Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Dede Korkut Kimdir? Anlatılan Dede Korkut Hikayelerinin Kaynakları ve Bu Hikayelerin Özellikleri Nelerdir?

Dede Korkut Kimdir? Anlatılan Dede Korkut Hikayelerinin Kaynakları ve Bu Hikayelerin Özellikleri Nelerdir? haberturk.com
Kopuzuyla birlikte temsili Dede Korkut çizimi
21 dakika
1,689
  • Sözlü Edebiyat
  • Sözlü Tarih

Bir olay veya olgu, yazıya geçirildiği anda artık ölüdür ve o ana bağlı kalır. Artık onu, yazıya geçirildiği zamandan çekip çıkartmamız veya o anlatı üzerinde ekleme-çıkartma yapmamız imkansızdır. O artık bir taşa, kaplumbağa kabuğuna, papirüse ve/veya kağıda yazılmış ve mühürlenmiştir.

Ancak sözlü edebiyat ve bu edebiyatın ürünleri bunun tam tersi istikamette gitmektedir. Sözlü edebiyatın ürünleri, zamana bağımlı değildir. Aynı veya farklı kültürün insanları sözlü anlatılara (destan, mitoloji vs.) kendi zaman ve mekanına bağlı olarak eklemeler yapabilir veya beğenmediği tarafları bir kenara atabilir. Anlatı üzerindeki bu tarz oynamalar, onu zamana karşı canlı tutar. Artık o söylendiği zamanın ürünü değil, her zamanın ürünüdür. Söylendiği andan yüzyıllar geçse bile onu duyan insanlar onda kendisine dair bir şeyler bulur, söyler ve kendisinden sonrakilere aktarır, miras bırakır.

Tüm Reklamları Kapat

"Gerçek" ile "masal"ların birbirinden ayırt edilemediği dönemlerde yaşamış insanlar, kendileri gibi yaşayan, yemek yiyen, aç kalan, savaşan ve ölen kahramanları destanlarda bulmuşlar ya da bu kahramanları destanlarda kurgulamışlardır.

Yıllar geçtikçe biriken Dede Korkut Boylarını dinleyen veya okuyan kimse, muhtemelen o hikâyelerde kendisine dair bir şeyler bulmuştur. Büyük bir olasılıkla Basat gibi Tepegöz benzeri bir yaratık öldürmemiş ya da Deli Dumrul gibi Azrail’e kafa tutmamıştır; ancak belki de çevresindekilere ya da sevdiklerine zarar veren bir belayı defetmiş veya ölümle başa çıkabilecek çareler ararken kendini asıl seven kişiyi bulmuştur.

Tüm Reklamları Kapat

Dede Korkut Boylarının Türklerin sosyal/kültürel ve siyasi hayatına dair ihtiva ettiği malumat, Türk topluluklarının arkasından yazılı kaynak/eser bırakma konusunda ince eleyip sık dokuduğu göz önüne alınırsa önemli hale gelmektedir.

Dede Korkut Boyları (Hikayeleri) Hakkında Genel Bilgiler

Başlamadan önce vurgulamakta fayda görüyoruz: Dede Korkut Boylarındaki kahramanların veya olayların gerçek kahraman ve olaylarla örtüşüp örtüşmediği bu yazının ilgi alanının dışındadır. Bu yazı için önemli olan, Dede Korkut Boylarının ne olduğu, bu boyların Oğuzname ile ne gibi bir ilişkisi bulunduğu, Dede Korkut'un kim olduğu ve halihazırda bilinen ve söylenen Dede Korkut Boylarının kaynağının neler olduğunu açıklamaya çalışmaktır.

Dede Korkut Boyları ve Oğuzname İlişkisi

Dede Korkut Kitabı (bundan sonra DKK olarak da ifade edilebilecektir) boylarının Oğuzname’nin kendisi ile bir alakası olduğu söylenir. Bu alakaya delil olarak, 1310'lu yıllarda kaleme alındığı düşünülen Dürerü't-Ticân'da Oğuzname hakkında verilen bilgiler gösterilir.

Reklam
NordPass Ücretsiz şifre yöneticisi ile eksiksiz dijital güvenlik
  • Şifrelerinizi, kredi kartlarınızı ve kişisel bilgilerinizi güvenle depolayın.
  • İnternet sitelerine giriş bilgilerinizi tek tıkla yükleyin ve yeni şifreleri kolayca kaydedin.
  • Şifreniz çalınırsa, anlık bildirimler alın.
Fırsatı Yakalayın
30 günlük para iadesi garantisi

Dolayısıyla öncelikle Oğuzname'nin ne olduğundan ve Dürerü’t-Ticân'ın konumuz ile ne gibi bir bağlantısı bulunduğundan bahsedelim:

"Oğuzname" teriminin, anlam olarak, Oğuzlar'ın etnik ve mitolojik menkıbeleri, konusu Oğuzlar’ın kahramanlıkları olan hikâyeler yani destanlar, Türk atasözleri , geniş anlamda kozmik menşe, takvim ve köken mitleri, soy kökleri ve ortaya çıkmalarıyla ilişkili sözlü veya yazılı metinler topluluğu olduğunu söyleyebiliriz.[1], [2]

Bu ifadelere tamamlayıcı bir ek olarak ise, sadece Oğuzlar'ın hikâye ve rivayetlerini barındıran destanlar olarak değil, aynı zamanda çeşitli halk zümreleri arasında dolaşan başka rivayetler ve hikâyeleri de ilave edebiliriz.[1]

Arapça olarak yazılan Dürerü't-Ticân, Memlûk Devleti tarihçilerinden biri olan Ebû Bekr b. Abdullah b. Aybek ed-Devâdâri tarafından kaleme alınmıştır. Bu eser, şu ana kadar bildiğimiz Oğuzname teriminin kullanıldığı en eski metindir. Eser, insanlık tarihinin başlangıcından (eserin iddiasına göre Hz. Adem'den) 1310 tarihine kadar cereyan eden olayları anlatan tek ciltlik muhtasar (kısa ve öz) bir eserdir. Eserde, Oğuzname terimi şu şekilde geçer:[1], [3], [4], [4]

Tüm Reklamları Kapat

Dikkat ederseniz İbn Devâdâri, yukarıdaki alıntıda, "Oğuzlar'ın aralarında günümüze kadar anlatageldikleri meşhur hikâyeler vardır." demiştir. Yazar, bahsettiği hikâyelerden bir tanesi olan Tepegöz’ün hikâyesini eserinde özet şeklinde verir (hikâyenin uzunluğundan dolayı yukarıdaki alıntı içerisinde verilmemiştir; ancak hikaye, istenirse buradaki yazımızdan okunabilir). Bu özet sayesinde meşhur hikayelerden kastedilmek istenenin Dede Korkut Boyları olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte, DKK'nın Vatikan (V) yazmasının adının "Hikâyet-i Oğuznâme-i Kazan Beg ve Gayrı" olması ve Dresden (D) yazmasının her bir boyunun Oğuzname olarak adlandırılması bazı araştırmacılar tarafından DKK'nın Oğuzname'nin bir parçası olduğuna delil olarak gösterilmektedir.[4]

Dede Korkut Boylarında geçen Tepegöz
Dede Korkut Boylarında geçen Tepegöz
bilimdili.com

Dede Korkut Kimdir?

Dede Korkut'un adı ilk defa İlhanlı devlet adamı, tabip ve tarihçi olan Reşideddin’in Câmiü't-Tevârih (CT) adlı eserinin ikinci cildindeki Târih-i Oğuzân ve Türkân ve Hikâyet-i Cihângiri-i U (Oğuz ve Türklerin Tarihi ve Onların Kahramanlıkları) başlığı altında yer alan Oğuznamesinde şu şekilde geçer:[5]

Bu padişah (Ala Atlı Kiş Donlu Qayı İnal Han) çağından Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa SA. zuhur etmiş, bu hükümdar da Bayat (?) Dede Kerencük’ü elçi olarak onun hizmetine gönderip Müslüman olmuştu. Bu Qorqut Bayat boyundan Kara-Hoca’nın oğlu olup çok akıllı, bilgili ve keramet sahibi bir insandı. İnal Han Sır Yavquy zamanında ortaya çıkmıştır. Bu sözleri nakledenin dediğine göre iki yüz doksan beş yıl ömrü olmuştur. Güzel sözleri, söylenen kerametleri ve hakkındaki hikâyeler pek çoktur ve ayrıca zikredilecektir.
Dede Korkut Çizimi
Dede Korkut Çizimi
twitter.com

Reşideddin'in bahsettiği "Dede Kerencük" ile Dede Korkut arasındaki bağlantı olduğu sanılmaktadır. Alıntıda bahsedilen "güzel sözler"den kastedilenin, Dede Korkut'a atfedilen atasözleri ve hikmetli sözler olduğu ve "hakkındaki hikâyeler" ifadesinden ise Dede Korkut boylarının ifade edildiği düşünülmektedir. Reşideddin "ayrıca zikredilecektir" demiştir ancak eserinde hangi sebepten olduğunu bilmediğimiz bir şekilde bu boyları zikretmemiştir.[4]

Abdülkadir İnan'a göre ise Dede Korkut, tarihi bir şahsiyet olarak değerlendirilebileceği gibi aynı zamanda bütün Türk kavimlerinin çok eski zamanlara, efsanevi devirlere ait umumi bir kahramanı daha doğrusu peygamber-baksisi (baksi, bakşı, bahşı, şaman) olarak da ele alınabilir.[6]

Tüm Reklamları Kapat

Dede Korkut, bütün Dede Korkut boylarında karşımıza çıkar. Dede Korkut'un asıl vazifesi, kopuz çalarak boy boylayıp (DKK'dan herhangi bir hikâyeyi anlatmak) soy soylamaktır (boyların içindeki manzum bölümlere "soy" denir; bu bölümleri kopuz eşliğinde söylemeye soy soylamak denir). Dede Korkut, genellikle boyların sonunda ortaya çıkar (birkaç boyda bir müşkülü çözmek için belirir) ve boy boylar, soy soylar, kahramanlara dua eder ve bazen onlara ad verir. Dede Korkut bu işleviyle, 12 boyu birbirine bağlayan ve boyları düzenleyip anlatan ortak kahramandır.[4]

Dede Korkut Hikayelerinin Kaynakları

Günümüzde bilinen Dede Korkut Kitabı'nın 12 boyu, Vatikan ve Dresden nüshalarına dayanmaktadır. 12 Aralık 2018'de Dede Korkut'un yeni bir nüshası olarak Günbed nüshası bulunmuştur. Bu nüsha da Salur Kazan'ın yedi başlı ejderhayı öldürmesi anlatılır. Bu boyun Vatikan ve Dresden nüshalarının dayandığı dip nüshadan farklı bir dip nüshaya dayandığı düşünülmektedir ve bu yüzden önemlidir. Bu nüsha ile Dede Korkut boyları 13’e çıkmaktadır. Biz bu yazımızda sadece iki ana nüsha olan D ve V nüshalarına bakacağız. Adı geçen nüshalar hakkında farklı bir başlık altında tafsilatlı bilgi verilecektir.

Dede Korkut Kitabı'nın 12 boyunun her biri, bir veya iki kahraman üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bununla birlikte bir boyun esas veya yardımcı kahramanları başka bir boyda da geçebilir ve bir boyda esas kahraman olan başka bir boyda yardımcı kahraman olarak görülebilir. Boylardaki kahramanların başı Salur Kazan’dır. Bunun bir yansıması olarak dört boy, Salur Kazan veya oğlu Uruz üzerine kurgulanmıştır. Diğer kahramanlar ise, Salur Kazan'ın beyleri veya arkadaşlarıdır. Bayındır Han, Salur Kazan’ın hükümdarı olarak geçse de olaylarda aktif olarak karşımıza çıkmaz. Salur Kazan ise, 12 boyun 9 tanesinde karşımıza çıkmaktadır.[4]

Tabiatüstü varlıklar ve bu varlıklarla ile mücadele eden kahramanlar Dede Korkut Kitabı'nın, Duha Koca oğlu Deli Dumrul Boyu ile Basat’ın Tepegöz’ü Öldürdüğü Boy'da yer alır. Bu iki boy haricinde Dede Korkut Kitabı boylarının ana konusu, Oğuzların komşuları olan Kıpçaklar ile savaşları, kendi aralarında yaptıkları iç mücadeleler ve birçok kahramanın tutsaklığı ve bu tutsaklıktan kurtulmasını veya kurtarılmasını anlatan boylardır.[3], [4]

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Karamel 4: Çifte Karamel

Karamel’in yeni tutkusu para. Evde yaptığı “Karamel Papelleri”yle aklına gelen her şeyi satın almayı saplantı haline getirince Peter ve ailesi darphane gezisi yapmaya karar verir. Gezide yıllardır haber almadıkları akrabalarıyla karşılaşır ve kendilerini çılgın bir maceranın içinde bulurlar. Peter kardeşinden çektikleri yetmezmiş gibi bu kez de birbirinden sinir bozucu ikiz kuzenleri ve Karamel’le aynı adı taşıyan, yaramazlıkta da ondan hiç aşağı kalmayan küçük erkek kardeşleri Minik Karamel’le uğraşmak zorunda kalır!

Dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin son kitabı Çifte Karamel’de Peter ailesiyle yardımlaşarak hep birlikte içine düştükleri çılgın macerayı atlatmaya çalışıyor.

Devamını Göster
₺46.00
Karamel 4: Çifte Karamel

Deli Dumrul'un Azrail ile karşılaşması.
Deli Dumrul'un Azrail ile karşılaşması.
artstation.com

Bir sözlü kaynağın ne zaman ve nerede yazıya geçirildiğini belirlememiz, bu sözlü kaynağın muhatabı olan kitlelerin kimler olduğunu anlayabilmemiz açısından önemlidir. Dede Korkut Kitabı'nın sözlü gelenekten yazıya geçirilme zamanı ve mekânı olarak elimizde bazı bilgiler vardır:

Muharrem Ergin'e göre, Dede Korkut Kitabı'nın sözlü rivayetten yazıya geçirilişi, 15. yüzyılın ortası veya ikinci yarısında Akkoyunlu coğrafyasında olmalıdır. Ergin bu görüşünü şu şekilde gerekçelendirir:[1], [4] III. Murad için kaleme alınan Tevârih-i Cedid-i Mir’ât-ı Cihân adlı Oğuzname'de Bayındır Han, Uzun Hasan'ın altıncı atası gösterilir ve Dede Korkut'taki İç Oğuz, Dış Oğuz kahramanlarının Bayındır Han döneminde yaşadıkları söylenir. Hem bu bilgi hem de DKK’daki Bayındır Han’ın özel konumu, Dede Korkut boylarının en çok Akkoyunlu coğrafyasında söylendiğini gösterir.[4] Ancak Dede Korkut Kitabı boylarının en çok Akkoyunlu coğrafyasında söylenmesinin, onun bu coğrafyada yazıya geçirildiğine doğrudan delil olarak gösterilmesine şüphe ile yaklaşanlar da mevcuttur.

Pertev Naili Boratav, Dede Korkut boylarına son şekli, 15. yüzyıl başlarında Akkoyunlular’ın hâkim olduğu sahada bugünkü Kars ve Çorum vilayetleri sahasında ismi bilinmeyen bir yazar tarafından verildiğini söyler.[1]

Vasily Vladimirovich Barthold, DKK’nın telif zamanının tam olarak tespit edilemeyeceğini söylerken Dede Korkut’un Dede Korkut Kitabı'nın giriş kısmında Osmanlı Hanedanı hakkındaki kehanetine işaret ederek, bu hikâyelerin Osmanlılar’ın Anadolu’da önemli ölçüde hâkimiyet kazanmalarından sonra tespit olunduğunu yani Yıldırım Beyazıt (1389-1402) zamanından önce yazılmış olamayacağını söylemiştir:[1], [4]

Korku Ata ayıtdı. Âhir zamanda hanlık girü Kayı’ya değe, kimsene ellerinden almaya, âhir zaman olup kıyâmet kopunca. Bu didügi Osman neslidür, işde sürilüp gide yorur.

Faruk Sümer, boylarda geçen paşa, sancak beyi, alay, gönder (kargı) gibi Osmanlı askeri teşkilatına dair kelimelere dikkat çekerek Dede Korkut Kitabı boylarının 16. yüzyılın ikinci yarısında yazılmış olduğunu ve bu yazılmanın Osmanlı hâkimiyeti devrinde gerçekleştiğini ileri sürmüştür. Yer olarak ise, Erzurum, Kuzey Azerbaycan veya Şirvan'ı göstermiştir. Kuzey Azerbaycan ve Şirvan 1590-1603 yılları arasında 13 yıl Osmanlı hâkimiyetinde kalmıştır.[3]

Ahmet B. Ercilasun ise, konuya şu şekilde bir açıklama getirir: Dede Korkut Kitabı'nın 12 boyu, 15. yüzyılda Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Azerbaycan coğrafyasına hâkim olan Akkoyunlular zamanında son şeklini almıştır. Osmanlıların Anadolu'nun doğu ve güneydoğusuna hâkim olduğu 16. yüzyılda ise yazıya geçirilmiştir.[4]

Dede Korkut Kitabı boylarının Oğuzname'nin üç parçasından bir tanesi olduğuna dair genel bir görüş birliği var gibi gözükmektedir. Dede Korkut'un tarihi bir şahsiyet mi yoksa Türk toplulukları için uhrevi özelliği bulunan bir sembol mü olduğu konusu, hala tartışmaya açık olmasına karşın 1306-12 yıllarında kaleme alındığı düşünülen CT'nin ikinci cildi, Dede Korkut’tan tarihi bir şahsiyet olarak haber vermektedir.

Dresden (D) Nüshası

Dede Korkut Kitabı'nın dayandığı D nüshasının kapağında yazan târih-i vefât-ı Osman Paşa, sene 993 ibaresi, yazmanın bu tarihten (993/1585) sonra istinsah (kopya) edilemeyeceğini göstermektedir. Barthold bu ibareden yola çıkarak nüshanın 1585'te istinsah edildiğini söylemiştir. Bu yazmanın tarihini tespit edebilmemize imkân sağlayan başka bir kayıt ise yoktur.[4]

Dede Korkut Kitabı'nın D nüshasının istinsah tarihi olarak gösterilen 1585'li yıllarda Osmanlı Devleti’nin başında III. Murad (1546-1595), Safevi tahtında ise sırasıyla, Tahmasb (1524-1576) ve I. Abbas (1587-1629) vardı.

Nüshanın yazıya geçirildiği düşünülen zaman ve mekandaki siyasi gelişmelere bakmamız, ortamın sosyal ve kültürel yapısını anlamamızı kolaylaştırabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Osmanlı Devleti, Tahmasb'ın ölümü üzerine İran’da yaşanan kargaşa ortamından faydalanmak istemiştir. Bu doğrultuda 1578’den 1639 Kasr-ı Şirin Barış Antlaşmasına kadar İran'a karşı aralıklarla saldırılarda bulunmuştur.[7]

1578'den 1590 İstanbul Antlaşmasına kadar Osmanlı Devleti Kur nehri kuzeyinde Gürcistan, Şirvan ve Dağıstan'ı ele geçirmiştir.[7] Yukarıda Faruk Sümer'in belirttiği Dede Korkut Kitabı boylarında geçen paşa, sancak beyi, alay, gönder gibi kelimeler üzerinden boyların 16. yüzyılda Osmanlı hâkimiyeti devrinde yazıya geçirildiğine dair görüşü, bu döneme denk gelmektedir ve yer olarak verdiği Kuzey Azerbaycan ve Şirvan bu dönemde Osmanlı hâkimiyetindedir.

Dresden nüshasının kapağında yazan târih-i vefât-ı Osman Paşa, sene 993 ibaresindeki Osman Paşa ise, Mısır’da 1527 yılında doğan ve Osmanlı Veziriazamı olan Özdemiroğlu Osman Paşa'dır. Osman Paşa, Osmanlı-Safevi savaşı sırasında Şirvan ve Dağıstan Beylerbeyliğine getirilmiştir. Safeviler'e karşı önce Çıldır'da ardından Alazan nehri yakınlarındaki Koyungeçidi'nde savaşmıştır. Bu savaşlar neticesinde elde edilen zaferlerle birlikte Gürcistan, Dağıstan ve Şirvan yolu Osmanlılara açılmıştır. Osman Paşa, zaferin ardından vezir rütbesiyle taltif edilip Şirvan ve Dağıstan Beylerbeyi olarak atanmıştır.[8]

III. Murad tasvir eden bir çizim.
III. Murad tasvir eden bir çizim.
Wikimedia.commons

Anlaşıldığı kadarıyla Osman Paşa, Osmanlı'nın Safeviler'e karşı zafer kazanmasında önemli bir rol oynamıştır. Osmanlılar'ın yüzeysel ve kısa süreli de olsa hâkimiyeti altına aldığı bölgelerde (Gürcistan, Dağıstan, Şirvan, Azerbaycan) yazıya geçirildiği düşünülen Dresden nüshasının müellifi, Osmanlı-Safevi savaşı kahramanlarından birisi olan Özdemiroğlu Osman Paşa'nın ölüm tarihini nüshada belirtme gereği duymuştur. Müellifin Osman Paşa'nın vefatı üzerinden tarih vermeyi tercih etmesinden, Osman Paşa'nın bölge halkı üzerinde etkili bir şahsiyet olduğu çıkarımında bulunabiliriz.

Tüm Reklamları Kapat

Bütün bu zaferlere karşın Osmanlı Devleti ele geçirdiği yeni bölgelere tam olarak yerleşemedi. Bu bölgelerdeki Türkçe konuşmakla birlikte Şii olan halk ve Anadolu'dan kaçıp gelmiş Kızılbaş aşiretler, Safeviler'e bağlı kaldı. Bununla birlikte yerel halk Osmanlılara açıkça düşmanlık gösterdi. Yerli hanedanlar ve kabile reisleri de Osmanlı idaresi yerine Şah'ın idaresini tercih etmekteydi. I. Abbas saldırıya geçip Osmanlı’nın aldığı toprakları (Şirvan, Azerbaycan ve Gürcistan) geri aldı. Bunun üzerine 1618'de alınan karar ile 1555 yılındaki Osmanlı-Safevi arasında yapılan Amasya Antlaşmasına ve bu anlaşmada belirtilen siyasi sınırlara geri dönüldü. 1623 yılında ise Şah Bağdat, Kerkük ve Musul şehirlerini ve bütün Irak coğrafyasını ele geçirdi. IV. Murad 1638 yılında ise Bağdat’ı tekrardan Osmanlı hâkimiyetine kattı. Ertesi yıl iki memleket arasında kesin sınırları belirleyen barış antlaşması yapıldı. 1639 Kasr-ı Şirin Barış Antlaşmasına göre, Osmanlılar Bağdat, Şehrizor, Van, Kars vilayetlerini muhafaza ediyor, ancak Azerbaycan üzerindeki iddialarından vazgeçiyordu.[7]

Görüldüğü gibi Dresden nüshasının yazıya geçirildiği yer olarak varsayılan bölgeler (Şirvan, Azerbaycan, Dağıstan, Gürcistan), sık sık el değiştirmekte ve buralarda tam bir huzur ortamı sağlanamamaktadır. Bölge halkının çoğunluğunun Türkçe konuşan ve Osmanlı aleyhinde faaliyet gösteren Şii unsur olduğunu göz önünde bulundurursak, Osmanlı'nın adı geçen bölgelere tam olarak nüfuz edememesinin gerekçelerinden bir tanesini belirlemiş oluruz.

Dede Korkut Kitabı'nın ilk bilinen yazması olan Dresden nüshası, Almanya'da Dresden Krallık Kütüphanesi’nde Fleischer Külliyatı arasında 86 numaradadır. Nüshanın adı ilk yaprağında Kitâb-ı Dedem Korkut âlâ Lisan-ı Taife-i Oğuzân şeklinde geçmektedir. Eser, nesih (hat sanatında ve kitap istinsahlarında çok sık kullanılan bir yazı stili) yazısı ile yazılmış olup 152 varaktır ve her sayfada 13 satır bulunur.[1], [4]

Dresden nüshasının 108(b) sayfası. Kırmızı olarak yazılan yazı da "Basat'ın Tepegözü öldürdüğü boyu beyan eder Hanım Hey" yazmaktadır.
Dresden nüshasının 108(b) sayfası. Kırmızı olarak yazılan yazı da "Basat'ın Tepegözü öldürdüğü boyu beyan eder Hanım Hey" yazmaktadır.
slub-dresden.d

Çok az yerde bulunmasına karşın eser baştan sona harekesiz olarak yazılmıştır. Gerek hikâyelerin başlıkları, gerekse manzum parçalar, ayrılmadan ve bütün kitap ara vermeden (düz-ara) yazılmıştır. Satırların aralarına serpiştirilmiş olan iri noktaların gelişi güzel konulduğu ve okumada bir yararı olmadığı anlaşılmıştır. Nüshada geçen bazı kelimeler, çeşitli anlamlarda kullanıldığı da olmuştur. Bu durumdan, nüshanın tek bir yazar tarafından değil, hikâyeleri anlatan birini dinlemiş olan bir kimse tarafından kâğıda geçirilmiş olabileceği ihtimali çıkmaktadır. Hikâyeler'in bir toplulukta Han'a karşı anlatıldığı, hikâyelerin Hanım hey! nidasıyla başlayıp aynı nida ile bitmesinden anlaşılmaktadır.[1]

Tüm Reklamları Kapat

Yazmanın baş tarafında hikâyelerle ilgisi bulunmayan bir giriş vardır (3a-6b) (Buradaki a ve b harfleri, nüshanın sayfa yüzlerini ifade etmektedir. A yüzü sol taraftaki sayfayı b yüzü ise sağ taraftaki sayfayı belirtmektedir). Bunlar Dede Korkut’un dilinden söylenmiş hikmetli sözler veya atasözleridir. Girişin son bölümünde kadınların dört sınıfa ayrıldığını söyleyen bir pasaj bulunmaktadır. Bundan sonra ise hikâyeler gelmektedir ve sırasıyla şu şekildedir:

1) Dirse Han Oğlu Boğaç Han (6b-19b); 2) Salur Kazan’ın Evi Yağmalanması (19b-35a); 3) Kam Büre Bey-oğlu Bamsı Beyrek (35a-63a); 4) Kazan Bey-oğlu Uruz’un Tutsak Olması (63a-79a); 5) Duha Koca-oğlu Deli Dumrul ( 79a-87a); 6) Kanlı Koca-oğlu Kanturalı (87a-102b) 7) Kazılık Koca-oğlu Yegenek (102b-108b); 8) Basat’ın Depegözü Öldürmesi (108b-119b); 9) Begil-oğlu Amran (119b-128b); 10) Uşun Koca-oğlu Segrek ( 128b-137b); 11) Salur Kazan Tutsak olup Oğlu Uruz’un Çıkarması (137b-147b); 12) İç-Oğuz’a Taş Oğuz Asi Olup Beyreg’in Ölmesi (147b-154a).

Nüsha temmet yani tamam oldu sözü ile sona erer.[1]

Dede Korkut Kitabı Dresden Nüshasının İlk Sayfası.
Dede Korkut Kitabı Dresden Nüshasının İlk Sayfası.
slub-dresden.de

Vatikan (V) Nüshası

Dede Korkut Kitabı'nın V nüshasının başında aynı yazıyla yazılmış başka bir eser daha vardır: Hikâyet-i Latife-i Ûcûbe-i Mehbûbe-i Zarife.[4] Sayfa 2b-58a da bulunan eser, 918 adet adalet ve merhamet hakkında ahlaki hikâyeler içermektedir ve Seyyid Ahmed b. Hasan Bali tarafında Farsçadan Türkçeye çevrilmiştir. Bu eser bir görüşe göre, nüshanın istinsah tarihini tespit etme konusunda önemlidir.[9]

Bu hikâyenin dördünce sayfasında eserin II. Bayezid’in oğlu Âlemşah'a sunulmak üzere kaleme alındığı belirtilmiştir. Âlemşah, 1502 tarihinde Manisa’da vefat etmiştir. Anlaşıldığı kadarıyla V nüshası, 1502 tarihinden sonra istinsah edilmiş olamaz. Hikâyenin, Âlemşah'a, Manisa'da sancak beyi olduğu 1500-1502 yıllarında sunulmuş olduğu ve V nüshasının da o tarihlerde istinsah edildiği anlaşılmaktadır.[1]

Tüm Reklamları Kapat

V nüshasının tarihini kesin olarak belirlememiz mümkün değildir. Ancak 1591 senesine tarihlenen temlik (birini mülke sahip kılma) kaydı XVI. yüzyıla ait olabileceği konusunda yeterli bir delildir. Ancak buradaki 1591 tarihini nüshanın istinsah tarihi olarak almamız yanlış olacaktır. Zira bir önceki paragrafta bahsedilen 1502 tarihindeki hikayeden nüshanın bu tarihte halihazırda mevcut olduğu anlaşılmaktadır. 1591 temlik kaydı ise, ismi geçen nüshanın başka bir kimse tarafından satın alındığını veya bir şekilde ele geçirildiğine işaret etmektedir.

Yukarıda bahsedilen temlik kaydına ek olarak 1591 tarihinden önce nüshada başka bir tarih de geçmektedir. 1549-50 tarihli Sun’ullah’ın (nüshada yazılan ve kim olduğu net olarak bilinmeyen bir kişi) ölümünü bildiren tarih ise, Nüshanın XVI. Yüzyılın ortalarına ait olduğuna işaret olabilir. Bununla birlikte nüshanın XVI. ve XVII. Yüzyıllar arasında Mısır-Filistin arasında bir seyahat yapması da yazıya geçirildiği coğrafi ortam üzerine bilgi vermektedir.[9]

Bu dönemin siyasi ortamı kısaca şu şekildedir:

Osmanlı Devleti, I. Selim’in saltanatı sırasında, 1516 Mercidâbık muharebesi ile Suriye, Lübnan ve Filistin’i hâkimiyet altına almış ve Mısır yolunu açmıştır.[10] 1517 Ridâniye savaşı neticesinde ise, Kahire'ye girip Mısır üzerinde hâkimiyet sağlamıştır.[11] Veziriazam Makbul İbrahim Paşa'nın Mısır Kanunnamesi ile başlayan 1525-1560 yılları Mısır için istikrar devri olarak nitelenmektedir. Merkezi idaredeki zaaf ve Mısır'ın idari kadrosunda sıkça yapılan tayinler ile 1561-1583 yılları Mısır’da huzursuzluk dönemi olarak isim alır. Tayin edilen geniş yetkili beylerbeyleri ile 1584-1611 yılları Mısır eyaleti için, ıslah ve tanzim dönemidir.[12]

Tüm Reklamları Kapat

Görüldüğü üzere 16. yüzyılın orta ve sonlarına tarihlenen V nüshası, kargaşa ortamı ve bu ortamdan istikrar dönemine geçiş zamanına denk gelmektedir. Temlik kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla nüsha birkaç kez el değiştirmiştir. Bu durum, nüshayı tarihsel olarak izlememizi güçleştirmektedir.

Dede Korkut Kitabı'nın V nüshası, 20. yüzyılın ortalarında Vatikan'da bulunmuştur. Bugün hala Vatikan kütüphanesindedir.[4] Nüsha Vatikan Kütüphanesindeki Türkçe Yazmalar arasında 102 numarada kayıtlıdır. 20,5 X 15,2 boyunda olan eser, nesihle yazılmıştır ve her sayfada 13 satır bulunmaktadır. Eser baştanbaşa harekelidir.[1]

Vatikan nüshasının 67 (b) sayfası. Kırmızı olarak yazan yazı da "Hikayet-i Bamsı Baryek (Beyrek)" yazmaktadır.
Vatikan nüshasının 67 (b) sayfası. Kırmızı olarak yazan yazı da "Hikayet-i Bamsı Baryek (Beyrek)" yazmaktadır.
digi.vatlib.it

Dede Korkut boyları nüshanın 58b-106a varakları arsındadır.[1], [4] Nüshanın adı Hikâyet-i Oğuznâme-i Kazan Beğ ve Gayrı şeklindedir. Nüshada 1 mukaddime (İslam eser telif geleneğinde eserlerin başındaki önsöz veya girişin adı) ve 6 hikâye bulunmaktadır. Bu nüshadaki mukaddime ve hikâyeler D nüshasındaki mukaddime ve 6 hikâye ile ortaktır.[4] Ancak D nüshasının 6. Hikâyesinin (V nüshasındaki 12. hikaye) iki yaprağı eksiktir. Bu eksik olan hikâyenin sadece baş ve son tarafı bulunmaktadır.[1]

Giriş bölümünden sonra V nüshasındaki hikâyeler sırasıyla şu şekilde verilmiştir:

Tüm Reklamları Kapat

1) Hikâyet-i Han-oğlu Boğaç Han (60a-67b); 2) Hikâyet-i Bamsı Baryik (Beyrek) (67b-84a); 3) Hikâyet-i Salur Kazan Evi Yağmalanduğudur (84a-91b); 4) Hikâyet-i Kazan Beg’ün Oğlu Uruz Han Dutsak Olduğudur (91b-100a); 5) Hikâyet-i Kazılıg Koca-oğlu Yegenek Beg (100a-103b); 6) Hikâyet-i Taş-Oğuz, İç-Oğuz’a Asi Olup Baryek (Beyrek) Vefatı (103b-106a).[1]

Dede Korkut Kitabı'nın D ve V nüshalarının ortak bir dip nüshaya dayandığı düşünülmektedir. Gürol Pehlivan, her iki nüshayı karşılaştırarak iki nüshada da yapılan ortak hataları tespit etmiştir. Farklı müstensihlerin aynı hatalara düşmesini tesadüf ile açıklayamayacağımız için her iki nüshanın da dayandığı bir dip nüshadan bahsedebiliriz.

Her iki yazma çok büyük oranda ortak olmakla birlikte aralarında farklılıklar da vardır. Pehlivan bu farklılıkları tablolar halinde göstermiştir ve müstensihlerin müdahaleleriyle ilgili birtakım sonuçlara ulaşmıştır.[13] Bu farklılıklar, dip nüsha ile iki yazma arasında, henüz bulunamamış başka bazı nüshaların da olabileceğini işaret etmektedir.[4]

D ve V nüshalarının yazıya geçiriliş tarihi olarak net bir bilgimiz bulunmamasına karşın akla uygun tahminler yapmamıza yardımcı olacak bilgilerimiz de vardır. Her iki nüsha da bugün elimizde bulunan Dede Korkut Kitabı'nın 12 boyunun, temel alındığı nüshalar olması bakımından önemlidir. Bu nüshaların boyları arasında neredeyse hiç fark bulunmamasına karşın yazıya geçirildikleri yer ve zaman farklı olduğu için tabii olarak boyların (hikayelerin) anlatılmasında birbirinden farklı kelimeler kullanılmıştır.

Dede Korkut Kitabının Vatikan Nüshasının İlk Sayfası.
Dede Korkut Kitabının Vatikan Nüshasının İlk Sayfası.
digi.vatlib.it

Sonuç

Dede Korkut Boyları, uzun yıllar boyunca sözlü geleneğin bir kaynağı olduğu için ilk olarak ne zaman ve nerede söylendiğini tam olarak kestirmekte güçlük çekmekteyiz. Buna karşın sözlü kaynaktan yazılı kaynağa geçişin izlerini net olmasa da takip edebiliyoruz. Yaygın olarak kabul gören görüş, 16. yüzyılın ikinci yarısında Kuzey Azerbaycan, Erzurum yörelerinde (Akkoyunlu coğrafyasında) yazıya geçirilmiş olabileceği yönündedir.

Tüm Reklamları Kapat

Dede Korkut'un gerçekten tarihi bir şahsiyet mi yoksa toplum tarafından yaratılmış mitolojik bir kahraman mı olduğu tartışması hala sürmektedir. Ancak toplumun sözlü geleneğinin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan ve bir nevi tarihin bir döneminde var olduklarını etrafındakilere elinde kopuzuyla birlikte haykıran kimse(ler)in olması çok muhtemeldir.

Eğer yenileri bulunmazsa, bildiğimiz Dede Korkut nüshaları Vatikan, Dresden ve Günbed nüshalarından ibarettir. Vatikan ve Dresden nüshaları, birbirleriyle büyük ölçüde benzerlikler içermesine karşın Günbed nüshası diğer iki nüshada olmayan bir hikaye anlatmaktadır. Ayrıca bu nüsha doğaüstü varlıklara işaret eden bir hikaye olmasının yanında genellikle Çin kültürü ile ilişkilendirilen ejderha motifinin kullanıldığı ilk hikayedir. Bu da Günbed nüshasının D ve V nüshalarının dayandığı dip nüshadan farklı bir nüshaya dayandığını işaret edebilir.

Sözlü edebiyatın okunması en eğlenceli metinlerinden olan destanlar; tarih, psikoloji, sosyoloji ve kültürel antropoloji gibi alanlarda kullanılmayı beklemektedir. Özellikle tarih alanındaki araştırmacıların çoğu haklı olarak doğaüstü varlıkların ve olayların cirit attığı bu tarz anlatılara ihtiyatlı yaklaşmaktadır. Araştırmacıların dönemin birinci elden kaynaklarıyla veya daha yakın tarihlerde yayınlanan telif eserlerle kıyaslamak suretiyle bu anlatılardan yararlanılabileceği kanaatindeyiz. Son olarak şunu da belirtmemiz gerekir ki, sözlü gelenekle birlikte yoğrulan anlatılar zamana ve mekana meydan okuyarak bugünlere gelmişler ve uğradıkları topluluklardan da birtakım haberler getirmişlerdir.

Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
24
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 9
  • Muhteşem! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 27/01/2023 08:38:33 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/13100

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Abd
Mistisizm
Çiçek
Diş Gelişimi
İnternet
Ay Görevleri
Bilim İnsanı
Enfeksiyon
Onkoloji
Retrovirüs
Yumurtalık
Maske Takmak
Savunma
Psikoloji
Diş Hekimi
Yer
İklim Değişimi
Solunum
Işık Hızı
Yıldız
İnsanlar
Anksiyete
Çekirdek
İnsan Sağlığı
Gözlem
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
K. Aydın, et al. Dede Korkut Kimdir? Anlatılan Dede Korkut Hikayelerinin Kaynakları ve Bu Hikayelerin Özellikleri Nelerdir?. (17 Aralık 2022). Alındığı Tarih: 27 Ocak 2023. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/13100
Aydın, K., Bakırcı, Ç. M. (2022, December 17). Dede Korkut Kimdir? Anlatılan Dede Korkut Hikayelerinin Kaynakları ve Bu Hikayelerin Özellikleri Nelerdir?. Evrim Ağacı. Retrieved January 27, 2023. from https://evrimagaci.org/s/13100
K. Aydın, et al. “Dede Korkut Kimdir? Anlatılan Dede Korkut Hikayelerinin Kaynakları ve Bu Hikayelerin Özellikleri Nelerdir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 17 Dec. 2022, https://evrimagaci.org/s/13100.
Aydın, Kasım. Bakırcı, Çağrı Mert. “Dede Korkut Kimdir? Anlatılan Dede Korkut Hikayelerinin Kaynakları ve Bu Hikayelerin Özellikleri Nelerdir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, December 17, 2022. https://evrimagaci.org/s/13100.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Moderatöre Bildir

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya size sunulan (oylama gibi) diğer araçlar ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Öncül Ekle
Sonuç Ekle
Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.