Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Gezegenler Nasıl ve Neden Ölür?

Gezegenler Nasıl ve Neden Ölür?
9 dakika
6,154
Tüm Reklamları Kapat

Çoğu gezegen, çok uzun zaman boyunca var olabilir; ancak sonsuza kadar yaşayamaz. Aç yıldızlar ve hiddetli komşu gezegenler bir gezegeni tamamen parçalarına ayırabilirken; çarpışmalar ve aşırı volkanizma, yaşanabilir bir gezegenin suyunu buharlaştırarak yaşamı tamamen yok edebilir. Ayrıca teorik olarak düşünüldüğünde, bir gezegenin "ölümü" anlamına gelebilecek pek çok süreç var; ancak bildiğimiz kadarıyla bunların hiçbiri şu zamana kadar gerçekleşmedi.

Bordeaux, Fransa’da bulunan Laboratoire d'Astrophysique de Bordeaux’da bir gezegen modelleyicisi olan Sean Raymond, galaktik çevremizdeki gezegenlerin durmaksızın öldüğünü yazıyor. Raymond, gezegenlerin ölümüne giden sayısız yolunu araştıran bir bilim insanı ve yazdığına göre tüm gezegenler ölmese de birçoğu, eninde sonunda kendini gezegen morgunda bulur. Gelin, en olası yollara bir bakış atalım.

İklim Faciası

Dünya’nın iklim döngüsü, yaşamın sürdürülebilirlik için fazla sıcak ya da fazla soğuk olmamasını sağlamada çok önemli bir rol oynuyor. Ancak dünyamıza benzer, kayalık bir gezegendeki iklimin, onun inanılmaz sıcak bir gezegene ya da kartopu dünyasına dönüşmesini tetikleyen olayların patlak vermesi için fazla bir şey gerekmez.

Tüm Reklamları Kapat

Dünyada sıcaklık, atmosferdeki karbondioksit miktarı ile düzenlenmektedir. Karbondioksit ya da atmosferde bulunan diğer sera gazları (su buharı, metan ya da azot protoksit gibi), bir battaniye gibi davranarak, Güneş’ten gelen radyasyonun uzaya geri gitmesini önler ve Dünya’yı sıcak tutar. Atmosferde karbondioksit oluştuğunda, bu gaz, gezegenin yüzeyini ısıtarak daha fazla yağmur yağmasını sağlar. Bunu takiben, yağışlar atmosferdeki karbon dioksitin bir kısmını ortadan kaldırır ve deniz tabanındaki karbonat kayalarında biriktirir; böylelikle gezegen soğumaya başlar.

Eğer karbondioksit, artan bir volkanik aktivite sonucunda olduğu gibi, atmosferin içinde, kayalarda emilebileceğinden daha hızlı bir şekilde birikirse bu, kontrol edilemeyen bir sera etkisini tetikleyebilir. Sıcaklıklar suyun kaynama noktasının üstüne çıkabilir ve tüm yaşam formları için suyun gerekli olduğunu bildiğimizden, bu durum yaşamın sürdürülebilirliği konusunda bir problem yaratabilir. Aynı zamanda, yükselen sıcaklıklar atmosfer yüzeyinde bulunan ve gezegenin güneşinden ve diğer yıldızlardan gelen radyasyonu saptıran koruyucu kalkanı ortadan kaldırarak atmosferin uzaya sızmasına sebebiyet verebilir.

Bir sanatçının donmuş dünya konsepti. Eğer gezegen yeterince soğursa, bir kartopu dünyasına dönüşebilir.
Bir sanatçının donmuş dünya konsepti. Eğer gezegen yeterince soğursa, bir kartopu dünyasına dönüşebilir.

Raymond şöyle diyor:

Atmosfer için sera ısıtması hayatın bir gerçeğidir ve bir yere kadar makbuldür. Ama işler çığırından çıkabilir.

Isı, iklimin ölümcül bir şekilde değişmesinin tek yolu değildir. Bir gezegen yeterince soğuduğunda, yüzeyi bir kartopu dünyasına; yani buzla kaplı bir cisme dönüşür. Buz ve kar parlaktır ve yıldızın ısısını uzaya geri yansıtarak gezegenin daha da soğumasına sebep olur. Yüzey volkanlarına sahip bir dünyada, yanardağ püskürmeleri karbondioksit ve diğer gazların atmosfere geri yığılmasını sağlayarak dünyanın ısınmasına yardımcı olur. Fakat yüzey tektoniğinden (ve dolayısıyla volkanlardan) mahrum bir gezegende kartopu hali hakimse bu gezegen daimi olarak kartopu evresinde hapsolabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Raymond’a göre, hayat bulundurma potansiyeli olan tüm gezegenler, bir dünyayı yaşanamaz kılabilen ama aynı zamanda onu tamamen yok etmeyen iklim faciasını göze alır.

Lav mı, Hayat mı?

Komşu dünyaların arasındaki çekim kuvveti, bir gezegenin yörüngesini daraltabilir; ki bu da gezegenin iç kısmına baskı yapar ve Dünya’nın orta katmanı olan manto tabakasının sıcaklığını artırır. Isı, kaçacak bir yol bulmalıdır ve bunun en tipik yöntemi, volkan yardımıyla ısı yayımıdır.

Volkanik aktivite, bir gezegenin yaşam ortamını çok önemli bir biçimde etkiler. Atmosferik Araştırmalar Ünivesite Kuruluşuna göre, bir volkan tarafından atmosfere atılan gaz ve toz parçaları, gezegenin atmosferini etkileyerek gezegeni soğutabilir ve gelen radyasyondan koruyabilir. 1815 yılında, dünya tarihinde kaydedilen en büyük patlama olan Tambora Dağı'nın patlaması, atmosfere o kadar çok kül saçılmasına sebep oldu ki bu durum, dünya genelinde sıcaklıkları düşürerek 1816 yılının “yaz yaşanmayan yıl” olarak anılmasına yol açtı.

Volkanlar aynı zamanda atmosfere sera gazı saldıkları için tam tersi bir etkiye, yani küresel ısınmaya da sebep olabilir. Sık gerçekleşen ve büyük volkanik patlamalar, Dünya gibi yaşanabilir bir gezegeni, Venüs gibi bir gezegene dönüştürebilecek kontrol edilemez bir sera etkisini tetikleyebilir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Gerçek bir volkanik dünya örneği için çok uzağa bakmamıza gerek yok. Jüpiter’in uydusu Io, devamlı olarak patlayan yüzlerce volkanıyla güneş sisteminde bulunan volkanik olarak en aktif yüzeye sahip. Raymond’a göre eğer Dünya, Jüpiter’in Io’ya uyguladığı kütleçekimsel kuvvetin aynısına maruz kalsaydı; Io’dan 10 kat daha fazla volkanik aktiviteye sahip olurdu.

Kuyruklıyıldız Faciası

Kayalık asteroitler ve buzlu kuyrukluyıldızlar, komşu dünyalarına (özellikle de buz ve gaz devleri tarafından fırlatıldıklarında) önemli zararlar verebilen gezegensel kırıntılardır.

Gezegenler son yörüngelerine sabitlendiklerinde, gezegenlerin kütleçekimsel kuvvetleri astreoitleri ve kuyrukluyıldızları etraflarında hareket ettirir. Bazıları gezegen sisteminin dışına itilirken, bazıları içeri doğru çekilir ve belki de yaşamın kendi kendine gelişmeye çalıştığı kayalık dünyalar ile çarpışır.

Dış güneş sistemimizde, Neptün’ün daimi yörüngesine yerleşirken yaptığı son hareketler; birden fazla kuyrukluyıldızı Jüpiter’e ulaşana kadar gezegenden gezegene geçirerek içeri doğru itekledi. Jüpiter bu buzlu kütlelerin bir kısmını dışarı doğru fırlattı, ama diğerleri Geç Dönem Ağır Bombardımanı olarak bilinen bir dönem sırasında Dünya’ya doğru içeri savruldu

Bir sanatçının erken Dünya tasviri büyük darbelerle dövülen bir yüzeyi gösteriyor.
Bir sanatçının erken Dünya tasviri büyük darbelerle dövülen bir yüzeyi gösteriyor.
Simone Marchi/NASA

Günümüzde Dünya, her gün ve sürekli olarak, toz formunda bulunan yaklaşık 90 metrik ton gezegenlerarası materyali biriktiriyor. NASA’nın Dünya’ya Yakın Cisimleri Araştırma Merkezi’ne göre; 100 metreden daha büyük cisimler, yüzeye yalnızca 10,000 yılda bir çarparken, 1 kilometreden daha büyük cisimler, yüzeye yalnızca her birkaç 100,000 yılda bir çarpıyor.

Dev gezegenler bu yıkıcı kırıntıları Güneş’e doğru savururken çarpışmalar aniden artar ve çarpmalar daha sık gerçekleşmeye başlar. Orta boy cisimler, atmosferin içine atmosferik süreçler ile engel olunabilecek toz ve atık madde savurur. Dev darbeler yalnızca sıfır noktası (patlamaya en müsait nokta) tahrip olduğu için değil, aynı zamanda Uzun Kış’a sebebiyet verebilecek kadar atık madde kusarak, gezegeni kısa süreli bir Buzul Çağına sürükledikleri için de çok şiddetli etkilere sebep olabilir. Yeterli darbenin art arda hızlıca yollanmasıyla, iklimin etkileri sonunda dünyayı yaşanamaz bir yer haline getirene dek bir diğerinin üstüne eklenmeye devam eder.

Tüm Reklamları Kapat

Raymond, diğer yıldızların etrafında bulunan gezegensel kalıntı gözlemlerine dayanarak, galaksideki yaklaşık 1 milyar Dünya benzeri gezegenin asteroid bombardımanına uğrayarak eninde sonunda tahrip olacağını hesapladı.

Büyük Kötü Abi: Jüpiter, Hayatı Sonlandırabilir mi?

Solar sistemde Güneş’ten sonraki en büyük cisim olan Jüpiter, ondan küçük kayalık gezegenlere kalkan olarak "korumacı bir abi" gibi davranır; diğer dünyaların etrafındaki başka devler de aynı rolü üstleniyor gibi görünüyor. Ama eğer bir gaz devi olan Jüpiter, kararsız bir gezegene dönüşmüş olsaydı, bunun, Jüpiter’in çevresinde bulunan, ondan küçük dünyalara karşı yıkıcı bir etkisi olabilirdi.

Yıldızlar oluştuktan sonra, kalan malzemenin diski gezegen oluşumuna yol açar. Disk içinde bulunan gazlardan ve tozdan kaynaklanan kütleçekimsel asılmalar, gezegenlerin üzerinde bir kuvvet yaratır ve bu kuvvet onları ilk birkaç milyon yıl boyunca belli bir saha içerisinde tutabilir. Fakat bu kuvvet yok olduğunda, gezegenler yörüngelerini daha kolay değiştirebilir. Dev gezegenler, kayalık kardeşlerinden daha küçük olduğu için, onların kütleçekimsel itmeleri daha küçük gezegenlerin yörüngelerini değiştirmede çok önemli bir fark yaratabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Ancak, büyük dünyalar dokunulmaz değildir; iki dev gezegen birbirini çekebilir ve birbirlerine aşırı derece yaklaşabilirler. Raymond’a göre bu devler, birbirlerine kütleçekimsel tekmeler atmak yerine nadiren çarpışır. Eninde sonunda, bazı dünyalar yörüngeden dışarı tekmelenerek tamamen atılır ve hiçbir yıldıza bağlanmadan süzülmek üzere uzay boşluğuna gönderilir.

Raymond, kabaca 5 milyar kayalık dünyanın gaz devleri tarafından tahrip edildiğini hesapladı. Bu yıkımların çoğu muhtemelen gezegenler oluştuktan hemen sonra gerçekleşti. Buna karşılık, yıkımların çok az bir kısmı da muhtemelen gezegenlerde yaşamın gelişmesi için zaman olduğunda; sistemin ömründe daha sonra gerçekleşti. Eğer gaz devlerinin yalnızca %1’i gezegensel ömürleri içerisinde daha geç kararsız duruma geçseydi, o zaman 50 milyon gezegen sistemi, yerleşik dünyaları kendi yıldızlarına fırlatarak yok ederdi.

Gezegenler bir ihtimal birbirlerine çarparak yok olmuş olabilir, ama bu muhtemelen o kadar da sık gerçekleşmiyordu.
Gezegenler bir ihtimal birbirlerine çarparak yok olmuş olabilir, ama bu muhtemelen o kadar da sık gerçekleşmiyordu.
Vadim Sadovski

Yıldızların Atıştırması

Gezegenler gibi, yıldızlar da ölür ve yıldızların bu dönüşümünün, yörüngelerindeki gezegenler üzerinde çok şiddetli etkileri olabilir.

Örneğin kızıl cüce yıldızları 100 milyon yıldan daha uzun bir zamanda (bizim güneşimizden on kat daha fazla bir sürede) uzun dönem parlaklıklarına ulaşabilirler. Kızıl cüceyi yörünge belleyen gezegenler, birkaç milyon yıl süresince yaşanabilir bölgede bulunabilirler; ama yıldız parlaklaştıkça gezegendeki yaşam barındıran su; yüksek sıcaklığın etkisinde kalarak buharlaşacaktır. Fakat buna rağmen, sıcak kızıl cücenin yörüngesindeki gezegenler yaşam barındırabilir. Raymond şöyle yazıyor:

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
The Haunted Man and The Ghost's Bargain (Charles Dickens)

The Haunted Man and the Ghost’s Bargain is a novella by Charles Dickens first published in 1848. It is the fifth and last of Dickens’s Christmas novellas. The story is more about the spirit of Christmas than about the holiday itself, harking back to the first in the series, A Christmas Carol. The tale centres on a Professor Redlaw and those close to him.

Redlaw is a teacher of chemistry who often broods over wrongs done him and grief from his past. He is attended to by his servants Mr. Swidger and his 87-year-old father who helps the cook, Milly William, decorate Redlaw’s rooms with holly. He is haunted by a spirit, who is not so much a ghost as Redlaw’s phantom twin and is “an awful likeness of himself…with his features, and his bright eyes, and his grizzled hair, and dressed in the gloomy shadow of his dress…” This Ghost appears and proposes to Redlaw that he can allow him to “forget the sorrow, wrong, and trouble you have known…to cancel their remembrance…” The Ghost also promises that Redlaw will have the power to bestow this same gift on anyone he meets. Redlaw is hesitant at first, but finally agrees. After the Ghost bestows his gift, a child dressed in rags with no shoes appears in Redlaw’s house. He seems terrified of Redlaw but becomes his unwilling companion.

Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English.
Uyarı: Agora Bilim Pazarı’ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Devamını Göster
₺120.00
The Haunted Man and The Ghost's Bargain (Charles Dickens)
  • Dış Sitelerde Paylaş

Bu süreç, gezegenleri tamamen kurutuyor mu yoksa yalnızca birkaç dış katman okyanusunu mu yüzeyden siliyor bilmiyoruz. Eğer gezegenin iç katmanında hapsolmuş yeterli su varsa (Dünyanın, mantoda yüzeydekinin birkaç katı miktarda su bulundurduğu düşünülmektedir), daha sonra yenilerini ortaya çıkararak okyanuslarını kaybetmeye dayanabilir. Bu, coğrafya ve astronomi arasındaki kompleks bir etkileşim ve akıbetin ne olduğu bilinmiyor — şimdilik.

Raymond, 100 milyar gezegenin kendi kızıl cüceleri tarafından kurutulmuş olabileceğini tahmin ediyor.

Güneş benzeri yıldızlar, yaşanabilir gezegenlerdeki hayata bir şans daha vererek onlara sularına tutunmaları için daha fazla zaman bahşediyor. Ama Güneş’in sıcaklığı da değişiyor ve milyarlarca yıldır yavaş yavaş parlaklığı artıyor. Raymond, bir milyar yıl içinde bu gezegenin artık yaşanabilir bölge içerisinde olmayacağını söylüyor. Su, Dünya’nın yüzeyinde artık sıvı formda bulunamayacak. Onun yerine, gezegen ani bir sera etkisi geçirecek ve en sonunda Venüs’e benzer bir biçimde bu gazlar tarafından sarılıp sarmalanacak.

Güneş benzeri bir yıldız, 10 milyar yıl yaşına geldiğinde, hidrojenini tüketecek ve mevcut boyutunun 100 ila 200 katı büyüklüğe gelene kadar genişleyecek. (Bizim güneşimiz 4.5 milyar yıl yaşında, yani bu gerçekleşene kadar hala biraz zamanımız var.) Güneş sisteminde, Güneş’in değişen yerçekimi Mars’ı ve diğer dış gezegenleri sistemin dışına iterken, Venüs ve Merkür yıldız tarafından yutulacak. Dünya bunun tam sınırında, yani kurtulabilir ya da yok olabilir. Kabaca 4 milyar kayalık dünya da benzer şekilde yavaşça parlaklığı artan bir yıldız tarafından yutuldu.

En büyük yıldızlar, birkaç milyon yıl gibi görece kısa bir zaman diliminin ardından yakıcı bir süpernova içerisinde patlar. Raymond, bu büyük yıldızların etrafında hiç gezegen gözlenmediğini, ama bunun araştırılacak çok az sayıda büyük yıldız olmasından ve hala güneş sisteminin dışındaki gezegenlerin bulunmasının zor olmasından kaynaklandığını yazıyor. Öyle ya da böyle, bu dev yıldızların etrafındaki herhangi bir gezegen, muhtemelen yıldızın patlayıcı ölümü ile yok edilecek.

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
47
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

İçerikle İlgili Sorular
Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 8
  • Tebrikler! 6
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Korkutucu! 3
  • Bilim Budur! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Üzücü! 1
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: space.com | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 23/04/2024 01:43:55 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9625

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Şempanze
Ekonomi
Gaz
Tutarlılık
Deniz
Öğrenme
Galaksi
Hızlı
Yörünge
Evrimsel Biyoloji
Karanlık
Kimyasal Bağ
Karanlık Madde
Spor
Moleküler Biyoloji
İhtiyoloji
Haber
Ayak
Hominid
Mühendislik
Kedi
Proton
Kafatası
Abd
Diş Hekimliği
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
N. T. Redd, et al. Gezegenler Nasıl ve Neden Ölür?. (2 Aralık 2020). Alındığı Tarih: 23 Nisan 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/9625
Redd, N. T., Dindar, M. S., Bakırcı, Ç. M. (2020, December 02). Gezegenler Nasıl ve Neden Ölür?. Evrim Ağacı. Retrieved April 23, 2024. from https://evrimagaci.org/s/9625
N. T. Redd, et al. “Gezegenler Nasıl ve Neden Ölür?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Translated by Mina Su Dindar, Evrim Ağacı, 02 Dec. 2020, https://evrimagaci.org/s/9625.
Redd, Nola Taylor. Dindar, Mina Su. Bakırcı, Çağrı Mert. “Gezegenler Nasıl ve Neden Ölür?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Translated by Mina Su Dindar. Evrim Ağacı, December 02, 2020. https://evrimagaci.org/s/9625.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close