Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Breaking Bad, Hangi Kimya Konularını, Nasıl İşledi?

7 dakika
19,945
Breaking Bad, Hangi Kimya Konularını, Nasıl İşledi?
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?

  • Cıva fülminat, çok kararsız ve küçük bir kristale çekiçle vurulduğunda patlayabilen güçlü bir kimyasal patlayıcıdır ve Breaking Bad dizisinde gerçekçi şekilde kullanılmıştır.
  • Risin, keneotu bitkisinin tohumlarından elde edilen ve hücrelerin protein sentezini durdurarak ölüme yol açan, günümüzde panzehiri olmayan son derece zehirli bir maddedir.
  • Galvanik hücreler, anot ve katot arasındaki kimyasal tepkimelerle elektrik akımı üreten elektrokimyasal piller olup, dizide Walter White bu prensiplerle bir pil yaparak zor durumdan kurtulmuştur.
Kimya, maddelerin incelenmesidir. Ama ben onu daha çok değişimin incelenmesi olarak görmeyi tercih ediyorum.

Yabancı dizi severlerin hemen hemen hepsi Breaking Bad izlemiş veya en azından duymuştur. Baş rolünde akciğer kanseri olduğu için hayatta kısıtlı zamanı kalmış ve bir lisede kimya öğretmeni olarak görev yapan Walter White bulunuyor. Öldükten sonra ailesine rahat bir yaşamı garanti altına alacak kadar para bırakmak için, ortağıyla beraber metamfetamin adı verilen bir uyuşturucu üretip satmaya başlıyor. İşte olaylar tam da bu noktada başlıyor…

Bu yazıda metamfetamin üretim süreçleri anlatılmayacaktır; çünkü bu hem gençlere kötü örnek olabilir, hem Heisenberg’in tescilli formülünü ifşa etmek zorunda kalacağımız için ona saygısızlık olur, hem de Breaking Bad'in bu konudaki isabetliliğine yönelik dikkatli bir analizi burada zaten yayınlamıştık. Bu yazımızda, dizinin diğer kimyasal gösterimlerine odaklanacağız.

Uyarı: Bu yazımızda diziye ait ufak tefek spoiler bilgiler yer almaktadır.

Tüm Reklamları Kapat

Breaking Bad'i Kimya ile Sınayın!

Cıva Fülminat

Walter White’ın, Jesse’nin Tuco tarafından ölümüne dövülüp hastaneye yatırılışının ardından, hem Tuco’dan intikam almak hem de onunla anlaşma yapmak için Tuco’nun mekanına gidişini hatırlarsınız. Tuco ve adamları, Walter’ın yanında taşıdığı torbanın içinde meth olduğunu sanmışlardı - ki muhtemelen daha önce cıva fülminat görmedikleri için onu meth sanmakta haksız da sayılmazlar.

Walter, Tuco’ya teklifini sundu, Tuco, Jesse’yi dövmesinin hemen ardından ona daha fazla meth getirdiği için Walter’la dalga geçti ve saygıdeğer kimya öğretmenimiz bir cıva fülminat parçasını aldı, “Bu meth değil.” diyerek yere fırlattı ve bum!

Peki nasıl oldu da bu küçük katı parçası o kadar etkili bir patlama yarattı? Küçük bir parçası bir odayı patlatacak kadar güçlü mü?

Walter White
Walter White
ImgFlip

Cıva fülminat, çok kararsız ve patlayıcı bir bileşiktir. İlk olarak 1800’lerde sentezlenmesine rağmen, kararsızlığı yüzünden kristal yapısı 2007’de belirlenebildi. Kristaller genelde kahverengi ve gri renkler arasındadır ve büyük kristaller fazlasıyla kararsızdır.

Tüm Reklamları Kapat

Basınç değişiklikleri, titreşimler ve şok patlamaya sebep olabilir. Patlayıcı özellikleri laboratuvarda çok küçük bir kristale çekiçle vurularak gözlemlenebilir. Patlama, cıva buharı, karbonmonoksit ve azot açığa çıkarır. Tepkime, şu şekilde ifade edilir:

Hg(ONC)2 → Hg + 2CO + N2

Walt’ın kristalleri, yukarıda bahsedilen “çok küçük” test kristallerinden yaklaşık 1000 kat daha büyük. Eğer herhangi bir patlama olmadan bu büyüklükte kristaller üretilebilseydi, etrafta taşınması için fazlasıyla kararsız olurlardı ama çok güçlü bir patlama yaratabilirlerdi. Ek olarak, ilk patlamadan sonra oluşan şok dalgası Tuco’nın masasında duran diğer kristallerin de patlamasına yol açardı.

Breaking Bad'de Patlayıcı Kullanımı

Patlayıcı, çok kısa zaman aralığı içinde yüksek hacimde gaz açığa çıkarabilen kimyasal maddelerdir. Üç temel türü vardır: mekanik, nükleer, ve kimyasal. Mekanik patlamalar, fiziksel etkilere dayanan patlamalardır. Örneğin bir kazanın iç basıncının artması sonucu patlaması, buna örnektir. Nükleer patlama, çekirdek tepkimesinden çıkan enerjinin kısa süre içinde serbest kalmasıyla oluşur. Kimyasal patlama ise bir bileşiğin, gaz ve ısı açığa çıkararak çok hızlı bir şekilde bozunması veya yeniden düzenlenmesidir. Walter White, bunu harika bir şekilde özetliyor:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Kimyasal tepkimeler iki düzeyde değişim içerir: madde ve enerji. Tepkime aşamalı olduğunda enerjide değişim azdır. Tepkimenin gerçekleştiğinin farkına bile varmazsınız. Örneğin, arabanın alt kısmında pas biriktiğinde. Ama tepkime çabuk gerçekleşirse normalde zararsız olan maddeler muazzam enerji patlamaları yaratacak şekilde etkileşime girerler.
"Patlayıcı" sembolü
"Patlayıcı" sembolü
Chembio

Patlayıcıların kökeni baruta dayanır. Dokuzuncu yüzyılda Tang Hanedanı süresince Çinli Taocu simyacılar hevesli bir şekilde ölümsüzlük iksirini bulmaya çalışıyorlardı. 1044 yılında rastlantısal bir şekilde kömür, güherçile (KNO3) ve sülfürden oluşan patlayıcı barutu keşfettiler. Barut, kimyasal patlayıcıların ilk örneğidir.

Patlayıcı Türleri

Patlayıcıları genel olarak 5 kategori altında incelememiz mümkündür:

  • Patlayıcı Madde Tip A: Nitrogliserin gibi sıvı organik nitratlardan ya da bu gibi terkip maddelerinin biri ya da birden fazlasıyla yapılan karışımlardır.
  • Patlayıcı Madde Tip B: Trinitrotoluenin (TNT), amonyum nitrat veya diğer inorganik nitratlar, talaş, alüminyum tozu gibi diğer maddelerle yapılan karışımlarıdır.
  • Patlayıcı Madde Tip C: Potasyum ya da sodyum kloratın veya potasyum, sodyum ya da amonyum perkloratın organik nitro türevleri, talaş, alüminyum tozu veya hidrokarbon gibi yanıcı maddelerin karışımından oluşan maddelerdir.
  • Patlayıcı Madde Tip D: Hidrokarbon ve alüminyum tozu gibi yanıcı maddelerle organik nitratlı bileşenlerin karışımıdır.
  • Patlayıcı Madde Tip E: Ana terkip maddesi su olan, bir kısmı ya da tamamı çözelti şeklinde olan, yüksek oranlarda amonyum nitrat ya da diğer oksijen verici maddelerden oluşan patlayıcı maddelerdir.

Risin

Dizide bahsedilen kimyasalların bir diğeri de risin. Walter, bazı düşmanlarını tabiri yerindeyse "ellerini kirletmeden" öldürmek için risini kullanmayı denemişti. Peki bu risin tam olarak nedir?

Risin, bilimsel adı Ricinus communis olan hint yağı (keneotu) bitkisinin tohumlarında üretilen hayli nüfuzlu bir zehirdir. Bir doz saflaştırılmış risin tozu, yetişkin bir insanı öldürebilir. Adli bilim uzmanı Sevil Atasoy'a göre bu zehir, kobra yılanı zehrinden 2 kat, siyanürden 6000 kat daha öldürücüdür. Bir kişinin kanına bir tuz tanesi kadar enjekte edilirse kişinin 8-10 saat içinde ateşi çıkar, midesi bulanır ve birkaç gün içinde ölür.

Risini havadan solumak da aynı kaçınılmaz sonu beraberinde getirir. Çünkü risin, hücrelerin protein sentezini durdurur, bunun sonucunda da hücreler ölmeye başlar.

Keneotu bitkisinin tohumları
Keneotu bitkisinin tohumları
ThoughtCo

Eskiden kandaki risini tespit edebilecek bir yöntem yoktu; ama günümüzde kandaki risin tespit edilebilmektedir. Tespit edebiliyoruz. Peki tedavi edebiliyor muyuz? Cevap, hayır. Risinin günümüzde herhangi bir panzehiri bulunmamaktadır.

Tüm Reklamları Kapat

Zehir

Zehirler, kendilere has yöntemlerle hücrelere zarar vererek sistemin işleyişini bozan maddelerdir. Zehirlerin türü önemli olduğu gibi dozu da çok önemlidir. Örneğin günümüzde tıp alanında kullanılan çoğu ilaç zehir olarak tanımlanmasa da, dozları aşılırsa en masum ilaçlar bile ölümcül birer zehir haline gelebilir. Paracelsus'un da dediği gibi, "Tüm maddeler zehirdir, ilacı zehirden ayıran dozudur."

"Zehirli" sembolü
"Zehirli" sembolü
Wikipedia

Pil

Ana karakterlerimizin karavanlarının bozulup çölün ortasında susuz kaldıklarını hatırlıyor musunuz? Karavanın aküsü ve telefonlarının şarjı bitmişti. Walter, elektrokimyasal bir pil yaparak aküyü şarj etmeyi başarmıştı. Hadi şimdi de bu olayı inceleyelim. Pili nasıl yaptı ve çalışma prensibi ne?

Öncelikle orada inşa edilen şey bir galvanik hücredir. Galvanik hücre, indirgenme ve yükseltgenme tepkileri sonucunda elektrik akımı oluşturan bir elektrokimyasal pil türüdür. Galvanik hücrenin temel elemanları anot, katot ve tuz köprüsüdür. Peki şimdi bu güzel akımı yönlendirmek için ne kullansak acaba? Akla gelen ilk element nedir? Hayır. Tel değil, bakır. Akımı iletmek için bakırı kullanacağız.

Tüm Reklamları Kapat

Galvanik Hücre
Galvanik Hücre
Periodni

Devam etmek için bazı kavramları açıklamamız gerekiyor. Yukarıda bahsedilen anot, hücrenin negatif yüklü kısmı iken katot, pozitif yüklü kısmıdır. Bunlar tamam. Tuz köprüsü ise elektriksel yük denkliğini sağlayarak devrenin çalışmasını sağlar. Şimdi işleyişe geçelim.

Anot kısmında yükseltgenme gerçekleşir. Örnek pilimizde gerçekleşen tepkime:

Zn(k) → Zn2+ + 2e-

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Kolektif Siyaset Seti (7 Kitap)

Bedreddin: Hayatı ve Düşünceleri

Murat Küçük

“Adil bir dünyanın özlemini duyuyordum. O dünyada hepimize yer olmalıydı. Oysa iktidar savaşlarıyla birbirini boğazlayan orduların ayakları altındaydı insanlık. Yoksulların çaresizliğini düşündükçe bir şeyler yapmamız gerektiğini hissediyordum.”

Söz konusu Şeyh Bedreddin olunca yanıtları belki de her daim muğlak sorularla baş başa kalırız. Bir medrese âlimiyken neden tasavvuf yolunda menzil almıştır? Fikirlerinin Anadolu ve Balkanlar’da bu kadar etkili olabilmesinin nedeni nedir? Dinlerin eşitliğine dair düşüncelerinde Hıristiyan-Helen köklerinin etkisi var mıdır? İsyancılara atfedilen özel mülkiyet karşıtı fikirlerin ilham kaynağı gerçekten Şeyh Bedreddin midir? Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal’le yolları nasıl kesişmiştir? İsyanı planlamış mıdır yoksa rüzgârın yönüne doğru mu yürümüştür sadece?

Murat Küçük zihninde bu sorularla altı yüzyıl önceye gidip söyleşiye davet ediyor Bedreddin’i. Daha yakından tanımak istiyor bu akılcı fıkıh âlimi, gönül gözü açık sufi ve isyankarların yoldaşı şeyhi… Tarihin karanlıklarında kalmış olayları hayali bir Bedreddin’le aydınlatma emeliyle akıl ve kalple dolu bir yolculuğa çıkarıyor bizleri.

Okuyucuya Not: Hayali söyleşiler, dünyayı değiştiren, onu anlamamızı sağlayan önemli isimlerle tanışmak veya onları yeniden keşfetmek isteyenlere keyifli bir okuma sağlamak amacıyla hazırlandı. Bu söyleşiler hayal ürünü olsa da biyografik gerçeklere dayanıyor.

Gezi Ruhu ve Politik Teori

Murat Özbank

2013 yılının Haziran ayında, Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nı dolduran çok dilli, çok dinli, çok ideolijili, çok kimlikli insan çoğulluğu arasında bir “ruh” dolaştı: özgürlük ve demokrasi ruhu. Bu ruh, Türkiye’de siyasal hayatı ve siyasal tahayyülü derinden etkileyebilecek gelişmelerin ve arayışların yolunu açtı. Peki nasıl doğmuş, nasıl büyümüştü bu ruh? Dile gelecek olsa hangi kavramlarla konuşur, nasıl bir kuramsal zemine yaslanırdı?

Gezi Ruhu ve Politik Teori bu sorulara yanıt arayan, öznellikle nesnelliği, bir siyaset gözlemcisinin kavramsal bakışıyla bir katılımcının heyecan, umut ve öfkesini harmanlayan, hem politik hem de teorik bir kitap. Bir yandan 2013 Haziran’ının o ateşli günleri üzerine yeniden düşünmek için bir fırsat veriyor, bir yandan da Weber, Arendt, Schumpeter ve Habermas’ın siyasete dair teorileri ve kavramlarıyla tanıştırıyor bizi. Hem politikaya ve politik teoriye merak duyanlar için bir başlangıç sunuyor, hem de Gezi olaylarının demokratik siyasetin bugünü ve geleceği açısından anlamı üzerine düşünmek isteyenlere özgün, berrak ve samimi bir üslupla rehberlik ediyor.

Gezi Ruhu ve Politik Teori olayların gerçekliğini doğrudan sunan bir fotoğraf değil, çıplak gözle görülenlerin gerisindeki ruhu, “Gezi Ruhu”nu yansıtan bir portre çalışması. Tam da o ruhun içerdiği öznelerarası niteliğe uygun şekilde…

WEBER’DEN ARENDT’E GEZİ’DE POLİTİK GÜÇ VE ŞİDDET

ERDOĞAN’DAN SCHUMPETER’E GEZİ’DE DEMOKRASİ VE POLİTİK MEŞRUİYET

GEZİ’DEN HABERMAS’A DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARI

İşgal Et-İtaatsizlik Üzerine Üç Tez

W. J. T. Mitchell, Bernard E. Harcourt, Michael Taussig

Occupy hareketinin bir başka örneği de 2013 yılında Gezi Parkı Direnişi’yle Türkiye’de yaşandı. Direnişle birlikte Türkiye’de birçok ezberin bozulduğuna şüphe yok. Peki, Tahrir Meydanı’yla Zuccotti Park’ın “işgal”inin ardından tüm dünyayı etkisi altına alan bu hareketin temeli neye dayanıyor, talebi ne?

İşgal Et, Orta Doğu’dan New York, Chicago, Londra, Berlin, Frankfurt, Quebec ve Hong Kong gibi şehirlere uzanan “kamusal alanı işgal etme” eylemlerinin dinamiklerini üç farklı açıdan ele alıyor.

Taussig’in, eylemcilerin işgal ettiği Zuccotti Park üzerine kendi gözlemlerini etnografyayla harmanlayarak yazdığı açılış makalesinin ardından Bernard E. Harcourt “sivil itaatsizlik” ile “siyasi itaatsizlik” arasındaki önemli farkı inceliyor. Occupy Wall Street eylemcilerinin “siyasi itaatsiz”ler olarak, yani siyasi söylemleri ve stratejileri reddederek yeni, radikal bir protesto biçimini nasıl hayata geçirdiklerini gözler önüne seriyor. Son olarak medya eleştirmeni ve kuramcısı W. J. T. Mitchell, Occupy imgelerinin kitle iletişim araçları ve sosyal medya aracılığıyla tüm dünyaya yayılmasını mercek altına alıp devrim anıtı olarak “boş alan”ın nasıl kullanıldığını irdeliyor.

“Belirli talepleri olmadığı için Occupy hareketinin ilkel ve dağınık olduğunu düşünüyorlar. Sanki eşitlik bir talep, üstelik bireyi de gerçekliği de yeniden tanımlayan hem ahlaki hem ekonomik bir talep değilmiş gibi.”

-Michael Taussig

“İktidarla uzlaşmayı, geleneksel siyasete uymayı, kurallara göre oynamayı en baştan reddeden Occupy yeni bir siyasi angajman, yeni bir siyaset biçimi yarattı. Geleneksel siyasetin kelime haznesine meydan okuyan, kullandığımız grameri muğlaklaştıran, siyasetin dilini bütün oyunbazlığıyla çarpıtan yeni bir angajman biçimiydi bu.”

-Bernard E. Harcourt

“Belki de ‘boş alan’ yalnızca devrimin değil… gelecek yeni bir demokrasi, yeni bir küresel düzen ihtimalinin de tek gerçek anıtıdır.”

-W. J. T. Mitchell

Marcel Duchamp ve İşin Reddi

Maurizio Lazzarato

Zamanı ve dünyayı yaşamanın bambaşka bir yolu olarak tembel eylem!

“Duchamp kapitalist toplumdaki vazife, rol ve ölçülere teslim olmayarak hem sanatsal hem de ücretli işi inatla reddetmiş, üstelik sanatın ve sanatçının tanımlarına meydan okumakla da yetinmemiştir.” Onun radikal eylemsizliği kapitalist toplumun üç sacayağına birden meydan okumasından ileri gelir: Mübadele, mülkiyet ve emek.

Maurizio Lazzarato, Marcel Duchamp’ın yerleşik iktidar ilişkilerini askıya almanın, politik kırılmayı mümkün kılan koşulları yaratmanın ve yeni bir öznelliğin inşasının başlangıç noktası olarak tanımladığı “işin reddi” ve “tembel eylem” kavramlarını, hem sosyoekonomik bir eleştiri hem de felsefi bir kategori olarak ele aldığı kitabında, henüz çözülememiş bir ihtilafa işaret ederek Duchamp üzerinden yeni bir kapı aralıyor: “Amaçlanan çalışmama özgürlüğü müdür yoksa çalışarak özgürlüğe kavuşmak mıdır?”

“İşin reddi” ve “tembel eylem” bir olanağa işaret eder ve “Olanak bir zerreciktir,” der Duchamp. Artık aynı şekilde görüp aynı şekilde duymadığımız bu olanağa erişmekse başka bir yaşam biçimine bağlıdır, “zerreciğin tembel sakinleri” gibi.

Marx Okumak

Slavoj Žižek , Frank Ruda ve Agon Hamza

Bu kitapta sunulan felsefi okuma, Marx ile Platon, Descartes ve Hegel arasında üretken olabilecek kısa devreler sunmak üzere şekilleniyor: Kapitalist mağarada Platoncu Marx, öznellik düşmanlarına öznelliği savunan Kartezyen Marx, emek temelinde özilişkisel bir olumsuzluk gören Hegelci Marx bir araya geliyor.

Günümüzün önemli Marksist düşünürlerinden Žižek, Ruda ve Hamza, cesur bir felsefi hamleyle Marx’ı yeni bir özgürleşme siyasetine zemin sunabilecek tarzda yeniden yorumluyorlar. Sonuçta, parçacık fiziğinden güncel siyasi eğilimlere uzanan bir turla kapitalizmin içinde bulunduğu krize farklı bir yaklaşım getiren muhayyel, yaratıcı ve deneysel bir okuma çıkıyor karşımıza.

“Çok yerinde bir zamanlamayla kaleme alınmış bu eserde yazarlar, alışılagelmiş şekilde Hegel eleştirisi üzerinden Marx’ı anlama yaklaşımını tersine çeviriyor, işe Marx’tan başlayıp sonra Hegel’e dönüyorlar. Önümüze yepyeni bir entelektüel ufuk açıyorlar.”

Kojin Karatani

“Marx Okumak bizi günümüzde Marx’ın kazandığı yeni önemi anlamaya çağırdığı kadar, felsefe ile Marx’ı buluşturmanın gücünü de ortaya koyuyor. Her sayfası felsefi bir Marksizmi nasıl tasavvur edilebileceğini ortaya koyan ilham verici fikirlerle dolu.”

Todd McGowan, Vermont Üniversitesi

Mümkün Ütopya: Yaşanabilir Bir Toplum İçin Stratejiler

Michael Albert

“Zihinler değişiyor. Rejimler çöküyor. Yeni yapılar doğuyor. Çalkantılı zamanlar, çalkantılı değişimler yaşanıyor. Yine de zaferin kaçınılmaz olduğunu söyleyemeyiz. Peşine düşülen hedeflere erişmek için insanlar acı ve öfkeden sıyrılıp harekete geçmeli, bölünmüşlükten beraberliğe ve mücadeleden zafere yürümeli. Anlık zaferlerin ötesinde yeni toplumsal ilişkiler biriktiren ve çeşitlendiren kazanım yörüngelerine ihtiyacımız var.”

“Yeni bir toplum yaratma yolunda aktivist bir ‘toplumsal değişim ekibi’ işe nereden başlayacağını, nihai hedefini ve başlangıç noktasından bitiş noktasına nasıl gideceğini bilmek zorundadır. Bu kitabın konusu işte tam olarak budur.”

Mümkün Ütopya yaşanılabilir bir toplum için yeni seçenekler, davranışlar ve sonuçlar doğuracak yeni uygulamalar üzerine bir çalışma. Michael Albert mevcut gerçekliğe dair kıyamet senaryolarının kurgulandığı günümüzde sabırlı, ağırbaşlı ve cüretkâr olmanın altını çizerek “İnsanların küçümsendiği bir sığınak yerine karşılıklı yardım için bir aracıya dönüşen hareketleri” nasıl yaratabileceğimize kılavuzluk edecek bir teori ortaya koyuyor. Bunu yaparken bizi bir arada tutan hükümet, ekonomi, akrabalık ve kültürün birbirleriyle, değişimle ve tarihle ilişkisini anlamaya ve bildiğimiz toplumsal hiyerarşileri yaratmadan işlevlerini nasıl yerine getirebileceklerini görmeye yardımcı oluyor.

Birbirimiz adına nasıl harekete geçebiliriz?

Harekete geçtiğimizde karşılıklı olarak nasıl fayda sağlarız?

Kendimizi nasıl örgütleriz?

Siyasal bağlantılarımız sebebiyle ne tür faydalar ve sorumluluklar ediniriz?

İnsanlar bir toplumsal harekete katıldıktan ve o hareketin tanımlanmış hedefleriyle aynı çizgiye geldikten sonra neden o hareketi terk ederler?

Mevcut kurumların kalıcılığını önden kabullenerek yalnızca kötü yanlarını iyileştirmekle mi yetineceğiz (yani reformist olacağız) yoksa mevcut kurumları ihtiyaç duyulan işlevlerini yeni yollarla karşılayan yeni kurumlarla mı değiştireceğiz (yani devrimci olacağız)?”

“Mümkün Ütopya adil bir dünya yaratabilecek dinamik bir hareket isteyen aktivistlerin yüzleştiği birçok soruyu yanıtlıyor.”

Bill Fletcher, Jr.

Rota

Politikada Yönümüzü Nasıl Bulacağız?

Bruno Latour

“Yaşayabileceğimiz bir toprağı nasıl bulacağız? […] Nereye gideceğimizi de, nasıl yaşayacağımızı da, kimlerle birlikte yaşayacağımızı da bilmiyoruz. Bir yer bulmak için ne yapmalıyız? Yönümüzü nasıl bulacağız?”

Toprak mefhumunun yapısı değişiyor, tüm aidiyetler dönüşüm sürecinde, herkes evrensel anlamda paylaşılabilir bir dünyanın, içinde yaşanabilir bir toprağın eksikliğiyle karşı karşıya ve yerküre direnmeye başladı; tarihte ilk defa insan toplumları, yer sisteminin insan eylemine verdiği tepkileri kavramak zorunda… Bruno Latour, Rota’da çizdiği bu manzaranın “belli bir tarihsel eğrinin sonu”na işaret ettiğini iddia ediyor ve bunu toplumsal sınıf mücadelesinin, bir jeo-toplumsal yer mücadelesine dönüşümü olarak yorumluyor.

Latour dünyanın karşılaştığı üç büyük sorunu bu dönüşüm temelinde değerlendirerek göç krizinin, iklim durumunun inkârının ve inanılmaz boyutlara ulaşan eşitsizliğin aslında tek bir olay olduğunu iddia ediyor. Artık Küresellik/Yerellik, Sağ/Sol, Batı hayranlığı/karşıtlığı üzerinden politika yapmanın geçersiz kaldığını, onun yerine “Modernleşmenin birbiriyle çelişkili kıldığı, aslında birbirini tamamlayan iki hareketi” gözetmemiz gerektiğini söylüyor: bir yandan toprağa bağlanmak, öte yandan dünyasallaşmak.

Devamını Göster
₺1,299.00
Kolektif Siyaset Seti (7 Kitap)

Tepkimeye bakarak katı çinkonun aşındığını yani yükseltgendiğini görebiliriz. Çözelti içerisinde serbest elektronlar dolaşmakta. Diğer yandan katotta ise indirgenme gerçekleşecek. Tepkime:

Cu2+ + 2e- → Cu(k)

Burada da görüldüğü üzere bakır iyonları çinkonun verdiğini elektronları kullanarak indirgendiler ve katı bakır oluşturdular. Yani katot kısmında katı toplandığını söyleyebiliriz.

Buraya kadar her şey güzel ama elektrik akımı nasıl oluştu? Anotta serbest elektronlar vardı. Katotun ise bu elektronları kullanıp indirgenme tepkimesini gerçekleştirmesi gerekiyordu. Bu durumda elektronların anottan katota doğru aktığı bariz. Bu elektron hareketi sayesinde de elektrik akımı oluşuyor. İşte Walter White bu şekilde o çaresiz durumun içinden çıkmayı başardı!

Sonuç

Görebileceğiniz gibi kimya, hayatımızın her alanını işgal ediyor. Hem iyi hem kötü anlamda.

Breaking Bad dizisinin gösterdiği üzere, kimya ile zor durumlardan da kurtulabilirsiniz, kurtulması zor yepyeni belalara da yol açabilirsiniz. Onu kullanarak insanların iyileşmesini sağlayacak ilacı da yapabilirsiniz, insanları acı çekerek öldürecek uyuşturucuyu da.... Kimya, tıpkı bilimin geri kalanı gibidir: İyisi kötüsü yoktur. Ona anlam yükleyen, onu iyi veya kötü amaçları çerçevesinde kullanan, insanın ta kendisidir.

Dolayısıyla yine bilimin geri kalanı gibi onu doğru şekilde kullanmak, insanların hayatlarını daha iyi yerlere getirecek bir araç haline dönüştürmek bizim elimizde. Veya Walter White'ın da dediği gibi:

Kimyaya saygı duyulmalı.
Evrim Ağacı, sizlerin sayesinde bağımsız bir bilim iletişim platformu olmaya devam edecek!

Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...

O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...

O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.

Avantajlarımız
"Maddi Destekçi" Rozeti
Reklamsız Deneyim
%10 Daha Fazla UP Kazanımı
Özel İçeriklere Erişim
+5 Quiz Oluşturma Hakkı
Özel Profil Görünümü
+1 İçerik Boostlama Hakkı
ve Daha Fazlası İçin...
Aylık
Tek Sefer
Destek Ol
₺50/Aylık
Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
69
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 55
  • Bilim Budur! 18
  • Merak Uyandırıcı! 15
  • İnanılmaz 11
  • Muhteşem! 5
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • Güldürdü 2
  • Korkutucu! 2
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Sıkça Sorulan Sorular

Cıva fülminat, çok kararsız ve patlayıcı bir bileşiktir. İlk olarak 1800’lerde sentezlenmesine rağmen, kararsızlığı yüzünden kristal yapısı 2007’de belirlenebildi. Kristaller genelde kahverengi ve gri renkler arasındadır ve büyük kristaller fazlasıyla kararsızdır.

Risin, bilimsel adı Ricinus communis olan hint yağı (keneotu) bitkisinin tohumlarında üretilen hayli nüfuzlu bir zehirdir. Bir doz saflaştırılmış risin tozu, yetişkin bir insanı öldürebilir. Adli bilim uzmanı Sevil Atasoy'a göre bu zehir, kobra yılanı zehrinden 2 kat, siyanürden 6000 kat daha öldürücüdür.

Zehirler, kendilere has yöntemlerle hücrelere zarar vererek sistemin işleyişini bozan maddelerdir.

Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/02/2026 07:52:35 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8977

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
E. Mor, et al. Breaking Bad, Hangi Kimya Konularını, Nasıl İşledi?. (11 Temmuz 2020). Alındığı Tarih: 7 Şubat 2026. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/8977
Mor, E., Bakırcı, Ç. M. (2020, July 11). Breaking Bad, Hangi Kimya Konularını, Nasıl İşledi?. Evrim Ağacı. Retrieved February 07, 2026. from https://evrimagaci.org/s/8977
E. Mor, et al. “Breaking Bad, Hangi Kimya Konularını, Nasıl İşledi?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 11 Jul. 2020, https://evrimagaci.org/s/8977.
Mor, Emre. Bakırcı, Çağrı Mert. “Breaking Bad, Hangi Kimya Konularını, Nasıl İşledi?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, July 11, 2020. https://evrimagaci.org/s/8977.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close