Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Kedinizin Taşıdığı Parazit, Beyninizi ve Cinsel Dürtülerinizi Nasıl Kontrol Ediyor?

Kedinizin Taşıdığı Parazit, Beyninizi ve Cinsel Dürtülerinizi Nasıl Kontrol Ediyor?
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Özgür iradeniz var mı? Yani şu anda bu yazıyı okumayı seçen siz misiniz? Yoksa bu yazıyı okumaya başlamanızdan birkaç saniye, dakika, hatta bir sonsuzluk boyu süre boyunca sizin bu yazıyı seçmenize neden olan bir dizi olaylar silsilesi mi yaşandı? Aldığınız kararların tümünün, tamamıyla kendinize ait olduğunu düşünüyor musunuz? Eğer cevabınız evet ise, şu anda bu yazıyı okuyan her 3 kişiden 1'inin beyninde yaşıyor olan mikroskobik bir hayvanın davranışlarınızı, özellikle de cinsel dürtülerinizi kontrol ediyor olabileceğini söyleseydik, bunu nasıl açıklardınız? Hatta bu parazitin size doğrudan doğruya kediniz tarafından bulaştırıldığını söylesek?

Buradaki yazımızda Einstein'ın özgür irade, daha doğrusu özgür iradenin olmayışı ile ilgili sözleri birçoklarınızı şaşırtmış olabilir. Bu yazımızda özgür irade var mı, yok mu tartışmasına cevap vermeyeceğiz; bu konuyu buradaki yazılarımızdan okuyabilirsiniz. Ancak tüm kararlarınızın ve davranışlarınızın tamamiyle sizin tarafınızdan belirlenmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bu yazıda özellikle odaklanmak istediğimiz parazitin adı, Toxoplasma gondii. 1 asır kadar önce keşfedilmiş olan bu protozoanın, yani mikroskobik hayvanın tıp bilimlerindeki önemi son 40 yılda yeni yeni anlaşılmaya başlandı. Neredeyse tüm sıcak kanlı hayvanlara bulaşabilen bu ilginç parazit, sadece insanlarda değil, diğer hayvanlarda da davranışları değiştirebilmektedir. Hem de ne değiştirme!

Ölümcül Çekim Olgusu: Fareleri Zombileştiren Parazit!

Biyoloji bilmek şart değil. Tom & Jerry çizgi filmlerini izleyen herkes, kediler ile fareler arasındaki rekabeti bilir. Bir fare, normal şartlar altında kedilerden her zaman uzak dururlar. Kediler içinse fare avı adeta eğlenceli bir oyun gibidir. Fareler, kedilerden sadece onları gördüklerinde kaçmazlar; aynı zamanda, hassas koku duyuları sayesinde bir kedinin feromonlarını, yani havada uçuşan koku moleküllerini algıladıkları anda beyinleri korku güdüsünü tetikler ve oradan uzaklaşırlar.

Ancak eğer vücutlarında Toxoplasma gondii varsa... Sıra dışı bir şey yaşanır: Fareler, kedi kokusu duyduklarında, kediden kaçmak yerine, kokuyu takip ederek dosdoğru ona giderler! Adeta avlanmak istiyorlarmış gibi! Çünkü gerçekten yapmak istedikleri budur: Toxoplasma bulaşmış fareler, kedilere av olmak isterler. Paraziti beyninde barındıran fareler kedi kokusu varlığında dopamin azalmasına bağlı olarak korku duymazlar; tam tersine, dopamin salgıları artar ve kokuya karşı merak duyarlar. İşte buna, Ölümcül Çekim Olgusu adını veriyoruz.

İyi de, fareler bunu neden yapıyorlar? Aslında kendileri bunu istemiyor, beyinleri Toxoplasma'nın salgıladığı kimyasal maddeler tarafından yönetiliyor, kontrol ediliyor. Çünkü Toxoplasma'nın yaşam döngüsü, fare gibi bir kemirgende başlayıp, kedi gibi bir konak ile devam eder. Dolayısıyla farelerin hücreler arası ortamında, farelerin korku güdüsünü meraka döndürmeyi başarabilen kimyasalları salgılayan parazitler, yaşamlarını daha kolay sürdürmüşlerdir. Yani evrim, neredeyse kusursuz bir ölüm makinasının ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Tabii ki her Toxoplasma, her fareyi, her seferinde, her kediye yönlendiremez. Ancak bunu en iyi başarabilenler daha kolay hayatta kalacak, daha çok üreyecek ve bir sonraki nesil Toxoplasma popülasyonunda kendisini başarılı kılan genleri daha çok aktarmış olacaktır. İşte bu nesilden nesle değişim, evrimin ta kendisidir.

Beyni ele geçirilmiş bir fare, kediye yem olduğunda, Toxoplasma da kolaylıkla kedinin vücuduna geçer. Kediler, oldukça hareketli ve aktif avcılar oldukları için, Toxoplasma için enfes bir konaktırlar. Burada parazit büyür, gelişir, üreme çağına gelir. Vücudu parazitin sporlarıyla dolan kedi, dışkısıyla bu parazitleri etrafa saçar. İşte bu sırada diğer fareler, kuşlar ve benzeri ufak hayvanlar dışkı içindeki besinleri yemeye çalışırken, Toxoplasma'yı da tekrardan vücutlarına alırlar ve döngü böylece devam eder.

Şunu vurgulamakta fayda var: Bu tarz “köleleştirme” stratejileri yalnızca Toxoplasma parazitine ait değildir. Bir balık paraziti olan Diplostomum pseudospathaceum enfekte ettiği konağının reflekslerinin körelmesine ve balığı avlayacak olan avcının lehine davranarak ölümüne sebebiyet verir ve bir şekilde konaklar arası “yolculuk” yaparak yaşam döngüsünü sürdürür.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Ancak kedilerin etrafında bulunan tek hayvan fareler ve kuşlar değildir. İnsanlar da, son birkaç bin yıldır kediler ile yakın temas halindedir. Hatta sadece kediler de değil, domuzlar ve koyunlar gibi birçok hayvan, kedilerle bir arada yaşamaktadır. Kedi dışkısındaki Toxoplasma, bu evcil hayvanlar aracılığıyla veya doğrudan doğruya kedi dışkısına temas eden veya dışkıyla temas etmiş yemekleri yiyen, suları içen, iyi pişirilmemiş etleri yiyen insanlara bulaşır. 

Toxoplasma Beynimize Neler Yapabilir?

T. gondii, kan-beyin bariyerini aşabilen sayılı mikroorganizmalardan birisidir - ki bir parazitin kan-beyin bariyerini aşıp beyin dokularına sızması evrimsel açıdan çok avantajlı bir yöntemdir; çünkü diğer organ dokularındaki gibi bir immün yanıt burada oluşmaz.

İnsanlara bulaşan Toxoplasma, özellikle de kas ve beyin dokusuna yayılmaya başlar. Burada, çeşitli kimyasallar salgılayarak savunma sistemimizi değiştirir, beynimizdeki kimyasal yolaklara etki eder. Bunun çok sayıda etkisi vardır: Örneğin vücudumuzun enfeksiyonlara karşı verdiği tepkiyi kontrol edebilir, böylece kendisinin savunma sistemince avlanmayacağını garanti eder. Bazı çalışmalarda, IQ Testleri'nde elde edilen sonuçları bile değiştirebilecek kadar güçlü olabileceği tespit edilmiştir. Bunu yapabilme nedeni, hafıza ve bilişsel fonksiyonlarımızı değiştirebiliyor olmasıdır.

Benzer şekilde, psikomotor fonksiyonlarımızı etkileyerek günlük yaşamda nasıl davrandığımızı değiştirebilir. Örneğin 2006 yılında Celal Bayar Üniversitesi'nden Dr. Kor Yereli ve arkadaşları tarafından Türkiye'de yapılan bir çalışmada, trafik kazalarına karışan sürücülerin beyinlerinde daha yüksek Toxoplasma parazitine rastlanmıştır. Tabii ki kazaların birçok nedeni olabilir; ancak yaş gibi diğer faktörler gözetildiğinde bile Toxoplasma'nın bu kazalarda rolü olabileceği görülmüştür.

İnsan hücrelerinde belli bir sayıya ulaştıktan sonra patlayarak etrafa saçılan Toxoplasma hücreleri...
WEHImovies

Bir başka bulgu da T. gondii parazitinin bazı nörotransmitter adlı biyokimyasal maddelerin yolaklarını ve miktarlarını değiştirebilme yeteneğidir. Bu maddelerden bazıları GABA, dopamin, norepinefrin, serotonin ve glutamat olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı zamanda parazit BOS (Beyin Omurilik Sıvısı) içerisindeki iyonların değişiminden sorumlu olabilmektedir. Bu da, epileptik nöbetlerin sebeplerinden birisidir.

Yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen belki de en ilginç bulgu da antipsikotik ilaçların aynı zamanda antiprotozoik (Toxoplasma gondii için buna aynı zamanda antiparazitik de denilebilir) etki göstermesidir ve bunun sonucunda şizofreni ile T.gondii enfeksiyonu arasında bir ilişki yakalanmasıdır. Antipsikotikler genellikle dopamin reseptörleri ve diğer nörotransmitter sistemleri üzerine direkt etkisi ile kendini gösteren, şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçlardır. T. gondii ve şizofreni ile ilgili yapılan “in-vitro” çalışmalarının ve analizlerin sonucunda antipsikotiklerin T.gondii’yi inhibe ettiği kaydedilmiştir. Bununla birlikte parazitin özellikle astrositler olmak üzere, nöronlar ve glial hücrelere tutulduğu bildirilmiştir. Şizofreni ile ilişkilendirilen mikroorganizmaların genel ve ortak bağlantıları da merkezi sinir sistemine yerleşebilme (daha doğrusu tercih etme) özellikleridir.

Toxoplasma gondii’nin bir diğer dikkat çekici özelliği de triptofan aminoasidinin sentez metabolizmasını etkilemesidir. Triptofan, esansiyel bir aminoasit olup serotonin ve melatonin maddeleri gibi nörokimyasal aracıların öncülü niteliğinde bir moleküldür. T.gondii’nin trofozoit evresinde bu aminoasit hayati rol almaktadır çünkü parazitin replikasyon işlemleri için triptofan elzemdir.

Yapılan bazı çalışmalar başka bir fenomeni daha ortaya çıkartmıştır: Parazitin genomunda bulunan iki genin aktivitesi sayesinde Tirozin Hidroksilaz enzimi kodlanabilmektedir. Bu enzim, beyinde dopamin ve birkaç nörotransmitter madde için hız kısıtlayıcı bir etki göstermektedir. Bu çalışmalar ışığında elde edilen bulgular sayesinde parazitin nörotransmitter yolaklarını manipüle ettiği ve beraberinde beyin fonskiyonu etkileyebileceğini söyleyebiliriz.

Bulgular, davranışsal bozukluklardan immün sistemin tetiklenmesi ile oluşacak komplikasyonlara kadar geniş spektrumlu hastalıklar ve aksamaların gerçekleşebileceğini desteklemektedir. Farelerde ve in-vitro şekilde yapılan çalışmalar sonucunda dopamin seviyelerinde artış gözlenmiştir. Bir Toxoplasma vakasında anormal dopamin artış sebebinin inflamatuar yanıt ile ilişkili olduğu vurgulanmıştır. Dopamin artışı da trofozoitlerin sayısal olarak artmasına sebebiyet verebilmektedir.

T. gondii ile ilgili olan bir hipotez de insanların aşırı kedi severliğinin parazitin bir çeşit manipülasyonu olabileceği yönündedir. Bu konudaki çalışmalarda henüz anlamlı sayılar elde edilmediğini ve yeterli sayıda çalışma yapılmadığını da vurgulamak gerekmektedir.

Cinselliğimizi Kontrol Eden Parazit!

Fakat parazitin yapabildiği bir diğer şey, testosteron gibi cinsellikle ilişkili hormonlarımızın salgı miktarını ve zamanını değiştirmek! Bu, insanlarda sadece libidoyu, yani cinsel dürtüleri ve cinsel istek miktarını doğrudan değiştirmekle kalmıyor; aynı zamanda bazı çalışmalar, parazitin sadomazoşizm gibi cinsel fantezilere olan eğilimimizi de değiştirdiğini de gösteriyor! Bir diğer deyişle Toxoplasma, bizlerin cinsel faaliyetlerini doğrudan yönlendirebiliyor!

Tabii ki parazitin amacı bizi Grinin 50 Tonu'na çevirmek değil (bununla ilgili daha fazla bilgi aşağıda mevcut). Parazitin bir "amacı" varsa, o da üreme döngümüzü kontrol ederek daha çok ürememizi sağlamak; çünkü bu sayede anneden yavruya geçerek kendi hayatını sürdürebiliyor. Ayrıca testosteron gibi steroid hormonların salgısı artınca, savunma sisteminin zayıfladığı da biliniyor. Böylece parazit daha kolay hayatta kalabiliyor. Yani Toxoplasma'nın tek yaptığı, diğer hayvanlarda kendi üreme döngüsünü garantiye alacak değişimler yaratmak...

Ancak bu değişimlerin konaklarda da baş döndürücü etkileri oluyor. Örneğin bu parazitin beynimizde yarattığı etkilerin ağır depresyon, intihar, yıkıcı kişilik değişimleri, özdenetim mekanizmalarını bozma gibi etkileri olduğu düşünülüyor. Bazı uzmanlar, Toxoplasma'nın yarattığı etkilerin yılda 1 milyon kişinin ölümüyle sonuçlandığını, yani sıtma paraziti kadar tehlikeli olduğunu söylüyor.

Risk Ne Kadar Büyük?

Toxoplasma'nın insanın cinsel döngüsünü etkilediğine dair çok sayıda araştırma bulunsa da, bu etkilerin ne düzeyde olduğu ve ne kadar gerçek olduğu da halen tartışılıyor. Daha fazla araştırma ortaya çıkıp, daha büyük istatistiki çalışmalar yapıldıkça, bu etkilerden en azından birkaç tanesinin hatalı tespit edilmiş olabileceğini düşündüren sonuçlara ulaşıyoruz.

Örneğin belki de çeşitli psikolojik rahatsızlıklara sahip olan kişiler bir evcil hayvan, özellikle de bakımı nispeten kolay olan kedi sahibi olmaya daha meyillidir ve bu nedenle vücutlarında Toxoplasma bulundurma ihtimalleri de daha yüksektir - yani belki de zihinsel sorunlarına neden olan şey parazit değildir? Bu nedenle kesin bir kanıya varmak için henüz erken. Fakat bilim insanları, tüm bu bariz olan ve olmayan olasılıkları göz önünde bulundurarak bu parazitin insanlar ve diğer hayvan türleri üzerindeki etkisini anlamaya çalışıyorlar.

Benzer şekilde, parazitin insanlarda sadomazoşistik cinsel fantezileri etkilediği tespit edilmiş olsa da, 2016 yılında yayımlanan bir makalede bu parazitin sadomazoşist eğilimleri arttırmak yerine azaltıyor olabileceği tespit edildi. Yani yeni bulgular, parazitin insan doğası üzerindeki etkisiyle ilgili yepyeni sonuçları doğurabiliyor. Son 40 yılda parazit hakkında çok fazla şey öğrendik; fakat öğrenecek daha çok şeyimiz var.

Ancak net olarak bildiğimiz bir şey var: Diğer tüm hayvanlarla, özellikle de omurgalı hayvanlarla paylaştığımız ortak köken, vücutlarımızdaki hormonların çalışma prensiplerinin de ayırt edilemeyecek kadar benzer olmasına neden oluyor. Dahası, özgür irade olarak algıladığımız bilincimizin büyük bir kısmı, bu hormonların kölesi olarak, adeta bir makina gibi çalıştığı için, bu hormonlar üzerine etki edebilen her kuvvet, insanın o karmaşık zihnini de yönlendirebiliyor. Bu sayede vahşi hayvanların beyinlerini kontrol edebilecek biçimde evrimleşen parazitler, insana bulaştıklarında insan beynini de kontrol edebiliyor.

Toksoplazmoz: Teşhis ve Tedavisi

Bu parazitin insanlarda ne gibi sağlık sorunlarına neden olduğu, nasıl teşhis ve tedavi edileceği ile ilgili bilgileri buradaki yazımızdan alabilirsiniz.

Sonuç

İrademiz var mı, varsa özgür mü, bunlar milenyumlardır tartışılan konular ve sinirbilim geliştikçe, cevaba da daha fazla yaklaşıyoruz. Ancak en azından Toxoplasma gibi parazitlerin varlığı, özgür bir irademiz varsa da onun mutlak olarak, her an özgür olamayacağını ispatlıyor. Hele ki bazı bölgelerde bu parazitin bulaştığı popülasyonun oranı %95'i aşmış haldeyken (örneğin Brezilya'da üst sosyoekonomik seviyedeki kişilerde bile parazitin görülme sıklığı %23, orta sınıfta %62, alt sınıfta ise %84'ün üzerindedir)!

Beynimiz hormonlara muhtaç oldukça ve evrim, hayatta kalma ve üreme mücadelesi üzerinden dönmeye devam ettikçe, bu hormonları kontrol edebilen parazitler var olacak. Bu mikroskobik canlılar, milenyumlardır kendini her türden üstün gören Homo sapiens'i, adeta bir seks oyuncağı olarak kullanıp, eski ve kirli bir peçete gibi atıp, yoluna devam edecek...

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 13
  • Korkutucu! 11
  • Muhteşem! 8
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 6
  • İnanılmaz 6
  • Bilim Budur! 4
  • Umut Verici! 3
  • Merak Uyandırıcı! 3
  • Üzücü! 3
  • Grrr... *@$# 3
  • Güldürdü 2
  • İğrenç! 1
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/10/2020 02:49:48 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/831

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Fotoğraf
Yapay Seçilim
Koku
Şiddet
Kök Hücre
Coğrafya
Kültür
Sinaps
Virüsler
Dünya Dışı Yaşam
Dinozor
Yılan
Küresel Isınma
Kuyruk
Saç
Tehlike
Tarih
Konuşma
Factchecking
Canlı Cansız
Mers
Endokrin Sistemi Hastalıkları
Cinsellik
Yörünge
Makroevrim
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Büyük botanikçi Bichat'nın da dediği gibi, eğer ki herkes birebir aynı kalıptan çıkmış olsaydı, 'güzellik' diye bir şey var olmazdı. Eğer bütün kadınlarımız Venus de' Medici kadar güzel olsaydı, belki bir süre etkilenirdik; ancak kısa bir süre sonra gözlerimiz çeşit arardı. Ve çeşitliliği bulduğumuz anda, belirli özelliklerin, o anda var olan standartların ötesinde, birazcık daha abartılmasını görmek isterdik.”
Charles Darwin
Geri Bildirim Gönder