Kanser ile İlişkilendirilen Akrilamid'i Daha Düşük Oranlarda İçeren, Genetiği Değiştirilmiş Patateslerin Satışı Onaylandı!

Gece Modu

Bu yazı, The New York Times isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Patates cipsleri ve kızartılmış patateslerdeki potansiyel olarak zararlı içeriği azaltılmış patateslerin ticari satışı, ABD'nin Tarım Bakanlığı tarafından onaylandı. Bu patatesin DNA'sı, akrilamid isimli kimyasalı daha az üretebilecek şekilde değiştirildi. Bu kimyasalın, patates kızartılarak yendiğinde insanlarda kanser yapıcı etkisi olduğundan kuşkulanılıyordu. Ayrıca yeni patates hasar görmeye karşı dirençli olacak şekilde tasarlandı. Bu özellik, patates yetiştiricileri ve işleyicileri tarafından maddi nedenlerle uzun bir süredir arzulanan özelliklerden birisidir. Patatesler; hasat sırasında, nakliyatta ve depolamada hasar görebilmektedirler. Bu nedenle değerleri düşer ve kullanılamaz hale gelirler. Genetiği değiştirilmiş bu patatesler ise buna dirençli olacaklar.

Bu patatesi üreten biyoteknoloji firması, ABD'nin Idaho eyaletindeki Boise kentinde özel bir firma olan J.R. Simplot Şirketi. Aynı firma, 1960'lı yıllarda McDonald's firmasına ilk donmuş patates kızartmalarını sağlayan firma. Hala da en büyük sağlayıcılarından birisi. Şirketin sahibi, 2008 yılında ölen milyarder J. R. Simplot.

Bu patates, yeni bir genetiği değiştirilmiş yiyecekler akımının parçası olarak üretildi. Bu akım sadece çiftçilere değil, tüketicilere de fayda sağlamayı hedefleyen bir akım olarak tanımlanıyor. Örneğin sadece haşereye dirençli soya fasulyeleri ve mısırlar üretmeyi hedeflemiyor. Daha önceden haberini yaptığımız ve Okanagan Özel Meyveleri firması tarafından üretilen kararmayan elma örneğinde olduğu gibi, insanlara da kolaylık sağlayacak ürünler hedefleniyor. Elma, halen onaylanmayı bekliyor.

Bu patateslerin satışına verilen onay ise, tüketicilerin genel olarak genetiği değiştirilmiş besinlerin güvenliğini sorguladığı ve onlarla üretilen besinlerin marketlerde işaretlenmesini talep ettiği bir dönemde geldi. ABD'nin Oregon ve Colorado eyaletlerinde, GDO'lu ürünlerin marketlerde özel olarak işaretlenmesini talep eden yasalar halk oylaması sonucunda reddedildi. Bu oy girişiminin başarısızlığı, besin ve tohum firmalarının karşı propagandaya ayırdığı milyonlarca dolara bağlanıyor.

Şu anda merak edilen, McDonald's gibi yiyecek firmalarının, Russet Burbank, Ranger Russet ve Atlantik gibi farklı çeşitleri olan bu patateslerin satışını yapmak isteyip istemeyeceği. Şimdiden, en azından bir grup, McDonald's'ın bunu reddetmesi için protestolara başladı.

Çünkü genetiği değiştirilmiş patatesler ticari olarak daha önceden 1 defa başarısız olmuştu: 1990 yılında yiyecek devi Monsanto, Kolorado patates böceğiyle mücadele etmek için genetiği değiştirilmiş patatesler üretip satmaya başlamıştı. Ancak büyük patates kullanıcıları, tüketicilerin tepkisinden korkarak bunu kullanmak istememişti ve bu ürünün pazarı kısa sürede çökmüştü. Hatta bu yeni patatesleri üreten Simplot da, tüketicilerin çağrısına kulak vererek geri adım atmış ve kendi ürünlerinde genetiği değiştirilmiş patatesleri kullanmaktan vazgeçmişti.

Ancak bu defa işler farklı. Çünkü patateslerin artık tüketicilerin sağlığına da katkı sağlaması durumu var. Ve Monsanto'nun aksine Simplot, patates işinde çok uzun süredir var olan, büyük bir oyuncu. Çoktan tüketicilerinin bu ürünü kabul etmesini sağlayacak adımları attığı düşünülüyor.

Örneğin Simplot, bu patateslerin üretim yönteminin de, tüketicilerin korkularına su serpeceği kanısında. Birçok tartışmanın kalbinde yatan, bakteri gibi bir diğer canlıdan gen aktarımı uygulanmadı. Simplot, buna "öz patates" adını veriyor. Çünkü bu patateslerdeki tüm genler zaten patatese ait genler.

Bunun yerine yapılan şu: Patatese ait 4 gen, yine patatese ait diğer DNA parçacıkları kullanılarak susturuluyor. Bu genler, bazı enzimler üretiminden sorumlu olan genler. Firma ise çoktan İrlanda Patates Kıtlığı'na neden olan yanık hastalığına dirençli patatesler için başvurusunu yaptı. Bu patateslerde, kültür edilmemiş patateslerden de genler bulunacak. Simplot'taki patates gelişiminden sorumlu olan Haven Baker şöyle diyor:

Patatesten aldığımız genleri yine patateste kullanmaya çalışıyoruz. Bunun insanları biraz daha iyi hissettireceğine inanıyoruz.

Bunun genetiği değiştirilmiş besinlere karşıt grupları ikna etmesi mümkün gözükmüyor. Onların iddiasına göre bu patateslerdeki enzimlerin seviyelerini değiştirmek beklenmedik etkilere neden olabilir.

Yiyecek Güvenliği Merkezi adı verilen, GDO-karşıtı bir grup içinde görev alan, bitki patologu ve kıdemli bilim insanı Doug Gurian-Sherman, şöyle söylüyor:

Yeterince kontrol edilmeyen bir teknolojinin, zamansız bir onayı olarak görüyoruz. Bu üründe kullandıkları RNA müdahalesi denen yöntem, henüz tam olarak anlaşılmış bir yöntem değildir. Baskılanan genlerden bir tanesi, bitki tarafından azotun düzgün kullanılmasında da görev görüyora benziyor. Ayrıca aynı gen, patatesin zararlılardan da korunmasına katkı sağlıyor.

Ancak Tarım Bakanlığı, yaptığı açıklamada, genetiği değiştirilmiş patateslerdeki bütün besin değerlerinin normal seviyede olduğunu, sadece genetik mühendisliği tarafından hedeflenen kimyasalın miktarının azaldığını söyledi. Simplot, tamamen gönüllü bir şekilde patatesin besin güvenliği testinden geçmesi için Besin ve İlaç Müdürlüğü'ne (FDA) başvuruda bulundu.

Firmanın söylediğine göre, "öz patateslerin" kızartılması sonrası açığa çıkan akrilamid seviyeleri, genetiği değiştirilmemiş patateslere göre %50-75 arasında daha düşük. Bunun sağlığa ne kadar fayda sağladığı henüz net değil.

Bu kimyasal kemirgenlerde kansere neden oluyor; insanlarda ise akrilamidin karsinojenik olduğu düşünülüyor. Ancak Ulusal Kanser Enstitüsü'nden araştırmacılar, yiyeceklerde normalde bulunan akrilamid düzeylerinin insan sağlığına zararlı olup olmadığını kesin olarak bilmediklerini söylüyorlar.

Buna rağmen, halkın beslenme konusundaki sorunlarıyla ilgilenen Halkın Çıkarı İçin Bilim Merkezi'nde biyoteknoloji proje yöneticisi olan Gregory Jaffe, şöyle söylüyor:

Tüketicilerin akrilamide maruz kalmasını olabildiğince azaltmaya çalışıyoruz. Bu nedenle ürün, bence faydalıdır.

2013 yılında FDA, akrilamid seviyelerinin nasıl düşürülebileceğine yönelik firmalar için bir yönerge yayınlamıştı. Yönergede, akrilamidin bazı unlu mamullerde, kahvede ve diğer yiyeceklerde bulunduğu belirtilmekteydi. FDA, patateslerin yetiştirilmesi, işlenmesi ve pişirilmesi sırasında akrilamid seviyelerini düşürecek birçok tavsiyede bulunuyor. Birçok firmanın bunlara uyacak adımları attığına şüphe yok ve belki de genetiği değiştirilmiş patateslere ihtiyaçları bulunmuyor.

McDonalds'ın bu patatesleri kullanmaya başlayıp başlamayacağı henüz kesin değil; en azından birkaç sene bekleyecekleri tahmin ediliyor. 2015 yılında, Simplot tarafından ekilen 1 milyon akrelik patatesin sadece birkaç bin akresinin "öz patatese" ayrıldı. Bu miktar, zincirlere satış yapabilmek için çok az.

Bunun yerine firma, taze patates ve yeni kesilmiş patates satan süpermarketlere yönelecek. Ayrıca Simplot sözcüsü Doug Cole, patates cipsi üreticilerine satış yapacaklarını söylüyor.

ABD'nin patates çiftçilerini temsil eden Ulusal Patates Konseyi, FDA tarafından verilen onayı memnuniyetle karşıladıklarını ancak bazı temel endişeleri de bulunduğunu bildirdi.

Ticaret grubunun yöneticisi John Keeling, yetiştiricilerin yeni teknolojiye ihtiyacı olduğunu söylüyor. Ancak Tarım Bakanlığı'na aktardığı yorumlarda, genetiği değiştirilmiş çeşitleri kabul etmeyen ülkeler ile yapılan ticareti olumsuz etkileyebileceğine dair endişelerini dile getirdi.

Örneğin Çin, yakın geçmişte, Syngenta tarafından üretilen ve az miktarda genetiği değiştirilmiş mısır içeren ürünleri bile geri çevirmişti. Bazı mısır çiftçileri ve tüccarlar, maddi kayıpları nedeniyle Syngenta'ya dava açmışlardı.

Simplot'tan Cole, tarımcıların, genetiği değiştirilmiş ürünleri diğerlerinden ayrı tutması gerektiğini ve en azından şimdilik ürünleri ayırt ederek ithal etmeleri gerektiğini söylüyor. Firmanın umudu, bu ürünün Kanada, Meksika, Japonya ve Asya'nın diğer kısımlarında onaylanması yönünde.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 1
  • 0
  • 0
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 1
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/09/2019 00:57:11 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2975

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Ama nihayetinde hepimiz aynıyız. Hepimiz maymunlardan türedik.”
Albert Einstein
Geri Bildirim Gönder