Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Hubble Sabiti Nedir? Gerçekten Sabit midir?

Hubble Sabiti Nedir? Gerçekten Sabit midir?
Evrenin genişlemesi
NASA / GSFC
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Hubble sabiti uzayın belli bir noktasından farklı uzaklıktaki yerlerde evrenin ne kadar hızlı genişlediğini anlatan bir orandır ve evrenin evrimini anlamada mihenk taşlarından birini oluşturur. Araştırmacılar bu sabitin değerini belirlemek için farklı ölçüm yolları denemişlerse de yapılan her bir ölçüm birbirinden farklı sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle Hubble sabitinin tam olarak ne olduğu şu ana dek netlik kazanamadığından modern astronomide en büyük gizemlerden biri olmaya devam etmektedir.

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, Live Science isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak "çeviri" içeriklerimizden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazar(lar)ı ve/veya editörler tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş; içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin omurgasını oluşturan kaynağı, orijinal dilinde okumak için lütfen yukarıdaki bağlantıya tıklayınız. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Hubble sabiti, uzayın belli bir noktasından farklı uzaklıktaki yerlerde evrenin ne kadar hızlı genişlediğini anlatan bir orandır. Evrenin evrimini anlamada mihenk taşlarından birini oluşturur. Araştırmacılar, bu sabitin değerini belirlemek için farklı ölçüm yolları denemişlerse de yapılan her bir ölçüm birbirinden farklı sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle Hubble sabitinin tam olarak ne olduğu şu ana dek netlik kazanamadığından, modern astronomide en büyük gizemlerden biri olmaya devam etmektedir.

Hubble Sabiti Nasıl Keşfedildi?

Hubble sabiti ilk kez 1920’lerde Amerikalı astronom Edwin Hubble tarafından hesaplandı. Edwin Hubble, Samanyolumuzun dışında bulanık ve bulutumsu gök cisimleri gördü. Daha sonra bunların, uzak galaksiler olduğu anlaşıldı. Hubble’ın yaptığı şey, uzak bir galaksinin bizden ne kadar uzakta olduğunu ölçümleyip, bizden ne kadar hızlı uzaklaştığını hesaplamaktı. Diğer galaksilerin de uzaklıklarını ölçtüğünde, evrenin günümüzdeki genişleme hızını hesaplayabiliyordu. Yapılan bu işlem kulağa oldukça basit bir hesap gibi görünse de, pratikte birtakım zorluklar barındırmaktadır. Bu zorluklardan az sonra bahsedeceğiz.

Hubble’ın keşfettiği şey, olağan üstüydü: Evrendeki tüm galaksiler bizden uzaklaşıyor gibi görünüyordu. Hatta ve hatta, bir galaksi ne kadar uzaktaysa, bizden o denli hızlı uzaklaşıyor gibiydi. Bu arada bu gözlem, sadece Dünya’ya özgü bir olgu değildir; Evren'in her noktasında geçerlidir. Diğer bir deyişle, Kopernik Prensibi olarak bilinen bir prensip çerçevesinde gezegenimiz, evrenin merkezinde özel bir bölgede değildir. Yani evrenin herhangi bir yerinde duran bir gözlemci gök cisimlerinin, uzaklıkla orantılı olarak artan bir hızla birbirinden uzaklaştığını görebilir. Hubble’ın 1929’da yaptığı bu uzak galaksilerin bizden daha hızlı uzaklaştığı gözlemi gözlemi, Hubble yasası olarak adlandırılan bir olgunun temelini oluşturmaktadır. Diğer bir deyişle Hubble yasası, bir nesnenin bizden olan uzaklığı ile bizden uzaklaşma hızı arasında bir ilişki olduğunu söylemektedir.

Amerikalı astronom Edwin Hubble (1889-1953)
Amerikalı astronom Edwin Hubble (1889-1953)
Britannica

Yukarıda bahsedilen verileri kullanan Hubble, ismini taşıyan bu sabiti, bir megaparsekte (Mpc) saniye başına yaklaşık 501 kilometre olarak (ya da bir milyon ışık yılı için saatte 342,000 mil olarak) hesaplamıştır. “Parsek” astronomide bir uzaklık ölçü birimi olup 1 parsek yaklaşık 3.26 ışık yılına denk gelmektedir. 1 megaparsek ise 3.26 milyon ışık yılıdır. Diğer bir deyişle, Hubble’ın tahminine göre, bizden 1 milyon ışık yılı uzakta olan bir galaksi, bizim galaksimizden saniyede yaklaşık 501 km uzaklaşmaktadır. Ancak bu çok doğru bir tahmin gibi görünmemektedir; çünkü günümüzde daha isabetli araçlarla yapılan hesaplamalara göre Hubble, evrenin genişleme hızını yeni verilere kıyasla 10 kat daha fazla hesaplamıştı.

Sefe Değişen Yıldızının Parlaklığı ile Uzaklık Ölçme

Uzak galaksilerin mesafelerini hesaplama yöntemi evrenin genişleme hızını bulmak için Hubble’ın kullandığı tek yöntem değildi. Hubble’dan önce başka bir Amerikalı astronom, Henrietta Leawitt, sefe değişeni (İng: "Cepheid variables") adında özel yıldızların parlaklıklarının düzenli olarak yükselip alçaldığını gözlemlemişti. Tıpkı bir deniz fenerinin parlaklığının periyodik olarak artıp düşmesi gibi sefe yıldızları da döngüsel olarak atım (İng: "pulsation") yapmaktadır. Diğer bir deyişle Leawitt, yıldızın parlaklık değişim döngüsü ile kendi parlaklığı (İng: "luminosity") arasında sıkı bir ilişkinin varlığını göstermişti. Edwin Hubble ise bir sefe yıldızının aslen ne kadar parlak olduğunu ve onun bize yansıyan ışığının parlaklık derecesini hesaplayarak yıldızın uzaklığını tahmin etmiştir. Işık bize ne kadar sönük gözükürse bizden o kadar uzak demektir.

Peki, bir yıldızın gerçek parlaklığını (İng: "luminosity") ve o yıldızın bize ne kadar parlak gözüktüğünü ölçerek, onun bize olan uzaklığını nasıl hesaplarız?

Işık, belli bir dalgaboyunda hareket etmektedir ancak evrenin genişlemesiyle birlikte ışığın dalgaboyu da uzamaktadır ve ışık bize vardığında biz ışığın bu (uzamış) halini gözlemleriz. Dolayısıyla ışığın dalgaboyunun ne miktarda değiştiğini (uzadığını) bilirsek ışığın hızını da tahmin edebiliriz. Fakat uzaklığı ölçümlemek için ışık kaynağının (parlaklığı olan gök cisminin) gerçekte ne kadar parlak olduğunu bilmemiz gerekir. Gerçek parlaklığı ile bize ulaşan parlaklık miktarını karşılaştırdığımızda, bu şekilde o gök cisminin bizden ne kadar hızlı uzaklaştığını anlayabiliriz.

(Uzak galaksilerin mesafesinden ve sefe yıldızlarının parlaklık döngülerinden hareketle yapılan ölçümler haricinde birkaç modern yöntemi ve buldukları Hubble sabiti değerlerini yazımızın ilerleyen kısımlarında bulabilirsiniz.)

Bir sefe yıldızının (cepheid variable) parlaklık döngüsü
Bir sefe yıldızının (cepheid variable) parlaklık döngüsü
NASA

Hubble Sabitini Belirlemenin Zorlukları: Hubble Sabiti Neden Sürekli Değişmektedir?

Hubble’ın evrenin genişleme hızının bir megaparsekte (Mpc) saniye başına yaklaşık 501 kilometre olarak (ya da bir milyon ışık yılı için saatte 342,000 mil) hesapladığını fakat modern araçlar ışığında yapılan diğer hesaplamaların Hubble’ın tahmininden çok daha az değerler ortaya çıkardığından bahsetmiştik. Şimdi bu noktayı biraz daha genişletelim ve Hubble sabitinin neden tam anlamıyla bir sabit olmayıp değişkenlik gösterdiğinden bahsedelim:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

1. Evrenin Genişlemesi

Işık, evrenimizde düz ve sabit bir uzay boşluğunun içinde hareket etmez; diğer bir deyişle ışığın, kaynağından çıktığı zamanki özellikleriyle hedefine ulaştığı zamanki özellikleri aynı değildir. Evrenin genişlemesinden ötürü ışık etkilenir. Evren genişledikçe ışığın dalgaboyu da uzay içerisinde değişime uğrar. Şayet uzay sabit bir oranda genişleseydi, bu durumda Hubble sabiti de değişmeyen bir değer alırdı.

2. Kütleçekim Etkileri

Galaksiler genişleyen bir evrende etkisiz gibi duruyor olsalar da aslında birbirlerini oldukça etkilemektedirler: Her bir galaksi, civarındaki başka galaksilerin üzerine kütleçekim uygulamaktadır ve bu da sahip oldukları farklı kütle miktarı sebebiyle galaksilerin kütleçekim etkisini farklı hızlarda hissetmelerine neden olur. Bu nedenle bizden uzaklaşan bir galaksinin ışığının evrenin genişlemesi sonucu kırmızıya kayacağı (bizden uzaklaşacağı) olgusu sadece genel anlamda doğrudur. Buna ek olarak, diğer galaksilerin etkileşimde olduğu o galaksi üzerindeki kütleçekim etkilerini de (bize yakınlaşıyor mu yoksa uzaklaşıyor mu) hesaba katmak gerekir. Galaksilerin birbirlerine olan izafi hızları sebebiyle astronomlar Hubble sabitini belirlemek için uzak galaksilere olan mesafeleri de ölçmelidir. Bu ise, tahmin edileceği üzere, söylenildiği kadar basit bir mevzu değildir.

3. Karanlık Enerji

1990’larda astronomlar, önceki tahminlerine kıyasla, uzak süpernovaların daha sönük ve bu nedenle daha uzak olduğunu keşfetmişlerdi. Bu bulguya göre evren sadece genişlemekle kalmıyor aynı zamanda artan bir hızla genişliyordu. Sonuç böyle olunca kozmolojik evren modellerinde, evrenin yaklaşık %68’ini oluşturan, adına karanlık enerji dediğimiz ve evrendeki her şeyi hızla birbirinden ayıran (kütleçekimin tersi gibi davranan) gizemli bir enerjinin varlığı gerekli görülmeye başlandı. (Karanlık enerji dışında evrenin yaklaşık %27’si karanlık maddeden ve yaklaşık %5’i de görünür maddeden oluşmaktadır.)

Peki karanlık enerjinin varlığı evrenin genişleme hızını nasıl etkilemektedir? Bu sorunun cevabı evrenimizin enerji yoğunluğuna bağlı olarak değişmektedir. Enerji yoğunluğu ise evrenimizdeki madde yoğunluğuna bağlıdır. Bunu, Einstein’ın meşhur E= mc^2 denkleminden, madde ve enerjinin birbirine denk olduğu ilkesinden zaten biliyoruz. Ayrıca, kuantum alan teorisinden bildiğimiz bir şey daha var ki boş uzay ortamı (vakum) sürekli ortaya çıkan sanal parçacık çiftleriyle doludur. Bu parçacıklar da adına “vakum enerjisi” ya da “boşluk enerjisi” dediğimiz bir enerjiye sahiptir.

Evrenin genişlediği olgusunu düşününce, sürekli boş alanlar ortaya çıkacak, bu boş alanlar da yeni sanal parçacıkları doğuracaktır. Hal böyle olunca zaman içerisinde evrenimizin enerji yoğunluğu artacaktır; bu da onun daha hızlı bir şekilde genişlemesine neden olacaktır. Bir diğer deyişle evrenimiz, üzerinde siyah benekleri olan ve hava verildikçe şişen bir balon gibidir. Balon şiştikçe bu benekler arasındaki mesafe ve dolayısıyla benekler arası boşluk artacak, yani aralara daha fazla sanal parçacık dolması için daha fazla yer açılmış olacaktır.

Kozmik yapının (galaksiler ve boşluk) gelişimini gösteren bir illüstrasyon. Evren 0.9 milyar, 3.2 milyar ve 13.7 milyar yaşındayken (günümüz)
Kozmik yapının (galaksiler ve boşluk) gelişimini gösteren bir illüstrasyon. Evren 0.9 milyar, 3.2 milyar ve 13.7 milyar yaşındayken (günümüz)
EarthSky / Volker Springel/ MPE/Kavli Foundation

Modern Ölçümlere Göre Hubble Sabiti ve Aralarındaki Uyuşmazlıklar

Evrenin artan bir hızla genişlediği bulgusundan sonra araştırmacılar, evrenin ne ölçüde hızlanarak genişlediğini saptamaya çalıştılar. Bunu yapmaktaki amaç, evrenin nasıl başladığını, nasıl değiştiğini ve nihai kaderinin ne olacağını belirlemekti. Sefe yıldızlarından ve diğer astrofiziksel kaynaklardan gelen veriler, 2016 yılı itibarıyla, Hubble sabitinin 73.5 km/sn/Mpc olması gerektiğini (bir milyon ışık yılı için saatte 50,400 mil) söylüyordu.

Fakat daha sonra Avrupa Uzay Ajansı’na ait Planck uydusundan gelen verilerle başka bir değer elde edildi. Bu uydu, son on yılı, Büyük Patlama’dan arta kalan ve evrenin temel parametreleri hakkında bilgiler içeren kozmik mikrodalga arkaplan ışımasını ölçümleyerek geçirmiş ve 2018 yılında Hubble sabitini 67.4 km/sn/Mpc (bir milyon ışık yılı için saatte 46,200 mil) olarak bulmuştu.

Bu iki değer kulağa birbirinden çok farklı görünmeyebilir; ama aslında aradaki fark, devasadır! Her şeyden önce, her ikisi de oldukça isabetli olup bu ölçümleri yapan araştırmacılara göre aradaki fark “100.000’de 1’den daha az bir olasılıkla rastlantıdır”. Şayet sefe yıldızlarından hareketle yapılan tahmin yanlışsa, bu durumda, Edwin Hubble zamanından beri gelmiş geçmiş bütün astronomların uzaklık ölçümleri yanlış demektir. Eğer ki kozmik mikrodalga arkaplan ışıması baz alınarak yapılan ikinci ölçüm hatalıysa, o halde yeni ve sıra dışı bir fiziğin evren modellerine dahil edilmesi gerekmektedir. Şimdiye dek her iki ekipten de bilim insanları sabiti belirlemede büyük bir ölçüm hatası olmadığını söylemektedir. 2016’da yapılan araştırmanın üyelerinden Adam Riess 2016’daki ve 2018’deki araştırmaların sonuç uyumsuzluğu ile ilgili şunları söylüyor:

Bu, iki deneyin sonuçlarının birbiriyle çelişmesinden ibaret bir mesele değil. Burada tamamıyla farklı bir şey ölçüyoruz. Biri, şu anda gördüğümüz haliyle evrenin ne kadar hızlı genişlediğinin ölçümü; diğeri ise erken dönem evrenin fizik koşullarına dayalı olarak evrenin ne kadar hızlı genişliyor olması gerektiğine dair yapılan bir tahmin. Bu ölçümler birbirinden bağımsız diğer ekiplerce doğrulandı. İki sonuç arasındaki uyuşmazlık, deneylerde kullanılan herhangi bir araç ya da araştırmayı yürüten ekipler sebebiyle değil. ... Bu değerler birbirini tutmuyorsa, bu durum, yüksek ihtimalle, evrenin erken dönemki ve şimdiki halini birbirine bağlayan kozmolojik modelde bir unsuru gözden kaçırıyoruz demektir.

Astrofizikçi Daniel Mortlock ise aradaki küçük gibi görünen farkın ne anlama gelebileceğini şöyle bir örnekle açıklıyor:

Aradaki fark evrenin yaşı ile ilgili farklı sonuçlar ortaya koyabilir: Hubble sabitini 67.4’ten 73.5’e çıkarmak evrenin önceki dönemlerinde, sanılandan daha hızlı genişlediği ve dolayısıyla şu anda kabul gören 13.8 milyar yıl olan yaşından daha genç olduğu anlamına gelecektir. Bu hesaba göre evren 12.7 milyar yaşında olmalı. Bu da sorunlar ortaya çıkarır… Yaşı 12 milyar olan yıldızlar var ve bir yıldızın oluşumu için çok daha uzun sürelere ihtiyaç olduğu düşünüldüğünde sahip olduğumuz kozmolojik modeli değiştirmemiz anlamına gelecektir.

Temmuz 2019’a gelindiğinde astronomlar Hubble sabitini hesaplamak için yeni bir teknik kullandılar: Ömürlerinin son dönemlerinde en fazla parlaklığa ulaşan kızıl dev yıldızları incelediler. Tıpkı sefe yıldızlarında olduğu gibi kızıl dev yıldızların Dünya’dan ne kadar parlak göründüğüne bakıp uzaklıklarını hesapladılar. Bu yeni değer diğer eski iki değerin arasında bir yerdeydi: 69.8 km/sn/Mpc (bir milyon yıl için saatte 47,300 mil). Yine de araştırmacılar bunu bir zafer olarak görmüyorlar. Bu yeni ölçümü yapan ekipten ve aynı zamanda Chicago Üniversitesinden astronom Barry Madore şöyle söylüyor:

Ölçümümüzün sonucu şu ya da bu tarafın haklı olduğunu söylemiyor. Sanılandan daha fazla engelin olduğunu söylüyor.

Sonuç

Tartışma devam halinde. Bazı araştırmacılar, uzaktaki nötron yıldızlarının çarpışarak meydana getirdiği uzayzaman dokusundaki dalgalanmaları inceleyen LIGO’nun başka bir veri odağı olabileceğini ifade ediyorlar. Bazıları ise devasa büyüklükteki gök cisimlerinin uzay dokusunu eğerek meydana getirdiği kütleçekim merceklemesine odaklanıyor (tıpkı büyütecin nesneleri daha büyük göstermesi gibi). Böylelikle, daha uzakta olan oluşumlara (erken dönem evrene) bakarak uyuşmazlıkları gidermeyi hedefliyorlar.

Kütleçekim merceklemesi: Uzay-zamanı büken bir cisim, onun üzerine doğru gelen ışığı da bükebilir. Bu, kabaca bir lensin ışığı kırması gibidir. Kütleçekim lenslemesi denen bu olay, uzak bir galaksinin olduğundan büyük gözükmesine ve şeklinin yamuk yumuk görülmesine neden olabilir.
Kütleçekim merceklemesi: Uzay-zamanı büken bir cisim, onun üzerine doğru gelen ışığı da bükebilir. Bu, kabaca bir lensin ışığı kırması gibidir. Kütleçekim lenslemesi denen bu olay, uzak bir galaksinin olduğundan büyük gözükmesine ve şeklinin yamuk yumuk görülmesine neden olabilir.
Hubble Site

Belki de Hubble sabiti terimi, “sabit” sözcüğünün anlamı itibarıyla terimi yanlış ifade ediyor. Hubble sabiti günümüzde evrenin herhangi bir lokasyonunda gerçekten aynı değeri alabilir; bu da onun “uzayda” sabit bir değer almasına neden olsa da “zamanda” asla onu sabit kılmaz. Evrende madde olmaya devam ettikçe asla bir sabit olamayacaktır çünkü evrenin artan hacmi, yoğunluğu azaltacaktır. Günümüzdeki değeri bile sabit değilken belki de “Hubble sabiti” yerine “Hubble parametresi” demek daha uygun olacaktır. Anlaşılacağı üzere şu anda hiç kimse Hubble sabitinin uzayda “nerede” veya “hangi zamanda” netlik kazanacağını bilmiyor.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 7
  • Bilim Budur! 5
  • Merak Uyandırıcı! 4
  • Muhteşem! 2
  • Tebrikler! 1
  • İnanılmaz 1
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Live Science | Arşiv Bağlantısı
  • Ç. M. Bakırcı. Kütleçekimiyle İlgili (Muhtemelen) Bilmediğiniz 20 Gerçek! - Evrim Ağacı. (28 Ekim 2014). Alındığı Tarih: 29 Ağustos 2020. Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
  • R. McKie. The Hubble Constant: A Mystery That Keeps Getting Bigger. (02 Kasım 2019). Alındığı Tarih: 29 Ağustos 2020. Alındığı Yer: The Guardian | Arşiv Bağlantısı
  • E. Siegel. Surprise! The Hubble Constant Changes Over Time. (29 Ağustos 2020). Alındığı Tarih: 29 Ağustos 2020. Alındığı Yer: Forbes | Arşiv Bağlantısı
  • E. Siegel. Sorry, Astronomy Fans, The Hubble Constant Isn't A Constant At All. (29 Ağustos 2020). Alındığı Tarih: 29 Ağustos 2020. Alındığı Yer: Forbes | Arşiv Bağlantısı
  • E. Siegel. Why Cosmology's Expanding Universe Controversy Is An Even Bigger Problem Than You Realize. (29 Ağustos 2020). Alındığı Tarih: 29 Ağustos 2020. Alındığı Yer: Forbes | Arşiv Bağlantısı
  • J. Maynard. Another Look At The Hubble Constant. (29 Ekim 2019). Alındığı Tarih: 29 Ağustos 2020. Alındığı Yer: Medium | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/09/2020 10:37:24 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9184

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Genetik Müdahale
Hekim
Evrimsel
Hastalık Kontrolü
Diş Hekimliği
Türkiye
Maske
Ornitoloji
Sağlık
Kozmoloji
Memeli
Goril
Deniz
Sağlık Bilimleri
Viral Enfeksiyon
Kalp
Vaka
Teyit
Klinik Mikrobiyoloji
Sinir Sistemi
İspat
Köpekbalığı
Koronavirüs
Ortak Ata
Güneş Sistemi
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilginin en büyük düşmanı cehalet değildir. Bildiğini zannetme sanrısıdır.”
Stephen Hawking
Geri Bildirim Gönder