Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Transistör, modern teknolojinin temelini oluşturan, yarı iletken bir malzemeden yapılmış minik bir elektronik bileşendir. Bu basit cihaz, elektrik sinyallerini yükseltmek, anahtarlama yapmak ve amplifikasyon sağlamak için kullanılabilir. Transistörlerin icadı, elektronikte devrim yaratarak bilgisayarların, cep telefonlarının ve diğer dijital cihazların geliştirilmesine yol açmıştır, transistörlerin tam olarak ne olduğunu öğrenmeden önce ilk önce bi tarihine bakalım:

Transistörün Tarihi: Dijital Devrimin Temel Taşı

Transistörün İcadı:

23 Aralık 1947, elektronik tarihinde bir dönüm noktasıydı. John Bardeen, Walter Brattain ve William Shockley adlı üç bilim insanı, Bell Laboratuvarları'nda transistörü icat etti. Bu küçük, yarı iletken cihaz, elektronik devrelerde vakum tüplerinin yerini alarak modern bilgisayarların, cep telefonlarının ve diğer dijital cihazların geliştirilmesine yol açtı.

Tüm Reklamları Kapat

Vakum Tüplerinden Transistörlere:

Transistörün icadından önce, elektronik devrelerde vakum tüpleri kullanılıyordu. Vakum tüpleri, büyük, kırılgan ve enerji tasarruflu olmayan cihazlardı. Ayrıca, ısı üretir ve kısa ömürlüydüler. Transistörler ise vakum tüplerine kıyasla daha küçük, daha sağlam, daha az enerji tüketen ve daha uzun ömürlü cihazlardı.

Transistörün Gelişimi:

Transistörün icadından sonra, bu yeni teknolojinin potansiyeli hızla anlaşıldı. 1950'lerde ve 1960'larda, transistörler hızla gelişti ve farklı türleri üretildi. Bu gelişmeler, elektronik cihazların boyutlarının küçülmesine, işlevlerinin artmasına ve fiyatlarının düşmesine yol açtı.

Tüm Reklamları Kapat

Transistörün Tarihine Dair Ek Bilgiler:

  1. Transistörün icadı, Nobel Fizik Ödülü'ne layık görüldü.
  2. İlk transistörler, germanyum adı verilen bir yarı iletken malzemeden yapıldı.
  3. Günümüzde transistörler, silikon adı verilen bir yarı iletken malzemeden yapılmaktadır.
  4. Transistörlerin boyutları gittikçe küçülmektedir.
  5. Transistörlerin sayısı arttıkça, elektronik cihazların işlem kapasitesi de artmaktadır.

Transistörlerin Çalışma Prensibi: Detaylı ve Bilimsel Bir İnceleme

Transistörler, modern elektronik devrelerin temelini oluşturan, yarı iletken malzemeden yapılmış minik anahtarlardır. Bu basit cihazlar, elektrik sinyallerini yükseltmek, anahtarlama yapmak ve amplifikasyon sağlamak için kullanılabilir. Transistörlerin icadı, elektronikte devrim yaratarak bilgisayarların, cep telefonlarının ve diğer dijital cihazların geliştirilmesine yol açmıştır.

Transistörler Nasıl Çalışır Ve Neyden Yapılır ?

Transistörlerin çalışma prensibi, yarı iletken malzemelerin elektriksel özelliklerine dayanmaktadır. Yarı iletkenler, saf iletkenlerden (örneğin, bakır) ve saf yalıtkanlardan (örneğin, silikon) farklı olarak, belirli koşullar altında elektrik akımına izin verir. Saf silikon ve germanyum gibi elementler yarı iletkendir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Yarı iletkenlerin elektriksel özellikleri, dopant adı verilen atomların eklenmesiyle değiştirilebilir. Dopant atomları, yarı iletken malzemeye elektronlar veya boşluklar (elektron eksikliği) ekleyebilir. Bu sayede, N tipi (fazla elektronlu) ve P tipi (fazla boşluklu) yarı iletkenler elde edilebilir.

P-N Jonksiyonu ( Fonksiyon Değil Jonksiyon :) )

Farklı dopant atomlarıyla doplanmış iki yarı iletken bölgenin bir araya getirilmesiyle P-N jonksiyonu oluşur. P bölgesi, elektronları çeken atomlarla doplanırken, N bölgesi elektronları iten atomlarla doplanır. P-N jonksiyonunda, bir elektrik alan oluşur ve bu alan, elektronların akışını kontrol eder.

P-N jonksiyonu, transistörün temelini oluşturur. Transistörde, NPN veya PNP tipi olmak üzere iki tür P-N jonksiyonu kullanılır. NPN tipi transistörde, N tipi bir malzeme arasına iki P tipi malzeme yerleştirilir. PNP tipi transistörde ise P tipi bir malzeme arasına iki N tipi malzeme yerleştirilir.

Transistör Terminalleri ve İşlevleri

Transistörün üç terminali vardır: emitör, kollektör ve baz. Emitör ve kollektör terminalleri, ana akımın aktığı terminallerdir. Baz terminal ise, transistörün anahtarlama işlemini kontrol eden terminaldir.

Tüm Reklamları Kapat

  1. Emitör: Elektronların transistöre giriş yaptığı terminaldir.
  2. Kollektör: Elektronların transistörden çıkış yaptığı terminaldir.
  3. Baz: Transistörün anahtarlama işlemini kontrol eden terminaldir. Baz terminaline uygulanan voltaj, emitörden kollektöre akan akımın akışını kontrol eder.

Transistörün Akım ve Voltaj Karakteristikleri

Transistörün akım ve voltaj karakteristikleri, transistörün çalışma prensibini anlamak için çok önemlidir. Bu karakteristikler, transistörün üç terminali arasındaki voltaj ve akımlar arasındaki ilişkiyi gösterir.

Transistörün iki ana çalışma bölgesi vardır: aktif bölge ve doygunluk bölgesi.

Tüm Reklamları Kapat

Aktif Bölge: Bu bölgede, transistör bir anahtar gibi çalışır. Baz terminaline uygulanan küçük bir voltaj değişikliği, emitörden kollektöre akan akımın büyük bir değişikliğine neden olabilir. Bu anahtarlama özelliği, transistörlerin dijital devrelerde 0 ve 1'leri temsil etmesine olanak tanır. 0 voltaj "0"ı ve 5 voltaj "1"i temsil eder.

Doygunluk Bölgesi: Bu bölgede, transistör bir anahtar gibi değil, bir amplifikatör gibi çalışır. Baz terminaline uygulanan voltaj değişiklikleri, kollektör akımında çok az bir değişikliğe neden olur.

Transitörler Bilgisayarlarda nasıl çalışıyor?

Klasik Bilgisayarların Yapısı:

Klasik bilgisayarlar, merkezi işlem birimi (CPU), bellek, giriş/çıkış (I/O) cihazları ve diğer bileşenlerden oluşan karmaşık elektronik cihazlardır. CPU, bilgisayarın beyni olarak görev görür ve tüm işlemleri gerçekleştirir. Bellek, programları ve verileri depolar. I/O cihazları, kullanıcı ile bilgisayar arasındaki etkileşimi sağlar.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Kolektif Siyaset Seti (7 Kitap)

Bedreddin: Hayatı ve Düşünceleri

Murat Küçük

“Adil bir dünyanın özlemini duyuyordum. O dünyada hepimize yer olmalıydı. Oysa iktidar savaşlarıyla birbirini boğazlayan orduların ayakları altındaydı insanlık. Yoksulların çaresizliğini düşündükçe bir şeyler yapmamız gerektiğini hissediyordum.”

Söz konusu Şeyh Bedreddin olunca yanıtları belki de her daim muğlak sorularla baş başa kalırız. Bir medrese âlimiyken neden tasavvuf yolunda menzil almıştır? Fikirlerinin Anadolu ve Balkanlar’da bu kadar etkili olabilmesinin nedeni nedir? Dinlerin eşitliğine dair düşüncelerinde Hıristiyan-Helen köklerinin etkisi var mıdır? İsyancılara atfedilen özel mülkiyet karşıtı fikirlerin ilham kaynağı gerçekten Şeyh Bedreddin midir? Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal’le yolları nasıl kesişmiştir? İsyanı planlamış mıdır yoksa rüzgârın yönüne doğru mu yürümüştür sadece?

Murat Küçük zihninde bu sorularla altı yüzyıl önceye gidip söyleşiye davet ediyor Bedreddin’i. Daha yakından tanımak istiyor bu akılcı fıkıh âlimi, gönül gözü açık sufi ve isyankarların yoldaşı şeyhi… Tarihin karanlıklarında kalmış olayları hayali bir Bedreddin’le aydınlatma emeliyle akıl ve kalple dolu bir yolculuğa çıkarıyor bizleri.

Okuyucuya Not: Hayali söyleşiler, dünyayı değiştiren, onu anlamamızı sağlayan önemli isimlerle tanışmak veya onları yeniden keşfetmek isteyenlere keyifli bir okuma sağlamak amacıyla hazırlandı. Bu söyleşiler hayal ürünü olsa da biyografik gerçeklere dayanıyor.

Gezi Ruhu ve Politik Teori

Murat Özbank

2013 yılının Haziran ayında, Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nı dolduran çok dilli, çok dinli, çok ideolijili, çok kimlikli insan çoğulluğu arasında bir “ruh” dolaştı: özgürlük ve demokrasi ruhu. Bu ruh, Türkiye’de siyasal hayatı ve siyasal tahayyülü derinden etkileyebilecek gelişmelerin ve arayışların yolunu açtı. Peki nasıl doğmuş, nasıl büyümüştü bu ruh? Dile gelecek olsa hangi kavramlarla konuşur, nasıl bir kuramsal zemine yaslanırdı?

Gezi Ruhu ve Politik Teori bu sorulara yanıt arayan, öznellikle nesnelliği, bir siyaset gözlemcisinin kavramsal bakışıyla bir katılımcının heyecan, umut ve öfkesini harmanlayan, hem politik hem de teorik bir kitap. Bir yandan 2013 Haziran’ının o ateşli günleri üzerine yeniden düşünmek için bir fırsat veriyor, bir yandan da Weber, Arendt, Schumpeter ve Habermas’ın siyasete dair teorileri ve kavramlarıyla tanıştırıyor bizi. Hem politikaya ve politik teoriye merak duyanlar için bir başlangıç sunuyor, hem de Gezi olaylarının demokratik siyasetin bugünü ve geleceği açısından anlamı üzerine düşünmek isteyenlere özgün, berrak ve samimi bir üslupla rehberlik ediyor.

Gezi Ruhu ve Politik Teori olayların gerçekliğini doğrudan sunan bir fotoğraf değil, çıplak gözle görülenlerin gerisindeki ruhu, “Gezi Ruhu”nu yansıtan bir portre çalışması. Tam da o ruhun içerdiği öznelerarası niteliğe uygun şekilde…

WEBER’DEN ARENDT’E GEZİ’DE POLİTİK GÜÇ VE ŞİDDET

ERDOĞAN’DAN SCHUMPETER’E GEZİ’DE DEMOKRASİ VE POLİTİK MEŞRUİYET

GEZİ’DEN HABERMAS’A DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARI

İşgal Et-İtaatsizlik Üzerine Üç Tez

W. J. T. Mitchell, Bernard E. Harcourt, Michael Taussig

Occupy hareketinin bir başka örneği de 2013 yılında Gezi Parkı Direnişi’yle Türkiye’de yaşandı. Direnişle birlikte Türkiye’de birçok ezberin bozulduğuna şüphe yok. Peki, Tahrir Meydanı’yla Zuccotti Park’ın “işgal”inin ardından tüm dünyayı etkisi altına alan bu hareketin temeli neye dayanıyor, talebi ne?

İşgal Et, Orta Doğu’dan New York, Chicago, Londra, Berlin, Frankfurt, Quebec ve Hong Kong gibi şehirlere uzanan “kamusal alanı işgal etme” eylemlerinin dinamiklerini üç farklı açıdan ele alıyor.

Taussig’in, eylemcilerin işgal ettiği Zuccotti Park üzerine kendi gözlemlerini etnografyayla harmanlayarak yazdığı açılış makalesinin ardından Bernard E. Harcourt “sivil itaatsizlik” ile “siyasi itaatsizlik” arasındaki önemli farkı inceliyor. Occupy Wall Street eylemcilerinin “siyasi itaatsiz”ler olarak, yani siyasi söylemleri ve stratejileri reddederek yeni, radikal bir protesto biçimini nasıl hayata geçirdiklerini gözler önüne seriyor. Son olarak medya eleştirmeni ve kuramcısı W. J. T. Mitchell, Occupy imgelerinin kitle iletişim araçları ve sosyal medya aracılığıyla tüm dünyaya yayılmasını mercek altına alıp devrim anıtı olarak “boş alan”ın nasıl kullanıldığını irdeliyor.

“Belirli talepleri olmadığı için Occupy hareketinin ilkel ve dağınık olduğunu düşünüyorlar. Sanki eşitlik bir talep, üstelik bireyi de gerçekliği de yeniden tanımlayan hem ahlaki hem ekonomik bir talep değilmiş gibi.”

-Michael Taussig

“İktidarla uzlaşmayı, geleneksel siyasete uymayı, kurallara göre oynamayı en baştan reddeden Occupy yeni bir siyasi angajman, yeni bir siyaset biçimi yarattı. Geleneksel siyasetin kelime haznesine meydan okuyan, kullandığımız grameri muğlaklaştıran, siyasetin dilini bütün oyunbazlığıyla çarpıtan yeni bir angajman biçimiydi bu.”

-Bernard E. Harcourt

“Belki de ‘boş alan’ yalnızca devrimin değil… gelecek yeni bir demokrasi, yeni bir küresel düzen ihtimalinin de tek gerçek anıtıdır.”

-W. J. T. Mitchell

Marcel Duchamp ve İşin Reddi

Maurizio Lazzarato

Zamanı ve dünyayı yaşamanın bambaşka bir yolu olarak tembel eylem!

“Duchamp kapitalist toplumdaki vazife, rol ve ölçülere teslim olmayarak hem sanatsal hem de ücretli işi inatla reddetmiş, üstelik sanatın ve sanatçının tanımlarına meydan okumakla da yetinmemiştir.” Onun radikal eylemsizliği kapitalist toplumun üç sacayağına birden meydan okumasından ileri gelir: Mübadele, mülkiyet ve emek.

Maurizio Lazzarato, Marcel Duchamp’ın yerleşik iktidar ilişkilerini askıya almanın, politik kırılmayı mümkün kılan koşulları yaratmanın ve yeni bir öznelliğin inşasının başlangıç noktası olarak tanımladığı “işin reddi” ve “tembel eylem” kavramlarını, hem sosyoekonomik bir eleştiri hem de felsefi bir kategori olarak ele aldığı kitabında, henüz çözülememiş bir ihtilafa işaret ederek Duchamp üzerinden yeni bir kapı aralıyor: “Amaçlanan çalışmama özgürlüğü müdür yoksa çalışarak özgürlüğe kavuşmak mıdır?”

“İşin reddi” ve “tembel eylem” bir olanağa işaret eder ve “Olanak bir zerreciktir,” der Duchamp. Artık aynı şekilde görüp aynı şekilde duymadığımız bu olanağa erişmekse başka bir yaşam biçimine bağlıdır, “zerreciğin tembel sakinleri” gibi.

Marx Okumak

Slavoj Žižek , Frank Ruda ve Agon Hamza

Bu kitapta sunulan felsefi okuma, Marx ile Platon, Descartes ve Hegel arasında üretken olabilecek kısa devreler sunmak üzere şekilleniyor: Kapitalist mağarada Platoncu Marx, öznellik düşmanlarına öznelliği savunan Kartezyen Marx, emek temelinde özilişkisel bir olumsuzluk gören Hegelci Marx bir araya geliyor.

Günümüzün önemli Marksist düşünürlerinden Žižek, Ruda ve Hamza, cesur bir felsefi hamleyle Marx’ı yeni bir özgürleşme siyasetine zemin sunabilecek tarzda yeniden yorumluyorlar. Sonuçta, parçacık fiziğinden güncel siyasi eğilimlere uzanan bir turla kapitalizmin içinde bulunduğu krize farklı bir yaklaşım getiren muhayyel, yaratıcı ve deneysel bir okuma çıkıyor karşımıza.

“Çok yerinde bir zamanlamayla kaleme alınmış bu eserde yazarlar, alışılagelmiş şekilde Hegel eleştirisi üzerinden Marx’ı anlama yaklaşımını tersine çeviriyor, işe Marx’tan başlayıp sonra Hegel’e dönüyorlar. Önümüze yepyeni bir entelektüel ufuk açıyorlar.”

Kojin Karatani

“Marx Okumak bizi günümüzde Marx’ın kazandığı yeni önemi anlamaya çağırdığı kadar, felsefe ile Marx’ı buluşturmanın gücünü de ortaya koyuyor. Her sayfası felsefi bir Marksizmi nasıl tasavvur edilebileceğini ortaya koyan ilham verici fikirlerle dolu.”

Todd McGowan, Vermont Üniversitesi

Mümkün Ütopya: Yaşanabilir Bir Toplum İçin Stratejiler

Michael Albert

“Zihinler değişiyor. Rejimler çöküyor. Yeni yapılar doğuyor. Çalkantılı zamanlar, çalkantılı değişimler yaşanıyor. Yine de zaferin kaçınılmaz olduğunu söyleyemeyiz. Peşine düşülen hedeflere erişmek için insanlar acı ve öfkeden sıyrılıp harekete geçmeli, bölünmüşlükten beraberliğe ve mücadeleden zafere yürümeli. Anlık zaferlerin ötesinde yeni toplumsal ilişkiler biriktiren ve çeşitlendiren kazanım yörüngelerine ihtiyacımız var.”

“Yeni bir toplum yaratma yolunda aktivist bir ‘toplumsal değişim ekibi’ işe nereden başlayacağını, nihai hedefini ve başlangıç noktasından bitiş noktasına nasıl gideceğini bilmek zorundadır. Bu kitabın konusu işte tam olarak budur.”

Mümkün Ütopya yaşanılabilir bir toplum için yeni seçenekler, davranışlar ve sonuçlar doğuracak yeni uygulamalar üzerine bir çalışma. Michael Albert mevcut gerçekliğe dair kıyamet senaryolarının kurgulandığı günümüzde sabırlı, ağırbaşlı ve cüretkâr olmanın altını çizerek “İnsanların küçümsendiği bir sığınak yerine karşılıklı yardım için bir aracıya dönüşen hareketleri” nasıl yaratabileceğimize kılavuzluk edecek bir teori ortaya koyuyor. Bunu yaparken bizi bir arada tutan hükümet, ekonomi, akrabalık ve kültürün birbirleriyle, değişimle ve tarihle ilişkisini anlamaya ve bildiğimiz toplumsal hiyerarşileri yaratmadan işlevlerini nasıl yerine getirebileceklerini görmeye yardımcı oluyor.

Birbirimiz adına nasıl harekete geçebiliriz?

Harekete geçtiğimizde karşılıklı olarak nasıl fayda sağlarız?

Kendimizi nasıl örgütleriz?

Siyasal bağlantılarımız sebebiyle ne tür faydalar ve sorumluluklar ediniriz?

İnsanlar bir toplumsal harekete katıldıktan ve o hareketin tanımlanmış hedefleriyle aynı çizgiye geldikten sonra neden o hareketi terk ederler?

Mevcut kurumların kalıcılığını önden kabullenerek yalnızca kötü yanlarını iyileştirmekle mi yetineceğiz (yani reformist olacağız) yoksa mevcut kurumları ihtiyaç duyulan işlevlerini yeni yollarla karşılayan yeni kurumlarla mı değiştireceğiz (yani devrimci olacağız)?”

“Mümkün Ütopya adil bir dünya yaratabilecek dinamik bir hareket isteyen aktivistlerin yüzleştiği birçok soruyu yanıtlıyor.”

Bill Fletcher, Jr.

Rota

Politikada Yönümüzü Nasıl Bulacağız?

Bruno Latour

“Yaşayabileceğimiz bir toprağı nasıl bulacağız? […] Nereye gideceğimizi de, nasıl yaşayacağımızı da, kimlerle birlikte yaşayacağımızı da bilmiyoruz. Bir yer bulmak için ne yapmalıyız? Yönümüzü nasıl bulacağız?”

Toprak mefhumunun yapısı değişiyor, tüm aidiyetler dönüşüm sürecinde, herkes evrensel anlamda paylaşılabilir bir dünyanın, içinde yaşanabilir bir toprağın eksikliğiyle karşı karşıya ve yerküre direnmeye başladı; tarihte ilk defa insan toplumları, yer sisteminin insan eylemine verdiği tepkileri kavramak zorunda… Bruno Latour, Rota’da çizdiği bu manzaranın “belli bir tarihsel eğrinin sonu”na işaret ettiğini iddia ediyor ve bunu toplumsal sınıf mücadelesinin, bir jeo-toplumsal yer mücadelesine dönüşümü olarak yorumluyor.

Latour dünyanın karşılaştığı üç büyük sorunu bu dönüşüm temelinde değerlendirerek göç krizinin, iklim durumunun inkârının ve inanılmaz boyutlara ulaşan eşitsizliğin aslında tek bir olay olduğunu iddia ediyor. Artık Küresellik/Yerellik, Sağ/Sol, Batı hayranlığı/karşıtlığı üzerinden politika yapmanın geçersiz kaldığını, onun yerine “Modernleşmenin birbiriyle çelişkili kıldığı, aslında birbirini tamamlayan iki hareketi” gözetmemiz gerektiğini söylüyor: bir yandan toprağa bağlanmak, öte yandan dünyasallaşmak.

Devamını Göster
₺1,299.00
Kolektif Siyaset Seti (7 Kitap)

Transistörlerin Kullanım Alanları:

Klasik bilgisayarlarda transistörler, CPU, bellek ve I/O cihazları dahil olmak üzere birçok bileşende kullanılır.

CPU'da:

Transistörler, mantık kapılarını oluşturmak için kullanılır. Mantık kapıları, aritmetik ve mantıksal işlemleri gerçekleştirir.

Transistörler, işlemciyi oluşturan transistörlerin anahtarlama ve amplifikasyon özelliklerini kullanarak verileri işler ve hesaplamalar yapar.

Transistörler, kontrol ünitesini oluşturmak için kullanılır. Kontrol ünitesi, programın talimatlarını sırayla yürütür.

Bellekte:

Transistörler, DRAM (dinamik rastgele erişim belleği) ve SRAM (statik rastgele erişim belleği) gibi bellek hücrelerini oluşturmak için kullanılır.Bellek hücreleri, verileri ve programları saklamak için kullanılır. Transistörler, bellek adresleme ve veri okuma/yazma işlemlerini kontrol etmek için kullanılır.

I/O Cihazlarında:

Transistörler, klavye, fare, ekran ve diğer I/O cihazlarının sinyallerini işlemek için kullanılır.

Tüm Reklamları Kapat

Transistörler, I/O cihazları ile CPU arasındaki iletişimi sağlamak için kullanılır.

Adım Adım İşlemler:

1. Bilgisayar Açıldığında:

Güç Kaynağı:

Tüm Reklamları Kapat

Bilgisayar açıldığında ilk önce güç kaynağı devreye girer. Güç kaynağı, şebekeden gelen alternatif akımı (AC) doğru akıma (DC) dönüştürür ve farklı voltaj seviyelerinde +5V, +12V, -12V gibi voltajlar üretir. Bu voltajlar, anakart üzerindeki tüm bileşenlere ve diğer cihazlara gönderilir.

POST (Power-On Self Test):

Güç kaynağı voltajları sabitlendikten sonra, BIOS (Basic Input/Output System) devreye girer ve POST (Power-On Self Test) işlemini gerçekleştirir. POST sırasında BIOS, aşağıdakileri kontrol eder:

  • CPU: İşlemcinin düzgün çalışıp çalışmadığı kontrol edilir.
  • Bellek: Bellek modüllerinin düzgün çalışıp çalışmadığı ve bellek miktarı kontrol edilir.
  • Depolama aygıtları: Sabit disk, SSD veya diğer depolama aygıtlarının varlığı ve düzgün çalışıp çalışmadığı kontrol edilir.
  • Ekran kartı: Ekran kartının düzgün çalışıp çalışmadığı ve hangi çözünürlüğü desteklediği kontrol edilir.
  • Diğer donanım: Klavye, fare, yazıcı gibi diğer donanım cihazlarının varlığı ve düzgün çalışıp çalışmadığı kontrol edilir.

Önyükleme İşlemi:

Tüm Reklamları Kapat

  • POST işlemi başarıyla tamamlandıktan sonra BIOS, önyükleme işlemini başlatır. Önyükleme sırasında BIOS, işletim sisteminin bulunduğu sürücüyü (sabit disk, SSD veya USB bellek) arar ve işletim sisteminin yüklenmesini başlatır.

İşletim Sistemi Yükleniyor:

  • İşletim sistemi yüklenirken, aşağıdakiler gerçekleşir:
  • İşletim sistemi çekirdeği belleğe yüklenir.
  • İşletim sistemi sürücüleri ve diğer gerekli dosyalar yüklenir.
  • Kullanıcı arayüzü başlatılır.

2. Program Çalıştırıldığında:

Program Çalıştırıldığında Transistörlerin Görevleri

Bir program çalıştırıldığında, transistörler birçok farklı görevde rol oynar. Bu görevleri teker teker inceleyelim:

Tüm Reklamları Kapat

1. Talimatların Alınması:

İşletim sistemi, programın talimatlarını belleğe yükler.

Talimatlar, ikili kod (0 ve 1) şeklindedir.

Transistörler, bellekten gelen ikili kod sinyallerini alır ve işler.

Tüm Reklamları Kapat

2. Talimatların Çözümlenmesi:

İşlemci, programın talimatlarını çözümler ve hangi işlemlerin yapılması gerektiğini belirler.

Transistörler, işlemcinin talimatları çözümleme işleminde yardımcı olur.

Transistörler, mantıksal işlemler ve aritmetik işlemler için kullanılır.

Tüm Reklamları Kapat

3. Verilerin İşlenmesi:

Program, verileri işlemek için işlemciyi kullanır.

İşlemci, verileri işlemek için transistörleri kullanır.

Transistörler, matematiksel işlemler, karşılaştırma işlemleri ve diğer işlemler için kullanılır.

Tüm Reklamları Kapat

4. Sonuçların Gösterilmesi:

Programın çalıştırılması sonucunda elde edilen sonuçlar ekrana veya diğer aygıtlara gösterilir.

Transistörler, ekran kartına veya diğer aygıtlara gönderilen sinyalleri oluşturmak için kullanılır.

Transistörlerin Görevleri:

Tüm Reklamları Kapat

Program çalıştırıldığında transistörler:

  • Bellekten veri okuma ve yazma
  • Mantıksal ve aritmetik işlemler
  • Sinyal yükseltme ve anahtarlama
  • Verileri işleme ve sonuçları gösterme

3. Bilgisayar Kapatıldığında:

Güç kaynağı, CPU'ya ve diğer bileşenlere voltajı keser.

Transistörler kapanır ve tüm işlemler durur.

Tüm Reklamları Kapat

Sonuç:

Transistörler, elektronik devrelerin temelini oluşturan ve birçok farklı işlevi yerine getiren minik anahtarlardır. Bu yazıda, transistörlerin işlevini klasik bilgisayarlar örneğinden yola çıkarak detaylı bir şekilde inceledik.

Transistörler, klasik bilgisayarlarda CPU, bellek ve I/O cihazları dahil olmak üzere birçok bileşende kullanılır. Transistörler olmadan, klasik bilgisayarlar çalışamaz.

Transistörlerin kullanımı, klasik bilgisayarlara birçok avantaj sağlamıştır:

  1. Küçük boyut
  2. Düşük güç tüketimi
  3. Yüksek güvenilirlik
  4. Düşük maliyet

Transistörlerin icadı, bilgisayar teknolojisinde devrim yaratmıştır. Transistörler sayesinde, klasik bilgisayarlar vakum tüplü bilgisayarlara göre çok daha küçük, daha güçlü, daha güvenilir ve daha ucuz hale gelmiştir.

Tüm Reklamları Kapat

Transistörler, sadece klasik bilgisayarlarda değil, günümüzde kullanılan tüm elektronik cihazlarda bulunur. Transistörler olmadan, modern dünyanın işleyişi mümkün olmaz.

Umarım bu bilgiler, transistörlerin işlevini ve önemini daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur.

Okundu Olarak İşaretle
8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/02/2026 06:46:12 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/17021

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close