Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Kuş Gagalarını Dinozor Ağızlarına Dönüştürmek: Tavuklar Dinozora Dönüştürülebilir Mi?

Kuş Gagalarını Dinozor Ağızlarına Dönüştürmek: Tavuklar Dinozora Dönüştürülebilir Mi?
Sol tarafta tavuk, sağ tarafta timsah embriyolarındaki kafatası oluşumu gözüküyor. Ortada ise genleri atasal konuma çekilmiş bir tavuğun atasal konuma döndürülmüş, dinozor-benzeri kafatası yapısı görülüyor.
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, Nature isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak "çeviri" içeriklerimizden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazar(lar)ı ve/veya editörler tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş; içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin omurgasını oluşturan kaynağı, orijinal dilinde okumak için lütfen yukarıdaki bağlantıya tıklayınız. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Kuşlar, dinozorlardan evrimleşmiş hayvanlardır. Yani dinozorların günümüzde halen temsilcileri aramızda gezmektedir. Bu evrimi genetik, moleküler, fizyolojik, histolojik, morfolojik, anatomik ve paleontolojik bütün veriler tekrar tekrar doğrulamıştır.

Şimdiyse, bir grup bilim insanı tavuk embriyosunun genlerini atasal konuma çekmeyi başararak, gagalar yerine dinozor gibi burunları olan kuşlar yaratmayı başardı! Evolution dergisinde yayımlanan makalenin baş yazarı Bhart-Anjan S. Bhullar şöyle söylüyor:

Kuşlarda gaga, beslenmek için çok önemli bir yapıdır. Ayrıca kuş gagası, kuş iskeletinin de bir parçasıdır ve tüm iskelet içerisinde en fazla ve kökten çeşitlenmiş olan yapıdır. Flamingoları, papağanları, şahinleri, pelikanları, sinekkuşlarını ve tüm diğerlerini bir düşünün! Buna rağmen, bir gaganın anatomik açıdan tam olarak ne olduğuyla ve bu halini evrimsel ve gelişimsel olarak nasıl aldığıyla ilgili çok az çalışma yürütülmüştür.

Kuş evriminin ilk aşamalarında, dinozorların ve sürüngenlerin sahip olduğu burunlarını oluşturan ikiz kemikler – premaxilla adı verilen – daha uzun bir hale gelip, birbirleriyle birleşiyor ve günümüz gagalarının oluşumu sağlıyor. Bhullar şöyle diyor:

Burunu oluşturan iki yanda bulunan küçük iki kemik yerine, diğer omurgalılarda olduğu gibi bunlar kaynaşıp tek bir yapı oluşturdular.

Bu kemiklerin nasıl kaynaştığını daha iyi anlamak için, Bhular ve Harvard Üniversitesi’nden evrimsel biyolog Arhat Abzhanov ve ekibi, tavuklarda ve devekuşlarında embriyonik aşamada gaga gelişimini ve timsahlar, kertenkeleler ile kaplumbağalarda burun gelişimini analiz ettiler. Dinozorlar ve sürüngenlerde burunlar, benzer şekilde “premaxilla”lardan geliştiği için, kuş evrimi sürecinde, burun gelişim sürecinin değiştiği sonucuna vardılar.

Embriyonun bildiğimiz anlamıyla bir kuş gagası oluşturabilmek için 2 gene ihtiyacı vardır: FGF ve Wnt isimli iki gen. Sürüngenlerde, bu proteinler, emriyodaki iki küçük alanda aktif oluyor ve yüzü oluşturuyor. Kuşlarda ise, tersi bir şekilde, iki protein de embriyonun aynı bölgesinde geniş bir şerit biçiminde açığa çıkıyor. Bhullar, kesin olmasa da değişmiş olan FGF ve Wnt proteinlerinin aktivitelerinin gaga evrimine katkıda bulunduğunu düşündü.

Araştırmacılar, bu genleri baskılayarak susturduklarında ne olduğunu görmek istediler. Bunu yapmak için, gagaya ait genleri bloke eden küçük moleküllü engelleyiciler kullandılar. Elde ettikleri sonuçlar son derece şaşırtıcı!

Tavuk embriyosundaki gaga yapısı, ağzın "damak" olarak bilinen üst kısmındaki palatin kemiği de dahil olmak üzere atasal konumuna döndü! Tavuğun kafatası tıpkı bir sürüngen gibi yassı bir ağza dönüştü; bir gaga oluşmadı! Dinozorların günümüzde kuşlar haricindeki temsilcileri olan timsahların ağız yapısı, bu tavuklarda görüldü.

Bazı embriyolarda, “premaxilla”lar kısmi olarak kaynaşmıştı, diğerlerinde ise bu iki kemik belirgin ve ve daha kısaydı, bazı dönüştürülmüş embriyolarda ise normal gelişen tavuklardan farklılık görünmüyordu. Ekip bilgisayarlı tomografi tarayıcılarla, bu iskeletlerin dijital modellerini çıkardılar ve erken kuşlara (Archaeopteryx gibi) ve Velociraptor gibi dinozorlara, dönüştürülmemiş tavuklara göre daha yakından benzerlikler gösterdiklerini gördüler.

Bhullar tüm bunları şöyle yorumluyor:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bu son derece beklenmedik bir sonuç ve tekil, çok basit bir gelişimsel mekanizmanın ne kadar geniş ve beklenmedik etkili olabileceğini bizlere gösteriyor.

Bu tavuklarda aslında tam bir dinozor ağzı oluşmadı; ancak embriyonun kendisindeki değişimler barizdi: Genleri değiştirilmiş tavuk embriyolarında, aslında gaga olacak bölgeyi küçük bir deri tabakası kaplamıştı. Bhullar şöyle diyor:

Bu hayvanlara dışardan baktığınızda, bu yapının gaga olduğunu düşünürdünüz. Fakat eğer iskeletini görürseniz, kafanız karışabilirdi. Fakat kuşlara burunlar verdiğimizi söyleyemem.

Tabii belirtilmesi gereken bir diğer nokta, genleri değiştirilmiş embriyoların yumurtadan hiçbir zaman çıkmadıklarıdır. Bu, etik kurallarla sınırlandırılan bir alan ve Bhullar şöyle söylüyor:

Buradaki amacımız çok önemli bir evrimsel geçişin/değişimin moleküler alt yapısını anlamaktır. Yoksa sırf yaratmış olmak için 'dino-tavuklar' yaratmak istemiyoruz.

Henüz doğada evrimleşen ilk gagaların özelliklerini tam olarak anlamaktan oldukça uzağız; ancak genlerin tesbiti bunun için harika bir başlangıç oldu. Merak etmeyin; ekip yakın bir gelecekte dino-tavuklardan oluşan bir parkı, uzak ve yeşil bir ada üzerine inşa etmeyecek. Araştırma, günümüzdeki canlıların var olmasını sağlayan evrimsel süreci daha iyi anlamaktan ibaret... Jurassic Park için biraz daha beklememiz gerekiyor.

Diğer Bilim İnsanlarının Görüşleri

Harvard Tıp Okulu’ndan gelişimsel biyolog Clifford Tabin, Bhullar’ın ekibinin tavuk gagasını şekillendiren FGF ve Wnt’nin ifade biçimini değiştirmesinin güçlü bir çalışma olduğunu, ayrıca, bu sorumlu genetik değişimleri belirlemenin çok daha zor olduğunu belirtti.

Montana Eyalet Üniversitesi’nden paleontolog Jack Horner ise dinozor benzeri kuyruğa sahip olan tavukların oluşturulmasında yeni bir genetik yaklaşım olduğunu umuyor. Önceki bir çalışmasında Horner’ın ekibi modern tavuklarda kuyruklarının kaybolmasıyla ilişkili mutasyonların tanımlandığını duyurmuştu. Fakat, “dinozor-tavuk” ların üretilmesinin zor olduğunu söylüyor. Horner şöyle söylüyor:

Biz kuyrukla ilgili biraz sorun yaşamaktayız. Çok fazla bileşen bulunmakta. Diğer anatomik özellikler gelişimsel proteinler üzerinde çalışarak dönüştürülebilir. Bu bize yeni çeşit hayvanların üretilmesi konusunda düşünmemiz için bir çok fırsat sunmaktadır.

Bhullar ise Horner’ın vizyonunu hayran olduğunu, fakat kendisinin daha çok evrimin nasıl yeni biçimler ürettiği konusuyla ilgilendiğini söylüyor. Bhullar’ın laboratuvarı, memeli kafatasının ve kertenkelelerin alışılmıştan farklı olan alt uzuvlarının nasıl geliştiğini, geçmiş döneme ait anatomileri canlandırarak anlamaya çalışmayı planlamakta. Bhullar şöyle bitiriyor:

Bence bu çalışmalar bize zaman makinesine ihtiyaç olmadan geçmişin derinliklerine erişebilme fırsatı sunmaktadır.
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 5
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • Tebrikler! 2
  • Bilim Budur! 2
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Güldürdü 1
  • Umut Verici! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • İnanılmaz 0
  • Üzücü! 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Nature | Arşiv Bağlantısı
  • B. S. Bhullar, et al. (2015). A Molecular Mechanism For The Origin Of A Key Evolutionary Innovation, The Bird Beak And Palate, Revealed By An Integrative Approach To Major Transitions In Vertebrate History. Evolution, sf: 1665-1677. | Arşiv Bağlantısı
  • B. S. Bhullar, et al. (2012). Birds Have Paedomorphic Dinosaur Skulls. Nature, sf: 223-226. | Arşiv Bağlantısı
  • IFLS. Scientists Engineer Chickens With Dinosaur Snouts. (24 Mart 2019). Alındığı Tarih: 24 Mart 2019. Alındığı Yer: IFLS | Arşiv Bağlantısı
  • D. J. Rashid, et al. (2014). From Dinosaurs To Birds: A Tail Of Evolution. EvoDevo, sf: 01/01/2014. | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 15/08/2020 16:47:29 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3642

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Agora
Aşı
Cinsellik Araştırmaları
Sosyal
Eğitim
İnsan
Gezegen
Evrim Teorisi
İstatistik
Kelebek
Beslenme Davranışı
Beslenme Davranışları
Mit
Maymun
Canlı
Bitki
Sars-Cov-2 (Covid19 Koronavirüs Salgını)
Yapay Seçilim
Meteor
Sars-Cov-2
Avrupa
Nöron
İnsanlık
Deney
Küresel Isınma
Köpek
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Biyolojik zekanın son derece kısa ömürlü olduğu kanaatindeyim. Eğer ki bir gün yapay zeka ile yüzleşirsek o, yapısı gereği biyoloji-ötesinde olacaktır.”
Martin Rees
Geri Bildirim Gönder