Akdeniz Tipi Bölgelerde Çıkan Orman Yangınlarına Yönelik Yönetim Anlayışında Paradigma Değişimi Şart!

Eğer Daha Feci ve Büyük Yangınlardan Kaçınmak İstiyorsak, Akdeniz Ormanları'ndaki Yangınlara Bakış Açımızı Derhal Değiştirmek Zorundayız!

Akdeniz Tipi Bölgelerde Çıkan Orman Yangınlarına Yönelik Yönetim Anlayışında Paradigma Değişimi Şart!
Yanan bir orman alanı
University of Kentucky
Yazar Francisco Moreira, et al. Çağrı Mert Bakırcı Editör Çağrı Mert Bakırcı
14 dakika
2,589 Okunma Sayısı
Notlarım
Reklamı Kapat

Akdeniz tipi iklim bölgeleri (AİB) beş kıtaya yayılmıştır: Afrika, Avustralya, Avrupa, Kuzey Amerika ve Güney Amerika. Bitki örtüsü (yakıt) büyümesini sağlayan serin ve yağışlı kışlar ve bitki örtüsünün tutuşabilirliğini artıran sıcak ve kuru yazlar ile karakterize edilen, güçlü bir mevsimsel iklimi paylaşırlar. Buna bağlı olarak, ekolojik ve evrimsel süreçler ile insan toplumları, Akdeniz tipi iklim bölgelerinin çoğunluğunda, ateş tarafından güçlü bir şekilde şekillendirildi.

Daha yakın zamanlarda, peyzaj ve iklimde yaşanan insan kaynaklı değişimler, yangın rejimlerinde ve dolayısıyla Akdeniz tipi iklim bölgelerinin beşinde de sosyo-ekolojik etkilerinde güçlü değişikliklere yol açmıştır. Son yıllarda artan nüfus, vahşi yaşam alanı ile kentsel alan arayüzüne (veya kısaca "VKA", yaban hayatı alanları ile kentsel alanların iç içe bulunmasını ifade eder) milyonlarca yeni insan ile barınak getirdi ve şiddetli yangın dönemlerinde ısınma ve kuruyan iklimler ve buna artı olarak meydana gelen tutuşmalar (çoğunlukla antropojenik), ekstrem orman yangını olaylarının (kısaca "EOO") yaygınlığının artmasına neden oldu. Ekstrem yangın olayları da, genellikle çok geniş yanan alanlara ve insan yaşamı ve onun varlıkları üzerinde önemli etkilere neden oldu.

Bu tür olaylar bir süredir apaçık olsa da, Akdeniz tipi iklim bölgelerindeki çağdaş orman yangını yönetim politikaları, sorunun altında yatan nedenleri yeterli ve proaktif olarak ele almakta bir yandan başarısız olurken, diğer bir yandan neredeyse tamamen reaktif yangın söndürme işlemine odaklanmaya devam etti.

Reklamı Kapat

Bu makalede, şunları savunuyoruz:

  • Diğer faktörleri tamamen gözden çıkarıp sadece yangın söndürme işlemine koyu bir şekilde odaklanmak, Akdeniz tipi iklim bölgeleri üzerinde başarısız olmaya mahkûmdur.
  • Yangın politikaları ve yangın kontrolüne yönelik harcamalar, yangının olumsuz etkilerinin bastırılması ve hafifletilmesi arasında yeniden bir dengeye getirilmelidir.
  • Politikalar, öncelikli olarak, yanan alanın bir işlevi olmasından ziyade, sosyo-ekolojik zararlardan kaçınılma (ve bazen de iyileştirilmiş ekolojik sonuçların) işlevi olarak ölçülmelidir.

Bu maddelerin gerekçeleri aşağıda sunulmuştur.

Yanan Alan ve Ekstrem Orman Yangını Olayları, Çoğunlukla Yangın Havası Tarafından Yönlendirilir!

Akdeniz tipi iklim bölgelerinde orman yangınını bastırmaya yönelik olağanüstü küresel harcamalara rağmen, bu iklim bölgelerinde son yıllarda yanan alanlardaki çoğu, yıl arası değişkenlik hala yangın havası ile açıklanmaktadır (Şekil 1 ). Küresel ısınma nedeniyle, Akdeniz tipi iklim bölgelerinde yangın tehlikesi ve yanan alanların artması beklenmektedir. Bazı tahminlere göre, koşulların Akdeniz tipi iklim bölgeleri genelinde daha kuru veya daha ıslak olup olmayacağına bağlı olarak değişken olsa da, yakıt (yanıcı madde) yüklerini ve sürekliliği artıran arazi kullanımı ve yönetiminde devam eden değişiklikler nedeniyle daha da kötüleşecektir.

Şekil 1.  Akdeniz tipi iklim bölgelerinde (AİB'ler) yanan alanlar ve yangın havası. AİB'lerde yanan toplam alandaki yıllık değişkenliğin önemli bir kısmı yangın havası ile açıklanmaktadır. Grafik, üç AİB’de 2003-2016 yılları için o sezon boyunca yanan toplam alana karşı yangın mevsimi boyunca ortalama günlük yangın havasını göstermektedir. Yanan alan (BA), Küresel Yangın Emisyon Veritabanı tarafından sağlanmıştır . Yangın havası, Küresel yangın tehlikesi yeniden analizine göre Kanada Yangın Hava İndeksi (FWI) kullanılarak indekslendi. Yangın mevsimi: Avrupa (Haziran-Eylül), Kuzey Amerika (Haziran-Kasım), Batı Avustralya (Ocak-Mayıs). Hesaplamalar, trendi ortadan kaldırmak için birinci fark yöntemini kullandı. Sonuç olarak, bir yıldan diğerine FWI'deki bir değişiklik (Delta FWI), BA'daki (DeltaBA) karşılık gelen değişiklikle eşleştirildi. Değişiklikler, seri genelinde 0'dan 1'e standartlaştırılmıştır. Grafik, bir yangın mevsimi ne kadar şiddetli olursa, üç AİB'de yıllık olarak o kadar fazla alanın yandığını gösterir. BA ve FWI arasındaki ilişki, Batı Avustralya'da daha zayıftır, bu da yangın yönetimi hafifletici bir etki, yani genişletilmiş öngörülen yanma programının yerinde olduğunu düşündürür. BA ve FWI verilerini çıkarmak için Akdeniz bölgelerinin coğrafi kapsamı, Köppen-Geiger iklim sınıflandırma sistemine (Csa, Csb, Csc sınıfları) göre belirlendi.
Şekil 1. Akdeniz tipi iklim bölgelerinde (AİB'ler) yanan alanlar ve yangın havası. AİB'lerde yanan toplam alandaki yıllık değişkenliğin önemli bir kısmı yangın havası ile açıklanmaktadır. Grafik, üç AİB’de 2003-2016 yılları için o sezon boyunca yanan toplam alana karşı yangın mevsimi boyunca ortalama günlük yangın havasını göstermektedir. Yanan alan (BA), Küresel Yangın Emisyon Veritabanı tarafından sağlanmıştır . Yangın havası, Küresel yangın tehlikesi yeniden analizine göre Kanada Yangın Hava İndeksi (FWI) kullanılarak indekslendi. Yangın mevsimi: Avrupa (Haziran-Eylül), Kuzey Amerika (Haziran-Kasım), Batı Avustralya (Ocak-Mayıs). Hesaplamalar, trendi ortadan kaldırmak için birinci fark yöntemini kullandı. Sonuç olarak, bir yıldan diğerine FWI'deki bir değişiklik (Delta FWI), BA'daki (DeltaBA) karşılık gelen değişiklikle eşleştirildi. Değişiklikler, seri genelinde 0'dan 1'e standartlaştırılmıştır. Grafik, bir yangın mevsimi ne kadar şiddetli olursa, üç AİB'de yıllık olarak o kadar fazla alanın yandığını gösterir. BA ve FWI arasındaki ilişki, Batı Avustralya'da daha zayıftır, bu da yangın yönetimi hafifletici bir etki, yani genişletilmiş öngörülen yanma programının yerinde olduğunu düşündürür. BA ve FWI verilerini çıkarmak için Akdeniz bölgelerinin coğrafi kapsamı, Köppen-Geiger iklim sınıflandırma sistemine (Csa, Csb, Csc sınıfları) göre belirlendi.

Çoğu durumda, ekstrem orman yangını olayları ve etkileri, Akdeniz tipi iklim bölgelerinde zaten yıkıcıdır. Örneğin Kaliforniya, son 40 yılda ABD'deki en yıkıcı orman yangınlarını yaşamıştır. Bunlardan 9'u, 2003'ten bu yana meydana geldi ve 2017-2018'deki 6 olayda 30.000'den fazla ev ve işyeri yok oldu, 148 kişi öldü ve yangın kayıpları nedeniyle 35 milyar ABD dolarının üzerinde mali zarar meydana geldi. Akdeniz tipi iklim bölgelerindeki ekstrem orman yangını olaylarının diğer yakın tarihli örnekleri arasında, Güney Avustralya'da 2009, Portekiz ve Şili'de 2017, Yunanistan ve Güney Afrika'da 2018 yılında yüzlerce ölüm ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayıplar yer almaktadır.

Ekstrem orman yangını olayları, genellikle aşırı hava koşulları ile ilişkilendirilir ve bu koşullar altında, Güney Batı Avustralya gibi büyük ölçekli ve sürekli stratejik yakıt azaltma faaliyetlerinin uygulandığı yerler dışında, yangınların yayılma durumu, arazi örtüsü tipine göre çok az hassasiyet gösterir. Bunun nedeni, yer bağlantısını ve hava desteğini engelleyen kuvvetli rüzgarlar; uzun mesafeli kor dökümü; tutuşmaların eşzamanlılığı ve yangın yoğunluğu söndürme kapasitesinin üzerinde yangınların çıkıyor olmasıdır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

"Yangın Söndürme Tuzağı"na Yol Açan Politikalar

Akdeniz tipi iklim bölgelerinde iklimsel ısınmayı ve arazi ölçeğinde yakıt birikimini büyük ölçüde görmezden gelen mevcut politikalar, "yangınla mücadele tuzağı" denen bir soruna yol açmıştır. Kısacası, buradaki "tuzak", yangın yönetimine dair yapılan yatırımın çoğunun, yangın söndürmeye tahsis edilmesinden kaynaklanmaktadır. Paradoksal olarak bu durum, devam eden yakıt birikimine ve peyzaj düzeyinde yakıt sürekliliğine katkıda bulunduğundan, daha sonradan aşırı yangın havası altında yangınları önlemeyi engellediği ve genellikle daha şiddetli ve daha büyük yangınlarla sonuçlandığı için sorunu daha da kötüleştirir.

Akdeniz tipi iklim bölgelerinde bu yangın söndürme tuzağının nedenleri değişkendir (Şekil 2). Ancak genel olarak:

  • (a) artan yangın tehlikesi ve riskine yol açan arazi kullanımı değişiklikleri ve
  • (b) reaktif ve dar görüşlü yangın yönetimi politikalarının ısrarı edilmesi

olarak ayrılabilir.

Şekil 2.  Yangınla mücadele tuzağının etkenleri: Akdeniz tipi iklim bölgelerinde (AİB’ler) 'yangınla mücadele tuzağının' ana etkenlerinin tahmini göreceli önemi, uzman bilgisi kullanılarak değerlendirildi (bu makalenin yazarları). L: düşük, M: orta, H: yüksek.
Şekil 2. Yangınla mücadele tuzağının etkenleri: Akdeniz tipi iklim bölgelerinde (AİB’ler) 'yangınla mücadele tuzağının' ana etkenlerinin tahmini göreceli önemi, uzman bilgisi kullanılarak değerlendirildi (bu makalenin yazarları). L: düşük, M: orta, H: yüksek.

Akdeniz tipi iklim bölgelerinde bulunan arazi kullanımı değişiklikleri şunları içerir:

Reklamı Kapat

  • insan yerleşimlerinin yangına eğilimli alanlara doğru genişlemesi,
  • yangın çıkaran egzotik türlerin girişi ve istilası,
  • son derece yanıcı türlerin yer aldığı, kötü yönetilen büyük ağaç plantasyonlarının kurulması ve
  • kırsal nüfusun azalmasının bir sonucu olarak tarım arazilerinin terk edilmesi ve bunun yerine yönetilmeyen bitki örtüsünün ikame edilmesi.

Tüm bunlarla birlikte, bu eğilimler, peyzaj düzeyinde yakıt miktarında ve bağlantısında bir artışa ve ayrıca vahşi yaşam alanı ile kentsel alan arayüzlerinin (VKA) birbirine karışık halde olma durumlarında bir genişlemeye yol açar.

Yangın yönetimi politikalarındaki ana kusur, kısa vadede yanan alan miktarını en aza indirmeyi amaçlayan, yangınları yalnızca olumsuz etkiler doğuruyormuş gibi ele alan ve yangın söndürme kapasitesine her zamankinden daha fazla yatırım yaparak kamuoyuna tepki verme gibi dar görüşlü bir orman yangını söndürme yaklaşımının yaygınlığından kaynaklanmaktadır.

Akdeniz tipi iklim bölgelerindeki birçok ülkede, öngörülen yangının kullanımını engelleyen yasal ve diğer kısıtlamalar dahil olmak üzere, geleneksel kontrollü yakma uygulamalarının ve yangının kültürel kullanımlarının bastırılması, yangın tehlikesini ve riskini azaltmak için uygun maliyetli araçların kullanımını da engellemektedir.

Son olarak, yangın sonrası yönetim eylemleri uygulandığında, her zaman orta ve uzun vadede yangın tehlikesini azaltmaya yönelik değildir. Bu arazi kullanımı ve politika düzenlemeleri, uzun vadede, daha büyük yanmış alanlarda ve/veya toplam yanmış alanın daha büyük bir payının en büyük ve en yoğun yangınlar tarafından açıklanmasıyla sonuçlanacak ve hem ekolojik hem de sosyo-ekonomik etkileri şiddetlendirecektir.

Reklamı Kapat

Yanan Alanı Azaltmak Yerine, Oluşan Hasarı Azaltmayı Hedefleyin!

Mevcut iklim ve arazi kullanım eğilimleri düşünüldüğünde, Akdeniz tipi iklim bölgelerinde orman yangınlarına "her zamanki gibi davranma" yaklaşımının, yangın sorununu çözmeyeceğine inanıyoruz. Gerçekten de kanıtlar, bu yaklaşımın durumu daha da kötüleştireceğini göstermektedir.

Özellikle Akdeniz tipi iklim bölgelerinin iklimi daha sıcak ve daha nemli olacaksa ve dolayısıyla üretkenliği ve yanıcı biyokütleyi artıracaksa, önleme yönelik hiçbir yatırım miktarı, ekstrem orman yangını olaylarını engelleyemeyecektir. Eğer "başarı", herhangi bir yılda yanan arazi miktarında azalma olarak ölçülürse, gerçekte ekstrem orman yangını olayları yalnızca ertelenmiş olacağı için, aslında uzun vadede bu bir "başarısızlık" olacaktır. Sonunda, olağanüstü yoğunlukta yangınlar üreten, yaşamları, mülkleri ve ekosistemleri ciddi şekilde tehdit eden aşırı yangın havası ve peyzaj ölçekli yakıt tehlikesinin kaçınılmaz bir birleşimi olacaktır.

Bu kaçınılmazlığı kabul edersek tek alternatif; toplum, ekosistemler ve hizmetleri üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirmek için geniş alanlarda ve kilit konumlarda yangın şiddetini azaltmayı hedeflemektir. Buna göre, politika başarısı ölçütlerinin çoğu durumda, yanan alandaki azalmayı vurgulayan hedeflerden, yangının olumsuz etkilerini azaltmaya daha yakın hedeflere kadar değiştirilmesi gerektiğini savunuyoruz.

Sosyo-ekolojik bileşenleri içeren çok boyutlu metrikler (örneğin insan ölümleri, doğrudan ekonomik kayıplar, toprak erozyonu, su ve hava kalitesi, karbon emisyonları ve biyoçeşitlilik etkileri), yanan alan gibi tek ve yanıltıcı bir istatistikten daha gerçekçi ve kullanışlı bir yangın etkisi değerlendirmesi sağlayacaktır.

Her biri için genel bir etki göstergesi oluşturmadan, hepsinin ortak bir para birimi (örneğin "parasal değer") olarak mı yoksa farklı parametreler için (örneğin kaybedilen insan hayatı, varlıklara verilen hasar, tahmini toprak kayıpları, GHG emisyonları, duman emisyonları, suda asılı kalan tortular) bir dizi güncel ölçüt olarak mı ifade edilmesi gerektiği de dahil olmak üzere, bu ölçütleri türetmek, bu makalenin kapsamı dışındadır.

Olumsuz yangın etkilerini azaltmaya odaklanmak, çok sektörlü bir vizyon ve yeni çözümlerin uygulanmasını gerektirebilir. Buna uygun olarak, yangından kaçınmak, ona uyum sağlamak ve yangına bağımlı olmak için bitkiler, hayvanlar ve yerli kültürler tarafından kullanılan "bir arada yaşama stratejilerinin" benimsenmesi gibi çözümler örnek gösterilebilir.

Agora Bilim Pazarı
İçimizdeki Evren: Kuantumdan Kozmosa (Neil Turok)

Dünyanın önde gelen kuramsal fizikçilerinden Neil Turok İçimizdeki Evren’de geride bıraktığımız üç yüzyılın klasik mekanikten ışığın doğasına, kuantumun tuhaf dünyasından kozmosun evrimine uzanan çığır açıcı keşiflerini incelerken her yeni keşfin büyük resimle ilişkisine ve toplumun yapısında radikal değişimlere yol açan yeni teknolojilere nasıl evrildiğine tanık oluyoruz.

Neil Turok gerçeklik ve evren algımızın, anlama, keşfetme ve yaratma becerilerimizin, yani “içimizdeki evren”in yüzyıllar içinde ne gibi değişimlerden geçtiğinin hikâyesini anlatıyor. Bizim kusurlu dünyamızda olduğu gibi, yıldızlarda veya kozmosun herhangi bir yerinde de tamamen aynı kanunların geçerli olduğunu gördüğümüz, kırılmalarla şekillenen bir hikâye bu. Şimdiyse başka bir kırılmanın eşiğindeyiz: Bize “hayali bir gerçeklikte” yaşadığımızı söyleyen kuantum devrimi.

“Kimiz ki biz? Rastlantısal mutasyonun ve doğal seçilimin yavaş yavaş miadını dolduran bir sonucu mu, yoksa yaşamı bambaşka bir seviyeye taşıyacak yeni bir evrimsel aşamayı başlatacak olanlar mı?”

Bu kampanya, Kolektif Kitap tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.

Devamını Göster
₺33.00 ₺40.00
İçimizdeki Evren: Kuantumdan Kozmosa (Neil Turok)

Sonuç olarak, hükümetlerin iki temel unsura dayalı entegre bir politika paketi geliştirmesini ve uygulamasını öneriyoruz:

  1. daha az savunmasız ve yangına daha dayanıklı peyzajların teşvik edilmesi ve
  2. insanlar ve altyapı için riskin en aza indirilmesi.

Yakıtların miktarını ve bağlanabilirliğini (peyzaj tasarımı) azaltmayı hedeflemek, yangın büyüme oranını azaltacak, yangın söndürme potansiyelini artıracak ve yangın hasarını azaltacaktır.

Ağaçlandırma, orman yönetimi, yanıcılık, yangına dayanıklılık dikkate alınarak tür seçimi ve yangın tehlikesini azaltan silvikültürel uygulamaların benimsenmesi dahil olmak üzere bu amaçları içermelidir.

Tarım politikaları, orman ve yangın politikası ile daha uyumlu hale getirilmelidir. Özellikle de Akdeniz havzasında, köyleri çevreleyen tarım arazilerinin korunmasının, varlıkların etrafındaki bitki örtüsünün zarar görmesini önlemeye yardımcı olabileceği, hayvan otlatmayı ve tarımsal ormancılığı teşvik ederek hafifletme (can ve mal riskinde azalma) açısından daha fazla avantaj sunulmaktadır.

Kontrollü koşullar altında, kasıtlı yangın kullanımı (öngörülen yanma veya yakıt azaltma), aşağıdakilerde kanıtlanmış etkinliği olan çok uygun maliyetli bir yakıt tedavisidir: tehlike azaltma; yangın söndürme; ekolojik ve koruma hedeflerinin karşılanması; ve mera yönetimi.

Bazı ekosistem hizmetlerinin daha iyi sağlanması, örneğin gelişmiş doğal hastalık ve haşere kontrolü, gelişmiş tozlayıcı faaliyeti veya su kıtlığının hafifletilmesi dahil olmak üzere, özellikle aşırı olmayan koşullar altında orman yangınlarından bile kaynaklanabilir. Ancak bürokrasi, kültürel direnç, algılanan risk, ekolojik sorunlar ve kaynakların mevcudiyeti ile ilgili engeller yangın kullanımını engellemiştir. Biyokütlenin enerji için kullanımı ve ayrıca öngörülen otlatma, mümkün olan yerlerde uygulanmalı ve teşvik edilmelidir.

Diğer olası stratejiler arasında, yakıt işlemlerine önleme güçlerinin dahil edilmesi veya yerel topluluklar tarafından yakıtların çıkarılmasını teşvik edecek programlar oluşturulması (örneğin biyokütle yakma için odun toplanması) yer alır.

Reklamı Kapat

Son olarak, yangın sonrası yönetim, orman ve peyzaj planlamasında büyük ölçekli ve sosyal olarak kabul edilebilir değişiklikleri uygulamak için bir fırsat penceresi sunar. Daha fazla yangına dayanıklı ve daha az yanıcı peyzajlar yaratabilir. Buradaki kilit nokta, özellikle ekonomik kayıpların zaten büyük olduğu ekstrem orman yangını olaylarının ardından, sınırlı ödeme kapasitesine sahip bireylere maliyet yüklenmesinden kaçınmaktır.

Arazi kullanım planlaması (konum, altyapı tasarımı), peyzaj yönetimi (VKA'yı çevreleyen arazi kullanımı, varlık koruma bölgeleri) ve kendini korumayı teşvik etmek için yapı sertleştirme ile ilgili hususlar da dahil olmak üzere VKA'ya çok dikkat edilmelidir. Kentsel planlamaya yangın tehlikesi ve riski getirerek mevcut VKA'yı ve genişlemesini düzenlemek için ciddi çabalar sarf edilmelidir. Muhtemel yaklaşımlar arasında, inşaat haklarının kısıtlanması, yangına karşı güvenli kalkınma için mali teşvikler yaratılması, altyapıyı çevreleyen yakıt yönetimine veya inşaat malzemelerine (Akdeniz tipi iklim bölgeleri arasında oldukça farklıdır) ilişkin düzenlemelerin uygulanması, sigorta primlerinin artırılması ve yapıyı iyileştirmek için ev sahiplerine düşük faizli krediler sağlanması yer almaktadır.

Tarım arazilerinin terk edilmesinin söz konusu olduğu alanlarda, kırsal yerleşim yerlerinin etrafındaki son derece yanıcı bitki örtüsü ve ağaç dikimlerinin ele geçirilmesi kontrol altına alınmalıdır. VKA sakinleri için, topluluk hazırlığı aynı zamanda hasarın azaltılmasını hedefleyen bir politikanın da önemli bir bileşenidir. Bu, "kal ya da git" politikalarının tanımını, güvenli çıkışı ve yerel toplulukların etki azaltma eylemlerinin tasarım ve planlamasına katılımını içerir. Avustralya'da hazırlanma, kalma, savunma veya erken ayrılma politikası, aşırı koşullar altında tek güvenli hareket tarzının ayrılmak olduğu uyarısına rağmen başarıyla kullanılmaya devam ediyor.

Antropojenik yangın ateşlemelerinin azaltılması, tüm yangın yönetimi stratejilerinin önemli bir bileşeni olmaya devam etmektedir. Ancak yakıtların yönetimi ile uyuşmadığı takdirde, "yangın söndürme tuzağına" katkıda bulunacaktır.

Sonuç: Önlemeden, Hafifletme ve Adapte Etmeye Doğru Bir Politika Kayması...

Yangın söndürme, Akdeniz tipi iklim bölgelerinde insan yaşamının ve varlıklarının korunmasında önemli bir rol oynamaya devam etmelidir. Bununla birlikte, mevcut ve öngörülen iklimsel, ekolojik, sosyoekonomik ve arazi kullanım eğilimleri göz önüne alındığında, artan yangın söndürme harcamaları karşısında bile ekstrem orman yangını olaylarının sıklığının artması muhtemeldir.

Odağı yangın söndürme üzerinden hafifletme, önleme ve hazırlamaya kaydırmak, hem mantıklı hem de pragmatiktir ve yangının olumsuz sosyoekonomik ve ekolojik etkilerini azaltmak için mevcut, büyük ölçüde tek boyutlu ve yangının dışlanmasına odaklanmaktan daha olasıdır. Bu, hem mevcut yatırımları yangın politikalarına yönlendirerek hem de diğer kaynaklardan (örneğin tarım, orman, enerji politikaları) gelen ek yatırımları kullanarak yapılabilir.

Reklamı Kapat

Tabii ki bu politika değişikliğinin önünde birkaç engel vardır; bunlardan en önemlileri yangın söndürmenin dolaysızlığı, (işe yaradığı zaman) hemen etkisi ve medyanın görünürlüğü, yakıt yönetiminin uzun vadeli etkinliği ile çelişir, çok daha az görünür ve seçim döngüleriyle uyumsuzdur. Bu duruma bağlı olarak, bu politika değişikliği mutlaka yangın söndürme çabalarında bir azalmaya eşit değil, daha çok peyzajlar, yapılar ve insanlar daha fazla yangın çıktıkça gelecekte daha düşük yangınla mücadele harcamaları sağlaması, beklenen alternatiflere daha fazla odaklanma ve yatırım anlamına geliyor. Ancak her bir felaket, yangın mevsimine, hafifletme ve adapte etmeyi göz ardı ederken giderek artan yangın söndürme harcamalarıyla yanıt vermek, büyük bir siyasi hata olmaya devam edecektir.

Yangın yönetiminde en iyi uygulamaların benimsenmesi, politika tarafından desteklense bile, sosyal ve politik beklentiler ve baskılar tarafından motive edilen güçlü riskten kaçınma, öngörülen yangının toplumsal olarak kabul edilmemesi, orman plantasyonları kurma baskısı gibi bir dizi faktör tarafından kısıtlanmaktadır veya VKA'larda evleri çevreleyen bitki örtüsüne sahip olmanın algılanan faydaları (örneğin estetik, mahremiyet, ses azaltma, gölge ve sıcaklık azaltma), ev sakinlerini evlerinin etrafındaki yakıtları işlemeye isteksiz hale getirir. Bu engeller, Akdeniz tipi iklim bölgeleri arasında farklı öneme sahiptir ve buna göre ele alınması gerekir.

Akdeniz tipi iklim bölgelerindeki ekstrem orman yangını olayları, en iyi şekilde kasırgalar ve depremler gibi kaçınılmaz epizodik olaylar olarak ele alınabilir; burada meydana gelmelerinin kaçınılmazlığı, yaptıkları hasarı en aza indirmeye daha fazla odaklanmamızı sağlar. Karmaşık sosyo-ekolojik sistemler üzerindeki yangın etkilerini ölçmek için yanan alanın basit ve genellikle kendi kendini yitiren kullanımının ötesine geçmeyi ve yangın etkilerine ilişkin daha ayrıntılı çok faktörlü bir görüşü benimsemeyi öneriyoruz.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Umut Verici! 2
  • Muhteşem! 1
  • Tebrikler! 1
  • Bilim Budur! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/09/2021 13:54:57 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/10808

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Kategoriler ve Etiketler
Tümünü Göster
Size Özel
İçerikler
Instagram
Böcek Bilimi
Ağaç
Gen
Hayvanlar Alemi
Genler
Enzim
Tedavi
Halk Sağlığı
Beyin
Nadir
Kitap
Uzay
Nörobiyoloji
Mars
Veri
Evren
Hastalıkların Tedavisi
Manyetik
Kedi
Genetik Mühendisliği
Sürüngen
Neandertal
Sars Virüsü
Salgın
Uterus
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın