Sebebi melanin pigmentinin (ve onu üreten melanositlerin) davranışı. Ciltte hiçbir zaman tamamen kaybolmuyor, aktivitesi azalıyor. Saç foliküllerinde ise zamanla bu hücreler yok oluyor, haliyle melanin üretilemiyor. Ayrıca cildin canlı bir doku olduğunu, sürekli kendini yenilediğini, ayrıca rengini sadece melanin pigmentinden değil kandan, karotenden ve diğer pigmentlerden de aldığını unutmamak gerek. Cansız saç teline bir kez bu pigment eklenmediğinde geri dönüşü yoktur, saç pigmentsiz kalır.
Merhaba.
Önce canlılarda neden "elektrik" olduğunu açıklamak istiyorum. Canlılığın temelinde aslında mesaj iletimi vardır. Bu isterse basit bir arke olsun isterse insan gibi karmaşık bir organizma olsun temelde mesaj iletimi vardır. DNA replikasyonları, protein, hormon, enzim üretimi gibi çoğu durum bu uyarılma - mesaj iletme sistemine bağlı çalışmaktadır. Bu sistem de iyonların zarlar üstündeki hareketleriyle elektriksel potansiyel değişimlerine dayanır. Bu sistemle reseptörler çalışır, impulslar iletilir, duyular uyarılır. "Elektrik"ten kasıt budur yani.
Şimdi sorduğun soruya gelelim. 1953’te Stanley Miller ve Harold Urey’in yaptığı deneyde İlkel Dünya atmosferi oluşturuldu ve elektrik kıvılcımları verildi. Bu süreç sonunda da aminoasit ve bazı organik moleküllerin oluşumu gözlendi.
Fakat canlılık oluşumu için bunlardan fazlası gerekir. Bu deney bununla sınırlı kaldı. Aynı zamanda sadece tek faktörün yıldırımlar olması da olası bir durum gibi gözükmüyor. Yani etkisi olmuş olabilir, büyük rol oynamış olabilir ama tamamiyle canlılığı yıldırımlar oluşturdu söylemini destekleyecek bir deney ya da keşif henüz yapılmadı.
En azından o dönem için türümüzün asıl motivasyonu yeni kara parçaları bulmaktan ziyade yeni yiyecek kaynaklarına ulaşabilmekti.
Avustralya özelinde konuşacak olursak: Kıtanın insanlar tarafından yerleşke haline gelmesi, Pleistosen yani buzullanma periyodunun sıklıkla yaşandığı bir döneme denk geliyor. Bu çağlarda kutuplarda daha fazla buz olduğundan deniz seviyeleri de oldukça düşük oluyor. Haritaya açıp bakarsanız birbirlerine yakın adalar topluluğunu görebilirsiniz, o dönem için bir dünya haritamız olabilseydi suların çekilmesinden dolayı daha yakın olduklarını görürdük.
:sharpen(0.5,0.5,true)/qna%2F932f0991-334e-4c1e-8ad5-23cbf8a897eb.png)
Alaska tarafında ise aşırı buzullanma aralarında deniz olmaksızın karadan geçiş imkanı sağlamıştır. Yiyeceklerin yani avlarının peşinden giden atalarımız yaklaşık 15.000 bazı kaynaklara göre 25.000 yıl önce bu kıtaya yerleşme imkanı bulabilmiştir.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.