Ayna Yaşam: Sentetik Biyolojinin En Tehlikeli Fikri mi?
BBC Science Focus Magazine
- Çeviri
- Biyoloji
- Çevre Bilimleri
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Ayna yaşam, moleküler yapıları birbirinin ayna görüntüsü olan biyokimyasal bileşenlerden oluşan sentetik organizmalar olup, doğal yaşamın işleyişine tehdit oluşturabilir.
- Ayna bakterilerin bağışıklık sistemlerinden kaçabilme ve antibiyotiklere direnç gösterebilme riski, ekolojik ve tarımsal felaketlere yol açabilecek benzersiz bir tehlike olarak görülmektedir.
- Teknik zorluklar nedeniyle henüz ayna hücre sentezlenememiş olsa da, bilim insanları bu konuda uluslararası düzenlemeler ve moratoryumlar önererek potansiyel risklerin önüne geçmeyi hedeflemektedir.
J. Craig Venter Enstitüsünde sentetik biyolog olan Prof. John Glass'ın, önde gelen bilimsel dergilerden Nature'da 2025 yılında yayımlanan sözleri oldukça net:
Ayna yaşam olarak adlandırılan şeyi yaratmanın çok ama çok kötü bir fikir olduğu konusunda neredeyse herkes hemfikir.
Glass ve diğer uzmanlara göre, insan yapımı bu organizmalar bildiğimiz anlamdaki yaşama karşı gerçek bir tehdit oluşturabilir.
Yine de ayna yaşamın yaratılmasını engellemek, tahmin edebileceğinizden çok daha zor bir iş gibi görünüyor. Neyse ki şimdilik bu kavram kesinlikle varsayımsal bir boyutta kalıyor. Ayna yaşam, sadece ayna biyolojisi üzerine yapılan araştırmalardan doğan bir fikirden ibaret.
Bu alan, kiral olarak bilinen pek çok kimyasalın birbirinin zıt yansıması olan iki formda bulunabilmesi gerçeğine dayanıyor. Bu kimyasalların sol elli ve sağ elli enantiyomerler olarak bilinen iki versiyonu, aynı kimyasal formüle sahip olup benzer şekilde davranıyorlar; ancak moleküler yapıları birbirinin ayna görüntüsü şeklinde oluyor.
Bu kimyasalların ayna görüntüsü versiyonları, bilim insanlarının yeni ve daha etkili ilaçlar keşfetmesine, hatta yaşamın en temel düzeydeki sırlarını ortaya çıkarmasına yardımcı olabilir.
Yaşamın en temel bileşenleri olan DNA, proteinler ve şekerler gibi birçok biyokimyasal madde, birbirinin ayna görüntüsü olan iki ayrı formda bulunabilir. Ancak hücreler gibi daha karmaşık canlı organizmalar, ezici bir çoğunlukla sadece tek bir formda varlık gösterir.
Yaşam, başlangıcından bu yana belirli bir kiralite üzerinden işlemiş ve buna bağlı kalmıştır. Karmaşık canlı yapıların hepsi sanki "sağ elli" gibidir ancak onları oluşturmak için bir araya gelen daha basit bileşenler, yani malzemeler, sağ veya sol elli olabilir.
Eğer bir hücredeki her bir biyokimyasal bileşeni zıt enantiyomeriyle değiştirecek olsaydınız, teorik olarak bir "ayna hücre" yaratabilirdiniz. Bu, canlı maddenin en küçük ve en temel birimi olan doğal hücrenin bir yansıması olurdu. Pratik olarak birebir aynı ancak aynı zamanda son derece doğal olmayan bir yapı elde ederdiniz. İşte bu, ayna yaşamın ta kendisi olurdu.
Eşi Benzeri Olmayan Bir Tehlike
Bilim insanları bu tür tuhaf yaşam formları yapma girişimlerine karşı ilk olarak 1992 yılında, moleküler biyoloji ve genetik mühendisliğindeki ilerlemelerin yaşamı doğal olmayan yollarla "yeniden tasarlama" fikrini uygulanabilir kılmaya başlamasıyla uyarıda bulundular.
Bağışıklık sistemlerimizin daha önce ayna yaşam gibi bir şeye hiç maruz kalmadığı göz önüne alındığında, eğer günün birinde yaratılır ve doğaya salınırsa örneğin bir ayna bakteri tarafından enfekte olmaya karşı son derece savunmasız olabiliriz.
Bilim insanları Science dergisinde, bağışıklık sistemlerimizin böyle bir bakteriyi tespit edip saldırabileceğini, ancak antikorlarımızın ona karşı işe yaramayacağı konusunda uyarıda bulunuyorlar. Üstelik tehlike sadece bizimle sınırlı kalmayacaktır. Ayna bakteriler mahsullerimizin, çiftlik hayvanlarımızın ve hatta yaban hayatının bağışıklık sistemlerinden kaçmayı başarabilir. Antibiyotikler onların üzerinde işe yaramayabilir ve bakterilerin doğal avcıları olan virüsler ile protistler de onları tespit edemeyebilir.
Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.
KreosusKreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.
Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.
PatreonPatreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.
Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.
YouTubeYouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.
Diğer PlatformlarBu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.
Giriş yapmayı unutmayın!Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.
Büyümelerini durduracak veya onlarla savaşacak hiçbir bariyerin olmaması, ayna bakterilerin popülasyonlar ve çevreler arasında hızla çoğalmasına olanak tanıyarak felaket niteliğinde bir hastalık dalgasına, mahsul kıtlıklarına ve ekolojik kaosa neden olabilir.
Şu an itibarıyla bilinen hiçbir araştırma grubu ayna organizmalar yaratmaya yönelik projeler üzerinde aktif olarak çalışmıyor (gerçi Avrupa Birliği, ABD ve Çin tarafından finanse edilen, bazıları 2019'a kadar uzanan ayna yaşam projeleri oldu). Üzerinde çalışan araştırmacılar olsaydı bile, uzmanlar ayna yaşam yaratmak için gereken karmaşık teknik zorlukların üstesinden gelmenin 10 ila 30 yıl daha alacağını tahmin ediyor.
Ancak 2025'in sonunda, Ayna Biyolojisi Diyalogları Fonu (MBDF) adı verilen uluslararası geniş bir uzman grubu önemli bir uyarıda bulundu. Uzmanlara göre, diğer biyobilim araştırmaları yanlışlıkla birilerinin yakın gelecekte ayna yaşam yaratmasına kapı aralayabilir ve bunun olmasını engellemek için daha fazlası yapılmalıdır.
Örneğin pek çok biyolog, ayna görüntülü biyolojik moleküller yaratıyor ve inceliyor. Bu moleküller hücrelerin nasıl çalıştığını anlamamıza yardımcı olabiliyor ve genellikle onları terapötik ilaçlar olarak potansiyel kullanıma uygun hale getiren benzersiz özelliklere sahip oluyorlar. Örneğin peptitlerin ve proteinlerin ayna versiyonlarının vücutta daha uzun süre kaldığı ve bağışıklık tepkilerini tetikleme olasılığının daha düşük olduğu görülüyor.
Aynı zamanda, başka bir araştırma alanında çalışan biyologlar uzun zamandır sıfırdan tamamen işlevsel, aynasız bir hücre sentezlemeye çalışıyorlar. Bazı uzmanları endişelendiren şey ise tam da bu iki alandaki ilerlemenin bir araya gelmesi. Zira bu durum çok da uzak olmayan bir gelecekte bir biyoteröristin, haydut bir devletin veya sadece meraklı bir bilim insanının bir ayna hücre yaratmasına yardımcı olabilir. Örneğin, Mart 2026'da Birleşmiş Milletler bilimsel danışma kurulu durumu şu sözlerle özetledi:
Ayna yaşam geliştirme yeteneği giderek artıyor. Aynalanmış genetik materyali kopyalayabilen enzimler de dahil olmak üzere, birçok temel ayna parçası laboratuvarlarda halihazırda inşa edildi. Devam eden ilerlemeler, ayna yaşam yaratmanın maliyetini ve karmaşıklığını azaltarak, kendini kopyalayan bir ayna organizma birleştirmeye yeltenebilecek aktörlerin yelpazesini genişletebilir.
Çizgiyi Belirlemek
Şimdilik bir ayna hücre yaratılmasını imkansız kılan önemli teknik zorluklar bulunuyor. Ayna biyokimyasalları üzerinde deneyler yapan bilim insanları, belirli biyolojik moleküllerin ayna versiyonlarını yapabiliyor olabilirler; ancak çok kritik bir detay var ki hücrenin diğer karmaşık unsurlarını birbirine bağlayan ve bir araya getiren son derece kompleks moleküler yapıların ayna versiyonlarını yapamıyorlar.
Öte yandan, sıfırdan "normal", yani ayna olmayan hücreler sentezlemeye çalışan geniş uluslararası biyolog topluluğu da şu ana kadar çalışmalarını gerçekten canlı, kendi kendini kopyalayabilen sentetik bir hücrede birleştirmeyi başaramadı. Geçen yıl ayna yaşam üzerine yapılan uyarının ortak yazarlarından biri olan ve ayna proteinleri ile diğer biyomolekülleri araştıran SynX Therapeutics şirketinin kurucu ortağı Dr. Sebastian Oehm, bu durumu şöyle açıklıyor:
Ayna yaşam yapmak için hem malzemelere hem de tarife ihtiyacımız var. Malzemeler, bir hücrenin işlev görmesi için gereken pek çok şeyin ayna formlarıdır. Tarif ise sentetik bir hücre yapmak için gereken protokoldür. Şu an henüz ikisine de sahip değiliz.
Birçok kişi, ayna yaşamın yaratılmasına giden yolda dikkat edilmesi gereken kilit dönüm noktasının bir "ayna ribozom" sentezi olacağını düşünüyor. Bu karmaşık hücresel yapı, genetik bilgiyi tarıyor ve molekül molekül proteinleri birleştiriyor; yani yaşayan herhangi bir hücrenin vazgeçilmez bir bileşeni konumunda bulunuyor. Ancak bunu sentetik olarak yapmak da son derece zor. Çünkü karmaşık bir şekilde birbirine katlanmış 50'den fazla proteinden ve uzun ribonükleik asit (RNA) parçalarından oluşuyor.
Dr. Oehm bu zorluk için, "Şu ana kadar kimse, ister ayna olsun ister olmasın, bir hücre yapmak için gereken verimlilikte çalışan sentetik bir ribozom yapma yöntemi bulamadı." diyor. Tabii bu, insanların denemediği anlamına gelmiyor. Birçok araştırma grubu, ayna hücre yapma amacından bağımsız olarak, çeşitli bilimsel nedenlerle ribozom sentezlemek üzerinde çalışıyor.
Ancak bilim insanları, bu tür çalışmaların aşılmaması gereken tehlikeli bir sınır oluşturup oluşturmadığı konusunda hemfikir değil. Bazıları bunun hiçbir fayda sağlamadan ayna yaşamı daha da yaklaştıracağını söylerken; diğerleri bunun faydalı bir bilimsel araç olabileceğini ve tam işlevli bir hücre olmaktan çok uzak olduğunu belirtiyor. Dr. Oehm bu tartışmayı şöyle özetliyor:
Bir bakıma bu tartışma, hem potansiyel olarak çok faydalı hem de çok tehlikeli olan diğer teknolojilerle ilgili olanlardan daha kolay. Ayna moleküller çok faydalıdır ve pek tehlikeli değildir. Ayna bakteriler ise pek faydalı değildir ama çok tehlikelidir. Dolayısıyla bu durum, o ikisini birbirinden ayırmamıza olanak tanır. Asıl soru şudur: Bir şeyi endişelenmemiz gereken bir hale getirecek kadar çok karmaşık olan veya bir ayna bakteriye giden yolda çok ileri gitmiş olan şey nedir?
Oehm, sınırın bir yere çekilmesi gerektiğini düşünüyor; ancak bu sınırı çizenin işini şansa bırakmaması ve ihtiyatlı davranması gerektiğine de dikkat çekiyor:
Bilimsel düzenlemelerin tarihi, çizgiyi son kötü sonuçtan hemen öncesine çekmek istemeyeceğinizi gösteriyor. Çünkü birazcık bile aşılsa, artık risk altındaki bir dünyadasınız demektir. Altyapı teknolojilerinin faydalı kullanımlarının çoğunu koruyan, ancak bir ayna bakteriden güvende olabileceğimiz kadar uzak bir sınır çizmek istersiniz.
Buradaki zorluk sadece sınırın nerede olması gerektiğine değil, aynı zamanda o sınırı aşmanın ne anlama geldiğine de karar vermektir. Örneğin bazıları ayna ribozom yapmanın kabul edilebilir olduğunu savunuyor; ancak tüm bilim insanları buna katılmıyor. Uzun Vadeli Dayanıklılık Merkezinde biyolojik güvenlik uzmanı olan ve aynı zamanda ayna biyolojisi üzerine çalışan Dr. Paul-Enguerrand Fady, insanların bunu yapmamasını tercih edenlerden. Fady, durumu şu sözlerle ifade ediyor:
İnsanların ayna ribozom yapmasını istiyor muyuz? Ben hayır derdim ama başkaları bunun zıt kiraliteye sahip biyomoleküllerin biyolojik üretimini basitleştireceğini söyleyecektir. Eğer bir sonraki adımı, yani bunu canlı bir organizmaya veya sentetik hücreye yerleştirmemeyi taahhüt ederlerse, bunu kabul edebilirim.
Gerçek Bir Tehdit mi?
Dr. Fady'ye göre ayna yaşamı ele almada ilk mantıklı adım, ayna hücrelerine yönelik ilerlemeyi sağlamak amacıyla yapılan tüm araştırmalar için küresel bir moratoryum (İng: "moratorium", bir şeyi yapmamak için kendi kendini denetleyen bir tür anlaşma) ilan etmek olacaktır. Bu yaklaşım, hiç kimsenin ayna yaşamı kolaylaştıracak projeler üzerinde kasıtlı olarak çalışmadığını veya bunları finanse etmediğini teyit etmenin tartışmasız bir yolu olarak görülüyor.
Bunun ardından düzenlenecek bir dizi uluslararası konferans aracılığıyla, diğer araştırmalardaki hangi ilerlemelerin bizi ayna yaşama rahatsız olacağımız kadar yaklaştırabileceği konusunda daha ince ayrıntılar tartışılabilir. Ancak tüm bilim insanları, bir ayna bakterinin felaket düzeyinde tehlikeli olacağı varsayımına bile katılmıyor.
Örneğin British Columbia Üniversitesinde biyokimyacı olan Prof. Dr. David Perrin, ayna bakterilerin bağışıklık sistemlerimizden kaçabileceğine dair kanıtların güçlü olmadığını belirtiyor. D-peptitleri olarak bilinen kısa ayna aminoasit dizilerinin, hayvanları içeren bazı çalışmalarda güçlü bağışıklık tepkilerini provoke ettiğinin gösterildiğini ekliyor.
Perrin ayrıca birçok yaygın antibiyotiğin çalışmak için kiraliteye dayanmadığını ve bu nedenle ayna hücreler üzerinde de işe yaraması gerektiğini savunuyor. Zaten diğer antibiyotiklerin ayna versiyonlarını sentezlemenin de nispeten kolay olacağına inanıyor. Prof. Dr. Perrin görüşlerini şu şekilde aktarıyor:
Ayna yaşam organizmalarının riskleri, evrimleşebilen veya hayvanlardan insanlara zoonotik olarak sıçrayabilen, ilaca dirençli patojenlerin oluşturduğu risklerden muhtemelen çok daha az ölümcül olacaktır.
Paradoksal bir biçimde, bu belirsizlik bilim insanlarının ayna biyolojisini incelemeleri için başka bir geçerli neden sunuyor. Uzun Vadeli Dayanıklılık Merkezi gibi kuruluşlar, risk hakkındaki büyük ölçüde teorik tartışmaların yanı sıra, bağışıklık sisteminin ayna moleküllere nasıl tepki verdiği hakkında daha fazla bilgi edinebilecek veya ayna bakteriler üzerinde hangi antibiyotiklerin işe yarayıp hangilerinin yaramayacağına dair daha net veriler sağlayabilecek bilim insanlarına araştırma fonları sunuyor. Elbette bu deneylerin, ayna bakteriler veya onlara yakın herhangi bir şey yaratılmadan yapılması gerekiyor.
Biyolojik Silahlar Sözleşmesi aracılığıyla ayna hücre araştırmalarının yasaklanması fikri ya da DNA sentezi şirketleri tarafından üretilmesine ve satılmasına izin verilen ayna DNA türlerine yasal sınırlar getirilmesi gibi bir dizi başka adım da değerlendiriliyor. Örneğin, az sayıda gen içeren ayna DNA yasal kalmaya devam ederken; bütün bir genoma veya onun önemli bir kısmına benzeyen ayna DNA sınırların dışında tutulabilir.
Şu anda ayna yaşam hakkında gerçekleşen etkinliklerin ve tartışmaların çeşitliliği; ilk uyarılardan 30 yıl sonra, biyolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlemesiyle birlikte tehdidin en azından ciddiye alındığını gösteriyor. Ayna yaşamın teknik olarak mümkün hale gelmesine muhtemelen en az on yıl olsa da, Dr. Oehm gibi bilim insanları bilim camiasını rehavete kapılmamaları konusunda uyarıyor. Dr. Oehm tehlikenin boyutunu şöyle açıklıyor:
Bazen 'Bunu gerçekten şimdi tartışmamız gerekiyor mu?' sorusunu duyarsınız. Ancak çok uzun süre beklersek bu tartışmayı yapamayız, çünkü araştırmalar çoktan yapılmış olur. Anahtar niteliğindeki potansiyel sınırların bazıları şu an aşındırılıyor. Belki de bunda bir sorun yoktur, belki de o sınırlara ihtiyacımız olmadığına karar vereceğiz; ancak sınırları aşınmadan önce en azından onlar hakkında konuşmuş olmalıyız.
Ayna Görüntüsü Bir Dünyada Hayatta Kalmak
Dünyadaki yaşamın belirli bir kiralite içinde işlediği göz önüne alındığında, bazı ayna görüntüsü organizmalar diğer organizmalar tarafından üretilen bileşenlerin birçoğunu parçalamakta zorlanabilir. Aslında bu yapılar, canlı organizmalar tarafından üretilen kimyasalların tam tersi kiraliteye sahip olanlarla beslenmeye programlanmış olacaklardır. Dolayısıyla besin kaynakları organik maddelerin parçalanmasına bağlı olacağından, bunlar da son derece yetersiz kalacaktır.
Bununla birlikte, E. coli gibi birçok genelleyici bakteri, kiral olmayan bir dizi bileşiği, yani "sol ve sağ elli" enantiyomerleri bulunmayan kimyasalları metabolize etme yeteneğine sahiptir. Ototroflar olarak bilinen diğer bakteriler ise karbondioksit, sülfür veya nitrojen gibi son derece basit, kiral olmayan kimyasallardan enerji üretebilirler.
Dolayısıyla, bu tür bakterilerin ayna versiyonları çevreye salındığında herhangi bir besin eksikliğiyle sınırlanmayacaktır. Ayna bakteriler çevrede bulunan besinlerle sınırlandırılmış olsalar bile, normalde bakterileri öldüren pek çok virüs ve avcı türünden kaçabilmeleri, popülasyonlarının doğal olarak oluşan bakteriler pahasına genişlemesine olanak tanıyabilir.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: BBC Science Focus Magazine | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 03/08/2026 20:32:39 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23536
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in BBC Science Focus Magazine. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.