Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Isaac Newton Kimdir? Ne Yapmıştır? Kendi Ağzından Yaşam Öyküsü...

Isaac Newton Kimdir? Ne Yapmıştır? Kendi Ağzından Yaşam Öyküsü...
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Size büyük bir rastlantıdan bahsedeceğim… Bence gelmiş geçmiş bilim insanlarının en etkilisi ve en büyüğü, Galileo'nin hayata veda ettiği 1642 yılının yılbaşı günü, İngiltere’de Woolsthorpe kentinde doğdum. Erken doğduğum ve çok zayıf olduğum için fazla yaşayamayacağımı düşünmüşler. Babamı hiç göremedim, ben doğmadan önce kaybetmişiz. Annem zor yaşam koşullarına daha fazla dayanamayıp ikinci evliliğini yaparak beni anneanneme bırakmış. Yeni eşi de yedi yıl sonra ölünce, kendisine oldukça yüklü bir miras kalan annem, zengin bir kadın olarak geri döndü. 

12 yaşımdayken özellikle makinelerin çalışma biçimlerine karşı oldukça meraklıydım. Zeki bir çocuk sayılabilirdim ama okulda derslere karşı çok özenli değildim. Ergenlik çağımda annem beni çiftçi yapmak için okuldan aldı ancak o beni çiftlik işleri ile uğraşıyorum sanırken, aslında sürekli gökyüzünü inceliyor, kitaplar okuyor ve notlar alıyordum. Sonunda annemi üniversiteye hazırlanmak için ikna ettim. 

Cambridge Üniversitesine girdim. Burada fen bilimleri ve matematik konusunda eğitim alarak kendi bağımsız araştırmalarıma yöneldim. Dersler ve araştırmalarla yoğun biçimde uğraşırken bir eczacının üvey kızı olan Bayan Storey ile tanıştım. Henüz 19 yaşındaydım. Daha önce tarif edemediğim duyguları yaşadım ve nişanlandım. Fakat bilimsel faaliyetlerim nedeniyle ilişkime gerekli özeni gösteremedim ve nişanlılığımı sonlandırdım. Hayatım boyunca hiç evlenmedim, başka bir kadını da sevmedim. Storey’in hatırasını ömür boyu hep yüreğimde taşıdım. 

21 yaşımdan sonraki 6 yıl içinde daha sonra dünyayı tamamen değiştirecek bilimsel teorilerin temellerini attım. 17. yüzyıl ortaları bilimin hızla geliştiği bir dönemdi. Bu yüzyılın başında teleskobun icadı astronomi çalışmalarında çığır açmıştı.

Francis Bacon ve Fransız filozof Descartes, Avrupalı bilim adamlarını Aristoteles’in söylemlerine bel bağlamaktan vazgeçip kendi deney ve gözlemlerini yapmaya çağırmaktaydılar. Bacon ve Descartes’in sözle söylediğini büyük Galile (Galileo), uygulamalarıyla ifade etmiştir. Yeni icat edilen teleskobu kullanarak gerçekleştirdiği astronomi gözlemleri bu alandaki çalışmalarda devrim yapmıştır. Mekanik bilimi dalındaki deneyleri ise bana “Newton’un birinci hareket kanunu” olarak bilinen ilkenin ilhamını vermiştir.

Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.
Dr. Feza Köylüoğlu

Kan dolaşımı sistemini keşfeden William Harvey ve gezegenlerin güneş çevresindeki hareketlerini formüle eden kanunları bulan Johannes Kepler gibi diğer büyük bilim adamları bilim camiasına yeni temel bilgiler sunuyorlardı. 

Kopernik ve Galileo eski bilimin yanlış algılarından bazılarını bir kenara itip evrenin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunmuşlardı ama, birbiriyle bağlantısız gibi görünen bu gerçekleri bilimsel tahmin yapmakta kullanılacak birleşik bir teoriye dönüştürebilecek ilkeleri ortaya koymamışlardı. Bu bilgi birikimini derleyip sistematik hale getirerek, modern bilimin o zamandan bu yana izlemekte olduğu yola koyulması sağlayan temel kanunların ve kuralların oluşturulması temel hedefim olmuştu. 

Ancak bilim camiası tahmin edemeyeceğiniz kadar acımasızdır. Bazı şeyleri anlatmak ve kabul ettirmek çok zordu. Eleştirilmek ve yadırganmak en büyük korkularımdı. Bu nedenle buluşlarımı iyice sınayıp, emin olduktan yıllar sonra yayınlıyordum. Bilim insanlarının bazılarıyla sert tartışmalara da girdim elbette. Deney ve gözlemlerim ile ulaştığım sonuçları çalınabilecekleri endişesiyle yayımlamakta kimi zaman isteksiz davrandım. 

Tüm ülkeyi tehdit eden veba salgını nedeniyle okullar kapanınca köyüme dönerek çiftlikte çalışmalarıma devam ettim. İlk buluşum, ışığın doğası hakkındaki çığır açıcı çalışmaydı. Deneylerim sonucunda, ışığın gökkuşağının tüm renklerinin bir karışımı olduğunu keşfetmiştim. Işığın yansıması ve kırılmasıyla ilgili kanunlardan elde edilen sonuçları da dikkatle analiz etmiştim ve bundan yararlanarak astronomi araştırmalarında kullanılacak olan ilk yansıtıcı teleskobu tasarladım ve imal ettim.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Matematik en keyif aldığım alanlardan biriydi. 24 yaşındayken integral hesaplamalarını bulmuştum. Modern matematik için önemli bir kazanım olan bu buluş, aynı zamanda gelecekteki bilimin de ilerlemesi için çok önemli bir araçtı. Sadece integral hesabını bulmuş olmak bile insanlık ve uygarlık için büyük iştir sanırım. 

Burada esprili bir dille anlatılan Newton'un Birinci İlkesi, aslında üzerine etki eden kuvvetler dengede olan bir cismin, ivmesi olmayacağı için sabit hızla hareketine devam edeceğini, eğer duruyorsa da durmayı sürdüreceğini, harekete geçmeyeceğini söyler. Newton Mekaniği dahilindeki hareketle ilgili en temel bilgidir. İkinci ilkenin de temelini oluşturur: daha teknik tabiriyle "bir cismin momentumu daima korunur"; daha yaygın tabiriyleyse "bir cismin birim zamanda hızında meydana gelen değişim, üzerine etki eden kuvvetin kütlesine bölümüne eşittir (F=ma)". Birinci ilkeye göre, cismin üzerine hiçbir kuvvet etki etmiyorsa (ki bu ancak ideal durumlarda geçerlidir, gerçekte olamaz) veya cisme etki eden kuvvetlerin net etkisi sıfıra eşitse, cismin bir ivmesi (birim zamandaki hız değişimi) olamaz. Dolayısıyla cisim duruyorsa durmayı, hareket ediyorsa aynı hızla hareket etmeyi sürdürür. Bu konunun bir diğer çıkarımı ise "atalet" (inertia) kavramıdır. Atalet, bir cismin hız ve yön gibi hareket parametrelerinin değişimine karşı sahip olduğu dirençtir. Kütlesi olan her cismin ataleti de vardır, dolayısıyla onları harekete geçirmek, yönlerini değiştirmek, hızlarını değiştirmek için kuvvet uygulamak gerekir. Tıpkı sabah uyanmak zorunda olan insanlara olduğu gibi...
Burada esprili bir dille anlatılan Newton'un Birinci İlkesi, aslında üzerine etki eden kuvvetler dengede olan bir cismin, ivmesi olmayacağı için sabit hızla hareketine devam edeceğini, eğer duruyorsa da durmayı sürdüreceğini, harekete geçmeyeceğini söyler. Newton Mekaniği dahilindeki hareketle ilgili en temel bilgidir. İkinci ilkenin de temelini oluşturur: daha teknik tabiriyle "bir cismin momentumu daima korunur"; daha yaygın tabiriyleyse "bir cismin birim zamanda hızında meydana gelen değişim, üzerine etki eden kuvvetin kütlesine bölümüne eşittir (F=ma)". Birinci ilkeye göre, cismin üzerine hiçbir kuvvet etki etmiyorsa (ki bu ancak ideal durumlarda geçerlidir, gerçekte olamaz) veya cisme etki eden kuvvetlerin net etkisi sıfıra eşitse, cismin bir ivmesi (birim zamandaki hız değişimi) olamaz. Dolayısıyla cisim duruyorsa durmayı, hareket ediyorsa aynı hızla hareket etmeyi sürdürür. Bu konunun bir diğer çıkarımı ise "atalet" (inertia) kavramıdır. Atalet, bir cismin hız ve yön gibi hareket parametrelerinin değişimine karşı sahip olduğu dirençtir. Kütlesi olan her cismin ataleti de vardır, dolayısıyla onları harekete geçirmek, yönlerini değiştirmek, hızlarını değiştirmek için kuvvet uygulamak gerekir. Tıpkı sabah uyanmak zorunda olan insanlara olduğu gibi...

Cisimlerin hareketlerini incelemek çocukluktan beri sevdiğim bir şeydi. Mekanik bilimi de bıkmadan uğraştığım bir alandır. Cisimlerin herhangi bir kuvvet etkisi altında olmamaları halinde nasıl hareket ettiklerini tanımlayan birinci hareket kanununu Galileo bulmuştu. Gerçekte elbette bütün cisimler dış kuvvetlerin etkisi altındadır ve mekanik biliminin en önemli sorunu bu koşullarda cisimlerin nasıl hareket ettiğidir. 

Yerçekimi kanununu keşfettiğim o ünlü hikaye tamamen doğrudur. Bu ilginç olaya yeğenim de tanık olmuştu. Hatta hemen gidip ünlü Fransız şairi Voltaire’e anlatmış. Bir gün Woolshorpe'deki evimin bahçesinde, ağacın altında kitap okurken elma ağacının tepesindeki bir elma dalından koparak, kafama 'küt!' diyerek düştü. Başımı kaldırıp baktığında elmanın daha önce asılı bulunduğu dalın halen sallanıyor olduğunu gördüm. Demek ki rüzgâr veya başka bir güç dala kuvvet uygulayarak elmanın daldan kopmasına sebep olmuştu. Kopan elma destek bulamadığında havada kalmamış, yere doğru düşmüştü. İşte yerçekimi kuvveti ile ilgili yazacağım kanunun altyapısı buydu. Klasik fiziğin en temel kanunu olarak tanımlanabilecek ünlü ikinci hareket kanunuyla çözülmüştür. Evrensel çekim kanunu sayesinde ağaçtan düşen bir elmayla, Güneş etrafında belli yörüngelerde hareket eden gezegenlerin çekiminin aynı kütlesel çekim kanunundan kaynaklandığını ispatladım.

Ne yazık ki söylediğim hatta ispat ederek açığa çıkardığı buluşlarım bazı bilim adamları tarafından kabul edilmeyerek "ipe sapa gelmez şeyler" olarak nitelendirildi. Bir ara bunalıma girdim ve her şeyden vazgeçtim. Ama yakın dostum hani bilirsiniz şu ünlü Halley kuyruklu yıldızını bulan Astronom John Halley bana destek oldu. Dostum Halley'in teşvikiyle “Principia” olarak bilinen, dünyaca ünlü "Tabiat Felsefesinin Matematiksel İlkeleri" adlı eserimi yazdım. Ünüm tüm Avrupa'ya tamamen yayılmıştı. Kraliyet Bilim Akademisi, makalelerimi büyük bir heyecan içinde yayınlamıştı. Hatta Akademi üyeliğine ve Cambridge Üniversitesi'nde Parlamento üyeliğine getirildim. 1706'da kraliyet derneğinin başkanlığına seçildim. 1708'de kraliçe Anna tarafından "Sir" unvanıyla ödüllendirildim. 

Optik (ışık bilimi), termodinamik (ısı bilimi), akustik (ses bilimi), astronomi, fizik ve matematik… birçok alanda sayısız yayın yaptım ve katkıda bulundum. Elbette bazen yoruldum, hatta her şeyden sıkıldım… Gottfried Leibniz ve Robert Hook gibi bilim adamlarının eleştirileri yüzünden çok öfkelendiğim zamanlar da oldu. Köpeğim Diamond masanın üstündeki mumu devirdi ve mum, yıllardır emek vererek yazdığım notlarımın üzerine düştü. Çok kıymetli notlar yanıverdi. Yıllardır çalışarak hazırladığım birbirinden değerli bilimsel araştırma notlarım bir anda yok olmuştu. Bu durum karşısında bile hiç öfkelenmemiştim. Ona sadece şunu söyledim:

Ah Diamond! Yaptığın yanlışın neleri kaybettirdiğini bir bilseydin, benden çok üzülürdün.

Bana gerçekten zarar vermek için uğraşan ve öfkemi hak eden insanlar varken, Diamond’a kızamamıştım.

Bir ara yayladaki kulübeme çekilip kafamı dinledim. Burada yaptığım bir teleskopla Jüpiter'i seyrettim, düşüncelere daldım. Uçsuz bucaksız kırlarda yürürken bir taraftan da çok sevdiği kitaplardan kopamıyor, yeni şeyler öğrenmek için ve hala zevkle okuyordum. Yattığım yerden halka biçiminde sabun köpükleri üflüyordum… güneş ışığının köpük üzerindeki o olağanüstü yansımasını izleyerek gülümsüyordum.

85 yaşıma geldiğimde bedenimi artık taşıyamıyordum. İçime kapandım ve kimseyle görüşmemeye başladım. 20 Mart 1727'de Londra'daki evimde, sakin bir şekilde bu hayattan göçtüm. 

Evren hеnüz kеşfеdilmеmiş gerçeklerle dolu bir оkyanus, ben ise onun kıyısındа oynayan, düzgün bir çakıl tаşı ya da güzel bir deniz kabuğu bulduğunda sevinen bir çocuk gibiyim…
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 4
  • Muhteşem! 2
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 05/08/2020 20:16:22 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8114

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Agora
Şüphecilik
Deri
İletişim
Besin
Enfeksiyon
Evrim Ağacı Duyurusu
Beslenme Bilimi
Zihin
Şempanzeler
Hastalık Dağılımı
Doğal Seçilim
Cinsel Yönelim
Kamuflaj
İstatistik
Kan Hastalıkları
Mikrobiyoloji
Felsefe
Ölümden Sonra Yaşam
Kanıt
Atmosfer
Grip
Karadelik
Mitler Ve Gerçekler
Habercilik
Koaservat
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Yasa, düzendir. İyi yasa, iyi düzen demektir.”
Aristoteles
Geri Bildirim Gönder