Çernobil'deki Sütler, Aradan Geçen 30 Yıldan Sonra Halen Radyoaktif!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Çernobil yakınında yaşayan bölge sakinleri sanki yeterince şey yaşamamış gibi, yasak bölgenin sınırında üretilmekte olan süt üzerinde yapılan bir araştırma, yıkıcı nükleer erimeden 30 yıl sonra bile, sütün kabul edilen radyasyon seviyelerinin 10 katını içerdiğini ortaya çıkardı.

Associated Press (AP) tarafından yürütülen soruşturmanın sonuçları, yerel süt üreticisi Milkavita tarafından yapılan incelemeler ile uyuşmuyor. Milkavita yetkililerine göre, her altı ayda bir yürüttüklerini söyledikleri bu testler, sütlerinde radyoaktif izotop izlerinin güvenlik sınırlarının epey altında bulunduğunu devamlı şekilde gösteriyor. Milkavita baş mühendisi Maia Fedonchuk, AP gazetecisi Yuras Karmanau'ya şöyle söylüyor: 

"Bu imkansız. Biz kendimiz test ediyoruz. Bir karışıklık olmalı."

Bulgular, tarihteki en kötü nükleer erimenin 30. yıldömünde geldi. Nükleer kaza, 26 Nisan 1986 yılında 31 insanı öldürmüş ve reaktörün etrafındaki 30 kilometrekarelik yasak bölgeyi, insanlar için gelecekteki en az 20.000 yıl boyunca güvensiz hale getirmişti. Karmanau'ya göre, olaydan sonra eski Sovyetler Birliği üzerine düşen kirliliğin yaklaşık yüzde 60'ını alan Belarus hükümeti, yasak tarım arazisini kullanıma geri koymaya istekli "ve muhaliflerin bastırıldığı bir ülkede, siyasete karşı yapılan her itiraz zayıf."  Eğer bunun gibi sonuçlar ek testler ile doğrulanırsa, bunun neden çok kötü bir fikir olduğunu gösterebilir.

AP'nin süt örneğini aldığı çiftlik, Polesie Radyoekolojik Koruma Arazisi'nin kenarında bulunuyor. Polesie Radyoekolojik Koruma Arazisi, Çernobil yasak bölgesi ile yan yana duran, 2.200 kilometre karelik bir Belarus toprağı. Olayın gerçekleştiği zaman, bu bölgenin içinde bulunan 470 Belarus kasabası ve köyü tahliye edilmişti, fakat şimdi yöre sakinleri yavaş yavaş geri gelmeye başlıyorlar. Chubenok şöyle söylüyor: 

"Ortada hiçbir tehlike yok. Radyasyondan nasıl korkabiliyorsunuz?"

AP'nin bildirdiğine göre Chubenok'un çiftliği, Çernobil bölgesinin sadece 45 kilometre kuzeyinde (ve yasak bölgeden 2 km ötede) 2014'ten beri süt üretiyor ve her gün bunun 2 tonunu yerel Milkavita fabrikasına sağlıyor. Bu sütten yapılan ürünler, Belarus ile Rusya'nın bazı bölgeleri boyunca geniş şekilde dağıtılıyor. 

Bu sütün bir örneği, devlet tarafından işletilen Minsk Temizlik ve Salgın Hastalıklar Merkezi'nde test edildi ve Kermanau'nun bildirdiğine göre, sonuçlar iyi değildi:

"Devlet tarafından işletilen Minsk Temizlik ve Salgın Hastalıklar Merkezi, kanserler ve kalp damar hastalıklarıyla ilişkilendirilmiş radyoaktif bir izotop olan strontiyum-90 bulduğunu ve bunun Belarus gıda güvenliği yasalarının izin verdiğinden 10 kat daha yüksek miktarda olduğunu söyledi. Belarus Tarım Bakanlığı, strontiyum-90 seviyelerinin, gıda ve içeceklerde kilogram başına 3.7 bekereli aşmaması gerektiğini söylüyor. ... Minsk laboratuvarı AP'yi bilgilendirerek, süt örneğinin 37.5 bekerel içerdiğini söyledi."

Peki süt hâlâ nasıl radyoaktif olabilir? Bu durum henüz onaylanmadı fakat, Gizmodo'dan Ria Misra'nın açıkladığı üzere, yasak bölgelerin kenarındaki çiftliklerde bulunan inekler, her gün yaklaşık 9 kg çimen yiyor ve bu da, çimendeki küçük miktarlardaki radyasyonun kolayca birikebileceği anlamına geliyor. Şöyle aktarıyor: 

"Aslında, aynı süreç yüzünden Amerika'daki sütte de (büyük oranda daha küçük boyutta olsa da) çok küçük radyasyon dikenleri görüldü."

Peki şimdi ne olacak? Söyleyebildiğimiz kadarıyla, Associated Press ile Temizlik ve Salgın Hastalıklar laboratuvarı tarafından, Chubenok'un sütünün sadece bir tek örneği araştırıldı ve sonuçlar henüz hakem denetimli bir bültende yayınlanmadı, bu yüzden, bu durum hakkında şimdilik gazetecinin söylediklerini aktarmak zorundayız.

Sonucu onaylamak için daha fazla test gerekecek ve eğer bu gerçekleşirse, yerel hükümetin bunu değiştirmek için hareket etmesi umuluyor. Çünkü bebekler ve çok küçük çocuklar bu sütü günlük olarak içtiğinden, Flint su krizi gibi başka bir durumun, gelecek yıllarda bu çocuklar üzerinde sözü edilmemiş sağlık sorunları oluşturduğunu görmek istemiyoruz. 

 

Not: Bu yazı ScienceAlert adresinden çevrilmiştir.

Bilim İnsanları ve Gerçekte Söyledikleri

Dayanıklılık Antrenmanları ve Kas Gücü

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim