Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

ABD'ye Süt ve Süt Ürünleri Sağlayan İneklerin Neredeyse Hepsi, Sadece 2 Boğanın Soyundan Geliyor!

Çiftçilerin Daha Yüksek Süt Verimi Amacıyla Çok Az Sayıda Boğanın Spermini Kullanması, Sığırların Tür İçi Çeşitliliğini Hızla Azaltıyor!

ABD'ye Süt ve Süt Ürünleri Sağlayan İneklerin Neredeyse Hepsi, Sadece 2 Boğanın Soyundan Geliyor!
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Birçok çiftçi, inekleriyle çiftleşmesi için seçtikleri boğaların kaliteli bir soy hattından gelmesini ister. Boğalar ne kadar kaliteli ise, onlardan doğacak yavruların da süt üretme kapasitesi o kadar yüksek olacaktır. Bazı aileler, çok fazla süt veren boğalar ve inekler yetiştirmek konusunda özellikle becerikli ve şanslıdır; dolayısıyla bu tür bir yapay seçilim yoluyla evrim sürecine ayırabileceği maddi kaynağı bulunmayan, besi hayvancılığı ile uğraşan diğer çiftçiler, bu ailelerin ürettiği boğaları damızlık olarak kiralarlar, satın alırlar ve hatta, ABD gibi bazı ülkelerde görüldüğü gibi, bu boğaların spermlerini satın alarak ineklerini yapay yollarla dölleyebilirler.

Ancak bu durum, sıra dışı bir problemi de beraberinde getiriyor: Belirli boğa soy hatları popülerlik kazandıkça ve sperm satışı, internet teknolojileri ve hızlı kargo sistemleri sayesinde kolaylaştıkça, ABD'de şu anda yaşamakta olan 9 milyon ineğin büyük bir kısmı aynı soy hattından gelmeye başladı.[3] Bu, tür içi çeşitliliğin azalması anlamına geliyor ve bu durum, koca bir besi hayvancılığı endüstrisinin tek bir hastalıkla yüzleştiğinde silinivermesi tehdidini beraberinde getiriyor.

İç grup çiftleşmesi (ensest, akraba evliliği), çekinik genler ile taşınan hastalıkların yavrularda ortaya çıkması ihtimalini arttırıyor olması bakımından türün sağlığı açısından büyük bir tehdittir. Ancak bunun ötesinde iç grup çiftleşmesi, tür içi çeşitliliği azaltır. Bir türün çeşitliliği ne kadar düşükse, çevre şartları değiştiğinde türün yeni şartlara adapte olma ihtimali, dolayısıyla evrimleşebilme ihtimali o kadar azalacaktır. Buna bağlı olarak türün soyu tehdit altına girecek ve hatta yok olabilecektir. Unutmamak gerekiyor ki, var olmuş türlerin %99.9'undan fazlasının soyu tükenmiştir; dolayısıyla yok oluşlar, evrim tarihinde hiç de nadir bulunan olaylar değildir.

Pennsylvania Eyalet Üniversitesi genetikçilerinden Dr. Chad Dechow, Select Sires isimli bir firmanın veri tabanını kullanarak, ABD'deki besi hayvancılığı endüstrisinin en çok tercih ettiği boğa çeşidi olan Holstein boğalarının soy hatlarını geriye doğru takip edebiliyor. Siyah-beyaz renkteki bu boğalar, çok fazla süt üretebildikleri için birçok çiftçinin en öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Firmanın sitesinde, her bir yavrunun yaklaşık süt üretim miktarı görülebiliyor; örneğin Frazzled isimli bir boğanın yavruları, sistemdeki ortalama bir boğanın yavrularından 1000 litreye kadar daha fazla süt üretebiliyor. Dolayısıyla çiftçiler, bu tür ekstrem bireylerin spermlerini satın almayı tercih ediyorlar.

Bir boğa, ömrü boyunca çok miktarda sperm üretebildiği için, çiftçilerin hemen hepsine yetecek kadar sperm alınabiliyor ve böylece boğa, hiçbir hareket etme zorunluluğu olmaksızın, adeta oturduğu yerden, ABD'nin dört bir yanındaki inekleri dölleyebiliyor. Bu durum, ineklerdeki çeşitliliğin giderek azalmasına sebep oluyor; çünkü doğal şartlar altında inekler, çok farklı sayıda ve özellikte boğa ile çiftleşirdi ve bu nedenle çok daha çeşitli yavrular üretirdi.

Eskiden çiftçiler, hangi boğaların daha kaliteli olduğunu anlayabilmek için, ellerindeki boğaların yüz civarında yavru üretmesini sağlardı. Sonrasında tek tek süt verimliliği ölçülür, buna göre o boğaların reklamı yapılabilirdi. Bu, normalde yıllar süren ve birçok çeşitliliği beraberinde getirmesi beklenen bir işti.

Ancak teknoloji sayesinde bu doğal süreçlerin hepsi es geçilebiliyor ve inekler, sadece en kaliteli boğalarla çiftleştirilebiliyor. Dahası, 2009 yılından beri kullanılmaya başlanan büyük veri ve genomik seçilim yöntemleri sayesinde, artık boğaların pazar değeri yapay zekaya sahip bilgisayar programları sayesinde belirleniyor.[3] Karmaşık bir algoritma, boğanın genetik altyapısını analiz ediyor, yavrularının sağlık durumunu ve süt üretim miktarlarını hesaba katıyor; dahası, sütlerindeki yağ ve protein miktarlarını ve diğer birçok özelliği bir arada işleyebiliyor. Bunun sonucunda, ömürlük net değer olarak bilinen bir sayı üretiliyor.[4] Bu sayı, bir boğayı seçen bir çiftçinin, bir diğer boğayı seçmeye nazaran ömür boyu ne kadar para kazanabileceğini gösteren bir değer.

Bu sayede süt verimliliği artıyor olsa da, "inek" dediğimiz canlıyı tanımlayan diğer birçok parametredeki çeşitlilik hızla yok oluyor. Öyle ki, Holstein boğalarından tek bir tanesinin 250.000'den fazla yavrusu var![1] Bunu şöyle düşünün: Normalde ortalama bir inek, ömrü boyunca 2-4 yavru üretiyor![2] Bu durumda bu boğalardan tek bir tanesinin 62.500-125.000 dişiyi döllemiş olması gerekiyor. Bu, normal şartlarda bir boğanın asla ulaşamayacağı bir sayı. Dechow şöyle diyor:

ABD'deki tüm Holstein boğalarını sadece 2 erkek ataya dek takip edebiliyoruz. Bunlardan biri 1950'lerde, diğeri 1960'larda doğmuş. İsimleri Round Oak Rag Apple Elevation ile Pawnee Farm Arlinda Chief. Bu nedenle genetik varyasyonu kaybetmiş haldeyiz. Dahası, var olan varyasyonun da bir kısmı çöp, çünkü zaten programlı bir şekilde çiftleştirmeyi yapmış olsaydık, o özellikleri istemezdik. Ama arada değerli genetik varyasyonlar da elbette var.

Elbette erkekler, denklemin sadece yarısı. Diğer tarafta dişiler var ve bu erkeklerin her biri, en nihayetinde birçok farklı dişi ile çiftleşmiş oluyor. Dolayısıyla yavruların hepsi ikiz değil; ancak hepsi kardeş veya yarı kardeş! Dolayısıyla genetik benzerlikleri aşırı yüksek oluyor. Bunu sayıya dökecek olursak: Şu anda Holstein soy hattından olan her bir yavrunun, anne ve babasından aldığı genlerin %8'i birebir aynı. Buna, iç grup döllenmesi sayısı veya genetik ilişki katsayısı deniyor ve bu sayı, her yıl 0.3-0.4 puan artış gösteriyor.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bazı uzmanlar, bunun o kadar da yüksek bir iç grup döllenmesi sayısı olmadığını iddia ediyorlar. Onlara göre, bir boğayı kendi yavrusuyla çiftleştirecek olursak, bu oranın %25 çıkmasını beklerdik. Dolayısıyla %8 o kadar da yüksek bir sayıya benzemiyor. Ama diğer birçokları, bunun tehlikeli düzeyde yüksek olduğunu iddia ediyor. Çünkü bu sorunun etkileri hemen şimdi hissedilmeyebilir; ancak belirli bir eşik değer aşıldığında, kitlesel olarak sorunlar baş gösterebilir. Bunun bir sorun olduğunu iddia eden uzmanlar, Holstein boğaları arasındaki kısırlık oranlarına dikkat çekiyor. 1960'larda %35-40 olan doğum oranı, 2000'de %24 e kadar düştü.

Eğer bu yavrulara bakacak olsaydınız, hepsi birbirine benzer gözükürdü. Ancak eğitimli bir göz, iki inek arasındaki fiziksel farkları kolaylıkla görebilir. Dechow da, bir uzman olarak, bu soy hattından gelen ineklerle gelmeyen inekleri bir bakışta ayırt edebiliyor. Genellikle, bu soy hattından olan inekler biraz daha cılızlar, daha kemikliler. Soy hattından olmayan ineklerse daha yağlı ve kaslılar.

Bu tuhaf bir durum, çünkü uzun ve ince inekler aslında genellikle daha az verimlidir, daha sağlıksızdır. Ancak 1950'lerde ve 60'larda yaşayan çiftçilerden bir kısmı, fazladan yağa sahip olan ineklerin daha sağlıksız olduğuna inanıyorlardı, bu nedenle daha cılız ve zayıf soy hatlarını seçtiler. Bu soy hattından gelen boğaların spermleri genel geçer olarak yavru üretiminde kullanıldığı için, elimizdeki ineklerin birçoğu da cılız ve zayıf inekler oldu. Dechow, bundan uzaklaşmamız gerektiğini söylüyor.

Bunun mümkün olabilmesinin tek yolu, ABD'deki çiftçilerin, o soy hattından olmayan ineklerin de çok süt vereceğine ikna olabilmesi. Bu, kolay bir iş değil; ancak yeterince detaylı veriler sunulabilirse, zaman içinde çiftçilerin alışkanlıkları da değişebilir. Bu çaba başarılı olursa, inekler ve boğalar arasındaki çeşitlilik, olması gerektiği gibi genişleyebilir ve daha sağlıklı bir orana ulaşabilir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 5
  • İnanılmaz 4
  • Bilim Budur! 3
  • Muhteşem! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • Umut Verici! 2
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 30/09/2020 21:56:47 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9315

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Tehlike
Parazit
İlaç
Biyoloji
Mikroevrim
Çağ
Hücre
Sahtebilim
Evrim Ağacı Duyurusu
Hayvanlar Alemi
Darwin
Richard Dawkins
Yumurtalık
Çin
Kadın Doğum
Çiftleşme
Zehir
Tıp
Eşey
Santigrat Derece
Normal Doğum
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Kanser
Küresel Isınma
Diyet
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bir uzay aracı içerisinde Dünya’nın yörüngesinde dolaştığımda, gezegenimizin ne kadar güzel olduğunu ilk defa gördüm. Ey, insanlık! Lütfen onu koruyalım ve güzelliğini arttıralım. Onu yok etmeyelim!”
Yuri Gagarin
Geri Bildirim Gönder