Kalkolitik Çağ'a Genel Bir Giriş

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Sayın Isaac Newton, merkezkaç kuvvetini bulan kişi değildir. Onu önceki bilgiler ile ve kendi araştırmaları sayesinde belli bir sistematiğe oturtarak açıklama getirebilen kişidir. Newton; merkezkaç kuvveti gerçeği ile, Kepler gerçeklerini birlikte ele alarak, kütle çekim yasasını ortaya koydu. Sistematikleştirdi.

Şöyle ki: İlk Tunç Çağı ile birlikte sahneye çıkacak olan çömlekçi çarkının öncüsü olarak tanımladığımız ''turnet'', yani yavaş dönen çark Kalkolitik Çağ'da, Obeyd Kültür Evresi ile ortaya çıkar (yine bir ön süreç ya da süreçler gerçeği). MÖ. 3200 yıllarından itibaren Güney Mezopotamya'da kent ekonomisinin modelleri gelişir. Çapları birbirinden farklı olan ve bir mil aracılığında birbirine bağlı olan iki tekerlek altlık olarak kullanılır. Bu sayede üstteki tabla çok hızlı döner ve ''merkezkaç kuvveti ile'' kil çekilerek biçimlendirilir. Buradan neolitiğin ve kalkolitiğin kuyruksuz maymunlarının elbette matematiksel bazda Fmk =m.V2/r eşitliğini açıklayacak düzeyde bir beyne sahip oldukları sonucu çıkmaz (birçok örnek vardır, ben bunu seçtim). Buradan çıkarılacak ders, kolektif beyin ve bilimlerin işbirliğidir. Benim, bilimlerin işbirliğine olan güvenim tam.

Kalkolitik Çağ için Güney Kesimler Odaklı Genel Bir Kronoloji:

Kalkolitik Çağ'ı ilk, orta ve son kalkolitik olarak üç aşamada inceliyoruz. İlk Kalkolitik Halaf, Orta Kalkolitik Obeyd, Son Kalkolitik ise Uruk olarak tanınır.

Halaf Kültürü adını, Şanlıurfa'nın Ceylanpınar İlçesi'nin hemen karşısındaki Resulayn'ın yaklaşık 2 km batısında yer alan Tell Halaf'tan alır. Irak ve Suriye'de çok sayıda araştırma ile çalışılan bü kültür, zengin boya bezemeli çanak çömleği ile oldukça kolay ayırt edilir. Halaf Kültürü de kendi içinde ilk, orta ve son olarak ayrılır. İlk Halaf, Neolitik Çağ'ın son dönemlerinde karşılaştığımız boya bezekli çanak çömleğin daha gelişkin halini yansıtır. Orta Halaf ile birlikte bölgenin tümünde işbirliği yapılmışçasına (daha doğrusu bölgenin tümüne yayılan ticaret ağının etkisinde) çanak çömlekte aynı denilebilecek örnekler üretilmiştir. Son Halaf'ta ise Güney Mezopotamya'nın kültürel etkileri bölgeye yavaş yavaş girmeye başlar. Bundan dolayı Halaf-Obeyd geçiş dönemi diyenler de olur.

Halaf Kültürü zengin boya bezekli çanak çömleği: Kuzey Irak - Arpachiyah Höyük.

 

Obeyd Kültürü, Güney Mezopotamya'da daha etkili izlenir. Obeyd, dört aşamayı içeren bir yapılanmaya sahiptir ve Anadolu'ya nüfuz edişi Obeyd III iledir. Şimdi Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde zengin boya bezekli Halaf çanak çömleği ortadan kalkmıştır; çünkü bölgesel üretimlerin yanısıra, taklitler ve koloni üretimleri kullanıma dahil edilmiştir.

Kalkolitik Çağ için Güney Kesimler Odaklı Kültürel Oluşum:

Orta Halaf ile birlikte, yerleşim birimleri arasındaki mevcut farklar iyice belirginleşmeye başlar. Ortaya daha etkili bir biçimde çıkan ''organize edilmiş ya da olmuş kavga'' yapılanmalarda oldukça yön tayin edicidir. Nüfusu çeken büyük yerleşimler ile istasyon olarak tanımlayabileceğimiz yerleşim birimleri vardır (Örneğin Jüpiter büyük bir çekim gezegeni olsun ve onun uydusu olan Callisto'da ise kurduğumuz istasyon yer alsın). Büyük yerleşimler daha özgün üretimlere ve olanaklara sahip iken, istasyon yerleşimler daha çok taklit üretimler ile karşımıza çıkmaktadır.

Halaf'ın zengin boya bezekli çanak çömleğinin yapılış evreleri de oldukça dikkat çekicidir. Örneğin kilin saf olanı, hamurun iyi arıtılmışı ve ısının iyi ayarlandığı fırınlar tercih edilmiştir. Çanak çömlekteki iyileşme, çanak çömlek işi ile bizzat ilgilenen bir sınıfın da ortaya çıktığının göstergesidir; çanak çömlekçiler.

Halaf ile mimaride de değişiklikler söz konusudur. Tholos adını verdiğimiz bindirilmiş kubbesi ve tonozu ile öne çıkan yuvarlak planlı yapılar vardır.

Halaf Kültürü sayesinde tanıdığımız bir zanaat daha vardır: Mühürcülük, gerçek anlamda bir mühürcülük. Neolitik Çağ'ın basma kalıpları yeni bir fikre öncülük ederek, ekonominin fikir getirisi işbirliğinde, mühürcülüğü ortaya çıkarmıştır. Mühürler kabın ağzındaki kil topanlara ve depo kapılarına basılırdı. Mühürün bir benzeri başkasında olmazdı, bu sayede hırsızlığın önüne geçiliyordu. Mührün basıldığı kil topanları ise saklanarak, daha sonra hesaplama işlerinde kullanılıyordu.

Obeyd Kültürü etkileri bölgeye girmeye başlayınca, Halaf çanak çömleği ortadan kalktı. Şimdi yüzeyi açkısız, genel olarak bezemesiz günlük olarak kullanılan seri üretim çanak çömlek kullanıma girdi.

Obeyd Kültürü etkisinde gelişen mimariyi Değirmentepe ve Tülüntepe araştırma kazılarından tanıyoruz. Her iki yerleşim alanında da karşımıza çıkan sistem Güney Mezopotamya mimarisinin en tanınmış özelliği olan üçlü bölümleme ile geniş avluların etrafında yer alan dikdörtgen biçimli odalardır.

Değirmentepe Kalkolitik Çağ mimarisi çizim: Esin-Harmankaya 1987.

 

Anahatları ile Kalkolitik Çağ - Güneydoğu Anadolu Bölgesi:

Neolitik Çağ ve önceki süreçlerin itici gücünde topluluklar kentleşme modelleri oluşturmaya başladılar. Bu modeller, farklı türden bir ekonomik düzeni beraberinde getirmiştir ve yine beraberinde kaçınılmaz olarak ekonomik çıkar bölgeleri oluşmuştur. Kalkolitik Çağ'ın özü budur. Diğer yandan Anadolu'nun güney kesimleri, Kuzey Irak ya da Suriye'ye göre daha fazla yağış alır. Kuraklık riskinin daha düşük olması, Güneydoğu Anadolu'ya artı bir değer katmıştır. Kuraklık var ise, yağışlı sezonda kaldırılan tarım da artı bir değer özelliği kazanır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Çanak Çömlekli Neolitik Çağ'ın sonlarına doğru toplumsal depremler yaşamıştır. Derken Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bir toparlanma başlar.

Kalkolitik Çağ'ın başlarında, Halaf Kültürü olarak tanımladığımız bir evre vardır. Söz konusu evrenin çekirdek bölgesi Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile, günümüz politik sınırlarımızın güneyinde yer alan kesimlerdir. Aynı süreç içinde Fırat-Dicle Deltası'nda, Hacı Muhammed Kültürü yaşanmaktadır. Önemli bir kültürdür; çünkü bu kültür zamanla gelişerek yüksek uygarlıklar kuracak olan Mezopotamya kültürlerinin çıkış noktalarını temsil edecektir.

Dini yapılanmanın kapısı Paleolitik Çağ ile çalınmış, Neolitik Çağ ile aralanmış ve Kalkolitik Çağ ile açılmıştır. Daha doğrusu, Kalkolitik Çağ ile gerçek bir kurumsallaşmanın içine girmiştir. Kalkolitik Çağ ile üretim, dini kurumların denetimine tabi tutulmuştur. Biz tapınak ekonomisinin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde örneğin Diyarbakır Çayönü yerleşmesiyle oldukça iyi tanıyoruz. Kalkolitik Çağ ile artık madenciliği de ekonominin vazgeçilmez bir öğesi olarak görebiliriz (düşünen kuyruksuz maymunlar için bundan çıkarılacak dersler oldukça fazladır).

Kalkolitik Çağ'ın ortalarında, Obeyd Kültürü olarak tanımladığımız bir evre vardır. Bu evre ile Güney Mezopotamya, gerçek bir çekirdek bölge konumuna geçer. Bu süreçte Mezopotamya sulu tarım ve getirisi olan artı ürün açısından oldukça değerli bir ekolojiye sahiptir. Yalnız nüfus artmış; ruhban sınıfı, yönetici sınıfı ve zanaatkar sınıfı değişen ekonomik model ile birbirine yetemez duruma gelmiştir. Mezopotamya teknoloji için gerek duyduğu bakır ya da değerli taşları ve dokuma için hayvansal kaynakları ile endüstriyel bitkileri dışarıdaki bir bölgeden ya da bölgelerden karşılamak zorunda idi. İstikamet, bu kaynaklar açısından zengin olan Güneydoğu Toroslardır. Şöyle de denilebilir; Güney Mezopotamya'nın kültürleri Obeyd ile birlikte Anadolu'ya yönelmişlerdir. Peki, bu kaynaklar binek hayvanlarının ya da tekerleğin henüz tanınmadığı bir çağda nasıl bölgeye taşınıyordu? Taşınarak ya da su yolları ile!

Kalkolitik Çağ kültür aktarımı sadece güney kesimler ile sınırlı kalmamıştır. Örneğin kuzeyde yer alan Doğu Anadolu Bölgesi'nin ovaları ile Kafkasya içlerine kadar yayılmıştır. Buradaki yayılımın iç dinamikler ile etkileşimi, görece güney bölgelere oranla daha kırsal bir ekonomiyi beraberinde getirmiştir.

Ticaretin yapıldığı su yolları sayesinde Anadolu'da yer alan Akdenizin doğu kıyıları ile Kıbrıs'a kadar bir ağ örülmüştür.

Güney odaklı Kalkolitik Çağ bu şekilde özetlenebilir. Dahası bu yazının başından sonuna kadar evrim gerçeğine, evrim sözcüğü ile başlayan cümlelere yer vermeme rağmen, kültürel evrimin inkar edilemez bir bilimsel gerçekliği ifade ettiği de örneklendirilmiştir.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Childe. V.G.,1942; What happened in history, Harmondsworth.
  2. Frangipane. M.,2002; La nascita dello Stato nel Vicino Oriente.
  3. Özdoğan. Mehmet.,2002; Arkeo Atlas, Sayı : 1, Doğan Burda Rizzoli Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş., İstanbul.

Büyük Patlama'yla İlgili Yeni Keşif Çoklu Evrenler Modeli'ne Kapı Aralayabilir!

Melez Yunus Evrime Nadir Bir Kapı Araladı!

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim