Tüm Reklamları Kapat

Kedinizin Taşıdığı Parazit, Beyninizi ve Cinsel Dürtülerinizi Nasıl Kontrol Ediyor?

7dk
Kedinizin Taşıdığı Parazit, Beyninizi ve Cinsel Dürtülerinizi Nasıl Kontrol Ediyor?
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Toxoplasma gondii paraziti, farelerin kedilere karşı olan doğal korkusunu ortadan kaldırarak onları kedilere yönlendirir ve böylece parazitin yaşam döngüsünü tamamlamasını sağlar.
  • Bu parazit insan beynine yerleşerek dopamin ve diğer nörotransmitterlerin seviyelerini değiştirir, davranışlarımızı, cinsel dürtülerimizi ve psikomotor fonksiyonlarımızı etkileyebilir.
  • Toxoplasma enfeksiyonu, depresyon, intihar, şizofreni gibi psikiyatrik bozukluklarla ilişkilendirilebilir ve insanlarda özgür iradenin mutlak olmadığını gösteren önemli bir biyolojik etkendir.

Özgür iradeniz var mı? Yani şu anda bu yazıyı okumayı seçen siz misiniz? Yoksa bu yazıyı okumaya başlamanızdan birkaç saniye, dakika, hatta bir sonsuzluk boyu süre boyunca sizin bu yazıyı seçmenize neden olan bir dizi olaylar silsilesi mi yaşandı? Aldığınız kararların tümünün, tamamıyla kendinize ait olduğunu düşünüyor musunuz? Eğer cevabınız evet ise, şu anda bu yazıyı okuyan her 3 kişiden 1'inin beyninde yaşıyor olan mikroskobik bir hayvanın davranışlarınızı, özellikle de cinsel dürtülerinizi kontrol ediyor olabileceğini söyleseydik, bunu nasıl açıklardınız? Hatta bu parazitin size doğrudan doğruya kediniz tarafından bulaştırıldığını söylesek?

Buradaki yazımızda Einstein'ın özgür irade, daha doğrusu özgür iradenin olmayışı ile ilgili sözleri birçoklarınızı şaşırtmış olabilir. Bu yazımızda özgür irade var mı, yok mu tartışmasına cevap vermeyeceğiz; bu konuyu buradaki yazılarımızdan okuyabilirsiniz. Ancak tüm kararlarınızın ve davranışlarınızın tamamiyle sizin tarafınızdan belirlenmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bu yazıda özellikle odaklanmak istediğimiz parazitin adı, Toxoplasma gondii. 1 asır kadar önce keşfedilmiş olan bu protozoanın, yani mikroskobik hayvanın tıp bilimlerindeki önemi son 40 yılda yeni yeni anlaşılmaya başlandı. Neredeyse tüm sıcak kanlı hayvanlara bulaşabilen bu ilginç parazit, sadece insanlarda değil, diğer hayvanlarda da davranışları değiştirebilmektedir. Hem de ne değiştirme!

Tüm Reklamları Kapat

Ölümcül Çekim Olgusu: Fareleri Zombileştiren Parazit!

Biyoloji bilmek şart değil. Tom & Jerry çizgi filmlerini izleyen herkes, kediler ile fareler arasındaki rekabeti bilir. Bir fare, normal şartlar altında kedilerden her zaman uzak dururlar. Kediler içinse fare avı adeta eğlenceli bir oyun gibidir. Fareler, kedilerden sadece onları gördüklerinde kaçmazlar; aynı zamanda, hassas koku duyuları sayesinde bir kedinin feromonlarını, yani havada uçuşan koku moleküllerini algıladıkları anda beyinleri korku güdüsünü tetikler ve oradan uzaklaşırlar.

Ancak eğer vücutlarında Toxoplasma gondii varsa... Sıra dışı bir şey yaşanır: Fareler, kedi kokusu duyduklarında, kediden kaçmak yerine, kokuyu takip ederek dosdoğru ona giderler! Adeta avlanmak istiyorlarmış gibi! Çünkü gerçekten yapmak istedikleri budur: Toxoplasma bulaşmış fareler, kedilere av olmak isterler. Paraziti beyninde barındıran fareler kedi kokusu varlığında dopamin azalmasına bağlı olarak korku duymazlar; tam tersine, dopamin salgıları artar ve kokuya karşı merak duyarlar. İşte buna, Ölümcül Çekim Olgusu adını veriyoruz.

İyi de, fareler bunu neden yapıyorlar? Aslında kendileri bunu istemiyor, beyinleri Toxoplasma'nın salgıladığı kimyasal maddeler tarafından yönetiliyor, kontrol ediliyor. Çünkü Toxoplasma'nın yaşam döngüsü, fare gibi bir kemirgende başlayıp, kedi gibi bir konak ile devam eder. Dolayısıyla farelerin hücreler arası ortamında, farelerin korku güdüsünü meraka döndürmeyi başarabilen kimyasalları salgılayan parazitler, yaşamlarını daha kolay sürdürmüşlerdir. Yani evrim, neredeyse kusursuz bir ölüm makinasının ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Tabii ki her Toxoplasma, her fareyi, her seferinde, her kediye yönlendiremez. Ancak bunu en iyi başarabilenler daha kolay hayatta kalacak, daha çok üreyecek ve bir sonraki nesil Toxoplasma popülasyonunda kendisini başarılı kılan genleri daha çok aktarmış olacaktır. İşte bu nesilden nesle değişim, evrimin ta kendisidir.

Tüm Reklamları Kapat

Beyni ele geçirilmiş bir fare, kediye yem olduğunda, Toxoplasma da kolaylıkla kedinin vücuduna geçer. Kediler, oldukça hareketli ve aktif avcılar oldukları için, Toxoplasma için enfes bir konaktırlar. Burada parazit büyür, gelişir, üreme çağına gelir. Vücudu parazitin sporlarıyla dolan kedi, dışkısıyla bu parazitleri etrafa saçar. İşte bu sırada diğer fareler, kuşlar ve benzeri ufak hayvanlar dışkı içindeki besinleri yemeye çalışırken, Toxoplasma'yı da tekrardan vücutlarına alırlar ve döngü böylece devam eder.

Şunu vurgulamakta fayda var: Bu tarz “köleleştirme” stratejileri yalnızca Toxoplasma parazitine ait değildir. Bir balık paraziti olan Diplostomum pseudospathaceum enfekte ettiği konağının reflekslerinin körelmesine ve balığı avlayacak olan avcının lehine davranarak ölümüne sebebiyet verir ve bir şekilde konaklar arası “yolculuk” yaparak yaşam döngüsünü sürdürür.

Ancak kedilerin etrafında bulunan tek hayvan fareler ve kuşlar değildir. İnsanlar da, son birkaç bin yıldır kediler ile yakın temas halindedir. Hatta sadece kediler de değil, domuzlar ve koyunlar gibi birçok hayvan, kedilerle bir arada yaşamaktadır. Kedi dışkısındaki Toxoplasma, bu evcil hayvanlar aracılığıyla veya doğrudan doğruya kedi dışkısına temas eden veya dışkıyla temas etmiş yemekleri yiyen, suları içen, iyi pişirilmemiş etleri yiyen insanlara bulaşır. 

Toxoplasma Beynimize Neler Yapabilir?

T. gondii, kan-beyin bariyerini aşabilen sayılı mikroorganizmalardan birisidir - ki bir parazitin kan-beyin bariyerini aşıp beyin dokularına sızması evrimsel açıdan çok avantajlı bir yöntemdir; çünkü diğer organ dokularındaki gibi bir immün yanıt burada oluşmaz.

İnsanlara bulaşan Toxoplasma, özellikle de kas ve beyin dokusuna yayılmaya başlar. Burada, çeşitli kimyasallar salgılayarak savunma sistemimizi değiştirir, beynimizdeki kimyasal yolaklara etki eder. Bunun çok sayıda etkisi vardır: Örneğin vücudumuzun enfeksiyonlara karşı verdiği tepkiyi kontrol edebilir, böylece kendisinin savunma sistemince avlanmayacağını garanti eder. Bazı çalışmalarda, IQ Testleri'nde elde edilen sonuçları bile değiştirebilecek kadar güçlü olabileceği tespit edilmiştir. Bunu yapabilme nedeni, hafıza ve bilişsel fonksiyonlarımızı değiştirebiliyor olmasıdır.

Benzer şekilde, psikomotor fonksiyonlarımızı etkileyerek günlük yaşamda nasıl davrandığımızı değiştirebilir. Örneğin 2006 yılında Celal Bayar Üniversitesi'nden Dr. Kor Yereli ve arkadaşları tarafından Türkiye'de yapılan bir çalışmada, trafik kazalarına karışan sürücülerin beyinlerinde daha yüksek Toxoplasma parazitine rastlanmıştır. Tabii ki kazaların birçok nedeni olabilir; ancak yaş gibi diğer faktörler gözetildiğinde bile Toxoplasma'nın bu kazalarda rolü olabileceği görülmüştür.

İnsan hücrelerinde belli bir sayıya ulaştıktan sonra patlayarak etrafa saçılan Toxoplasma hücreleri...
WEHImovies

Bir başka bulgu da T. gondii parazitinin bazı nörotransmitter adlı biyokimyasal maddelerin yolaklarını ve miktarlarını değiştirebilme yeteneğidir. Bu maddelerden bazıları GABA, dopamin, norepinefrin, serotonin ve glutamat olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı zamanda parazit BOS (Beyin Omurilik Sıvısı) içerisindeki iyonların değişiminden sorumlu olabilmektedir. Bu da, epileptik nöbetlerin sebeplerinden birisidir.

Yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen belki de en ilginç bulgu da antipsikotik ilaçların aynı zamanda antiprotozoik (Toxoplasma gondii için buna aynı zamanda antiparazitik de denilebilir) etki göstermesidir ve bunun sonucunda şizofreni ile T.gondii enfeksiyonu arasında bir ilişki yakalanmasıdır. Antipsikotikler genellikle dopamin reseptörleri ve diğer nörotransmitter sistemleri üzerine direkt etkisi ile kendini gösteren, şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçlardır. T. gondii ve şizofreni ile ilgili yapılan “in-vitro” çalışmalarının ve analizlerin sonucunda antipsikotiklerin T.gondii’yi inhibe ettiği kaydedilmiştir. Bununla birlikte parazitin özellikle astrositler olmak üzere, nöronlar ve glial hücrelere tutulduğu bildirilmiştir. Şizofreni ile ilişkilendirilen mikroorganizmaların genel ve ortak bağlantıları da merkezi sinir sistemine yerleşebilme (daha doğrusu tercih etme) özellikleridir.

Toxoplasma gondii’nin bir diğer dikkat çekici özelliği de triptofan aminoasidinin sentez metabolizmasını etkilemesidir. Triptofan, esansiyel bir aminoasit olup serotonin ve melatonin maddeleri gibi nörokimyasal aracıların öncülü niteliğinde bir moleküldür. T.gondii’nin trofozoit evresinde bu aminoasit hayati rol almaktadır çünkü parazitin replikasyon işlemleri için triptofan elzemdir.

Yapılan bazı çalışmalar başka bir fenomeni daha ortaya çıkartmıştır: Parazitin genomunda bulunan iki genin aktivitesi sayesinde Tirozin Hidroksilaz enzimi kodlanabilmektedir. Bu enzim, beyinde dopamin ve birkaç nörotransmitter madde için hız kısıtlayıcı bir etki göstermektedir. Bu çalışmalar ışığında elde edilen bulgular sayesinde parazitin nörotransmitter yolaklarını manipüle ettiği ve beraberinde beyin fonskiyonu etkileyebileceğini söyleyebiliriz.

Tüm Reklamları Kapat

Bulgular, davranışsal bozukluklardan immün sistemin tetiklenmesi ile oluşacak komplikasyonlara kadar geniş spektrumlu hastalıklar ve aksamaların gerçekleşebileceğini desteklemektedir. Farelerde ve in-vitro şekilde yapılan çalışmalar sonucunda dopamin seviyelerinde artış gözlenmiştir. Bir Toxoplasma vakasında anormal dopamin artış sebebinin inflamatuar yanıt ile ilişkili olduğu vurgulanmıştır. Dopamin artışı da trofozoitlerin sayısal olarak artmasına sebebiyet verebilmektedir.

T. gondii ile ilgili olan bir hipotez de insanların aşırı kedi severliğinin parazitin bir çeşit manipülasyonu olabileceği yönündedir. Bu konudaki çalışmalarda henüz anlamlı sayılar elde edilmediğini ve yeterli sayıda çalışma yapılmadığını da vurgulamak gerekmektedir.

Cinselliğimizi Kontrol Eden Parazit!

Fakat parazitin yapabildiği bir diğer şey, testosteron gibi cinsellikle ilişkili hormonlarımızın salgı miktarını ve zamanını değiştirmek! Bu, insanlarda sadece libidoyu, yani cinsel dürtüleri ve cinsel istek miktarını doğrudan değiştirmekle kalmıyor; aynı zamanda bazı çalışmalar, parazitin sadomazoşizm gibi cinsel fantezilere olan eğilimimizi de değiştirdiğini de gösteriyor! Bir diğer deyişle Toxoplasma, bizlerin cinsel faaliyetlerini doğrudan yönlendirebiliyor!

Tabii ki parazitin amacı bizi Grinin 50 Tonu'na çevirmek değil (bununla ilgili daha fazla bilgi aşağıda mevcut). Parazitin bir "amacı" varsa, o da üreme döngümüzü kontrol ederek daha çok ürememizi sağlamak; çünkü bu sayede anneden yavruya geçerek kendi hayatını sürdürebiliyor. Ayrıca testosteron gibi steroid hormonların salgısı artınca, savunma sisteminin zayıfladığı da biliniyor. Böylece parazit daha kolay hayatta kalabiliyor. Yani Toxoplasma'nın tek yaptığı, diğer hayvanlarda kendi üreme döngüsünü garantiye alacak değişimler yaratmak...

Ancak bu değişimlerin konaklarda da baş döndürücü etkileri oluyor. Örneğin bu parazitin beynimizde yarattığı etkilerin ağır depresyon, intihar, yıkıcı kişilik değişimleri, özdenetim mekanizmalarını bozma gibi etkileri olduğu düşünülüyor. Bazı uzmanlar, Toxoplasma'nın yarattığı etkilerin yılda 1 milyon kişinin ölümüyle sonuçlandığını, yani sıtma paraziti kadar tehlikeli olduğunu söylüyor.

Risk Ne Kadar Büyük?

Toxoplasma'nın insanın cinsel döngüsünü etkilediğine dair çok sayıda araştırma bulunsa da, bu etkilerin ne düzeyde olduğu ve ne kadar gerçek olduğu da halen tartışılıyor. Daha fazla araştırma ortaya çıkıp, daha büyük istatistiki çalışmalar yapıldıkça, bu etkilerden en azından birkaç tanesinin hatalı tespit edilmiş olabileceğini düşündüren sonuçlara ulaşıyoruz.

Örneğin belki de çeşitli psikolojik rahatsızlıklara sahip olan kişiler bir evcil hayvan, özellikle de bakımı nispeten kolay olan kedi sahibi olmaya daha meyillidir ve bu nedenle vücutlarında Toxoplasma bulundurma ihtimalleri de daha yüksektir - yani belki de zihinsel sorunlarına neden olan şey parazit değildir? Bu nedenle kesin bir kanıya varmak için henüz erken. Fakat bilim insanları, tüm bu bariz olan ve olmayan olasılıkları göz önünde bulundurarak bu parazitin insanlar ve diğer hayvan türleri üzerindeki etkisini anlamaya çalışıyorlar.

Tüm Reklamları Kapat

Benzer şekilde, parazitin insanlarda sadomazoşistik cinsel fantezileri etkilediği tespit edilmiş olsa da, 2016 yılında yayımlanan bir makalede bu parazitin sadomazoşist eğilimleri arttırmak yerine azaltıyor olabileceği tespit edildi. Yani yeni bulgular, parazitin insan doğası üzerindeki etkisiyle ilgili yepyeni sonuçları doğurabiliyor. Son 40 yılda parazit hakkında çok fazla şey öğrendik; fakat öğrenecek daha çok şeyimiz var.

Ancak net olarak bildiğimiz bir şey var: Diğer tüm hayvanlarla, özellikle de omurgalı hayvanlarla paylaştığımız ortak köken, vücutlarımızdaki hormonların çalışma prensiplerinin de ayırt edilemeyecek kadar benzer olmasına neden oluyor. Dahası, özgür irade olarak algıladığımız bilincimizin büyük bir kısmı, bu hormonların kölesi olarak, adeta bir makina gibi çalıştığı için, bu hormonlar üzerine etki edebilen her kuvvet, insanın o karmaşık zihnini de yönlendirebiliyor. Bu sayede vahşi hayvanların beyinlerini kontrol edebilecek biçimde evrimleşen parazitler, insana bulaştıklarında insan beynini de kontrol edebiliyor.

Toksoplazmoz: Teşhis ve Tedavisi

Bu parazitin insanlarda ne gibi sağlık sorunlarına neden olduğu, nasıl teşhis ve tedavi edileceği ile ilgili bilgileri buradaki yazımızdan alabilirsiniz.

Sonuç

İrademiz var mı, varsa özgür mü, bunlar milenyumlardır tartışılan konular ve sinirbilim geliştikçe, cevaba da daha fazla yaklaşıyoruz. Ancak en azından Toxoplasma gibi parazitlerin varlığı, özgür bir irademiz varsa da onun mutlak olarak, her an özgür olamayacağını ispatlıyor. Hele ki bazı bölgelerde bu parazitin bulaştığı popülasyonun oranı %95'i aşmış haldeyken (örneğin Brezilya'da üst sosyoekonomik seviyedeki kişilerde bile parazitin görülme sıklığı %23, orta sınıfta %62, alt sınıfta ise %84'ün üzerindedir)!

Beynimiz hormonlara muhtaç oldukça ve evrim, hayatta kalma ve üreme mücadelesi üzerinden dönmeye devam ettikçe, bu hormonları kontrol edebilen parazitler var olacak. Bu mikroskobik canlılar, milenyumlardır kendini her türden üstün gören Homo sapiens'i, adeta bir seks oyuncağı olarak kullanıp, eski ve kirli bir peçete gibi atıp, yoluna devam edecek...

Rastgele Yazıya Git
113
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    29
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    17
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    9
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    9
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    6
  • Güldürdü
    Güldürdü
    2
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    2
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    2
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    1
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    1
  • Üzücü!
    Üzücü!
    1
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 03.11.2026 01:49:42 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/831

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et