İnsanlar Gibi Günümüzde Tek Bir Türle Temsil Edilen Cinsler Var Mıdır?

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için evrimag[email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Hepimizin bildiği gibi modern insan tek bir türdür: Homo sapiens. Elbette ki Homo cinsi içerisinde birçok diğer insan türü yaşamıştır: Neandertaller (Homo neanderthalensis), Florens İnsanları (Homo floresiensis), Heidelberg İnsanları (Homo heidelbergensis), Rodezya İnsanları (Homo rhodesiensis), Yıldız İnsanları (Homo naledi), Seprano İnsanları (Homo cepranensis), Keşif İnsanları (Homo antecessor), Çalışan İnsanlar (Homo ergaster), Gauteng İnsanlar (Homo gautengensis), Rudolf Gölü İnsanları (Homo rudolfensis), Dik İnsanlar (Homo erectus), Becerikli İnsanlar (Homo habilis), Denisovalılar, Kızıl Mağara İnsanları (bu son ikisinin tür tespiti henüz tam olarak yapılamamıştır) gibi nice insan türü gezegenimiz üzerinde yaşamış ve yok olmuştur. Bunların hiçbiri Homo sapiens değildir, yani bizlerle aynı türden değildir. Ancak bu gruptan geriye kalan tek tür, bizimkisidir.

Bu durum, bazı insanların bizlerin "özel" olduğunu sanmasına neden olmaktadır. Halbuki türümüzün evrimsel anlamda herhangi bir özel tarafı bulunmamaktadır. İnsana özgü olduğu iddia edilen özelliklerin her biri ya aynen ya da öncül düzeyde başka canlı türlerinde de bulunabilmektedir. Fakat türümüzün hayatta kalabilen tek Homo türü olması; buna karşılık diğer birçok hayvanın birden fazla tür ile temsil ediliyor olması durumu, akıllara "Acaba insanı bu açıdan özel kılan bir durum var mı?" sorusunu getirmektedir.

Cevap, hayır.

İlk olarak, evrimsel biyolojide bir türün atasal veya kuzen türlerin yerini alması hiç de sıradışı bir durum değildir. Öyle ki, Darwin 1859 yılında yayınladığı Türlerin Kökeni'nde bu konuya atanın yerini alma adını vermiştir. Yeni türlerin atasal türlerin ve hatta kuzenlerin yerini alması oldukça mantıklıdır, çünkü yeni bir türün evrimleşebiliyor olması, o türü diğerlerine göre avantajlı kılan bazı özelliklerin bulunması anlamına gelmektedir. Eğer ki kuzen veya ata türler bu çevresel değişime adapte olamıyorsa; fakat yeni evrimleşen türde bu çevresel değişime uygunluğu sağlayacak nitelikler varsa, elbette ki bu yeni tür hem atalarına, hem de kuzenlerine karşı avantajlı olacak ve nihayetinde onların soyunun tükenmesine neden olacaktır. Bu tamamen beklenirdir.

Ancak yine de bunu doğada çok sık görmemekteyiz. Bunun da iki nedeni bulunmaktadır: izolasyon ve kıyaslanabilir uyum başarısı. Türleri, genellikle atasal popülasyonlarından ve kuzenlerinden izole (yalıtılmış) coğrafi bölgelerde evrimleşirler. Eğer ki türleşme tamamlandıktan sonra bu yeni tür kendi coğrafyasının ötesine yayılamazsa ve halen izole halde kalırsa, elbette ki diğer kuzenlerini ve atalarını etkileyemeyecektir. Kimi zamansa yeni türler yayılmaya başlasalar bile, bazı coğrafi bariyerleri aşamayarak belli bölgelerde hapsolurlar. Bu nedenle de atasal ve kuzen türleri etkileyemeyebilirler. Bu durumda herkes kendi halinde yaşamayı sürdürecek, günümüzde cinsler birden fazla türle temsil edilebilecektir.

Benzer şekilde, kimi zaman çok ufak uyum başarısı farklılıkları da izolasyon altında yeni türlerin evrimine neden olabilir. Bu canlılar arasındaki coğrafi izolasyon kaldırılsa bile, uyum başarılarının yeterince farklı olmaması, genetik sürüklenme ve göçler gibi unsurların şiddetlerine de bağlı olarak bir grubun diğerine üstün gelmesine engel olabilir. Bu durumda da yeni evrimleşen tür, ataların ve kuzenlerin yerini alamayacaktır.

Homo cinsi altındaki türler açısından bunu değerlendirecek olursak, durumun bu iki perspektif ile rahatlıkla açıklanabileceğini görmekteyiz: Homo sapiens türü, diğer hiçbir insan türünün yayılamadığı kadar geniş alanlara yayılmıştır. Burada karşılaştığı türlerin her birine baskınlık ve üstünlük sağlamıştır. Ayrıca türümüzün beyin evrimi sayesinde edindiği üstünlük, uyum başarısını fazlasıyla artırmıştır. Bu nedenle hiçbir diğer tür, insanın bulunduğu ortamlarda hayatta kalamayacaktır.

Burada belirtmek gerekir ki, elbette türümüz tüm kuzenlerini ve atalarını yok etmemiştir. Homo cinsi içerisindeki birçok tür, bizlerin de atası ve kuzenleri olan diğer Homo türlerince yok edilmiştir. Sonuçta biz sadece son 200.000 yıldır varız. Homo cinsi ise 2 milyon yıldır var olan bir cins. Bu süreçte birçok tür var oldu ve yok oldu. Kimisi dediğimiz gibi atanın yerini alma olayı nedeniyle, kimisi ise diğer doğal nedenlerle yok oldu. Hatta kimi zaman türleşmenin eşiğindeki türlerin birbiriyle çiftleşerek birbirine kaynayıp tekrardan tek bir türe (ama yeni bir türe) evrimleştiği bile düşünülmektedir. Dolayısıyla yok olan tüm Homo türlerinin suçlusu biz değiliz.

Peki, başka hangi canlılar aslında cins içerisinde eskiden birçok tür olmasına rağmen günümüzde tek bir türle temsil edilmektedir? Çok fazlası! Hele ki fosil kayıtlarına bakacak olursak, yüzlerce ve binlerce cinsin belirli zaman dilimlerinde yalnızca 1 türle temsil edildiği görülecektir. Ancak günümüzdeki canlılara odaklanacak olursak:

Nasikabatrachus sahyadrensis: Nasikabatrachidae ailesi içerisinde hayatta kalan tek kurbağa türüdür.

Leaniricola rotunda: Leaniricolidae ailesi içerisindeki tek kopepoddur.

• Praxillinicola kroyeri: Praxillinicola ailesi içindeki tek kopepoddur.

Ectospinula graduata: Cinsini temsil eden klerid böcektir.

Potos flavus: Cinsini temsil eden tek "bal ayısıdır" (aslında adı "kinkajou"dur; bir "ayı" değildir, daha ziyade bir rakunumsudur).

Drogo stalsi: Cinsini temsil eden tek bokböceğidir.

Allotilla gibbosa: Cinsini temsil eden tek mutilid yabanarısıdır.

Sarabandus robustus: Cinsini temsil eden tek scirtid böcektir.

Uvarov inflatus: Cinsini temsil eden tek çekirgedir.

Afromosia barkemeyeri: Cinsini temsil eden tek asilid sinektir.

Sirdavidia solannona: Cinsini temsil eden tek hintayvasıdır.

Meloethylus fuscatus: Cinsini temsil eden tek meloid böcektir.

 

Elbette ki bu son derece kısa bir listedir ve buna daha onlarca cins eklenebilir! İşin ilginç tarafı, listenin en üstündeki 3 tür sadece cinsi içerisindeki değil, koskoca bir aile (familya) içerisindeki tek türdür! Yani insandan daha ilginç canlılar da bulunmaktadır.

Bu tür canlılara monospesifik (tektürlü) canlılar denmektedir. Elbette ki, yeni keşifler sayesinde bu özellik birdenbire ortadan kalkabilir ve cins içerisinde yeni bir tür eklenebilir. Benzer şekilde, eskiden birden fazla türle temsil edildiği düşünülen cinslerin içerisinden yeni keşifler sonucu bazı türler elenebilir. Böylece yeni monospesifik cinsler oluşabilir. Keza, türlerin yok oluşu da yeni monospesifik cinslerin oluşumuna neden olabilir.

Teşekkür: Marc Srour (Omurgasız Biyologu, Filogenetikçi)

Ahmaklık Hipotezi: İnsan Türünün Zekası Giderek Azalıyor Mu?

Kartal, Yılan, Maymun ve Yeşil Ördek

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim