Plüton’da Organik Mineralli Bir Yer Altı Okyanusu Olabilir mi?

Gece Modu

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, Welt der Physik isimli kaynaktan alınmıştır; ancak anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş, içeriği zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Uluslararası bir grup araştırmacı, Plüton’un yüzeyinde amonyak izine rastladı. Bu bulgu son zamanlarda jeolojik olarak gözlemlenen buz volkanlarının da bir göstergesi olabilir. ABD SETI Enstitüsünden Cristina Dalle Ore ve ekibi 29 Mayıs 2019 tarihli bir çalışmayla Science Advances adlı bilim dergisinde bu konuyu bilim camiasına duyurdu. Araştırmacılar, Plüton'un yüzeyinde saptanmış olan buz püskürten volkanların bir yer altı okyanusunu gizleyebileceğini ve hatta bu okyanusun karmaşık ve muhtemelen organik kimyasallara sahip olabileceğini düşünmektedirler.

Temmuz 2015’te New Horizons adlı uzay aracı muhteşem bir Plüton manzarasını bizlere sunmuştu. Ancak bu fotoğraflar dikkatli incelendiğinde, manzaranın daha ilginç olduğu anlaşıldı çünkü buzlu cüce gezegenin yüzeyi üzerinde çok farklı yer şekilleri bulunmaktaydı. Görüntülerde keşfedilen yapıların çoğu, aktif kriyovolkanizmaya ve kabuk altında gizlenmiş bir okyanusa işaret etmekteydi. Bu yer şekilleri yalnızca toprak bileşimi ve kimyasal bileşim açısından değil, aynı zamanda cüce gezegenin yaşı açısından da önemli ölçüde farklılıkların olduğunu göstermekteydi.

Plüton üzerindeki büyük kalp şekli
Plüton üzerindeki büyük kalp şekli
NASA/Johns Hopkins University Applied Physics Laboratory/Southwest Research Institute

2019 tarihli çalışmanın verileri, SETI Enstitüsünden astronom Prof. Dr. Dalle Ore ve meslektaşları tarafından New Horizons uzay aracının spektral verileri analiz edilerek elde edildi. Araştırmacılar su ve amonyak sıvı karışımının kabuktaki çatlaklar ve kırılmalarla yüzeye doğru taşındığından şüpheleniyorlar.

Amonyak bakımından zengin su buzu, cüce gezegenin yüzeyinde, Plüton'un büyük kalp şeklinin batısındaki tektonik bir yapı olan “Virgil Fossa” adlı büyük bir çatlak etrafında toplanmaktadır. Ekip bu çatlağın, bir zamanlar muhtemelen bir kriyovolkanizma* (İng. cryovolcanism) ile ilişki içinde sıvı su akan bir çatlak olduğunu düşünüyor. Burası, gezegenin yüzeyine püsküren bir kriyolava (buz volkanı eriyiği) kaynağı olabilir. Araştırmacılar, kriyolavanın renkli bir bileşen olup bir çeşit organik madde olduğunu düşünmektedirler. [*Kriyovolkanizma: Yeryüzü sıcaklıklarında katı halde olması gereken sıvıların, bir çesit yüksek deformasyonu olarak tanımlanmaktadır. Güneş Sistemi içerisinde Satürn gezegeni uydusu Enceladus’ta ve Neptün uydusu Triton’da ve son olarak Jüpiter’in uydusu Europa’da bu tür bir aktivite yoluyla sıvı suya rastlanmıştır.]

Kesik bir çizgi gibi görüntülenen Virgil Fossa adlı pürüzlü kırmızı çatlak, jeolojik olarak yakın bir zaman önce amonyağı ve kimyasal açıdan zengin suyu şiddetle yeryüzüne püskürtmüş bir volkanı temsil ediyor olabilir.
Kesik bir çizgi gibi görüntülenen Virgil Fossa adlı pürüzlü kırmızı çatlak, jeolojik olarak yakın bir zaman önce amonyağı ve kimyasal açıdan zengin suyu şiddetle yeryüzüne püskürtmüş bir volkanı temsil ediyor olabilir.
Earth & Space Science News

Plüton'un yüzeyinde bulunan amonyağın, normal şartlarda, uzaydan gelen ultraviyole ışınların etkisi altında 400 milyon ile bir milyar yıl içinde tamamen ayrışması beklenir. Ancak gezegenin yüzeyinde saptanmış olması, onun jeolojik olarak kısa bir zaman önce yer yüzeyine çıkmış olduğuna işaret etmektedir.

Yüzeyde yeterli miktarda amonyağın bulunuşu, aynı zamanda antifriz işlev görerek, suyun donma noktasını 100 santigrat derece seviyesine düşürmektedir. Bu durum, muhtemelen, Plüton yüzeyinin altında 100 santigrat dereceyi aşmış bir sıcaklığın olduğuna işaret etmektedir. Eğer öyleyse, Plüton’un yüzeyinde donmuş olarak bulunan su bileşeni, şu anda yer altında sıvı halde olabilir.

Özetlemek gerekirse, cüce gezegenin derinliklerinde bir okyanus hala mevcut olabilir ve su ile amonyak karışımı kimyasal, buz volkanları üzerinden yüzeye taşınıyor olabilir. Plüton’un eksi 230 santigrat derecelere varan yüzey sıcaklığına rağmen yüzey altındaki suyun nasıl sıvı halde kaldığı sorusunun cevabı ise gezegen çekirdeğinin uğradığı radyoaktif bozunmanın, bu karışımı 100 santigrat derece altına düşürmesi ve sıvı hale dönüştürmesi olarak düşünülmektedir. [Yazarın Notu: Radyoaktif bozunma, atom çekirdeğinin, tanecikler veya elektromanyetik ışımalar yayarak kendiliğinden parçalanmasına denir. Çekirdek tepkimesi sırasında ortaya çıkan bir enerji türüdür. İnsan vücudunun da, birçok nesnenin de içinden geçebilir. Yalnızca toprağın, kayaların ve özellikle kurşunun içinden rahatça geçemez. Radyasyon yayan nesneler, radyoaktif olarak adlandırılır.]

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 3
  • 17
  • 6
  • 1
  • 1
  • 3
  • 4
  • 6
  • 1
  • 1
  • 1
  • 1
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Türev İçerik Kaynağı: Welt der Physik
  • R. Kayser. Unterirdischer Ozean Auf Pluto. (2019, Haziran 02). Alındığı Tarih: 29 Mayıs 2019. Alındığı Yer: Welt der Physik
  • C. M. D. Ore, et al. (2019). Detection Of Ammonia On Pluto’s Surface In A Region Of Geologically Recent Tectonism. Science Advances, sf: 1-8.
  • L. Grossman. Icy Volcanoes On Pluto May Have Spewed Organic-Rich Water. (2019, Haziran 03). Alındığı Tarih: 03 Haziran 2019. Alındığı Yer: Science News

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/10/2019 03:13:33 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7821

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Cesaret her zaman kükremez. Kimi zaman cesaret, günün sonunda sessizce 'Yarın tekrar deneyeceğim.' diye fısıldayan sestir.”
Mary Anne Radmacher
Geri Bildirim Gönder