Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 31 Ocak 2019
Evrimi tartışmaya gerek yoktur: Bir şempanzenin gözlerinin içine baktığınızda; düşünen, mantığı olan bir kişiliğin size baktığını görürsünüz.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
35
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
111.6K UP
Üye 1 gün önce
Tarih mi merak ettiniz! Bugün günlerden'Asrın Felaketinin 3. Yıl dönümünün ertesi günü... Hangi mi felaket? ∞ 4:17 ∞ Bazı şeylerin değişmesi gerekiyor ama işte onlar asla değişmeyecek, biliyoruz. Bu yüzdendir ki 'nasıl olsa degişmeyecek' ya da' bu değişimde benim hareketim önemsiz' gibi tavır sergileyip yokuşa atlıyoruz her seferinde. Bu teslimiyet en az değişmeyenler kadar kalıcı bir sorun haline geliyor. Çünkü değişimin önündeki engel çoğu zaman sistemler değil, etkisiz olduğumuza dair içselleştirdiğimiz bu düşünce oluyor. 'Ben ne yapabilirim ki?' cümlesi sorumluluğu üzerimizden alırken bizi rahatlatıyor, ama aynı anda bizi edilgenliğe mahkum ediyor. Oysa hiçbir büyük dönüşüm tek başına anlamlı görünen bir hareketle başlamadı. Küçük, dağınık ve çoğu zaman sonuçsuz sanılan itirazlar birikmeden hiçbir şey kırılmadı. Yokuşa attığımız her an değişmeyecek dediğimiz şeyi biraz daha sağlamlaştırıyoruz, çünkü değişmeyen şey çoğu zaman düzen değil bizim ona dokunmamayı seçmemiz oluyor.
1 Cevap - 113 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehemmed Shahmuradov
Bilimsever 11 saat önce Sen de Cevap Ver

Evet, bu bilim dünyasında oldukça kabul gören güçlü bir teoridir ve ünlü Miller-Urey deneyi ile desteklenmiştir.[1] 1950’lerde yapılan bu deneyde, bilim insanları ilkel Dünya'nın atmosferini taklit eden bir kaba su, metan ve amonyak gibi gazları koyup, yıldırım etkisi yaratması için elektrik kıvılcımları verdiler. Sonuç şaşırtıcıydı: Kısa süre içinde yaşamın temel yapı taşları olan amino asitler kendiliğinden oluştu. Yani yıldırımlar, okyanuslardaki cansız ve basit kimyasalları "pişirerek" yaşamın yapı taşlarına dönüştüren o muazzam enerji kaynağı rolünü üstlenmiş olabilir.

Canlılarda elektrik olması konusundaki gözleminiz de bu süreçle bağlantılıdır; çünkü yaşam, iyonlar ve mineraller (tuzlu su benzeri ortamlar) arasındaki elektrik alışverişi üzerine kuruludur. Yıldırımların bir diğer önemli katkısının da, kayalara çarparak DNA'mızın oluşması için hayati önem taşıyan fosfor gibi mineralleri serbest bırakması olduğu düşünülüyor. Yıldırımlar doğrudan bir balık veya bakteri yaratmamış olsa da, okyanusları devasa bir kimya laboratuvarına çevirip cansız maddelerden ilk canlı hücrenin oluşması için gereken "kıvılcımı" çakmış olmaları çok yüksek bir ihtimaldir.

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Karin Akre. Miller Urey Experiment. Alındığı Tarih: 8 Şubat 2026. Alındığı Yer: Britannica | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Mehmet Emre Demir
Gözlemi Yapan 11 Haziran 2024 Türkiye, Ankara
Ankara, Yenimahalle.
2
1 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

26
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hilmi Uysal
Hilmi Uysal
4,382 UP
Yazar 8 Mayıs 2019 46 dk.

İnsanın iş faaliyeti “insan emeği” olur. İnsan emeği aslında zihinsel ve bedensel ikili bir faaliyettir, bir praksistir. Zihinsel bileşenini belirleyen ensefalizasyon katsayısıdır (EQ). Bedensel kısmını belirleyen ise BMR ile ölçebileceğimiz ve yaklaşık 3.5 milyon yıllık bir süreçte oluşan iki ayaklılığı, ellerini kullanışı ile tipik olan insan vücududur. Topluluk olarak yaşayan Homo Sapiens’in yaşamını sürdürebilmesi için gerekli besin bulma aktivitesi, beyinleşme oranının yükselmesi ile enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığını genişleterek, topluluğun yaşamını dolayısıyla da bireyin yaşamını güvence altına almaktadır. İnsan emeği bir praksis olarak, zekâsıyla enerji tüketerek kullanım değerleri/metalar üretir. Üretim sürecinde objeye eklenen bir “değer”dir. Zihinsel bileşeni ile insanın iş faaliyeti, “insan emeği” değer yaratan bir öze sahiptir. Üretim sürecindeki birey hem kendisini yenilemek için gerekli değeri hem de iş faaliyetinin sonucunda bu değerden fazlasını ürettiği objeye ekler. Dunbar sayısı ve enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığı arasında kurulabilecek bağıntı bize insan emeğinin çok önemli bir yönünü kavramımızı sağlamaktadır. Bu insan emeğinin en önemli özelliği olan “artı-değer” kavramıdır. Çağdaş insanda ortalama bir bireyin iş faaliyetinde üretebileceği enerji topluluktaki 2-3 kişinin enerji gereksinimini karşılayabilecek hale gelebilmektedir. İnsan emeği sadece toplumsal olarak kendisinin yaşamını sürdürmek için gerekli olanı üretmemektedir. Enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığı nedeniyle belirli bir oranda fazlasını üretmektedir. Dolayısıyla bir bireyin iş faaliyeti değer olarak kendisine gerekli olandan fazlasını üretme yeteneğini içermektedir.

İnsan emeğinin verimliliğindeki artıştan, enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığının genişlemesinden sorumlu olan bedensel değişimi ve daha belirleyici olarak ta zihinsel öğenin geçirdiği değişimdir. Homo Sapiens ile en yüksek EQ oranına ulaşan insan, insan emeğinin verimliliğini halen arttırmaya devam etmektedir. Bu insanın inovasyon, (yaratıcılık) yeteneği ile bağıntılıdır. İnsan emeğinin enerji üretim kapasitesi güvenlik aralığının, insanın inovasyon yeteneği ile genişlemiş olması beklenir. İnsan emeğinin enerji üretim kapasitesi üzerinde sadece enselalizasyon katsayısı değil, inovasyon yeteneğinin de bir katkıda bulunması gerekir. Bu inovasyon katsayısı niteliksel olarak iş faaliyetinin değeri üzerinde de etkilidir.

78
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Jeoloji konusunda geliştirebilirsin.

Depremler
Depremler
26 Makale
4 saat 44 dakika
Öğrenmeye Başla
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 4 Ekim 2022 43 dk.

İskemik İnme, beynin bir bölgesinde ani bir kan dolaşımı kaybı ile karakterizedir ve buna karşılık gelen nörolojik fonksiyonun kaybına neden olur. İskemik inme tipik olarak beyne kan sağlayan bir arterin tıkanmasından kaynaklanır. Sonuç olarak, beyin hücreleri kandan mahrum kalır. Çoğu beyin hücresi ortalama 4.5 saat kansız kalırsa ölür.

İnme, dünya çapında en yaygın ikinci ölüm nedenidir. ABD'de her yıl yaklaşık 795.000 kişi felç geçirmekte ve yaklaşık 130.000 kişi bu sebepten ölmektedir. Tüm inmelerin üçte ikisinden fazlası 65 yaşından büyük kişilerde görülür. İnme kadınlarda erkeklerden daha yaygındır.

82
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Cem Ergünay
Cem Ergünay
149.8K UP
Yazar 27 Haziran 2024 16 dk.

Astronomiye dair yolculuğumuz, evrenin merkezinde kendimizi gördüğümüz ve kozmosun bizzat bizim etrafımızda döndüğüne inandığımız Dünya merkezli evren fikriyle başlamıştır. Daha sonra ise Güneş'in etrafında dönen 8 gezegenin birinden ibaret olduğumuzu fark ettiğimiz ve üstünde bulunduğumuz bu gezegenin, gökyüzündeki tüm bulanık nesnelerin aralarında bulunduğu milyarlarca yıldız sistemini içeren muazzam Samanyolu galaksisinde olduğunu keşfetmemiz, dolayısıyla da insanın kendine özgü bir yer işgal etmediğinin ortaya çıktığı bir süreç yaşanmıştır.

Böyle bir "küçülme" hikayesi, matematikçi ve fizikçilerin evrenin çoklu evren olarak adlandırılan sonsuz evrenler koleksiyonundan biri olabileceği teorisini ortaya sürmeleriyle 21. yüzyılda da devam etti.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Kaan Akgören
Kaan Akgören
50.1K UP
Yazar 9 Mayıs 2022 54 dk.

Bitki ve hayvan hücrelerinde, endokrin bezler tarafından salgılanan hormonlar, hedef hücrelere ve dokulara giderek temel vücut fonksiyonlarını kontrol eden vücudun haberci kimyasallarıdır. Hormonlar, vücut fonksiyonlarının ve süreçlerinin farklı yönlerine etki ederler. Bunlardan bazıları şunlardır:

Her hormonun vücutta kendine özel reseptörleri bulunur. Belli bir hormon vücudun tüm hücrelerine ulaşmak ile birlikte, sadece bazı hücrelerin o hormon için reseptörleri bulunmaktadır. Böylelikle bir hormona karşı tepki sadece o hormona özel reseptörler içeren hedef hücreler tarafından verilirken, diğer hücreler etkilenmezler.

114
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
117.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Küresel kapitalist hukuk sistemi, en temel boyutunda, bizatihi yasallaştırılmış yolsuzluktur. Dolayısıyla, suçun nerede başladığı (hangi finansal ilişkilerin yasadışı olduğu) sorusu hukuki değil, ziyadesiyle siyasi bir soru, güce dair bir sorudur.
Kaynak: Umutsuz Olma Cesareti
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
🌱 Fenoloji, canlıların yaşam döngüsünde tekrar eden olayların (üreme, göç, yapraklanma, çiçeklenme gibi) mevsimsel çevresel koşullarla nasıl zamanlandığını inceleyen bir bilim alanıdır. Bu zamanlama, rastgele değil; genellikle sıcaklık, gün uzunluğu ve çevresel ritimler gibi fiziksel ipuçlarıyla şekillenir.

☀️ Ancak çevresel koşullardaki değişimler, bu biyolojik takvimlerin alışılagelmiş zaman çizelgesinden sapmasına neden olabilir. Mevsimlerin erken ya da geç başlaması, canlıların uzun süredir uyum sağladıkları döngüleri etkileyebilir. Bu durum, tekil bir davranıştan ziyade zincirleme biyolojik sonuçlar doğurabilecek bir süreçtir.

🐢 Deniz kaplumbağaları gibi türlerde üreme davranışları, çevresel sinyallerle yakından ilişkilidir. Yuva yapma zamanı, yumurtaların gelişim süreci ve yavruların denize ulaşma anı, çevrenin sunduğu koşullarla senkronize şekilde gerçekleşir. Bu senkronizasyon bozulduğunda, üreme başarısı ve yavruların hayatta kalma olasılığı da etkilenebilir.

🌡️ Özellikle sıcaklık değişimleri, sadece zamanlamayı baz almaz, yavruların gelişimini ve cinsiyet dağılımını da etkileyebilecek biyolojik sonuçlar doğurabilir. Bu da fenolojik değişimlerin, kısa vadeli davranış farklılıklarından ziyade uzun vadeli popülasyon dinamikleriyle bağlantılı olabileceğini düşündürür.

🌍 Fenoloji bu noktada, doğadaki “ne zaman?” sorusuna yanıt ararken; çevresel değişimlerin canlıların yaşam döngülerine nasıl yansıdığını anlamaya yardımcı olur. Mevsimsel ritimler değiştiğinde, ekosistemlerin bu yeni zamanlamaya nasıl uyum sağlayacağı hâlâ araştırılan kritik bir sorudur.

Yazar: Emre Odabaş
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close