Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
500 ATP Ödüllü Soru: Siz spini nasıl hayal ediyorsunuz? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Ferit Görür
Ferit Görür
248.9K UP
Çeviren 22 saat önce 5 dk.

Sabahları yataktan enerjiyle fırlayan insanlara gıptayla bakıyor olabilirsiniz. Belki de siz zaten onlardan biri olacak kadar şanslısınız! Atalarımızın dediği gibi, erken kalkan yol alır. Popüler kültür de erken kalkanların hayatta daha başarılı olduğu, daha fazla iş başardığı ve genellikle yüzlerinde bir gülümsemeyle dolaştığı yönündeki temalarla dolup taşıyor.

Sayısız makale, sabahları kendimizi yataktan bir saat erken sürükleyerek çıkarabilsek, tıpkı dünyanın önde gelen girişimcileri gibi son derece üretken olacağımızı vadediyor.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
214.0K UP
İnceleyen 1 gün önce
Merhaba
Öteki, Fyodor Dostoyevski’nin 1846 yılında yayımlanan erken dönem eserlerinden biridir. Romanın orijinal adı Dvoynik (İkiz / Çift) olup Türkçeye genellikle Öteki adıyla çevrilmiştir. Dostoyevski bu eserinde, insanın kimlik bunalımını, yalnızlığını ve psikolojik parçalanmasını ele alır.
Kitabın merkezinde, sıradan bir devlet memuru olan Yakov Petroviç Golyadkin vardır. Golyadkin, toplum içinde kabul görmek isteyen ama bir türlü kendini ifade edemeyen, içine kapanık ve kaygılı bir karakterdir. Bir gün kendi görünüşüne birebir benzeyen, ancak daha özgüvenli ve daha başarılı bir “öteki” ile karşılaşır. Bu kişi zamanla onun işini, çevresini ve hatta kimliğini elinden almaya başlar. Roman ilerledikçe okur şu soruyla karşı karşıya kalır: Bu “öteki” gerçekten var mıdır, yoksa Golyadkin’in zihninin yarattığı bir yansıma mıdır?

Kitap yalnızca bir olay örgüsü anlatmaz; daha çok insan psikolojisinin derinliklerine iner. Özellikle yalnızlık, toplum tarafından dışlanma korkusu, özgüven eksikliği, kimlik krizi ve insanın kendi içindeki çatışmalar romanın temel temalarıdır. Bu yönüyle Öteki, modern psikolojik romanların öncülerinden biri kabul edilir. Hatta birçok edebiyat araştırmacısı, bu eserin psikanalitik okumalar açısından çok güçlü olduğunu ve insan zihnindeki “bölünmüş benlik” kavramını erken dönemde işlediğini belirtir. Bölünmüş benlik kavramını açmak isterim kavram, kişinin benlik algısında bir parçalanma ya da iç çatışma yaşaması durumunu ifade eder. Bu, çoğu zaman insanın içinde birbiriyle çelişen farklı “benlik parçaları” varmış gibi hissetmesiyle ilişkilidir. Ancak burada önemli bir ayrım var. Psikolojide bölünmüşlük her zaman ağır bir ruhsal hastalık anlamına gelmez. Bazen hepimizin yaşadığı iç çatışmaların daha yoğun bir hâlidir.

Örneğin bir insanın içinde aynı anda iki farklı ses olabilir: Bir tarafı cesur olmak isterken diğer tarafı korkabilir; bir yanı ilişkiyi sürdürmek isterken başka bir yanı uzaklaşmak isteyebilir. “Gitmek istiyorum ama kalmak da istiyorum” hissi aslında hafif düzeyde bir iç bölünmüşlük örneğidir. Bu durum insan olmanın doğal bir parçasıdır. Bu nedenle roman, zaman zaman ağır ve karanlık bir atmosfer taşısa da insan ruhunu anlamaya çalışan okurlar için oldukça etkileyici bir eserdir.

Fyodor Dostoyevski (1821–1881), dünya edebiyatının en büyük romancılarından biri kabul edilen Rus yazardır. Hayatı da romanları kadar çalkantılıdır. Genç yaşta siyasi düşünceleri nedeniyle tutuklanmış ve idam cezasına çarptırılmıştır. İdam edilmek üzereyken cezası son anda sürgüne çevrilmiş ve yıllarca Sibirya’da ağır şartlarda yaşamıştır. Bu deneyim, onun insan psikolojisine ve insanın acıyla dönüşümüne bakışını derinden etkilemiştir. Dostoyevski’nin eserlerinde suç, vicdan, inanç, özgür

Öteki, insanın kendi içine bakmasını bazen istemeden de olsa sağlayan o tuhaf kitaplardan biri. İlk okuduğumda bana şunu düşündürmüştü. İnsan gerçekten yalnızca kendisi midir, yoksa içinde susturmaya çalıştığı başka bir “ben” daha mı taşır? Çünkü Dostoyevski burada yalnızca bir adamın hikayesini anlatmaz; insanın kendi gölgesiyle kavgasını anlatır. Hepimizin bazen sakladığı korkuları, kıskançlıkları, değersizlik hissini ve kabul görme arzusunu masanın üzerine bırakır.

Kişisel olarak bana göre Öteki, insanın kendi içinde verdiği sessiz savaşın romanıdır. Hayatta bazen öyle dönemler olur ki kendimizi yeterli hissetmeyiz; bir yanımız güçlü görünmeye çalışırken başka bir yanımız sessizce geri çekilir. İşte Dostoyevski tam da o çatlağın içine girer. Romanın kahramanı Yakov Petroviç Golyadkin’in karşısına çıkan “öteki”, aslında sadece bir insan değil; onun korkularının, bastırılmış arzularının ve olmak isteyip olamadığı kişinin ete kemiğe bürünmüş hâlidir gibi gelir bana.

Romanı okurken insan zaman zaman huzursuz olur. Çünkü Golyadkin’in yaşadığı yabancılaşma, biraz da bize ayna tutar. Bir ortamda kendimizi yetersiz hissettiğimizde, kabul görmek için farklı davranmaya çalıştığımızda ya da “Acaba insanlar benim hakkımda ne düşünüyor?” diye gece sessizliğinde kendi kendimize kaldığımız anlarda, aslında Dostoyevski’nin anlattığı o ruh haline çok da uzak olmadığımızı fark ederiz.

Dostoyevski’nin dili bazen yorucu ve karanlık olabilir ama bu karanlık boşuna değildir. O, insan ruhunun kuytu köşelerine inmeyi sever. Golyadkin’in gittikçe çözülüşünü okurken insan bir noktada şunu düşünür: Belki de insanın en büyük düşmanı dışarıdaki insanlar değil, kendi zihninin içinde büyüttüğü korkulardır.

Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri şu düşünce İnsan bazen kendi hayatında kendine yabancılaşabilir. Kendini anlatamaz, anlaşılmadığını hisseder, hatta kendi benliğine bile uzak düşebilir. Dostoyevski bunu öyle güçlü verir ki roman bittikten sonra bir süre insanın içinde sessiz bir ağırlık kalır. Bir yerde şu duygu çok baskındır: İnsan, kabul görmek uğruna kendinden ne kadar vazgeçebilir? Ve insan kendisinden kaçmaya çalıştığında gerçekten kurtulabilir mi?

Roman bana biraz şunu hissettirdi. Hepimizin içinde bir “öteki” var aslında. Daha cesur olan, daha kırgın olan, daha korkan ya da daha çok sevilmek isteyen bir yanımız. Asıl Mesele o sesi susturmak değil belki; onu anlamayı öğrenmek. Dostoyevski’nin dünyasını seven biri için bu kitap, yalnızlık, kimlik ve insan ruhunun kırılganlığı üzerine unutulmayacak bir deneyim. Ama mutlu son bekleyen bir kitap değil; daha çok insanı kendisiyle baş başa bırakan, düşündüren ve bazen de biraz canını sıkan bir yolculuk. Belki de tam bu yüzden etkileyici.
Kitap
9.8/10
(12 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Двойник, Dvoynik
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı
Çeviren 24 Şubat 2003
Orion’daki Büyük Bulutsu, devasa ve bize yakın bir yıldız doğum bölgesi; muhtemelen tüm astronomik bulutsular içinde en ünlüsü. Burada, ışıyan gaz, yalnızca 1500 ışık yılı uzaklıktaki dev bir yıldızlararası moleküler bulutun kenarında bulunan sıcak, genç yıldızları sarıyor. Yukarıdaki derin görüntüde özellikle sönük toz ve gaz kıvrımları ile ince tabakalar hemen göze çarpıyor. Orion’daki Büyük Bulutsu, popüler takımyıldız Orion’da, kolayca seçilen üç yıldızlı Kemer’in hemen altında ve solunda; çıplak gözle bile bulunabilir. Trapezium adıyla bilinen parlak bir açık yıldız kümesini barındırmasının yanı sıra, Orion Bulutsusu pek çok yıldız kreşi de içerir. Bu kreşlerde hidrojen gazı, sıcak genç yıldızlar, proplyd’ler ve yüksek hızlarda madde püskürten yıldız jetleri bulunur. M42 olarak da bilinen Orion Bulutsusu, yaklaşık 40 ışık yılı genişliğindedir ve Güneş ile aynı sarmal kolda, yani Gökadamızın aynı kolunda yer alır.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Öne Çıkan EtkinlikBilim Buluşması
Evrim Ağacı İzmir Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 ay önce İzmir₺250,0016 Mayıs
Nörobilim ve Hareket
16 Mayıs 2026 15:00 tarihinden 16 Mayıs 2026 18:00 tarihine kadar.

Evrim Ağacı İzmir Şehir Topluluğu olarak, “Nörobilim ve Hareket” konusundaki akademik bilgisi ve alandaki deneyimi ile Uzm. Fizt. Behlül Levent konuğumuz olacak.
📍Laika Coffee & Culture, Karşıyaka
⏱️16 Mayıs, Cumartesi, 15:00

Etkinliğimiz ücretli bir etkinliktir. Etkinlik katılımı için bilet satın almanız yeterlidir. Nörobilimle ilgilenen herkes davetlidir!

KONUŞMACI HAKKINDA

İlköğretim ve lise eğitimini Seydişehir’de tamamlayan Behlül Levent, lisans ve yüksek eğitimini 9 Eylül Üniversitesi’nde tamamlamıştır.

Birincil uzmanlık alanı olan pediatrik Nöroloji alanında Türkiye’de sadece bir kere Dr. Fizyoterapist Görkem Dizdar organizasyonu ile düzenlenen NDTA (The Neuro-Developmental Treatment Association / Nörogelişimsel Tedavi Derneği) onaylı Bobath Concept üzerine temel eğitimi Joan Day Mohr ve ekibinden alarak çalışmaya başlamıştır.

Bu konsept, beyin hasarına bağlı felç (inme), Serebral Palsi (CP) vb. gibi gelişimsel ilerlemeyi sekteye uğratan durumlarda motor kontrolü, postürü ve dengeyi iyileştirmeyi hedefleyen spesifik bir rehabilitasyon konseptidir.

Öncesi ve sonrası süreçte pediatrik nöroloji alanında klinisyen olarak ilerlemiştir. 2019 sonrası uygulama alanını genişleterek yetişkin nörogelişimsel uygulamalar ve Otizm spektrum üzerine eğitimlerle ilerlemiştir.

Gelişim sürecine Nörogelişimsel Yoga ve DIR Floortime (Developmental, Indiviual Differences, Relationship Based Theraphy/Gelişimsel, Bireysel Farklılıklar, İlişki Temelli Terapi) eğitimleri ile devam etmiştir. Özellikle otizm ve diğer gelişimsel zorlukları olan çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel becerilerini oyun yoluyla geliştiren, ilişki temelli bir terapi modelidir.

Uzman fizyoterapist Behlül Levent’in bakış açısında insan temelinde sinir sistemi uygulamaları vardır. Hareketin temelinin, sinir sisteminde değişiklik olmadığı sürece iyileşmeye hizmet etmeyeceğini savunur.

İzmir Mavişehir’de bulunan kliniğinde son 4 yıldır koşu ve ultra koşucular, son 1 yıldır triatlon sporcularıyla da çalışmalar yapmaktadır.

Devamını Göster
15
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Yaşam Ağacı Türü
Sefa Polat
Sefa Polat
103.7K UP
Türü Ekleyen 6 gün önce
Tatlı Su Timsahı, Avustralya'nın kuzey bölgelerinin yerlisi Crocodylus cinsi bir timsah türüdür. Yakın akrabaları ve komşuları Tuzlu Su Timsahının aksine tuzlu suya karşı dirençleri yoktur ve aktif olarak insan avlamazlar. Erkek bireyler uzunluk olarak 2.3-3 metreye kadar çıkabilir iken dişiler görece daha küçüktür ve 2 metreye kadar uzayabilirler. Yakın zamana kadar sayıları asgari endişe düzeyindeydi ancak son yıllarda istilacı tür Kamış Kurbağası (Rhinella marina) sebebiyle sayılarında büyük bir düşüş yaşandı. Zehirli olan bu tür onları avlayan Tatlı Su Timsahlarının ölümüne sebep oluyor.
12
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
143.0K UP
Gözlemi Yapan 27 Mayıs Türkiye, Çankırı
Yapraklı İlçesi
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Murat Kiri
Murat Kiri
131.1K UP
Gözlemi Yapan 18 saat önce Türkiye, Amasya
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şafak Aki
Şafak Aki
119.8K UP
4 gün önce
"Kişisel çıkarını azamileştiren insan"ı rasyonel olarak tanımlayan klasikler, dünyada yaşayan bütün insanları hiyerarşik bir biçimde ele alıyorlardı. Hiyerarşinin zirvesinde beyaz, İngiliz, Hristiyan, erkek mülk sahipleri vardı. Daha alt basamaklarda "tutkularını kontrol edemeyen kadınlar", eğitimsiz ve yoksul oldukları için hayvanlar gibi yaşayan ve davranan işçiler; bunların altında, Hristiyan olmayan sömürge halkları ile Avrupa ve Amerika dışında yaşayan diğer "akıldışı" insanlar yer alıyordu. Ama akıldışı insanlar olarak tanımlananların "çıkarlarını azamileştirmesi"ne de karşı çıkıyorlardı. Kişinin öz çıkarını azamileştirme çabasını her insanın doğal bir içgüdüsü olarak gören Smith, kadınlara kocalarının mutluluğu için "yetinmeci ve neşeli" olmalarını öğütlüyordu. "Uygar Batı dünyası" dışında, sömürgelerde yaşayanlar ise "Hristiyanlığın ahlaki ilkelerinden nasibini almamış vahşiler" oldukları için akıldışıydılar. Bu nedenle sömürgecilikle "vahşilere uygarlık götürdüklerini", bunun da "beyaz adamın sırtındaki büyük yük" olduğunu öne sürebiliyorlardı. Öte yandan, adaletsiz gelir ve servet dağılımını "Tanrı'nın buyruğu olarak" değerlendiren Calvin'e göre, işçi kitleleri yoksul kaldıkça Tanrı yolundan sapmayacaklardı. Bu görüş, asgari ücret savunusunun temelindeki dinsel ilkeydi. Teorilerini, mutlak ve evrensel doğrular olarak savunan klasik iktisatçıların dışladığı kategorilere bakınca, tabii "ötekiler"in de bu "evrensellik" iddiasını akıldışı olarak değerlendirmesi pekâlâ mümkün.

- Sermaye Birikirken, Oya Köymen

4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
119.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Çok az filozof kendini kötü hissetmenin olumlu bir şey olduğunu düşünmüştür. Yaygın inanca göre bilge kişi acılarını bastırabilen; huzursuzluk, kötümserlik, öfke, kendini hor görme, aşk acısı gibi duygularını denetim altında tutabilen kişidir.
İşte tam da bu nedenle, Friedrich Nietzsche'ye göre filozofların çoğu lahana kafalıydı. Talihim böyle istiyor, ilk doğru dürüst insan ben olmalıyım, diye yazmıştı filozof bundan biraz da utanç duyarak 1888 yılının sonbaharında. Günün birinde beni ermişler katına yükseltecekler diye ödüm kopuyor.
Kaynak: Felsefenin Tesellisi
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
635.9K UP
Eseri Ekleyen 3 saat önce Film
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
İnceleme
Üzeyir Yazıcı
İnceleyen9 22 Nisan 2024
Bilinmeyenlerin kölesi olmayı tercih ediyorum.
Kitabın başında aslında sıkıldığımı itiraf etmeliyim çünkü kitabı öneren insanlar genelde her seviyeden okuyucuya hitap ettiğini söylüyorlar ama maalesef öyle değil. Anlatılan konulardan hakkında birazda olsa bilgili olmanız bence kesinlikle şart.

Kitabın görsel olarak çok zengin olması beni gerçekten sevindirdi. Çünkü böyle kitaplarda anlatılan konuları zihinde canlandırmaya çalışırken vakit kaybetmek benim canımı sıkıyordu ve soğuyordum kitaptan. Fakat bu kitapta anlatılan konunun üstü altı yanı modellemeler ile dolu ve olayları anlama konusunda çok etkili oluyor.

Ayrıca kitap 7 bölümden oluşuyor. Ben en çok altıncı bölümü (Geleceğimiz nedir? Uzay Yolu Mu, Yoksa Değil Mi?) sevdim. Bu bölümde Stephen Hawking 2001 yapımı Uzay Yolu dizisi ile geleceği karşılaştırıyor ve nasıl olabileceği hakkında tahminler yürütüyor. Bu bölümün her bir satırının altını çizdim çünkü gerçekten çok mantıklı, akla uygun tahminler. Bu bölümde anlatılan aslında neden dünya nüfusunun hızlı artışının kontrol altına alınması gerektiğini de bence bir ufak sezdiriyor. Ayrıca ülkemizde ne kadar yatırım yapılıyor bilmiyorum ama geleceğin bilgisayar ve genetik mühendisliği alanında gelişen ülkeler tarafından yön bulacağını gayet güzelce aktarıyor.

*Not: Maalesef ülkemizdeki gerek ekonomik gerekse diğer sıkıntılar yüzünden halkımızın çoğu aslında dünyanın gündeminde olan şeylerden uzak ve kendini geliştiremiyor bu konuda çok üzgünüm. Teknolojiye ulaşıp kendini tiktok gibi sosyal meydanlarda kolay para kazanma yolunda harcayanlara da üzülüyorum. Maalesef geleceğimizi bilim belirleyecek kazanılacak paralar değil... Bu arada aklıma gelmişken kitapta ABD'nin ekonomik kaygı yüzünden bir laboratuvarı yarıda bıraktığı bu yüzden 50-60 yıl bazı araştırmalarda kayıp yaşandığından da bahsediliyor. Tıpkı bizim aşıyı geç üretme nedenimiz gibi.
10.0/10
(41 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Universe in a Nutshell
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 2 gün önce 2:07
Birçok insan tarafından sevimli veya tatlı olarak görülen kediler, insanlarla çok yakın bir ilişki halindedir. Buna rağmen pek az kedi sahibi insan, evlerinde...
4
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Hayat, boş olmadığı sürece, kolay olmasa da olur."
Lise Meitner
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)