Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

COVID-19 Pandemisinin Sonu: Önümüzde 4 Olası Senaryo Var ve Hiçbiri, 2021'den Erken Bitiş Öngörmüyor!

COVID-19 Pandemisinin Sonu: Önümüzde 4 Olası Senaryo Var ve Hiçbiri, 2021'den Erken Bitiş Öngörmüyor!
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, American Scientist isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak "çeviri" içeriklerimizden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazar(lar)ı ve/veya editörler tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş; içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin omurgasını oluşturan kaynağı, orijinal dilinde okumak için lütfen yukarıdaki bağlantıya tıklayınız. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu haber 5 ay öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Her ne kadar ülkeler çoktan normale dönme planları yapıyor olsalar da, epidemiyolojik modellerin hiçbiri normalleşmeyi mümkün kılacak bir gidişata işaret etmiyor. Halen nüfusun çok ufak bir kısmı hastalığı geçirmiş halde, halen aşı yok ve halen ilaç yok. Dolayısıyla normale dönme planları, daha önceden de izah ettiğimiz gibi, ekonomik kaygıları insan yaşamına tercih etmenin ve sosyal mesafelendirme uygulamaları sayesinde elde edilen kısa vadeli başarıların rehavetine kapılmanın bir ürünü. Uzmanlara göre bu tür bir gevşemenin bedeli, Dünya çapında milyonlarca insanın hayatını kaybetmesi olabilir.

Ama elbette bir noktada salgını yenecek ve normale (veya en azından normale daha yakın bir noktaya) döneceğiz. Bu salgın sonsuza dek devam etmeyecek. Peki o nokta nerede? Gelecekte bizi neler bekliyor? Harvard Üniversitesi'nden Stephen Kissler ve ekip arkadaşlarının Science dergisinde yayınladıkları bir epidemiyolojik modeller, bize 4 olası senaryo sunuyor. Bu olasılıkları yukarıdaki görselden inceleyebilirsiniz.

Bu artçı dalgaların yaşanıp yaşanmayacağını ve yaşanacaksa da ne sıklıkla yaşanacağını 2 kritik faktör belirliyor: daha sıcak aylarda virüsün bulaşma dinamikleri ve koronavirüsü atlatan hastalarda bağışıklığın ne kadar sürdüğü. Hangi senaryonun gerçekleşeceğiyle ilgili olarak, Kissler şöyle diyor:

İlk enfeksiyon dalga bittikten sonra bir dizi yeni dalga yaşamamız çok olası gözüküyor. Bazılarının iddia ettiği gibi salgının bu yaz bitmesi hiç olası gözükmüyor. Virüs, yılın herhangi bir zamanında bulaşmaya devam edebilir; çünkü hastalık maruziyeti olan (İng: "susceptible") çok sayıda insan var. Ancak bir nedenle yaz aylarında virüs daha az bulaşıcı hale gelirse (ki bazı koronavirüslerde ve gripte gördüğümüz budur), o halde enfeksiyon oranları düşebilir. Eğer salgın uzun süreli olacaksa, bu aylar bizler için bir rahatlama imkanı sunabilir.

Ne yazık ki şu anda bağışıklığın ne kadar süreceğine dair herhangi güçlü bir bulgu yok ve bu bulgulara erişmek birkaç ay ila 1 yıl kadar sürebilir. Fakat buna yönelik gerçekler, enfeksiyonların belirli aralıklarla yeniden salgına dönüşüp dönüşmeyeceğini doğrudan etkiliyor. Eğer bağışıklık kısa dönemliyse (sezonluk grip gibi veya nezleye neden olan diğer koronavirüsler gibi), o zaman yeniden SARS-CoV-2 salgınları görmek kaçınılmaz olacak. Kissler şöyle diyor:

Örneğin 2009 yılındaki H1N1 domuz gribi salgınında kış-bahar dalgasından sonra ikinci bir dalga görmüştük. Yaz boyu da salgın devam etti; ancak daha yavaştı. Sonra güz aylarında yeniden yükselişe geçti. Dolayısıyla bu senaryo gerçekleşirse, sosyal mesafelendirme önlemlerini güz aylarında yeniden uygulamak gerekecek.

Öte yandan eğer 2003 yılındaki SARS-CoV-1 salgınında gördüğümüz gibi, bağışıklık yıllarca sürerse o zaman yine döngüsel salgınlar görebiliriz; ancak bunların sıklığı daha ziyade 2 veya daha fazla yılda bir olacaktır. O zamana kadar da zaten ilaç ve aşılar geliştirileceği için salgınla mücadele etmemiz o kadar zor olmayacaktır.

Viral bağışıklık konusunda genel prensip şudur: Vücut, virüse ne kadar şiddetli tepki veriyorsa, direncin de genellikle daha uzun süreli olmasını bekleriz. Ne yazık ki SARS-CoV-2'nin büyük bir çoğunluğu semptomsuz veya hafif/orta şiddette geçtiği için, uzun dönem bağışıklık senaryosu da zayıf bir ihtimal olarak gözükmektedir.

Araştırmaya göre, eğer ki direnç uzun dönem değilse, SARS-CoV-2 sıradan bir insan virüsü olarak hayatlarımızdaki yerini alacaktır. Bu da, yıl içinde birden fazla defa salgınlar görmemiz anlamına gelebilir. En iyi ihtimalle ise grip benzeri bir mevsimsel hastalık olacaktır.

Bu senaryolardan tam olarak hangisinin gerçekleşeceğini henüz bilmiyoruz; çünkü yeni veriler ışığında bu uzun-dönem modeller güncellenecek ve nereye doğru gittiğimiz netleşecektir. O zamana kadar yapılabilecek tek şey, önlemleri sürdürmek ve aşı/ilaç araştırmalarına destek olmaktır. Bu süreçte epidemiyologlar da gidişatı takip edecek ve gerekli model düzenlemelerini yaparak bizleri bilimin ışığında yönlendirmeyi sürdüreceklerdir. Kissler, sosyal mesafelendirmenin önemini şöyle vurguluyor:

Bu salgınlar inanılmaz hızlı bir şekilde yayılabilirler. Bu nedenle sosyal mesafelendirme çok önemlidir ve bundan sonraki salgınların hepsinde de önem arz edecektir. Bu virüs, uzun bir süre bizimle kalabilir ve bu nedenle, yaşamlarımızı ve hatta toplumumuzu bu gerçekliğe göre yeniden şekillendirmek için düşünmeye başlamamız şart. Üstelik sadece bu salgın için değil, bundan sonra gelecek olanlar için de...
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 36
  • Üzücü! 18
  • Bilim Budur! 10
  • Merak Uyandırıcı! 10
  • Grrr... *@$# 5
  • Korkutucu! 4
  • Muhteşem! 3
  • İnanılmaz 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • Umut Verici! 2
  • Güldürdü 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: American Scientist | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 22/10/2020 12:56:06 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8681

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Kanser Tedavisi
Psikoloji
Stres
Çağ
Öğrenme Teorileri
Ses Kaydı
Gerçek
Skeptisizm
Deizm
Popülasyon
Sağlık
Karbonhidrat
Kuşlar
Maske
Richard Dawkins
Genetik Müdahale
Kuyruk
İspat
Felsefe
Beslenme
Evrim Ağacı Duyurusu
Yeni Koronavirüs
Enerji
Astronot
Doğa Olayları
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Her ne kadar bir paradoks gibi gelse de, kesin bilimler de yaklaşık sonuçlarla doludur.”
Bertrand Russell
Geri Bildirim Gönder