz. İnsan türünü diğer canlılardan ayıran şey, tek tek bireylerin olağanüstü zekâsı değil; birlikte hayal kurabilme ve bu hayallere gerçekten inanabilme yeteneği. Bir şempanze problem çözebilir, bir yunus iletişim kurabilir, bir karga alet yapabilir. Ama hiçbiri, var olmayan bir şeye milyonlar halinde inanıp onun uğruna fedakârlık yapamaz.

Yuval Noah Harari’nin çok net söylediği gibi “İnsanlar büyük sayılar hâlinde ancak ortak mitlere inanarak işbirliği yapabilirler.” Dinler, para, hukuk, devlet, millet ya da şirketler .Bunların hiçbiri doğada taş ya da ağaç gibi kendiliğinden var olmaz. Para, sadece üzerinde uzlaştığımız bir hikâye olduğu için paradır. Devlet, milyonlarca insan onun var olduğuna inandığı için vardır. Harari’nin ifadesiyle bunlar “nesnel gerçeklik” değil, “ortak hayal gücünün ürünleri”dir.

Buradaki kritik nokta şu insan beyni evrimsel olarak mucizevi bir sıçrama yapmış olabilir ama bu sıçrama tek başına matematik çözme ya da daha hızlı düşünme anlamına gelmez. Asıl sıçrama, başkalarının zihninde de aynı hikâyenin dolaşabileceğini sezebilmemizdir. Dil bu yüzden hayati önemdedir. Dil, sadece bilgi aktarmak için değil, hayali gerçekmiş gibi paylaşmak için vardır. Bir aslan “burada tehlike var” diyebilir, ama “bu topraklar kutsaldır” diyemez.

Bireysel zekâ çoğu zaman kırılgandır; bir insan yanılabilir, hata yapabilir, hatta kandırılabilir. Ama kolektif hayal gücü, inanılmaz derecede dayanıklıdır. Binlerce yıl boyunca değişen tanrılar, imparatorluklar ve ideolojiler olmuştur ama “inanılan hikâyeler etrafında birleşme” kapasitesi hiç kaybolmamıştır. Émile Durkheim’ın dediği gibi “Toplum, bireylerin toplamından daha fazlasıdır.” İnsan tek başına akıllı olabilir, ama birlikte inandığında tarih yapar.

Bu yüzden insanı insan yapan şey sadece zekâ değil; zekânın sosyal bir bağlamda, ortak anlamlar üretmek için kullanılabilmesidir. Biz dünyayı yalnızca olduğu gibi algılamayız, aynı zamanda ona anlam yükleriz. Ve bu anlamlar paylaşıldığında gerçekliğin kendisini şekillendirir. Bir bayrak, bir anayasa ya da bir para parçası. Hepsi, üstünde anlaştığımız hikâyeler sayesinde milyonları harekete geçirebilir.

Belki de rahatsız edici ama dürüst cevap şudur bence ; İnsan, en rasyonel canlı olduğu için değil, en ikna edici masalları anlatıp onlara inanabildiği için gezegene hâkim oldu. Zekâmız bu masalları kurmamıza yardım etti; ama bizi biz yapan, o masalları birlikte ciddiye alabilmemizdi.[1]

Teşekkür ederim.

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
294
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Alperen Karaçor
İnceleyen 5 gün önce
1984 ,Okyanusya adlı totaliter bir rejimde geçer.
Gözetimin, doğruyu manipüle etmenin ve bireysel özgürlüğü kısıtlanması kitabın ana temasıdır.
George Orwell bu kitabı yazarken "Gelecek böyle olacak." değil "Böyle gidersek bu şekilde olabilir." demek istemiştir.
Kitapta Büyük Birader adlı bir İktidar Sembolu vardır, gerçek bir kişi mi yoksa propaganda yüzü mü olduğu bile belirsizdir.
Onun dışında aynı anda iki çelişkili düşünceyi doğru kabul edebilme yetisinin olduğu , dilin düşünmeyi azaltmak için bilinçli olarak kısıtlandığı ve düşünmenin bile suç kabul edildiği bir dünyadır burası.
Kitap
9.6/10
(453 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 17 saat önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 3 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 12 Mayıs 2024 52 dk.

Alan Turing'in 1950 yılında Mind dergisinde yayımlanan "Computing Machinery and Intelligence" başlıklı makalesi, yapay zeka tarihi için bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu eserde Turing, daha sonraları "Turing Testi" olarak adlandırılacak olan fikri ortaya atarak makinelerin düşünme yeteneğini sorgulamış ve bilgisayar biliminin temel taşlarını döşemiştir. Bu test, insan bir "sorgucu"nun, hangisinin hangisi olduğunu bilmeden bir makine ve başka bir insanla yazılı olarak veya doğal dilde konuşmasını içerir. Sorgucu, makineyi insandan güvenilir bir şekilde ayıramazsa, makinenin insan benzeri bir zeka sergilediği kabul edilir.

Turing'in makalesi, tartışmayı zihin ve bilincin doğasına ilişkin soyut felsefi tartışmalardan pratik ve operasyonel bir perspektife temelden kaydırmaktadır. Bunu yaparak, insan düşünce sürecinin kendisini taklit etmek yerine, makinelerin insan zekasına davranışsal eşdeğerlik sergileme becerisine odaklanan zeka için net, ölçülebilir bir standart belirler. Bu pratik yaklaşım, sadece yapay zeka araştırmacılarına somut bir hedef sunmakla kalmamıştır, aynı zamanda psikoloji, bilişsel bilim ve bilgisayar bilimlerinden daha geniş bir disiplinlerarası katılımı davet ederek akıllı sistemlerin geliştirilmesinin önünü açmıştır. Turing'in çalışması bu nedenle sadece makinelerin yeteneklerine bir meydan okuma olarak değil, aynı zamanda zekanın doğasına ilişkin felsefi bir sorgulama olarak da hizmet etmekte ve onlarca yıllık tartışma, araştırma ve yeniliği teşvik etmektedir.

71
8
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasemin Akın
Yasemin Akın
207.1K UP
Çeviren 17 Şubat 2021 19 dk.

Birçok virüs, yüksek evrimleşme hızına sahiptir. Bu yüksek evrimleşme hızı, büyük popülasyon boyutlarına, kısa çoğalma sürelerine ve virüslerin mutasyon hızı bağlıdır. Özellikle mutasyon oranı, taksonlar arasındaki evrimleşme oranının önemli bir belirleyicisidir. Virüs bağlamında mutasyon oranı, viral genomun replikasyonu sırasında yapılan hataların oranıdır. Bu, bir popülasyonda mutasyonların sabitlendiği veya tüm bireylerde bu mutasyonun mevcut olduğu oran olan sabitlenme (İng: "substitution") oranının tersidir. Bir yavru popülasyonda üretilen genetik çeşitlilik miktarını tahmin etmek için mutasyon oranları kullanılırken, belirli bir soy ya da takson için evrim oranını tahmin etmek için sabitlenme oranı kullanılır.

Popülasyon genetiğinde önemli bir parametre, nükleotid bölge başına mutasyon oranının ve genom boyutunun bir ürünü olan genomik mutasyon oranıdır. Genomik mutasyon oranı, her yavrunun ebeveyn genomuna kıyasla sahip olacağı ortalama mutasyon sayısını belirtir. DNA virüsleri tipik olarak, bir hücre enfeksiyonuna (İng: "cell infection", "c") düşen nükleotid bölgesi (İng: "nucleotide", "n") başına sabitlenme (s/n/c) ölçeğinde, 10-8-10-6 sabitlenme düzeyinde bir mutasyon oranına sahiptir. Bununla birlikte RNA virüsleri 10-6-10-4 s/n/c arasında değişen daha yüksek mutasyon oranlarına sahiptir. Taksonomik alana bağlı olarak değişen oranlara rağmen daha küçük genomlu türler, genomik mutasyon hızları ve genom boyutları arasında negatif bir korelasyon sergiler. Öyle ki genom başına mutasyon oranları nispeten sabittir.

87
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Salih Omurtay
Salih Omurtay
49.6K UP
Ekleyen 3 Haziran 2021 7 dk.

İnfertilite (kısırlık), en az 1 sene boyunca yavru üretme amacıyla düzenli olarak seks yapılmasına rağmen başarılı olamama durumuna verilen isimdir. Çiftlerin deneyimlediği kısırlığın yaklaşık 3'te 1'i kadın infertilitesi, 3'te 1'i erkek infertilitesi olarak görülmektedir. Geri kalan vakalarda ise infertilitenin nedeni tespit edilememektedir veya kadın-erkek karışık faktörlerden kaynaklanmaktadır.

Kadın infertilitesi, teşhis etmesi zor bir hastalıktır; ancak bir kez teşhis edildikten sonra çok sayıda tedavi yöntemine başvurmak mümkündür. Hatta infertilite tanısı konmuş kadınların birçoğu, tedavi bile görmeksizin çocuk sahibi olabilmektedir; çünkü 2 yıl boyunca uğraşan çiftlerin %95'i başarıyla çocuk sahibi olabilmektedir. İnfertilite sınırı 1 yıl olarak belirlendiği için, "infertil" olarak nitelenen kadınların hepsi "çocuk sahibi olması mümkün olmayan" kişiler değillerdir.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
Çeviren 4 Şubat 2024
Karina Bulutsusu'nun çekirdeğinde neler oluyor? Yıldızlar oluşuyor, ölüyor ve koyu tozlu ipliklerden oluşan etkileyici bir doku bırakıyor. NGC 3372 olarak kataloglanan Karina Bulutsusu'nun tamamı 300 ışık yılından fazla bir alana yayılır ve Karina takımyıldızında, yaklaşık 8.500 ışık yılı uzaklıkta yer alır. Bulutsu ağırlıklı olarak hidrojen gazından oluşmakta olup bu son derece detaylı görüntünün merkezinde görülen yaygın kırmızı ve turuncu parıltıları yaymaktadır. Kenarlardaki mavi parıltı ise esas olarak eser miktarda parlayan oksijen tarafından oluşturulmaktadır. Bulutsunun merkezinde yer alan genç ve büyük kütleli yıldızlar, süpernovalar halinde patladıklarında tozu dışarı atarlar. Bulutsunun merkezindeki en enerjik yıldız olan Eta Carinae, 1830'larda gökyüzündeki en parlak yıldızlardan biriydi, ancak daha sonra etkileyici bir şekilde söndü.
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 11 Haziran 2015 2 dk.

Çizgi filmler, bir çocuğun hayata dair ailesi haricinde bilgi almaya başladığı ilk araçlardan birisidir. Bu nedenle çizgi filmleri hazırlayanların ve sunanların çocuk gelişimi ve eğitimi (pedagoji) açısından eğitimli ve donanımlı olması gerekmektedir. Ne yazık ki her çizgi film çocuklara faydalı olacak içeriğe sahip değildir; ancak hemen hepsi en azından hayal gücünü tetikleyici unsurları içerisinde barındırmaktadır. 

Çizgi filmlerin çocuk zihninin gelişimi açısından etkileri çok uzun bir süredir tartışılmaktadır ve psikologlar bu konuda ikiye ayrılmıştır: çizgi filmlerin çocuklar için faydalı olduğunu savunanlar ve bunun tam aksini savunanlar... Bu konuda akademik literatürde de çok sayıda makale bulmak mümkündür; fakat nihai bir karara varmak oldukça güçtür. Üstelik karikatürlerin kültürlere bağlı olarak değişim göstermesi de analizleri zorlaştırmaktadır. Örneğin Batı toplumunda cinsellik oldukça sıradan bir olguyken, Orta Doğu topraklarında bunun tam tersi geçerlidir. Benzer durumları aile-çocuk ilişkileri, ortam şartları ve daha nice değişken etkiler. Dolayısıyla çizgi filmlerde görülenler ile gerçek hayatta uyuşmazlıkların olması, çocuk gelişimini bizzat etkileyen binlerce faktörden sadece bir tanesidir. 

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 2 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
2
Evrim Ağacı'na Destek Ol
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Görkem Bakırcı
Yazar 22 Mayıs 35 dk.

Bilim, etik kaygılar dikkate alınmadığı durumlarda çok tehlikeli olabilir ve amacından kolayca sapabilir. Bilimsel metodları kullanan bilim insanları, etik ihlalleri temel almadıkları durumlarda korkunç deneyler ve ihlaller yapabilirler. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana, bilimi ve toplumu bilimsel araştırmalarda kötüye kullanılan deneyler, sahte araştırma raporları, mesleki kıskançlık, rekabet veya bilimsel fonların kötüye kullanılması gibi suistimallerden korumak için çok sayıda etik düzenleme geliştirilmiştir. Çeşitli bilimsel birlikler, dernekler, akademiler, üniversiteler ve bilimle ilgili diğer kurumlar, biçim ve içerik açısından geniş bir çeşitlilik ortaya koyan etik standartları benimsemiştir. Bazıları genel etik davranış ve sorumluluk ilkelerine dayanır, diğerleri disiplinlere özgü mesleki görevlere atıfta bulunur.

Bilim; sonsuz bir arayış ve merak, bilinmeyen sulara yapılan zorlu ve tehlikeli yolculuk, içinde yaşadığımız evreni anlamak ve bilmek için girişilen bir sorgulamadır. İnsanı en uzak kıtalara, vahşi yerlere, Ay'a bile götürmüştür bu arayış.

36
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Orçun Başer
Orçun Başer
117.2K UP
3 gün önce
Yapay zeka orada dururken, okuduğum içerik acaba yapay zeka süzgecinden geçiyor mu diye düşünmek, yazılanı okuma ve bir şeyler yazma isteğimi azaltıyor. 
54 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 21 Şubat 2014 2 dk.

Mars'a hep "Kızıl Gezegen" deriz, çünkü günümüzde (neredeyse) tamamen kurudur ve çöl gibidir. Ancak görselde sol tarafta gördüğünüz, Mars'ın muhtemelen 3.8 milyar yıl önce nasıl gözüktüğüdür. Bu görüntü, "Mars Okyanusu Hipotezi"ne dayanarak hazırlanmıştır. Yani bir zamanlar, henüz görselde sağ tarafta gösterildiği gibi kızıl değil de, belki de tıpkı gezegenimiz gibi "Mavi Gezegen" iken...

Mars'ın kuzey kutbundaki düzlükler, yani Vastitas Borealis dümdüzdür, kraterlerden yoksundur. Üstelik gezegenin ortalama rakımından 4-5 kilometre alçaktır. Bu düzlüğün sınırlarıdaki tepelerde nehir yatakları ve deltalar bulunmaktadır! Tüm bunlar, Mars'ta bir zamanlar devasa bir okyanus olduğu fikrini desteklemektedir.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 18 saat önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Eric Rose
Eric Rose
209.2K UP
Blog Yazarı 16 dk.

1980 yılında otobiyografisi In Joy Still Felt yayımlandığında, Isaac Asimov, ilk romanı Pebble in the Sky*ın (1950) basılmasından bu yana geçen otuz yıl içinde 200’den fazla kitap yayımlamıştı. Bunun yanı sıra, saymayı bile başaramayacak kadar çok hikaye ve deneme yayımladı. Bunlardan biri olan **The Prolific Writer**, ilk olarak The Writer dergisinin Ekim 1979 sayısında yer aldı ve bu kadar üretken olmanın getirdiği karışık nimetleri inceliyor. Üretken olmak için, uyarıyor, „tek bir amaca odaklanmış, durmaksızın çalışan bir insan“ olmak gerekiyor.

Asimov’un yayımladığı eserlerin listesini incelerken, yazılarının geniş yelpazesi dikkati çekiyor; matematik ve bilim üzerine onlarca kitaptan (Columbia Üniversitesi’nden kimya alanında doktora derecesine sahiptir) tarih incelemelerine ve İncil ve Shakespeare rehberlerine kadar. Ancak, isminin bu kadar tanınır hale gelmesinin nedeni, bilim kurgu eserleridir: **Foundation** üçlemesi, Arthur Clarke’ın **2001** ve Robert Heinlein’ın **Stranger in a Strange Land**’i ile birlikte, Amerikan bilim kurgu edebiyatının tartışmasız en önemli eserlerinden biridir.

8
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Hayal gücü bizi sık sık hiç var olmamış dünyalara götürür ama o olmadan hiçbir yere gidemeyiz.
Kaynak: Evrenin sesi
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikEğitim
Fırat Gümüştekin
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce İstanbul₺500,0016 Şubat
Sinematografik Anlatıda İleri Seviye Kurgu: Final Cut Pro Eğitimi
16 Şubat 2026 18:00 tarihinden 16 Şubat 2026 21:00 tarihine kadar.

"Bir yönetmen gözüyle, ham görüntülerin nasıl profesyonel bir hikayeye dönüştüğünü keşfedin. Bu eğitimde sadece Final Cut Pro'nun teknik araçlarını değil; kurgu ritmi, renk derecelendirme (color grading) ve görsel devamlılık gibi sinematografik unsurları nasıl bilimsel bir titizlikle işleyeceğimizi öğreneceğiz. Özellikle bilimsel belgeseller ve kısa filmler için etkili kurgu tekniklerine odaklanacağız."

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close