Karl Marx, ''Das Kapital'' İsimli Eserini Darwin'e Mi Atfetti?

Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Marx, ekonomi ve politikada çığır açan Das Kapital kitabının 2. baskısını Darwin'e ithaf etmek istedi; ancak Darwin bunu reddetti.

Gerçek mi?

Sahte

Gerçek Ne?

Karl Marx, her ne kadar Darwin'in eserlerine ve kitaplarına bir hayranlık besliyorsa da, Das Kapital'i hiçbir zaman Darwin'e ithaf etmek istemedi. Darwin'in gönderdiği mektuplar arasında bir kitabın kendisine ithaf edilmesini nazikçe reddettiği doğrudur. Ancak bu ret, Das Kapital'e yönelik değil, Marx'ın kızı Eleanor ile ilişki yaşayan İngiliz biyoloji öğretmeni Edward Aveling'in kaleme aldığı "Students' Darwin" (Öğrencilerin Darwin'i) isimli kitaba yöneliktir. Dolayısıyla Darwin'in red mektubunun Das Kapital veya Marx ile herhangi bir ilişkisi yoktur.

İddianın Kökeni

Francis Wheen tarafından yazılan Karl Marx başlıklı biyografide, Marx'ın mektupları arasında 13 Ekim 1880 tarihine ait, Darwin'den gelen bir mektup bulunduğu anlatılmaktadır. Yukarıdakinden sonra gelen bu ikinci mektupta şunlar yazar:

"Sayın bayım,
Nazik mektubunuzdan ve Sonuç kısmından ötürü fazlasıyla minettarım. Benim yazılarımla ilgili olarak sizin tespitlerinizin yayınlanmasıyla ilgili benim açımdan izin gerektiren hiçbir kısım bulunmamaktadır. Yani izin gerektirmeyen bir şey için benim izin vermem, benim açımdan saçma olacaktır. Ancak söz konusu Kısım veya Cilt'in bana atfedilmemesini tercih ederim (her ne kadar niyetinizden ötürü onur duymuş olsam da), yani bu, genel olarak söz konusu kitaba dair hiçbir şey bilmiyor oluşumdan kaynaklı olarak tasvibimin düzeyini ima etmektedir. Dahası, her ne kadar tüm konularda özgür düşüncenin güçlü bir savunucusu olsam da, bana (doğru veya yanlış) öyle geliyor ki Hıristiyanlığa ve teizme yönelik doğrudan geliştirilen argümanlar halk üzerinde neredeyse hiçbir olumlu etki yaratmamaktadır ve düşünce özgürlüğü ancak bilimin gelişimini takip eden bir şekilde, insanların zihninin kademeli bir şekilde aydınlatılmasıyla mümkün olmaktadır. Bu sebeple din hakkında yazmak, her zaman uzak durduğum bir konu olmuştur ve kendimi bilimle sınırlamış bulunmaktayım. Ne var ki ben, eğer ki dine doğrudan saldırı yapacak konulara katkı sağlayacak olursam, ailemin bazı bireylerinin duyacağı acıdan ötürü konuya taraflı yaklaşıyor olabilirim. Bu sebeple her türlü talebinizi reddetmekteyim; ancak ben yaşlı ve az gücü olan biriyim. Var olan deneyimimden biliyorum ki, kitap taslaklarını gözden geçirmek beni oldukça güçsüzleştirmektedir.
En içten saygılarımla,
Charles Darwin"

İşte bu mektup, tüm mitin başlangıcı oldu. Çünkü söz konusu biyografiyi düzgün okumayan kişiler, bu mektubun Karl Marx'a yazıldığını düşünerek Das Kapital'in Darwin'e ithaf edilmek istendiğini düşündüler ve bunu yaydılar. 1931 senesinde bir Sovyet gazetesinde yayınlanan mektup, hızla halk arasında söylentilere neden oldu. Halbuki gerçek, bundan tamamen başkaydı. Peki eğer ki bu mektup Marx'a yazılmadıysa, neden Marx'ın mektupları arasında bulundu?

Bilgiler

Karl Marx, kendi döneminin tartışmasız en meşhur doğa bilgini ve biyologu olan Darwin'e, şaheserinin imzalı bir kopyasını 1873 senesinde gerçekten de göndermiştir. Ancak bu, yazarlar arası bir jestten fazlası değildir. Ne yazık ki Darwin, ekonomi ve politikadan hiç anlamayan biri olarak, Das Kapital'i asla okumamıştır. Darwin'in Karl Marx'a gönderdiği Ekim 1873 tarihli mektupta şunlar yazar:

"Sayın bayım,
Harika çalışmanız Capital'i göndererek beni onurlandırdığınız için çok teşekkür ederim. Aslında politik ekonomi hakkında daha derin ve önemli konuları bilerek bu eseri almaya daha fazla layık olmayı isterdim. Her ne kadar çalışmalarımız çok farklı olsa da, inanıyorum ki ikimiz de bilginin genişlemesini istiyoruz ve uzun vadede insanlığın mutluluğuna katkı sağlamayı hedefliyoruz.
En içten saygılarımla,
Charles Darwin"

Marx'tan aktarılanlara göre Darwin'den böyle bir cevap almak onu çok memnun etmiştir. Hatta birkaç sefer Marx'ın Darwin'den aldığı mektubu diğer insanlara göstererek büyük bilim insanlarının kendi çalışmalarını takdir ettiğini ispatlamak kullanmıştır. Ne yazık ki Darwin, az önce de belirttiğimiz gibi, kitabı asla bir bütün olarak okumamıştır, çünkü konuyu anlamamaktadır ve pek fazla ilgilenmemektedir de... Darwin'in kütüphanesinde bulunan Das Kapital'in neredeyse hiçbir sayfası kesilerek açılmamıştır (eski kitaplarda okumak için sayfaların birbirinden ayrılması gerekir), dolayısıyla neredeyse hiçbir sayfasını okumamıştı.

Marx, Aralık 1860'da, Darwin'in Türlerin Kökeni isimli eserini okumayı bitirdiğinde, 1 cümleyle şunları aktardı: "Her ne kadar zalim bir İngiliz stiliyle kaleme alınmış olsa da, kitap bizlerin görüşlerinin doğal tarihini aktarmaktadır." Darwin ve Marx arasında, bunlardan başka herhangi bir bilinen iletişim yaşanmamıştır.

Bu Mektup Neden Marx'ın Mektupları Arasındaydı?

İlk olarak Das Kapital'i okumuş olan herkes, bu mektubun o kitabın ithafına yönlendirilmemiş olduğunu kolayca görecektir. Zira Das Kapital, her nasıl okunursa okunsun, Darwin'in mektubunda yazılanların aksine "dine doğrudan bir saldırı" içeriğine sahip değildir; hatta konunun bununla doğrudan ilgisi bile yoktur. Bu kuşku, nihayetinde Kaliforniya Üniversitesi'nden Dr. Margeret Fay'in araştırmalarına vesile oldu ve gerçek kısa sürede anlaşıldı. Fay, 1881 senesinde basılan The Students' Darwin (Öğrencilerin Darwin'i) isimli anlaşılması güç bir kitabı keşfetti. Kitap, militan ateist gruplar tarafından finanse edilmekteydi ve doğrudan dine saldırı amacıyla kaleme alınmıştı. Kitabın yazarı, Marx'ın kızı Eleanor ile evlilik yapmış olan Edward Aveling isimli bir biyoloji öğretmeniydi. 1895 yılında, Aveling ve eşi Eleanor, Engels'den miras kalan Marx'a (babasına) ait mektupları düzenleme işine girişmişlerdi. 1897 senesinde Aveling, Marx ve Darwin hakkında bir makale yazdı ve Darwin ile iletişime geçtiğini belirtti. Sonrasındaysa, yukarıdaki mektubu Marx'ın mektupları arasına kattı. Nihayetinde, 12 Ekim 1880 tarihli, Aveling'den Darwin'e gönderilmiş bir mektup, Darwin'in Cambridge'deki mektupları arasında ortaya çıkarıldı. Bu mektuba, Öğrencilerin Darwin'i isimli kitabın bazı bölümleri iliştirilmişti ve mektupta, kitabın Darwin'e ithaf edilmesi rica ediliyordu. Yani yukarıda Darwin'in gönderdiği mektup, Marx'a veya Das Kapital'e yönelik değil; Aveling'in yazdığı ateist propogandası içerikli Öğrencilerin Darwin'i isimli kitabınaydı.

Darwin'in Marx ile herhangi bir siyasi düşünce ilişkisi olduğu doğru olsaydı bile, birçok farklı sebepten bu durum, bazı bilim düşmanlarının yapmaya çalıştığının aksine Evrim Kuramı'na yöneltilmiş bir "suçlama" olmazdı. Bu sebeplerin ilki, sosyalizm ya da kapitalizm gibi düşüncelerin "suç" veya "karanlık emel" içerikli unsurlar olmaması, basitçe, insanlığın toplumsal gelişimine ve özüne yönelik bir siyasi ideolojik yaklaşım olmasıdır. Söz konusu ideolojilerin, konu hakkında bilgisiz kişilerce altının olumsuz propogandalar ile doldurulup, kelimelerin içlerinin boşaltılıp, yapay yollarla olumsuz anlamlar yüklenerek halka sunulması, ne bu ideolojilerle, ne de Evrim Kuramı ile ilişkilendirilebilir bir olgudur; ancak ve ancak söz konusu kişilerin art niyeti veya öznel tutumları ile alakalı olabilir. İkincisi, bilimsel bir kuramın siyaset gibi büyük oranda öznel olan bir sahadaki çıkarımları, bilimsel kuramdan %100 bağımsızdır. Bilim, bize gerçekleri gösteren bir araçtır. Bunları sosyal yapımıza ve insani ideolojilerimize nasıl dahil edeceğimiz, bilimsel gerçekleri değiştirmez ve alakadar etmez. Bir kuram, en vahşi ideolojilerin temeline yerleştirilebiliyor olsaydı bile, bu durum, o bilimsel teorilerin gerçekliğini hiçbir şekilde olumsuz etkilemezdi. Duygularımızın ve şahsi kanaatlerimizin, bilimsel gerçeklerden bağımsızlığını anlamamız ve hoşlanmasak da kabul etmemiz gerekiyor. Son olarak, söz konusu mitin analizi, Darwin'in "şeytani bir din düşmanı" değil; tam tersine yaşlandıkça reddettiği dine ömrü boyunca ne kadar saygılı ve seviyeli yaklaştığını, hem yakınlarını, hem de toplumun iç dinamiklerini rahatsız edecek her türlü öznel argümandan uzak durduğunu, buna rağmen bilimsel gerçekleri ortaya koymak konusunda ne kadar başarılı olduğunu bir kez daha net bir biçimde göstermektedir. Dolayısıyla söz konusu mit analizi, her ne kadar Marx'ın Das Kapital gibi dönemin en önemli siyasi başyapıtını Darwin'e ithaf etmemiş olduğunu ispatlaması bakımından bir miktar hayal kırıklığı yaratıyor olsa da, aynı zamanda bilime karşı olan çevreler tarafından Darwin'e yönlendirilen tüm içi boş ve asılsız suçlamaları düşürmektedir.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

Derin Beyin Uyarımı Ameliyatları

Timsah Gözyaşlarını İçen Kelebekler ve Arılar!

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim