Gece Modu

Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

İnsan vücudu en fazla 45 del (acı birimi) acıya dayanabilir. Fakat doğum yaparken, kadınlar 57 del kadar acı çekerler. Bu, aynı anda 20 kemiğin kırılmasına eşdeğerdir. Annenizi sevin, çünkü o Dünya'daki en güçlü insan ve bizim en güçlü destekçimiz!

Gerçek mi?

Sahte

Gerçek Ne?

"Del" diye bir acı ölçüsü birimi bulunmamaktadır ve verilen sayılar herhangi bir anlama sahip değildir. Doğum, aşırı sancılı bir süreç olsa bile, insanların deneyimleyebileceği en acı verici olay değildir ve 20 kemiğin kırılmasıyla eşdeğer bir acı olduğunu gösteren herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Kadınların doğum sırasında acı eşikleri yükselmez (yani hangi sinyal şiddetinden sonra acıyı algılamaya başladıkları düzey değişmez). Salgılanan hormonlarla beyinleri uyuşturularak beyne ulaşan sinyallerin iletimi düşürülerek acıyı algılama biçimleri değişir (yani aynı miktarda acı deneyimlerler; ancak bu miktardan algıladıkları acı hissi azalır).

İddianın Kökeni

Annelerimizi ne kadar çok seviyor olsak da, bu sevgiyi bilimi çarpıtmak için kullanmaya her zaman karşıyız. Bu mitin yanlışlarını saymakla bitmez. Ancak kadınların erkeklerden dirence bu kadar ciddi miktarda daha dayanıklı olduğuna dair hiçbir bilimsel veri yoktur; tam tersine, aksini gösteren birçok veri bulunmaktadır. Dişileri ve doğumlar sırasında çektikleri acıları takdir etmek için mitleştirmeye ve uydurma bilgilere ihtiyacımız yoktur.

Bilgiler

Skala Hataları

Sosyal medya ve e-posta zincirleriyle yayılan iddianın içinde bahsedilen "del" isimli bir acı birimi yoktur. 1940 yılında James D. Hardy ve arkadaşları tarafından "dolorimetre" diye bir acı skalası geliştirilmiştir. Ancak çok yaygın olarak kullanılmamaktadır. Mit, çarpıtıla çarpıtıla birim de çarpıtılmıştır. Dolorimetrede 1'den 10'a kadar, "dol" biriminde sayılar vardır ve 45, 57 gibi sayılar burada yer almaz.

Şimdiye kadar birçok farklı acı skalası tanımlanmıştır. Yaygın kullanılanların hepsi 1'den 10'a kadar değerler taşır. Ancak bu skalaların hiçbiri uluslararası kabul görmemiştir. Bu konuda halen tartışmalar sürmektedir. Dünya çapında en yaygın olarak kabul edilen "Karşılaştırmalı Acı Skalası" (Comparative Pain Scale) da 10 üzerinden bir derecelendirmeye sahiptir. Doğum, bu skalada 8 puan ile ifade edilir ve acının en şiddetli migren ağrısı ile eşdeğer olduğu varsayılır. 9. seviyede intihara bile sebep olabilecek kadar acılı olan boğaz kanseri bulunurken, 10. sırada bilinci kapatacak kadar şiddetli trafik kazalarında duyulan acılar bulunmaktadır. Dr. Robin Elise Weiss, doğumdan daha çok acıttığı tespit edilen olayları şöyle sıralamaktadır:

  1. Femur kemiğinin çok yerden kırılması,
  2. İleri düzey migren ve kümeli baş ağrısı (İng: "cluster headache"),
  3. Böbrek taşları,
  4. Safra taşları,
  5. İdrar kanalı enfeksiyonları,
  6. Diş kökü kanalı iltihaplanması,
  7. Açık kalp ameliyatı gibi bazı ameliyatlar.

Bir acının, birden fazla kemiğin kırılmasıyla eşdeğer acı verdiğini göstermenin veya kıyaslamanın bir yolu yoktur. Zira her kemiğin kırılması ve kırılma biçimi farklı şiddetlerde acı hissi yaratır. Ayrıca birden fazla kemiğin aynı anda kırılması, doğrusal bir toplama işlemiyle acıya neden olmaz; yani 1 kemik 1 birim acı veriyorsa, 3 kemik 3 birim acı verir gibi bir hesaplama yapılamaz. Bu sebeple mitin içerisindeki kıyaslama da, abartma amacıyla eklenmiştir.

Erkeklerin ve Kadınların Acı Eşikleri

Scientific American'da yayınlanan bir araştırmaya göre, Amerika'daki University of Florida, Kanada'daki McGill Üniversitesi ile İngiltere'deki bazı üniversitelerde yapılan bağımsız araştırmalar erkeklerin acı eşiğinin kadınlardan daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bunun haricinde, erkeklerin farklı acıları kadınlara göre daha iyi tanımlayabildikleri de ortaya çıkarılmıştır. Üstelik tüm araştırmalar, kadınların acıya çok daha hassas olduğunu göstermektedir.

Mythbusters (Discovery Channel'ın mit avcıları), bir bölümde kadınlarla erkeklerin acı eşiklerini karşılaştırarak kadınların acıya daha dirençli olduğunu ileri sürmüştür. Bu deney, çok az kadın-erkek denek kullanılarak yapılmış, aceleci bir sonuçtur ve literatürdeki araştırmalarla uyumsuzdur. Mythbusters, bu araştırmada acıyı buz dolu bir kabın içerisine elini sokup içinde tutabilme süresiyle ölçmüştür. Genelde bilimsel kuruluşlar acıyı lazer ışınının kontrollü şiddetiyle, bir düzenek sayesinde giderek artan miktarda şiddetin her iki cinsiyete de eşit şekilde uygulanması şeklinde ölçerler. Bu açıdan Mythbusters'ın araştırma yöntemi pek güvenilir değildir.

Ancak gelecekte yapılacak araştırmalarla bu mitin içeriğinin değişebileceğini belirtmek adına ve diğer araştırmaların aksi yönünde veriler barındıran bazı araştırmalar olduğundan bahsetmek adına burada bunu da vermek istedik. Sonuçta bilim hiçbir zaman mutlak değildir.

Kadınların Hamilelik Direnci!

Kadınların erkekleri acı konusunda net bir şekilde geçtiği tek nokta, mitte de belirtildiği gibi hamilelik konusunda gösterilen dirençtir. Doğum, greyfurt büyüklüğündeki bir delikten, basketbol topu büyüklüğündeki bir cismin çıkması için gereklidir.

Ancak yine de yukarıdaki bilgi hatalıdır, zira hamilelik sırasında kadınların acı eşikleri artmamaktadır. Bunun yerine, vücudun salgıladığı hormonlar, adeta uyuşturucu etkisi yaparak beynin acıyı daha az hissetmesini sağlamaktadırlar. Özellikle endorfin gibi doğal ağrı kesiciler, kadınların bu konuda bir nevi hile yapmasını sağlamaktadır.

Üstelik bu bile net değildir; zira insanlar ve farelerde yapılan bir araştırmada, insanlardaki hormonların acıyı azaltıcı etkisinin oldukça az olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla bu söylenenler, insan için pek de geçerli olmayabilir.

Sonuç

Annelerimiz başımızın tacıdır ve yavrularını doğurmak ve büyütmek için bin bir acı ve güçlükle baş ettikleri tartışılmazdır. Ancak bunu mitleştirerek abartmak, bizim açımızdan pek de doğru değildir. Annelerimizin başımızın tacı olmaları için saçmalıklara ihtiyaçları yoktur ve hiç olmamıştır.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 10
  • 17
  • 5
  • 2
  • 0
  • 3
  • 1
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • J. E. Brown, et al. (2011). Towards A Physiology-Based Measure Of Pain: Patterns Of Human Brain Activity Distinguish Painful From Non-Painful Thermal Stimulation. PLOS One.
  • N. K. Lowe. (1996). The Pain And Discomfort Of Labor And Birth. Journal of Obstetric, Gynecologic & Neonatal Nursing, sf: 77-82.
  • H. K. Beecher. (1957). The Measurement Of Pain. Pharmacological Reviews, sf: 59-209.
  • E. R. Adair. (1968). Thermally Induced Pain, The Dol Scale, And The Psychophysical Power Law. The American Journal of Psychology, sf: 147-164.
  • Mind. Scientists Find A New Way To Measure Pain. (2011, Eylül 20). Alındığı Tarih: 16 Temmuz 2019. Alındığı Yer: Scientific American
  • B. Calandra. Gender: Some Painstaking Differences. (2002, Ağustos 27). Alındığı Tarih: 16 Temmuz 2019. Alındığı Yer: Medicine

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 16/10/2019 08:52:26 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/786

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İnsanın geleceği yıldızlardadır ve bu gelecek, çocukça bir budalalık ve cahil bir batıllığa heba etmek için fazlasıyla önemlidir.”
Isaac Asimov
Geri Bildirim Gönder