Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: 3 boyutlu bir nesne 2 boyutlu bir şeye müdahale edebilir mi edebilirse bu neden ve nasıl gerçekleşir? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Mutluluğun kaynağı ne? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat

Sanat, Piyasa ve Sahte Sanat

Sahte sanat, suç mu? Tepki mi?

6 dakika
79
Sanat, Piyasa ve Sahte Sanat Vikipedi
  • Blog Yazısı
Albert Dürer, kendi portresi, 1500.
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

"Başkalarının eserini ve yeteneğini yağmalayan ve taklit edenler lanetli olun" bu sözlerin sahibi ünlü Alman ressam Albrecht Dürer (1471-1528). Eserlerinin kopyalanmasından o kadar bunalmış olmalı ki, Dürer bu satırları Meryem Ana gravürüne eklemişti.

“Çok gösterişli birini aptal durumuna düşürmeyi seviyorum” bu sözler ise yirminci yüzyılın en ünlü sanat taklitçilerinden biri olan Elmyr de Hory’e ait. Elmyr’in bu sözlerle kastettiği “biri” taklit ettiği sanatçılar değil, sanat uzmanlarıdır.

Buradaki fail ve mağdur arasındaki ilişkiye değineceğiz. Ancak, öncelikle sanat sahteciliğinin tarihinden kısaca bahsetmek istiyoruz. Çünkü insan-insan ve insan-nesne ilişkileri her alanda olduğu gibi değer yargılarımız konusunda da tarihsel olarak değişiyor. Dün mübah olan bugün günah, dün günah olan şey bugün sevap olabiliyor. Bunun birçok örneği her alanda verilebilir. İnsan kurban etmek gibi uç geleneklerden, temizlik alışkanlıklarımız gibi basit -ama önemli- gündelik davranışlarımıza kadar her şey toplumumuzun tarihsel gelişiminde, değişen olumlu-olumsuz yargılarımızın örnekleridir. Schopenhauer’un deyimiyle nesne, insan idrağının kaynağıdır. Ancak değişen özne ve değişen nesne ilişkisine bağlı olan bu idrak da sabit kalamaz. Ve idrak değişince insanın dünyayı tasavvur etme biçimi de değişir. Bugün, haklı olarak hırsızlık olarak gördüğümüz sanat sahteciliği geçmişte hırsızlık olarak görülmüyordu. Romalılar, Yunan heykellerini büyük bir yaygınlıkta kopyaladılar. Günümüze ulaşamayan çoğu Yunan heykelinden Roma kopyaları sayesinde haberdarız. Ve kimse bu Roma heykelerine "sahte" demiyor. Aksine müzelerin en gözalıcı yerlerinde bu heykellerin sergilendiklerini görüyoruz.

Tüm Reklamları Kapat

Sanat sahteciliği, yirminci yüzyılın ortalarından itibaren geliştirilen modern analiz teknikleriyle beraber büyük oranda gündemimizin dışına çıkmıştır. Ancak neredeyse iki bin yıl boyunca sanatçı ve sanat eserleriyle yan yana gelişen taklitçi ve sahte sanat eserleri birlikte var olmuştur. Rönesans öncesinde bir heykeli veya resmi taklit etmek, sahtecilik olarak bile görülmüyordu. Yunan, Roma ve Hıristiyan sanat geleneğinde sanat eseri, devlet gücünü ve dini simgeleyen güçlü bir mesajı halka ulaştırmalıydı. Sanat, okuma yazma bilmeyen geniş halk yığınlarıyla otorite arasındaki en önemli kitle iletişim araçlarından biriydi. Eser, mesajı, estetik bir yolla ulaştırma aracıydı. Tunç ve bronz heykeller kalıplara dökülerek kopya edilir; mimari ve mimariye bağlı sanatlarda yerleşik semboller uygulanırdı. Sanatçı imzası ve orijinallik dönem insanının aradığı, önemsediği özellikler değillerdi. Bu arayış için birey olarak insanın öne çıkmaya başladığı, buna bağlı olarak da insanın sanat nesnesiyle kurduğu ilişkinin farklılaştığı hümanizm sonrasını beklememiz gerekiyor.

On dokuzuncu yüzyılın ortasından itibaren sanat müzeleri, koleksiyonerler ve sanat müzayedeleri yoğun bir ilgiyle karşılaştı. Ünlü ressamların eserleri sanat müzayedelerinde milyonlarca dolara alıcı bulmaya başladı. Sanat eserleri, zengin sınıfların maddi yatırım ve kültürel statü elde etme araçlarına dönüştüler. Salvador Dali, Pablo Picasso, Klee, Matisse ve Cezanne bu dönemin en çok taklit edilen sanatçıları oldular. Zenginler, bu sanatçıların eserlerini koleksiyonlarının parçası haline getirmek için sanat simsarlarına servetler ödediler. Ancak şöyle bir sorun vardı ki; milyonlarca dolar ödenen eserlerin hepsi orijinal değildi. Üstelik bu orijinal olmayan eserler, önemli sanat uzmanlarının denetiminden geçerek ünlü müze koleksiyonlarına sızabiliyordu. Fransa’da bulunan Drouot müzayede evinde satılan Cezanne tablosunun sahte olduğu ortaya çıkmıştır. Bahsedilen eser, müzayede evinin tarihindeki en yüksek geliri getiren eserdir.

Sanatçıların çıraklık dönemlerinde ünlü ressamların eserlerini taklit ederek tekniklerini geliştirmeye çalışması bilinen bir yöntemdir. Yazının başlarında adı geçen Elmyr ’de bu yöntemi kullanan çaylak sanatçılardan biriydi. Bir süre kendi özgün eserlerini satmaya çalıştı. Ancak bu konuda çok da başarılı olamadı. Şöyle diyordu Elmyr: “Değer, fikirlere göre oluşur. Fikirler ise uzmanların görüşüne göre. Eğer bu eserleri uzun bir süre müzede veya bir galeride sergilerseniz onlar sanat eseri olurlar.” Birgün soylu ve zengin bir İngiliz kadını, Elmyr’in atölyesini ziyaret etti. Duvarda Elmyr’in Picasso’yu taklit ettiği bir tablo asılıydı. Kadın: “Bu Picasso’yu nereden buldun? Kaç para?” diye sordu. Elmyr tam o anda para kazanmanın kolay bir yolunu buldu. Matisse, Modigliani, Derain, Braque ve Picasso gibi ünlü ressamların eserlerini taklit etmeye başladı. Sanat simsarlarıyla temas kurup bu tabloları sattı. Hiçbir zaman sanat simsarları kadar para kazanamadı. Hatta öldüğünde üzerine kayıtlı hiçbir varlığı da yoktu. Ancak o, bir sanat sahtecisiydi ve yaptığı tabloların üzerine ünlü ressamların imzalarını atıyordu. Yaptığı suç fark edilip mahkemeye çıkarıldığında şöyle demişti “bugüne kadar bir müzeye bir resim satmak istediğimde hiç geri çevrilmedim”

Elmyr bütün bunların ne kadarını para kazanmak için ne kadarını sanat uzmanlığına karşı bayrak kaldırmak için yaptı bilemeyiz. Sanat uzmanlarının hepsinin beceriksiz olduğunu düşünmek de saflık olurdu. Büyük ihtimalle bir kısmı sanat simsarıyla kurmuş olduğu ortaklık sonucunda koleksiyonerleri ve müzeleri birlikte dolandırdılar. New York’un en önemli sanat merkezlerinden biri olan Knoedler Galeri davası ve müze müdürü Ann Freedman’ın yaklaşık seksen milyon dolarlık sanat eseri dolandırıcılığındaki rolü, sanat uzmanlarının veya galeri sahiplerinin saf insanlar olmadığına, çoğu kez sanat dolandırıcılığı zincirinin bir parçası olabileceklerine önemli bir örnektir.

Tüm Reklamları Kapat

Sanat sahtecileri geçinmek için veya içine giremedikleri sanat camiasına tepki olarak, sanat simsarları ve galeri sahipleri ise zengin olmak için sahte sanat piyasasının bir parçası olmuş olabilirler. Sanat eseri eski çağların ritüel aracı olmanın dışına çıkıp seküler dünyanın pazarında bir metaya dönüştüğünde onun sahtesinin, karaborsasının oluşması da kaçınılmazdır. Çok açık ki modern dünyanın sanat dediği şey; satılabilir olan, belli bir miktarda maddi karşılığı olan estetik nesne veya performanstır. Bir kişiyi sanatçı, bir eseri sanat eseri yapan ise; onun hakkında oluşan kanıdır. Bu kanı nasıl oluşur? Ciddiye alınabilecek miktarda insanın beğenisini kazanarak popüler bir sanat eseri, sanatçı da olunabilir. Belli bir zümreye hitap edecek şekilde gelişmiş bir sanat eseri ve sanatçı da olunabilir. Birincisi yaygın bir görüşün taraftarları tarafında propaganda aracına dönüşmekle; ikincisi sanat simsarlarıyla güçlü bağlar geliştirmekle mümkün olabilir. Elbette bu durumun istisnaları vardır.

İnsanlar neden bir sanat eserine milyonlarca dolar ödeyip ona sahip olmak isterler?

Bir sanat eserine milyonlarca dolar ödemekle kıymetli bir taşa milyonlarca dolar ödemek arasında ekonomik amaç yönünden çok da bir fark olduğu söylenemez. Her ikisinin de bir kullanım değeri yoktur. Onları değerli kılan nadirliği ve bu nadirlikten kaynaklanan güçlü bir değişim değerine sahip olmalarıdır. Ancak sanat eserleri satın alıp bir koleksiyona sahip olmak parası olan bir insana kültürel bir statüde kazandırır. O, parayla Schopenhauer’un deyimiyle “başkalarının gözündeki yerini” satın alır. Parası olan birini bir sosyal yardım kuruluşu kurmaya, premier ligde bir futbol kulübü satın almaya, bağış kampanyalarına katılmaya ne itiyorsa sanat eseri koleksiyonu oluşturmaya, özel bir müze kurmaya da aynı şey iter. İnsanların gözündeki sosyal konumunu ekonomik imkanlarıyla güçlendirme isteği denebilir. Bu, aynı zamanda ekonomik de bir yatırımdır. Gelecekte hangi akımların ve sanatçıların önemli müzelerde kendine yer edinebileceği ihtimalleri üzerine yatırımlar yapılır, eserler satın alınır. Bu eserlerin, vakti geldiğinde değerleneceği beklenir. Sanat eserlerine yapılan ekonomik yatırımlar çoğu kez borsada kâğıt toplamaktan daha güvenlidir. Cezanne’ın bir eserine sahipseniz onun maddi değeri üzerine manipülasyon yapabilecek bir araç neredeyse yoktur.

Elbette ki sanat sadece müzelerde, galerilerde, müzayedelerde var olmuyor. Sokaklarda bir şeyleri kutlayan insanların dansında, şarkılarında; ölülerinin arkasından gerçekleştirdikleri ritüellerde ve gündelik hayatın birçok noktasında sanat, insan hayatının bir parçasıdır. Bu yönüyle maddi bir karşılığı da yoktur. Metaya dönüşmemiş, bir piyasası oluşmamış, bu nedenle uzman görüşlerinin seçiciliğine ve piyasa koşullarına göre şekillenmemiş sanatçılar ve sanat eserleri, performansları hep vardı ve var olmaya devam edecekler. Müzeler, galeriler ve koleksiyoncular ise büyük oranda, sanatı seküler mistisizmin aracı olarak kullanacaklar.

***

Okundu Olarak İşaretle
4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Walter Benjamin. (2023). Teknik Olarak Yeniden Üretilebilirlik Çağında Sanat Eseri. ISBN: 9789750759987. Yayınevi: Can Yayınları. sf: 45.
  • A. Schopenhauer. (2020). İsteme Ve Tasavvur Olarak Dünya. ISBN: 9786257030137. Yayınevi: Doğu Batı Yayınları.
  • A. Hauser. Sanatın Toplumsal Tarihi. Yayınevi: Remzi Kitabevi.
  • N. Lynton. (2004). Modern Sanatın Öyküsü. ISBN: 9789751409775. Yayınevi: Remzi Kitabevi.
  • E. H. Gombrich. (1999). Sanatın Öyküsü. ISBN: 9789751406958. Yayınevi: Remzi Kitabevi.
  • L. Tolstoy. (2007). Sanat Nedir?. ISBN: 9789944881739. Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 15/04/2026 04:35:20 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/14660

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Günümüzde biyologların ilgilendiği en heyecan verici ve merkezi soruların neredeyse tamamı, onların hangi evrim mekanizmalarıyla gerçekleştiği ile ilgilidir."
Sue Barnes
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)