Gece Modu

Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Dünyanın kuzey manyetik kutbu, Kanada'dan ve Sibirya'ya doğru çok hızlı bir şekilde kayıyor. Manyetik kutup o kadar hızlı yer değiştiriyor ki, bilim adamları güney ve kuzey manyetik kutup noktalarının değişeceği ihtimali nedeniyle endişeyle takip ediyor. Manyetik kutup yer değiştirdiğinde kuzey, güney olacak; doğu ise batı olacak. En son 780 bin yıl önce gerçekleşen kutup değiştirme olayını hatırlatan manyetik kutup değişimi nedeniyle bilim adamları tedirgin: Güneş Batı'dan doğacak!

Gerçek mi?

Sahte

Gerçek Ne?

Dünya'nın manyetik kutupları tersine dönmedi. Güneş batıdan doğmayacak; çünkü bunun olması için Dünya'nın manyetik kutuplarının değil, coğrafi kutuplarının yer değiştirmesi gerekirdi; yani Dünya'nın manyetik alanının değil, kendisinin baş aşağı dönmesi gerekirdi. Böylesine yıkıcı bir olay yalnızca devasa göktaşlarının ve başıboş gezegenlerle çarpışmanın etkisi altında yaşanabilir. Dünya, öngörülebilir milenyumlar boyunca aynı yönde dönecektir ve Güneş de doğudan doğup batıdan batmayı sürdürecektir.

Dünya Manyetik Modeli (WMM), 2020 yılı için 10 Aralık 2019'da güncellendi. Bu, her 5 yılda bir yapılan rutin bir güncellemedir. Son güncelleme 2015'te yapılmıştı (ve 15 Aralık 2014'te yayınlanmıştı), bir sonraki de 2025'te yapılacak. Yani bu konuda sıra dışı veya beklenmedik bir durum yok.

Yakın geçmişte beklenenden erken bir açıklama da bulunmuyor. 4 Şubat 2019'da normal döngü dışında bir güncelleme ilan edilmişti; ancak bunun da gazetelerin iddia ettiği kadar yıkıcı/apokaliptik bir nedeni bulunmuyor. Dünya'nın manyetik alanının (dolayısıyla manyetik kutupların) hareket halinde olduğu 19. yüzyıldan beri biliniyor ve kimi dönemlerde bu hareketlilik artıp, daha öngörülemez bir hâl alabiliyor. Bu dönemlerde daha sık güncelleme yapmak gerekebiliyor.

İddianın Kökeni

5 ve 6 Şubat 2020'de gazeteler, Dünya'nın manyetik alanıyla ilgili hatalı ve abartılı haberler vererek halkı galeyana getirdiler ve sosyal medyada sahte bir gündem yarattılar.

Bilgiler

Dünya'nın manyetik kutuplarının kaydığı 1831 yılından beri bilinen, sıradan bir gerçektir. Konu hakkındaki 2013 tarihli bir yazımızı buradan okuyabilirsiniz. 19. yüzyılın ortasından bu yana manyetik kutuplar 2250 kilometre civarında yer değiştirdi. Buna bağlı olarak, düzenli aralıklarla navigasyon ve pusula sistemlerinin düzgün çalışabilmesi için ABD Ulusal Çevre Bilgisi Merkezleri (NCEI) ve İngiliz Jeoloji Araştırmaları (BGS) tarafından güncel haritalar yayınlanmaktadır.

Dünya Manyetik Modeli, Dünya'nın geniş ölçekli bir manyetik alan haritasıdır. Bu haritada hem haritanın hazırlandığı zamanki Dünya'nın aktif/güncel manyetik alanları bilgisi yer alır, hem de bir sonraki güncellemeye kadar bu manyetik alanların nasıl değişeceğine yönelik tahminler yer alır. Buna bağlı olarak iki güncelleme arasındaki kaymalar öngörülebilir ve pusula/navigasyon sistemleri buna göre güncellenebilir. Eğer Dünya'nın çekirdek faaliyeti, dolayısıyla da manyetik alanı bu modelin öngördüğünden hızlı değişirse, döngü-dışı güncelleme adı verilen erken güncellemeler yapılabilir. Bu, çok da sıra dışı bir durum değildir; zira bilim insanlarının elinde en nihayetinde kusursuz olmayan bir bilimsel model vardır. Bu modelin hata payları dışına çıkıldığında, güncellemeler yapılması gerekir.

Bu haritalarda farklı güçteki manyetik bölgeler farklı isimlerle anılmaktadır. Örneğin manyetik kutuplar Kararma Bölgesi (İng: "Blackout Zone"), 2000-6000 nanoTesla (nT) düzeyindeki manyetik bölgeler Dikkat Bölgesi (İng: "Caution Zone"), 0-2000 nT bölgeleri ise Güvensiz Bölgeler (İng: "Unreliable Zone") olarak işaretlenmektedir.

Gerçekten de, 21. yüzyılın başından beri manyetik kutupların hareketi genel ortalamanın üzerinde bir hızda seyretmektedir. Yeni modele göre kuzey manyetik kutup noktası Rusya'ya doğru kaymaya devam edecektir; ancak kayma hızı son 20 yılda görülen 55 km/yıl hızdan, 40 km/yıl hıza doğru giderek azalacaktır.

Bu manyetik modeller özellikle de uçak navigasyonu, su altı araştırmaları, paraşüt sensörleri ve benzeri uygulamalar için önemlidir. Ayrıca hava alanları da güncel modellere göre ellerindeki verileri güncellemekte ve işlemlerini bu modellere göre değiştirmektedir.

Manyetik kutupların değişmesi, Dünya'nın 4.54 milyar yıllık tarihinde sıklıkla yaşanmış bir olaydır; bunun bilimsel olmayan kaynaklarda anlatılan kıyamet senaryoları ile hiçbir alakası yoktur. Dünya'nın manyetik kutupları, istatistiki olarak her 1 milyon yılda 5-26 defa arasında değişebilmektedir. Bu değişimlerin hızı tam olarak bilinmemekle birlikte, güncel modeller 1 tam döngünün birkaç bin yıl sürdüğünü göstermektedir. Yani manyetik kutup noktası değişimi gün aşırı olabilecek bir olay değildir.

Dahası, bu değişimin coğrafi kutup değişimi olmadığı da hatırlanmalıdır. Dünya'nın coğrafi kuzeyi ve güneyi değişmemektedir (dolayısıyla doğusu ve batısı da). Yani Antarktika veya Kuzey Kutbu'nun yeri değişmemektedir (tektonik nedenlerle olan kaymalar haricinde).

Yani burada anlaşılması gereken kritik nokta şudur: Doğu ve batı gibi kavramları genelde Dünya'nın kendi etrafındaki dönüşünden ötürü Güneş'in "doğuyormuş" ve "batıyormuş" gibi gözükmesinden ilham alarak geliştirdik. Kuzey ve güney ise daha ziyade bu doğu-batı kavramına dik kavramlar olarak gelişti. Pusulaların icadıyla birlikte bunlar manyetik alanlarla ilişkilendirildi; dolayısıyla coğrafi ilişkilendirmeler ortadan kalkmış oldu; ama isimleri aynı kaldı. Bu açıdan bakılacak olursa, Dünya'nın manyetik kutupları tamamen zıt olacak şekilde dönseydi bile, Güneş'in doğduğu veya battığı yer değişmezdi. Tabii ki astronomik veya coğrafi bazı diğer olaylar bu doğum batım noktalarını zamanla değiştirebilir; ancak manyetik kutup kayması o olaylardan birisi değildir.

Burada olan tek şey, manyetik alanın kuzeyi ve güneyi olarak tanımlanan (dolayısıyla manyetik alanın batısı ve doğusu olarak tanımlanan) bölgelerin yavaş yavaş yer değişmesidir. Bu da pusulaları ve yukarıda saydığımız diğer süreçleri etkilemektedir. Bunun insan veya diğer canlı yaşamı üzerine doğrudan veya ani bir etkisi yoktur. Gözle görülebilir, bariz değişimlere neden olamaz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 11
  • Tebrikler! 36
  • Bilim Budur! 19
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 9
  • Güldürdü 1
  • İnanılmaz 5
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 6
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 2
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/04/2020 16:49:56 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8264

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Apollo projesinin en önemli getirisi, insanın sonsuza kadar bu gezegene zincirli olmadığını göstermek, vizyonumuzun bu gezegenden çok daha uzaklara dayandığını ispatlamak ve fırsatların sınırsız olduğunu anlamak olmuştur.”
Neil Armstrong
İnsan Zekasının Evrimi: Neden Sadece İnsanın Beyni Bu Kadar Evrimleşmiştir?
Geri Bildirim Gönder