İzmir'de Atık Yönetimi Nasıl İşliyor? Sorunlar, Uygulamalar ve Çözüm Önerileri Neler?
- Özgün
- Çevre Haberciliği
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- İzmir'de atık yönetimi, artan nüfus ve sanayi nedeniyle geleneksel depolamadan döngüsel ekonomi ve geri dönüşüm odaklı sürdürülebilir sistemlere geçiş aşamasındadır.
- Etkin atık yönetimi için 7R prensipleri uygulanmakta olup, kaynakta ayrıştırma, mekanik ayırma ve enerji geri kazanımı gibi teknolojik çözümlerle atık miktarı ve çevresel etkiler azaltılmaya çalışılmaktadır.
- İzmir’de düşük halk bilinci, finansal kaynak yetersizliği, teknolojik altyapı eksiklikleri ve politik sorunlar atık yönetiminin etkinliğini engellemekte; bu nedenle uzun vadeli, bilimsel ve kurumsal çözümler gerekmektedir.
İzmir; hızla artan nüfusu, gelişen sanayisi ve genişleyen kentleşme yapısıyla birlikte Türkiye’nin atık üretimi en yüksek metropollerinden biri hâline gelmiş ve bu durum kentin sürdürülebilir çevre politikalarını daha kritik bir konuma taşımıştır. Son yıllarda yapılan araştırmalar ve yerel yönetim uygulamaları, İzmir’de atık yönetiminin yalnızca toplama ve bertaraf sürecinden ibaret olmadığını; geri dönüşüm, kompost üretimi, enerji geri kazanımı ve döngüsel ekonomi modellerinin giderek daha fazla önem kazandığını göstermektedir.
İzmir Büyükşehir Belediyesinin İzdönüşüm tesisleri, Harmandalı biyogaz-enerji üretim uygulamaları, ilçe belediyelerinin mobil atık getirme merkezleri ve evsel kaynakta ayrıştırma pilotları; kentin sürdürülebilir atık yönetimi çabalarının somut örnekleri arasında yer alır.
Öte yandan çeşitli saha çalışmalarında vurgulanan halk bilinci eksikliği, ayrıştırma oranlarının düşük olması, finansal kaynakların sınırlılığı ve teknolojik altyapı yetersizlikleri gibi sorunlar atık yönetiminin etkinliğini kısıtlamaya devam etmektedir. Dolayısıyla İzmir’de sürdürülebilir bir atık yönetimi sistemi oluşturmak hem mevcut sorunların bilimsel veriler ışığında analiz edilmesini hem de uzun vadeli çevresel faydalar sağlayacak yenilikçi ve bütüncül yaklaşımların benimsenmesini gerektiren çok boyutlu bir süreçtir. Araştırmada öncelikle atık ve atık yönetimi kavramları incelenip ardından dünyadaki ve Türkiye’deki bu uygulamanın örneklerine göz atacağız. Son kısımlarda ise sürdürülebilirlik üzerine bir değerlendirme yapıp iyileştirme önerilerinde bulunacağız.
Atık Nedir?
Öncelikle atık kavramına göz atmalıyız. Atık, üreticisi veya fiilen elinde bulunduran gerçek veya tüzel kişi tarafından çevreye atılan veya bırakılan ya da atılması zorunlu olan herhangi bir madde veya materyaldir.
Atık Yönetimi Nedir? Neden Önemlidir?
Atık yönetimi veya atık bertarafı, atığın oluşumundan nihai bertarafına kadar geçen süreçteki tüm işlemleri ve eylemleri kapsar. Atığın toplanması, taşınması, işlenmesi ve bertaraf edilmesinin yanı sıra atık yönetimi sürecinin izlenmesi, düzenlenmesi ve atıkla ilgili yasalar, teknolojiler ve ekonomik mekanizmalar; atın yönetimi kapsamında yer alır.
Etkili "Atık Yönetimi", "7R" uygulamasından meydana gelir. Bu uygulamalar aşağıdaki gibidir:
• Reddet (İng: "refuse")
• Azalt (İng: "reduce")
• Yeniden Kullan (İng: "reuse")
• Onar (Repair)
• Yeniden Amaçlandır (Repurpose)
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
• Geri Dönüştür (Recycle)
• Enerjiye Dönüştür (Recover)
Bu 7R içinde ilk ikisi, gereksiz ürünler satın almayı reddederek ve tüketimi azaltarak atık oluşumunu engellemeye yöneliktir. Sonraki ikisi mevcut ürünün kullanım süresini, ürünün bazı parçalarını değiştirerek veya değiştirmeden uzatmayı hedefler. "Yeni Amaçla Kullan" ve "Geri Dönüştür", üründe kullanılan malzemelerin maksimum düzeyde değerlendirilmesini içerir. "Enerjiye Dönüştür" ise en az tercih edilen ve en verimsiz atık yönetimi uygulamasıdır; atık malzemedeki enerjinin geri kazanılmasını (örneğin, ısı veya elektrik üretmek için yakma) ifade eder.
:sharpen(0.5,0.5,true)/content%2F5b1cc754-bbd5-43e0-ba1c-cc0a505667b7.jpeg)
Atık Yönetiminin Sağladığı Avantajlar Nelerdir?
Ürettiğimiz atıkların sürekli büyüdüğünü, aynı zamanda bunun yönetilmesinin öneminin de korkunç bir seviyede arttığını söyleyebiliriz. Dünya çapında her yıl iki milyar tondan fazla katı atık üretiliyor ve bu rakamın 2050 yılına kadar yaklaşık %70 oranında artması bekleniyor. Bunların önüne geçebilmek için atıkların doğru yönetilmesi büyük önem arz eder ve ekonomiler için birçok fayda sağlar.
Plastik Kirliliği Azalır
Çöplüklere atılan veya çevreye dökülen atık miktarını azaltarak ve bunun yerine mevcut malzemeleri yeniden kullanarak veya geri dönüştürerek,genel olarak plastik kirliliğini azaltabiliriz. Bu da hem toksinlerin topraktan ve yeraltı sularından uzak tutulmasına yardımcı olacak hem de okyanusları yaban hayatı için daha güvenli hale getirecektir.
Çöp Sahalarındaki Birikme Önlenir
Atmamız gereken atık miktarı azaldıkça çöplüklerde biriken atık miktarı da azalır. Bu önemlidir çünkü ABD tek başına her yıl yaklaşık 150 milyon ton çöpü geri dönüştürmek yerine çöplüklere göndermektedir ve bu azaltılmış atık miktarının yönetilmesi gerektiğinde, onu elektrik veya buhar gücü üreten yöntemlerle yönetebilecek teknolojiye sahibiz.
Yaşam Koşullarını İyileştirebilir
Doğru atık yönetimi; havamızın, yeraltı suyumuzun ve toprağımızın daha az kirlenmesi anlamına gelir. Bu sayede daha kaliteli gıda ürünler ve daha sağlıklı yaban hayatı mümkün hale gelebilir. İyi organize edilmiş, resmi atık yönetimi; aynı zamanda atıkları işleyen işçilerin daha iyi ücret alması ve tehlikeli maddelere karşı daha iyi korunması anlamına gelir.
Döngüsel Ekonomiyi Teşvik Eder
Atık yönetimi, ürettiğimiz atık miktarını azaltmak ve mevcut atıkların etkisini en aza indirmekle ilgili olduğundan, ürünlerin ve malzemelerin yaşam döngülerinin sonunda yeniden kullanıldığı dairesel ekonominin yapısına tam olarak uymaktadır.
Sürdürülebilir Kalkınmayı Destekler
Sürdürülebilir kalkınma kavramı için literatürde birçok tanım bulunmasına rağmen temel olarak Bruntland Komisyonu’nun tanımı öne çıkmaktadır:
Şu an var olan insan gereksinimlerinin, gelecek kuşakların kendi gereksinimlerini karşılayabilme yeteneğini riske sokmadan karşılanmasıdır.
Bu sözden de anlayabileceğimiz üzere sürdürülebilir bir kalkınma doğru bir atık yönetimi ile mümkün olmaktadır.
Amaç ve Kapsam
İzmir; Türkiye’nin Ege Bölgesi’nin merkezi olan, 4,5 milyona yakın merkez nüfusuyla ülkenin nüfus bakımından en kalabalık üçüncü şehridir. Aynı zamanda sağlık ve çevre koşulları ile ilgili en çok gündeme gelen şehrimiz olmaktadır. Bu durum bizleri, yaşadığımız şehir olan İzmir’i, çevresel durumunu analiz etmeye ve ikincil kaynakları kullanarak bir araştırma oluşturmaya yönlendirmiştir. Bu araştırma, gerekli mercilerin önlem ve yeni yöntemlerde İzmir üzerindeki negatif çevresel etmenleri minimize etmelerine sebebiyet verme amacı taşır.
Çalışmanın bu bölümdeki amacı, İzmir’deki atık yönetiminin mevcut durumunu incelemek ve sürdürülebilirlik açısından değerlendirebilmektedir. Sadece atık yönetimi (katı, geri dönüştürülebilir, organik, tehlikeli vb.) konusuna odaklanılmaktadır.
Atık Yönetimi ile İlgili Yaklaşımlar
Bu bölümde, atık yönetiminin küresel ölçekte, Türkiye genelinde ve İzmir özelinde nasıl ele alındığı incelenecek; farklı uygulama örnekleri, politik yaklaşımlar ve sürdürülebilirlik odaklı stratejiler karşılaştırmalı bir bakış açısıyla değerlendirilecektir.
Dünya’da Bazı Atık Yönetimi Yaklaşımları
Avrupa’da, Temmuz 2021'de yürürlüğe giren Tek Kullanımlık Plastik Direktifi; çatal bıçak takımları, tabaklar, pamuklu çubuklar, pipetler ve balon çubukları dahil olmak üzere tek kullanımlık plastiklerin Avrupa Birliği'nin tüm ülkelerinde kullanımını yasaklayarak döngüsel ekonomiye geçişi teşvik etmektedir.
Birkaç Kuzey Amerika eyaleti, Güney Avustralya ve 10 Avrupa ülkesi, tüketicileri plastik şişeler başta olmak üzere içecek şişelerini geri dönüştürmeye teşvik eden birkaç son derece etkili atık yönetimi çözümünden biri olan Depozito İade Sistemi'ni (DRS) uygulamaya koymuştur.
Doğu Afrika’da atıklar ile geri dönüştürülmüş plastik ve kumaşlardan çantalar, takılar, saksılar, şapka ve sepetler, hurda metallerden ise bariyerler gibi katı atıklar çeşitli alanlarda yeniden kullanılmaktadır.
San Francisco’daki Sıfır Atık Projesi, şu anda “sıfır atık hareketi” olarak bilinen hareketin öncülüğünü, Kaliforniya'nın en kalabalık şehirlerinden biri olan San Francisco yapıyor. 2009 yılında, şehir tüm sakinlerin ve işletmelerin atıklarını geri dönüştürülebilir, kompostlanabilir ve çöp sahasına atılabilir atıklar olarak ayırmasını zorunlu kılan bir yönetmelik çıkardı ve böylece kompostlamayı zorunlu kılan ilk Amerikan şehri oldu.
İsveç'te çöpleri elektrik enerjisine çevirmek için 34 adet atıktan enerjiye dönüşüm santrali bulunmaktadır. Bu santraller, geri dönüştürülemeyen atıkları yakarak 250.000 haneye yetecek kadar elektrik üretmekte ve atık ve emisyonların önemli ölçüde azaltılmasına katkıda bulunmaktadır. Geri dönüşüm oranı o kadar etkili ki, ülke bu enerji santrallerini yıl boyunca tam kapasite çalıştırmak için diğer ülkelerden çöp ithal etmek zorunda kalıyor.
Türkiye’deki Durum ve Atık Yönetimi Politikaları
Sıfır Atık Projesi'nin yasal altyapısı; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan düzenlemelerle oluşturulmuştur: Atıkların önlenmesinden toplanmasına, geçici depolanmasından geri dönüştürülmesine kadar tüm süreçlere ilişkin genel ilke ve esasları belirler:
- Belediye atıklarının yönetimine dair 2025-2035 hedefleri arasında atık miktarının döngüsel ekonomik hiyerarşisinde kademeli olarak azaltılması
- 2031’e kadar ambalaj atıklarının %70 oranında kaynağında ayrı toplanmasının sağlanması gibi düzenlemeler yer almaktadır.
Türkiye’de 2024 yılında oluşan belediye atığı ve değerlendirilebilir atıkların toplamı yaklaşık 40,4 milyon tondur. Atıkların 14,6 milyonu (%36’sı) geri kazanım tesislerinde kazanılmış, 21,04 milyon tonu (%51,97’si) düzenli depolama, 4,83 milyon tonu (%11,95’i) ise düzensiz depolama ile bertaraf edilmiştir.
:sharpen(0.5,0.5,true)/content%2F4d297275-1f87-4fc7-aa97-9656f451f7c3.png)
:sharpen(0.5,0.5,true)/content%2F2587906b-329a-4b29-8555-501fb5ff5630.png)
İzmir’de Atık Yönetiminin Mevcut Durumu
İzmir’de atık yönetimi, günlük yaklaşık 5.500 tonu bulan yüksek miktardaki evsel katı atıkla mücadele etmek zorunda olan ve hâlâ büyük ölçüde düzenli depolamaya dayanan geleneksel bir yapıdan, döngüsel ekonomiye geçiş yapmayı hedefleyen proaktif bir yaklaşıma dönüşüm aşamasındadır.
Kentin ana bertaraf noktası olan Harmandalı gibi depolama sahalarında metan gazından enerji üretimi yapılsa da genel geri dönüşüm oranlarının %10 civarında kalması, değerli kaynakların önemli bir kısmının kaybedildiğini göstermektedir. Bu bağlamda, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzDönüşüm tesisleri ve "Dönüşüme Evde Başla" gibi kaynağında ayrıştırma projeleriyle bütünleşmiş bir atık yönetim sistemini hayata geçirerek, atık sorununu uzun vadede çözmeyi ve Sıfır Atık vizyonuna ulaşmayı amaçlamaktadır.
Atık Türleri ve Miktarları
İzmir'de atık yönetiminin mevcut durumu, günlük ortalama 5.500 ton civarında toplanan evsel katı atığın bileşiminin analizine dayanır. Bu atıkların büyük çoğunluğunu (yaklaşık %40-%50'si) organik atıklar oluştururken geri kazanım potansiyeli yüksek olan plastik ve kâğıt/karton atıklar ise her biri yaklaşık %10-%15 civarında paya sahiptir. Resmi veriler ve projeler bu ambalaj atıklarının kaynakta ayrıştırılmasını hedeflese de toplam atığın geri dönüşüm oranı halen düşük seyretmektedir. Bu bileşim, İzmir'in atık yönetiminde en büyük zorluğun, depolanan organik yükü azaltmak ve değerli plastik, kâğıt ve metal atıkları geri kazanım döngüsüne etkin bir şekilde dahil etmek olduğunu göstermektedir.
Mevcut Durum: Atık Toplama ve Ayrıştırma Sistemleri
İzmir’de mahalle bazlı pilot toplama ve evden ayrıştırma uygulamaları 2025 yılında başlatıldı. “Dönüşüme Evde Başla/İzDönüşüm” gibi projelerle seçili mahallelerde evlerden ayrıştırılmış ambalaj atıkları QR kodlar ile düzenli olarak toplanıyor. Bu sistem esasında tüm İzmir’e 1-1.5 sene içerisinde uygulanması planlanmış olup geri dönüştürebilir atıkları öncelendiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi durumu şöyle anlatıyor:
6 ilçe 9 mahallede başlayan Dönüşüme Evde Başla Projesi’nde tüm sokaklara ulaşıldı. Sokakların yüzde 85’i projeye aktif olarak katılım gösteriyor. Projede geri dönüş oranları mayıs ayında yüzde 60 seviyesine ulaştı. Projenin ilk haftalarında verilen poşet sayısı alınan atıklardan belirgin şekilde fazlayken, 4. haftadan itibaren alınan atık poşet sayısı arttı, 7. haftada denge sağlandı. Toplamda 178 ton atık toplandı. Atıkların yüzde 36’sı plastik, yüzde 30’u cam, yüzde 25’i kâğıt-karton, yüzde 9’u metal ve yüzde 1’i evsel atıktan oluştu. Toplam 178ton atık toplanmıştır.
Geri Dönüşüm Seferberliği Projesi
İzmir Büyükşehir Belediyesi; ilk etapta Konak, Karşıyaka, Buca, Bornova, Bayraklı ve Karabağlar olmak üzere 6 ilçeye geri dönüşüm kumbaraları yerleştirmiş olup yerleştirilen kumbaralardan deforme olanlar tamir için atölyelere gönderilmiş, onarılarak tekrar aynı yerlerine yerleştirilmesi sağlanmıştır.
Atık Pillerin Toplanması
1998 yılından bu yana her yıl Çevre Haftası süresince Atık Pillerin Toplanması Kampanyası İZB tarafından düzenlemektedir. Belediye sınırları içinde ortaya çıkan atık pillerin Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği'ne göre toplanması, geri kazanımı veya nihai bertarafının sağlanabilmesi için Yönetmeliğin yayımlandığı 2004 yılından itibaren, Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (TAP) ve ilçe belediyeleri ile çalıştıkları görülür.
Bu kapsamda; zincir ve teknomarketlere, okullara, camilere, hastanelere, otellere, muhtarlıklara, ceza evlerine, kamu kurum ve kuruluşlarına, askeri kuruluşlara, güvenlik güçlerine, korumalı sitelere, organize sanayi bölgelerine ve eczanelere atık pil toplama bidonları ve kutuları yerleştirilerek “Atık Pil Toplama Noktaları” oluşturulmuş ve atık pillerin güvenli bir şekilde bertarafı sağlanmıştır. 2022 yılı için İlçe Belediyeleri tarafından toplanan atık pillerin toplamı 42,05 ton olarak bildirilmiştir.
Tıbbi Atık Sterilizasyon
İzmir sınırları içerisinde, aylık 1 tonun üzerinde tıbbi atık üreten 149 adet hastane ve 24 adet diyaliz merkezi olmak üzere toplam 2043 adet sağlık kurum ve kuruluşundan tıbbi atık; kovalı sistemle el değmeden iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun toplanmakta ve lisanslı araçlarla taşınarak 110 ton/gün kapasiteye sahip İzmir Tıbbi Atık Sterilizasyon Tesisi’nde bertaraf edildiği bildirilmektedir.
Alternatif Proje Saha Arayışları
Atık Yönetim planına uygun olarak özellikle metropol bölge için rehabilite edilecek olan Harmandalı yerine alternatif proje saha arayışları rutin olarak sürdürülmektedir. Hatundere ve Çaltı sahaları için Mahalli Çevre Kurulu onayı alınarak entegre katı atık yönetim sistemine ait proje çalışmalarına başlanmıştır.
Kentimizin kuzey aksında oluşan atıkların geri kazanımının sağlandığı Bergama Entegre Tesisi 31 Ekim 2020 tarihinde 3 MegaWatt saat kapasite ile enerji üretimine başladı. Hali hazırda çalışmalara devam edilen tesiste 2023 yılı itibariyle 8,46 MW’ lık üretim kapasitesine ulaşılmıştır. Ulaşılan bu kapasite ile 120 bin hanenin aylık ortalama elektrik ihtiyacı karşılanmaktadır. Söz konusu tesisin 2035’te 9,87WM’lık kapasite ile elektrik üretimi gerçekleştirmesi hedeflenmektedir.
Organik Atıkların Yeniden Kullanılması
Ödemiş Entegre Katı Atık Yönetim Tesisine 1200 ton/gün kapasiteli Biyometanizasyon Ünitesi’nin yanı sıra Gübre Ünitesi’nde işlenecek organik atıklardan, enerji değeri yüksek metan gazı, toprak iyileştirici malzeme olan kompost ve tarımda kullanılabilecek nitelikte katı organik gübre elde edilmektedir.
Pilot Uygulamalar
İlçe belediyeleri ve Büyükşehir, mobil atık getirme merkezleri ve mavi/geri dönüşüm kutuları ile yerel toplama ağını güçlendiriyor; pilot mahalle uygulamaları aşamalı olarak yaygınlaştırılıyor.
İzmir’in Atık Yönetimi Altyapısı ve Teknolojisi:
İzmir’in atık yönetimi altyapısı, büyükşehir ve ilçe belediyeleri tarafından yürütülen çok katmanlı bir sistem üzerine kuruludur ve evsel atıkların toplanması, taşınması, geri kazanımı ve bertarafını kapsayan geniş bir süreci içermektedir. Kent genelinde düzenli depolama sahaları, atık transfer istasyonları, geri dönüşüm ve ayrıştırma tesisleri ile sınırlı sayıda kompost ve enerji geri kazanım uygulamaları bulunmaktadır. Bu altyapı, İzmir’in nüfus büyüklüğü ve günlük atık üretim miktarı göz önünde bulundurulduğunda belirli bir kapasiteye ulaşmış olsa da artan kentsel yoğunluk ve tüketim alışkanlıkları karşısında yeterlilik tartışmalarını da beraberinde getirmektedir.
Teknolojik açıdan bakıldığında İzmir’de atık yönetimi büyük ölçüde geleneksel toplama ve manuel ya da yarı otomatik ayrıştırma yöntemlerine dayanmaktadır. Ambalaj atıklarının ayrıştırılmasına yönelik tesisler ve pilot uygulamalar bulunmasına rağmen, otomatik ayrıştırma sistemleri, sensör tabanlı toplama, dijital izleme ve veri temelli planlama teknolojilerinin kullanımının sınırlı olduğu görülmektedir. Bu durum, geri dönüştürülebilir atıkların önemli bir bölümünün yeterince ayrıştırılamadan düzenli depolama sahalarına yönlendirilmesine neden olmakta ve kaynak verimliliğini azaltmaktadır.
Düzenli Depolama İzmir'de toplanan evsel atığın büyük bir kısmı, kentin merkezine hizmet veren Harmandalı Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi başta olmak üzere birkaç depolama sahasına yönlendirilmektedir. Bu sahaların kapasiteleri dolmak üzere olduğu veya dolmuş olabileceği bilinmektedir.
Enerji Geri Kazanımı konusunda Harmandalı gibi düzenli depolama sahalarında biriken organik atıklardan çıkan metan gazı (depolama gazı) toplanarak enerji tesislerinde elektrik enerjisine dönüştürülmektedir. Bu, depolama alanlarının çevresel etkisini azaltan bir teknolojidir. Örneğin, Harmandalı'nda bu tesisin kapasitesi yıllar içinde sürekli artırılmaktadır.
Belediye yeşil atık (park/bahçe vb.) kompost dönüşümü projeleri aktif, belediye yeşil atıkları komposta çevirme uygulamasıyla hem atığı azaltıyor hem de maliyet tasarrufu sağlıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, tek tip depolamadan kaçınmak ve Sıfır Atık hedeflerine ulaşmak amacıyla mekanik teknolojilere yatırım yapmaktadır:
- Mekanik Ayırma ve Geri Dönüşüm Tesisi: İzDönüşüm markası altında kurulan bu tesis, toplanan ambalaj atıklarını mekanik yöntemlerle ayırarak ekonomiye geri kazandırmaktadır. Tesis; özellikle kağıt, plastik ve metal atıkların ayrıştırılmasında teknolojik çözümler kullanır.
- Kompost ve Organik Atık Değerlendirme: Bitkisel ve organik atıkları gübreye dönüştüren kompost ve biyometanizasyon (anaerobik çürütme) tesislerinin kurulması veya mevcutların kapasitesinin artırılması planlanmaktadır.
- Kaynakta Ayrıştırma (Dönüşüme Evde Başla): Atığın oluştuğu yerde (hanelerde) ayrıştırılmasını teşvik eden QR kodlu ve dijital takip sistemli projeler uygulamaktadır. Bu, atığın kalitesini artırmak ve toplama verimliliğini optimize etmek için kullanılan bir yazılım ve lojistik teknolojisidir.
- Büyük Ölçekli Atık İşleme Tesisleri (Planlama Aşamasında): En büyük teknolojik sıçrama, yeni entegre tesislerin (özellikle Menderes, Ödemiş ve Menemen/Bergama bölgelerinde) kurulmasıyla beklenmektedir. Bu tesisler, atığı depolamadan önce ayrıştırma, biyometanizasyon ve enerji geri kazanımı gibi teknolojileri bir arada kullanmayı amaçlamaktadır.
Sorunlar ve Eksiklikler
İzmir’de çevre sorunları ve atık yönetimi, yalnızca teknik altyapı eksiklikleriyle açıklanamayacak kadar çok boyutlu bir yapıya sahiptir. Kentin karşı karşıya olduğu sorunlar; politik karar alma süreçlerinden finansal kaynak yetersizliklerine, teknolojik ve lojistik altyapı eksiklerinden halkın çevresel bilinç düzeyine kadar uzanan geniş bir çerçevede ele alınmalıdır. Bu sorunlar birbirinden bağımsız değil, aksine birbirini besleyen ve derinleştiren unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır.
Özellikle atık yönetiminde yaşanan aksaklıklar, çevresel sürdürülebilirlik hedeflerinin uygulanmasında yapısal boşluklara işaret etmekte; kısa vadeli çözümlerle geçiştirilen uygulamaların uzun vadede kalıcı çevre sorunlarına yol açtığı görülmektedir. Bu bağlamda, İzmir’deki çevre sorunlarının nedenlerini ve mevcut eksiklikleri bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmek, etkili ve sürdürülebilir çözüm önerileri geliştirilmesi açısından temel bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yetersiz Ayrıştırma Oranı
İzmir’de atık yönetimi ve çevresel sürdürülebilirlik politikalarının etkinliğini sınırlayan temel faktörlerden biri, evsel ve ticari atıkların kaynağında ayrıştırılma oranlarının düşük olması ve toplum genelinde çevresel farkındalığın istenilen seviyeye ulaşamamış olmasıdır. Her ne kadar yerel yönetimler tarafından geri dönüşüm kutuları, mobil atık getirme merkezleri ve pilot mahalle uygulamaları hayata geçirilmiş olsa da bu uygulamaların kent genelinde yaygın ve düzenli bir davranış biçimine dönüşmediği apaçık ortadaır. Bu durum, geri dönüştürülebilir nitelikteki birçok atığın ayrıştırılmadan düzenli depolama sahalarına yönlendirilmesine neden olmaktadır.
Halkın Çevresel Bilinç Düzeyinin Düşük Olması
Büyük ölçüde eğitim, bilgilendirme ve teşvik mekanizmalarının yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. İzmir’de yürütülen saha çalışmaları ve yerel gözlemler, vatandaşların önemli bir bölümünün hangi atıkların geri dönüştürülebileceği, ayrıştırmanın çevresel ve ekonomik faydaları ve doğru ayrıştırma yöntemleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını göstermektedir.
Bu bilgi eksikliği; özellikle apartman yaşamının yoğun olduğu bölgelerde, ortak alanlarda ayrıştırma disiplininin sağlanmasını daha da güçleştirmektedir. Ayrıştırma konusunda motivasyonu düşük olan hane halkları için geri dönüşüm süreçleri çoğu zaman zahmetli ve karşılıksız bir yük olarak algılanmakta; ayrıştırma sonrasında atıkların aynı araçta toplanması gibi uygulamalar ise vatandaşlarda güven kaybına yol açmaktadır. Bu algı, “ayrıştırsak da fark etmiyor” düşüncesini besleyerek katılımı daha da azaltmaktadır.
Finansal Kaynak ve Ölçek Sorunları
İzmir’de çevre sorunlarının ve atık yönetimindeki yapısal aksaklıkların önemli nedenlerinden biri, finansal kaynakların yetersizliği ve mevcut yatırımların kent ölçeğiyle uyumsuzluğudur. Atık toplama, geri dönüşüm, kompost ve enerji geri kazanımı gibi sürdürülebilir uygulamalar yüksek başlangıç maliyetleri ve uzun geri dönüş süreleri gerektirdiğinden, yerel yönetim bütçeleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Bu durum, çevre yatırımlarının çoğu zaman ertelenmesine ya da sınırlı pilot projelerle yürütülmesine (aynı bugünlerde yürütülen mavi poşet uygulaması gibi) neden olmakta, kentin tamamını kapsayan bütüncül çözümlerin hayata geçirilmesini zorlaştırmaktadır.
Yerel yönetimlerin mali yapısı, büyük ölçüde merkezi bütçe paylarına ve sınırlı öz gelir kaynaklarına dayandığı için çevre altyapısına ayrılan pay istikrarlı bir biçimde artırılamamaktadır. İzmir’de atık yönetimi ve çevre projeleri çoğu zaman sosyal hizmetler, ulaşım ve kentsel dönüşüm gibi acil görülen alanların gerisinde kalmakta; bu da sürdürülebilirlik hedeflerinin ikinci plana itilmesine yol açmaktadır. Özellikle geri dönüşüm tesislerinin kapasite artırımı, yeni transfer istasyonlarının kurulması ve ileri teknoloji yatırımları için gerekli finansmanın sağlanamaması, sağlansa dahi bütçenin yetersiz kalması, sistemin ölçeklenmesini engelleyen temel faktörlerden biri olarak öne çıkmaktadır.
Ölçek Sorunları
Finansal yetersizlikle doğrudan bağlantılıdır. İzmir gibi büyük ve heterojen bir metropolde, sınırlı bütçelerle yürütülen projeler genellikle belirli ilçelerde veya dar alanlarda uygulanmakta; kent genelinde yaygınlaştırılamamaktadır. Bu durum, atık yönetiminde bölgesel eşitsizliklere neden olmakta ve bazı ilçelerde çevresel risklerin daha yoğun hissedilmesine yol açmaktadır. Ayrıca küçük ölçekli ve parçalı yatırımlar, uzun vadede birim maliyetlerin artmasına ve kaynakların verimsiz kullanılmasına neden olmaktadır.
Teknolojik/Lojistik Yetersizlik
İzmir’de çevre sorunlarının ve atık yönetimindeki aksaklıkların önemli nedenlerinden biri, mevcut teknolojik altyapının ve lojistik sistemlerin kentin artan nüfusuna ve atık üretim kapasitesine tam olarak cevap verememesidir.
Atık toplama, ayrıştırma ve bertaraf süreçlerinde kullanılan teknolojilerin büyük ölçüde geleneksel yöntemlere dayanması, geri dönüşüm oranlarının düşük kalmasına ve kaynakların verimsiz kullanılmasına yol açmaktadır. Özellikle evsel atıkların kaynağında ayrıştırılmasını destekleyecek dijital izleme sistemleri, otomatik ayrıştırma teknolojileri ve veri temelli planlama araçlarının sınırlı olması, İzmir’de atık yönetiminin etkinliğini azaltmaktadır.
Lojistik açıdan bakıldığında ise atık toplama araçlarının kapasite ve sayı bakımından yetersizliği, bazı ilçelerde düzensiz ve gecikmeli toplama hizmetlerine neden olmaktadır. Bu durum, grev veya personel eksikliği gibi olağanüstü süreçlerde sistemin tamamen aksamasına yol açmakta ve kent genelinde atık birikimi riskini artırmaktadır. Ayrıca atık transfer istasyonlarının sayıca ve coğrafi dağılım bakımından yetersiz olması, toplanan atıkların bertaraf veya geri dönüşüm tesislerine zamanında ulaştırılamamasına neden olmakta; bu da hem maliyetleri artırmakta hem de çevresel etkileri ağırlaştırmaktadır.
Grevler ve Yanlış Politikalar
İzmir’de çevre yönetimi ve sürdürülebilirlik alanında yaşanan sorunlar son dönemde yalnızca teknik altyapı eksiklikleriyle sınırlı kalmamış; aynı zamanda kamu hizmetlerini doğrudan etkileyen toplumsal dinamikler ve politika hataları ile de derinleşmiştir.
2025 yazında İzmir’in birçok ilçesinde belediye işçilerinin maaşlarının düzenli olarak ödenmemesi ve toplu iş sözleşmesi görüşmelerindeki çıkmazlar nedeniyle başlattığı grevler, kentte ciddi hizmet aksaklıklarına yol açmıştır. Özellikle Buca ve Karşıyaka gibi yerleşim yerlerinde çöplerin düzenli olarak toplanamaması vatandaşların yoğun tepkisiyle sonuçlanmış, sokaklarda biriken atık yığınları hem kötü koku hem de sağlık riskleri yaratmıştır. Bu grevler süreç içerisinde çevre sağlığı ile kamu hizmetlerinin bütünleştiğini göstermiş; hizmet sağlayıcılarla işçiler arasındaki ekonomik ve yönetsel sorunların, doğrudan çevre yönetimini etkilediği görülmüştür.
Grevlerin etkisi sadece atık birikimi ile sınırlı kalmamış; bazı bölgelerde biriken çöplerin halk tarafından yakılması gibi tehlikeli durumlara da neden olmuş, bu da çevre kirliliğini daha da ağırlaştırmıştır. Kentin beş büyük ilçesinde biriken çöp yığınları, sadece hava ve görüntü kirliliğine yol açmakla kalmamış, aynı zamanda yangın riski ve yoğun duman nedeniyle ciddi sosyal tepkilere yol açmıştır. Bu durum, stratejik çevre planlamasının ve alternatif hizmet modellerinin yokluğunda, kent halkının çevresel ve sosyal etkilerle daha fazla yüzleştiğini göstermektedir. Bu toplumsal gerilimler, çevre politikalarına dair de bir dizi eleştiriyi gündeme getirmiştir.
Yerel yönetimin çevre sorunlarına müdahalesi sıklıkla yetersiz bulunmuş; özellikle atık yönetimi ve altyapı planlaması konusunda yaşanan belirsizlikler kamuoyunda yanlış önceliklendirme ve eksik politikalar olarak yorumlanmıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Harmandalı Düzenli Katı Atık Depolama Tesisi’nin kapatılması gibi yargı kararları ve yönetim süreçleri, atık toplama işleyişini doğrudan etkileyerek atık stoklanmasının sokaklara taşmasına sebep olmuştur. Bu tür durumlar, çevre politikalarının hem hukuki zeminde hem de uygulama boyutunda uyumlu yürütülmesinin önemini ortaya koymuştur.
Ek olarak çevre ve politika tartışmaları sadece atık yönetimi ile sınırlı kalmayıp su, kıyı ekosistemleri ve kirlilik konularına da yansımıştır. İzmir Körfezi’ne yönelik denetimler ve çevre incelemeleri sonrası yürütülen hukuki süreçler, belediyeye ve yetkili kurumlara yönelik yaptırımlar ve eleştiriler ile sonuçlanmıştır. Özellikle çevre yasalarına aykırı atıksu deşarjı ve biyolojik arıtma tesislerinin işletimi konusunda yaşanan aksaklıklar, yanlış planlamanın uzun vadeli ekolojik etkilerini göstermiştir.
Politik Sebepler
İzmir’de çevre sorunlarının derinleşmesinde politik sebepler önemli bir belirleyici olarak öne çıkmaktadır. Çevre yönetimi; merkezi yönetim, büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyeleri arasında yetki paylaşımına dayalı çok katmanlı bir yapıya sahip olduğundan, karar alma ve uygulama süreçlerinde yaşanan siyasal uyumsuzluklar çevresel sorunların çözümünü zorlaştırmaktadır.
Özellikle atık yönetimi, arıtma tesisleri ve çevresel denetimler gibi alanlarda merkezi ve yerel yönetimler arasında yaşanan görüş ayrılıkları, projelerin gecikmesine veya bütüncül bir planlama anlayışının geliştirilememesine yol açmaktadır. Politik önceliklerin kısa vadeli ve popülist yaklaşımlar üzerinden belirlenmesi, çevresel sürdürülebilirliğin uzun vadeli hedeflerle ele alınmasını engellemektedir.
Atık yönetimi ve geri dönüşüm yatırımları genellikle yüksek maliyetli ve kısa vadede siyasi getiri sağlamayan projeler olarak görülmekte; bu durum çevre altyapısına ayrılan bütçelerin sınırlı kalmasına neden olmaktadır. İzmir’de çevre sorunlarının dönemsel olarak kriz boyutuna ulaşması, önleyici politikalar yerine sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale edilen reaktif bir yönetim anlayışının benimsendiğini göstermektedir.
Bununla birlikte çevre politikalarının uygulanmasında yaşanan idari istikrarsızlık ve sık değişen yönetsel kararlar da sürdürülebilirliği olumsuz etkilemektedir. Atık bertaraf tesislerinin kapatılması, yeni tesislerin hukuki ve siyasi tartışmalar nedeniyle gecikmesi ve uzun vadeli çevre stratejilerinin siyasi değişimlerle birlikte kesintiye uğraması, İzmir’de çevre yönetiminin sürekliliğini zayıflatmaktadır. Bu durum, çevre politikalarının bilimsel verilerden ziyade siyasi gündemlere göre şekillendiği yönündeki eleştirileri güçlendirmektedir.
İyileştirme Önerileri
İzmir’de çevre sorunlarının politik nedenlerden kaynaklanan boyutunun azaltılabilmesi için çevre politikalarının kısa vadeli siyasi önceliklerden bağımsız, uzun vadeli ve kurumsal bir çerçevede ele alınması gerekmektedir. Merkezi ve yerel yönetimler arasında yetki çatışmalarını azaltacak açık bir yönetişim modeli oluşturulmalı, çevre ve atık yönetimi alanında ortak hedefler belirlenmelidir. Bilimsel veriye dayalı karar alma süreçlerinin güçlendirilmesi ve çevre politikalarının seçim dönemlerinden etkilenmeyecek şekilde kurumsallaştırılması, sürdürülebilirliğin sağlanması açısından kritik öneme sahiptir.
Finansal Kaynak ve Ölçek Sorunları İçin Çözüm Önerileri
Finansal yetersizliklerin ve ölçek sorunlarının aşılması, çevre yatırımlarının stratejik öncelik olarak ele alınmasına bağlıdır. İzmir’de atık yönetimi ve sürdürülebilirlik projeleri için ayrılan bütçelerin arttırılması, çevre yatırımlarının uzun vadeli maliyet-fayda analizleriyle desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca Avrupa Birliği fonları, kalkınma ajansları ve yeşil finansman araçlarından daha etkin yararlanılabilmesi için kurumsal proje geliştirme kapasitesi güçlendirilmelidir. Küçük ölçekli ve dağınık uygulamalar yerine, kent genelini kapsayan entegre yatırımlar planlanarak hem maliyet etkinliği sağlanmalı hem de çevresel fayda artırılmalıdır.
Teknolojik / Lojistik Yetersizlikler için Çözüm Önerileri
Teknolojik ve lojistik eksikliklerin giderilmesi için İzmir’de akıllı atık yönetim sistemlerine geçiş hızlandırılmalıdır. Otomatik ayrıştırma teknolojileri, dijital atık izleme sistemleri ve veri temelli planlama araçları yaygınlaştırılarak atık toplama ve geri dönüşüm süreçlerinin verimliliği artırılmalıdır. Bu sistemler için farklı alanlardaki örneğin denizcilikte kullanılan trekking sistemleri gibi sistemler örnek alınabilinir. Bununla birlikte atık transfer istasyonlarının sayısı ve kapasitesi artırılmalı, gerekiyorsa özel şirketlerle anlaşmalar yapılmalı ve lojistik planlaması ilçe bazında yeniden düzenlenmelidir. Bu tür teknolojik yatırımlar ve yeni anlaşmalar hem hizmet sürekliliğini sağlayacak hem de olağanüstü durumlarda sistemin tamamen aksamasını önleyecektir.
Yetersiz Ayrıştırma Oranı/Halkın Düşük Bilinç Düzeyi İçin Çözüm Önerileri
İzmir’de atık ayrıştırma oranlarının artırılması için toplumun tüm kesimlerini kapsayan sürekli ve sistematik bilinçlendirme politikaları uygulanmalıdır. Okullarda çevre ve sürdürülebilirlik eğitimlerinin güçlendirilmesi, mahalle ölçeğinde bilgilendirme ve katılım programlarının hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Bunlara ek olarak çevreyi kirletenlere yüksek yaptırımlar ve bunları kanıtlayanlara cezadan pay alma gibi uygulamalar yapılmalı, vatandaşların ayrıştırma sürecine güven duymasını sağlayacak şeffaf uygulamalar ve teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir. Ayrıştırmanın somut çevresel ve ekonomik sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması, çevresel sorumluluğun bireysel bir yük değil, toplumsal bir kazanım olarak algılanmasına katkı sağlayacaktır.
Grevler ve Yanlış Politikalar için Çözüm Önerileri
İzmir’de çevre hizmetlerinin grevler ve yanlış politikalar nedeniyle aksamasını önleyebilmek için, çevre ve atık yönetimi hizmetlerinin “kritik kamu hizmeti” niteliği taşıdığı kabul edilerek kurumsal ve hukuki önlemler güçlendirilmelidir. Atık toplama ve çevre sağlığı gibi temel hizmetlerin, toplu iş sözleşmesi süreçlerinden doğrudan etkilenmeyecek şekilde yedek iş gücü, alternatif hizmet planları ve acil durum senaryoları ile desteklenmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte yapılan anlaşmalara uymayan ve daha fazla ücret talep eden personeller işten çıkarılıp yerine yeni personellerin anında alınabileceği bir sistem oluşturması gerekmektedir. Ayrıca yanlış ve kısa vadeli politikaların önüne geçebilmek için çevre yönetimine ilişkin kararların bilimsel veriler, uzun vadeli planlar ve bağımsız denetim mekanizmaları çerçevesinde alınması büyük önem taşımaktadır. Sosyal diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesi, belediyeler ile çalışanlar arasında sürdürülebilir bir uzlaşma zemini oluşturulması ve çevre politikalarının siyasi gerilimlerden arındırılarak kurumsallaştırılması hem grevlerin çevresel etkilerini azaltacak hem de kent genelinde çevre hizmetlerinin sürekliliğini sağlayacaktır.
Sonuç
Bu çalışma, İzmir’de çevre sorunları ve atık yönetiminin yalnızca teknik bir mesele olmadığını; politik, finansal, teknolojik ve toplumsal boyutları içeren çok katmanlı ve yapısal bir sorun alanı olduğunu ortaya koymaktadır. İnceleme kapsamında ele alınan politik nedenler, merkezi ve yerel yönetimler arasındaki yetki ve koordinasyon eksikliklerinin çevre politikalarının sürekliliğini zayıflattığını göstermektedir. Kısa vadeli ve reaktif yaklaşımlar, uzun vadeli çevresel sürdürülebilirlik hedeflerinin hayata geçirilmesini güçleştirirken, çevre yönetiminin kurumsal bir çerçevede ele alınamaması kent genelinde kalıcı sorunlara yol açmaktadır.
Finansal kaynak yetersizliği ve ölçek sorunları, İzmir’de çevre yatırımlarının sınırlı kalmasına ve çoğu uygulamanın pilot düzeyde kalmasına neden olmaktadır. Bu durum, kentin tamamını kapsayan etkin bir atık yönetimi sisteminin kurulmasını engellemekte; çevresel risklerin bazı bölgelerde yoğunlaşmasına yol açmaktadır. Aynı zamanda teknolojik ve lojistik altyapının yetersizliği, atık toplama ve geri dönüşüm süreçlerinde verimlilik kaybına neden olarak çevresel ve ekonomik maliyetleri artırmaktadır.
Çalışmamızda vurgulanan bir diğer önemli unsur, yetersiz ayrıştırma oranları ve toplum genelinde çevresel bilinç düzeyinin düşüklüğüdür. Halkın sürece aktif katılımının sağlanamadığı, şeffaf ve güven verici uygulamaların yaygınlaştırılamadığı bir atık yönetimi sisteminin sürdürülebilir olması mümkün görünmemektedir. Bu durum, bireysel davranışların yapısal eksikliklerle birleşerek çevre sorunlarını daha da derinleştirdiğini ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak İzmir’de çevre sorunlarının kalıcı biçimde çözülebilmesi; siyasal irade, sürdürülebilir finansman modelleri, güçlü teknolojik altyapı ve yüksek toplumsal farkındalığın eş zamanlı olarak geliştirilmesine bağlıdır. Çevre politikalarının bilimsel veriler ışığında, uzun vadeli ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınması, yalnızca çevresel kaliteyi artırmakla kalmayacak; aynı zamanda kent yaşamının sürdürülebilirliğini ve toplumsal refahı da güçlendirecektir. Doğru etmenler sağlandığında İzmir örneği, büyük kentlerde çevre yönetiminin başarısının çok boyutlu politikaların uygulanmasına bağlı olduğunu açıkça ortaya koyacaktır.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- BBC Bitesize. Waste And Waste Management. Alındığı Tarih: 8 Ocak 2026. Alındığı Yer: BBC Bitesize | Arşiv Bağlantısı
- United Nations Statistics Division. Environment Statistics. Alındığı Tarih: 8 Ocak 2026. Alındığı Yer: United Nations Statistics Division | Arşiv Bağlantısı
- CleanHub. What Is Waste Management-And Why Is It So Important?. Alındığı Tarih: 8 Ocak 2026. Alındığı Yer: CleanHub | Arşiv Bağlantısı
- M. Igini. 3 Waste Management Solutions From Around The World. (11 Kasım 2022). Alındığı Tarih: 8 Ocak 2026. Alındığı Yer: Earth.Org | Arşiv Bağlantısı
- BBVA. 5 Best Recycling Practices From Around The World. (25 Şubat 2020). Alındığı Tarih: 8 Ocak 2026. Alındığı Yer: BBVA | Arşiv Bağlantısı
- İzdönüşüm. Başkan Tugay “Dönüşüme Evde Başla” Projesi Için Qr Kodlu Poşet Dağıttı. Alındığı Tarih: 8 Ocak 2026. Alındığı Yer: İzdönüşüm | Arşiv Bağlantısı
- İzmir Büyükşehir Belediyesi. Projeler. Alındığı Tarih: 8 Ocak 2026. Alındığı Yer: İzmir Büyükşehir Belediyesi | Arşiv Bağlantısı
- İzmir Büyükşehir Belediyesi. Sıfır Atık Yönetim Sistemi Kuruyoruz. Alındığı Tarih: 8 Ocak 2026. Alındığı Yer: İzmir Büyükşehir Belediyesi | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 23/01/2026 22:35:12 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22088
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.