Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Söz
Necla Nur Özkan
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Yağmuru seviyorum diyorsun,
yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
Güneşi seviyorum diyorsun,
güneş açınca gölgeye kaçıyorsun...
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun...
İşte,bunun için korkuyorum;
Beni de sevdiğini söylüyorsun..

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermedigi için.
Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.
Kaynak: Korkuyorum
6
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Mayıs 2011 30 dk.

Kanser, en yalın anlamıyla, kontrolsüz hücre bölünmesi demektir. Hücreler, sürekli olarak belirli bir döngü içerisindediler. Hayatlarının çoğu "interfaz" denen ve "hücre içi sıradan olayların yapımı ve bir sonraki bölünme için iç hazırlıklar" olarak tanımlayabileceğimiz evrede geçirirler. Daha sonradan, DNA'dan "emrin gelmesiyle" (daha doğrusu belirli bir yüzey alanının hacme oranı değerine veya belli başlı bazı diğer kriterlere eriştikten sonra meydana gelen biyokimyasal geri bildirim sayesinde DNA'nın tetiklenmesiyle) hücre bölünmesi için özel çalışmalar başlatılır. Sırasıyla profaz, metafaz, anafaz ve telofaz evrelerinden geçerek hücre bölünmesi gerçekleşir.

Ancak işler, bizlerin lisede öğrendiği kadar basit değildir. Hücrenin normal yaşamı ve bölünme öncesi, sırası ve sonrasında pek çok zincirleme tepkimeler (İng: "cascade") meydana gelir. Bunlar, çeşitli enzim ve proteinlerce denetlenirler. Her bir faz arası geçiş, farklı metotlarla kontrol edilir. En nihayetinde ise önce DNA bölünür, telofazın son kısmında ise hücre bölünmesi gerçekleşir ve sonuç olarak tek bir hücreden, iki hücre (mayoz durumunda peşisıra iki bölünme sonucu önce iki, sonra dört hücre) meydana gelir.

150
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Doruk Vahit Topçu
5 gün önce
İnsan, içini düzeltmeden dışı düzeltemez.
81 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Mart 2014 15 dk.

İlk yazımızda evrimin popülasyonlarla ilgili olduğunu ve evrimi anlamak için popülasyonları analiz edebilmemiz gerektiğini anlatmıştık. İkinci yazımızda ise bize her zaman fayda sağlayacak ve her an kullanabileceğimiz çok önemli bir matematiksel araç elde etmiştik: frekans hesabı. Eğer ki bunları unuttuysanız, lütfen önceki yazılarımıza göz atın. Ancak eğer ki bunları tam olarak anladığınızı düşünüyorsanız, artık frekansları kullanarak popülasyonları analiz etmeye başlayabiliriz demektir. Bir diğer deyişle; artık evrimi matematiksel olarak kavrayabilecek noktaya gelmişsiniz demektir. Öyleyse bilgilerimizi kullanmaya başlayalım.

Bu yazımızda, sizlere evrimsel biyolojinin bizlere kazandırdığı en önemli kavramlardan biri olan Hardy-Weinberg Dengesi (HW-Dengesi) konusundan bahsedeğiz. Bu öylesine önemli bir konudur ki; önemini vurgulamanın en kolay yolu şudur: Hardy-Weinberg Dengesi'nin varlığı bile tek başına evrimin bir doğa yasası olduğunun en net göstergesidir. Aslında bu cümleyi şöyle kurmalıydık: Hardy-Weinberg Dengesi'nin var olmaması, tek başına bile evrimin bir doğa yasası olduğunun en net göstergesidir. Bunun ilk etapta kafa karıştırıcı olduğunun farkındayız. "Nasıl yani? Söz konusu denge var mı, yok mu? Hangisi?" diye soruyor olabilirsiniz. Neden böyle bir ikilem yarattığımızı ve bu dengenin hem varlığının, hem de yokluğunun evrimin varlığına ispat olduğunu yazımızın sonunda anlayacaksınız. Öncelikle biraz ön bilgi verelim:

90
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
11
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kubilay Yıldız
Kubilay Yıldız
20.1K UP
İnceleyen10 8 saat önce
2800 yıllık bu destanı okurken zaman zaman yeryüzünde en yiğit savaşçıların kanlı düellolarına zaman zaman da Olympos'taki tanrıların arasında yaşanan entrikalara şahit oluyoruz. Bazense tanrıların doğrudan savaş meydanına inişini görüyoruz.

Bu uzun savaşın yaklaşık 52 günlük kesiti, aynı tarafta savaşan kralların çıkar çatışmaları çevresinde güç dengelerinin değişimini gözler önüne seriyor.

Aşil'in intikamını ve Hektor'un trajedisini okurken savaşın sebep olduğu o azılı öfke ve merhamet arasındaki gelgitleri karakterlerle birlikte yaşıyoruz.

Destanın son bölümünde bahsi geçen Niobe, Manisa'da yaşayan biri olarak eserle kurduğum bağa farklı bir anlam kattı.

Eserin şiirselliği koruyan çevirisi ve Azra Erhat'ın çok kapsamlı ön sözü de takdiri hak ediyor.
Kitap
10.0/10
(12 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CCXIX (219) - Eski Yunanca Aslından Çevirenler: Azra Erhat - A. Kadir
Yazar: Homeros
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nisanur Kalkan
Yetkili biri değilim:) 5 gün önce Sen de Cevap Ver

Demir eksikliğin olabilir. Bu durum sadece kan görünce mi geçerli yoksa demir içeren bir şey görünce de bunu yaşıyor musun? Bozuk para görünce mesela? Aile hekimine gidip tahlil yapmanı öneririm.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Meltem Çetin Sever
Yazar 6 Eylül 2021 10 dk.

Henry Gwyn Jeffreys Moseley veya kısaca Henry Moseley, genç yaşta savaşırken öldüğü için çalışmaları yarım kalan, üstün yetenekli bir fizikçidir. 1913 yılında, kendi kurduğu bir düzeneği kullanarak, elementlerin özelliklerini belirleyen ana unsurun proton sayısı olduğunu göstermiştir. Bu keşfi, "atom numarası" denen temel özelliğin, o zamana kadar düşünüldüğü gibi bir elementin sadece periyodik cetveldeki yerinden çok daha fazlası olduğunu göstermiş ve adeta periyodik cetvele ilk defa anlam kazandırmıştır.[1] Bu sayede Moseley, hem fizik hem de kimya alanında dönüşüm yaratmıştır.

1914'te Oxford Üniversitesi'nde fizik bölümü başkanlığı yapması önerilen Moseley, aynı yıl 1. Dünya Savaşı başladığında İngiliz Ordusu'na gönüllü olarak katılmıştır. 1915'te, sadece 27 yaşındayken Gelibolu'da ölmüştür. Savaş dolayısıyla 1916 yılında verilecek olan Nobel Ödülleri iptal edilmiştir; ancak eğer Henry Moseley hayatta olsaydı ve eğer savaş şartları ödülleri iptal etmeseydi, bu ödüllerden birini alma ihtimalinin çok yüksek olduğu düşünülmektedir.

58
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ayşegül Şenyiğit Özdil
Yazar 22 Ocak 2017 10 dk.

Bu yazımızda, sizleri ve çocuklarımızı, her evde bulunabilen ve birkaç basit malzemeyle yapılabilen birbirinden harika 7 adet deneyle tanıştırmak istiyoruz. Deneyleri yaparken sizin ve çocuklarınızın beraber kaliteli vakit geçireceğinizi ve ayrıca onların bazı temel bilimsel gerçekleri keyifle öğreneceklerini garanti ediyoruz. Gelin bu mutluluk ve eğlence zincirimize yeni halkalar ekleyelim ve bu gönderimizi mümkün olduğunca başkalarıyla paylaşalım ki evlerimiz ve okullarımız bilimle şenlensin!

Bu içeriği, okurlarımız tarafından çocuklar ve aileler için hazırlanmış özel bir PDF dosyası olarak indirmek, dağıtmak ve paylaşmak için buraya tıklayın.

60
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Özgür Kocaman
Özgür Kocaman
18.9K UP
Yazar 17 Nisan 2018 2 dk.

Fotoğrafta gördüğünüz oldukça küçük bir baykuş türü olan kukumav (Athene noctua). Her hayvan gibi baykuşlar da hastalanır. Elazığ'da gözlemlediğimiz bu kukumavda hem strabismus (şaşılık), hem de kolobom var.

Tüyleri kahverengidir ve üzerinde küçük beyaz lekeler bulunur. O sarı gözlerine sert bakış kazandıran beyaz kaşları vardır. Kafasının tepesi basık, vücudu ufak ve kompakt yapıdadır. Yaklaşık 22 cm civarında, kanat açıklığı 56 cm civarında ve ağırlığı ise 250 g civarındadır. Seksüel dimorfizm denilen cinsiyetler arası görünüş ve boyut farkı yoktur.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Deha ile aptallık arasındaki fark, dehanın sınırları olmasıdır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
50
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
151.9K UP
İnceleyen 1 ay önce
Utopia kendi sayfamda da paylaştığım ve yorumladığım bir kitap. Ütopya’yı okurken şunu hissediyorsun: Thomas More aslında sana “bak, böyle bir dünya var” demiyor; “senin yaşadığın dünya neden böyle?” diye soruyor. Kitap, hayali bir ada üzerinden ilerliyor ama anlattıkları fazlasıyla gerçek. Özel mülkiyetin, sınırsız hırsın ve adaletsizliğin insanı nasıl bozduğunu yüzüne yüzüne söylüyor.

Ütopya Adası’ndaki insanlar daha eşit, daha sakin ve daha az hırslı. İlk başta kulağa çok hoş geliyor. Ama biraz durup düşününce şunu fark ediyorsun: Bu düzen ne kadar adil olursa olsun, fazla kusursuz. Herkes mutlu gibi ama birey olmanın alanı da dar.

More’un asıl başarısı burada. Sana hazır bir cennet sunmuyor; seni ikilemde bırakıyor. “Daha adil ama daha sıkı kurallı bir dünya mı, yoksa özgür ama adaletsiz bir dünya mı?” diye sorduruyor.

Ütopya bittiğinde şunu düşünüyorsun:
Belki sorun, kusursuz bir düzen aramamızda değil;
insanı merkeze almadan düzen kurmaya çalışmamızda.
Kitap
10.0/10
(9 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi XXVII (27) - Çevirenler: Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol, Mîna Urgan (Mîna Urgan'ın İncelemesiyle)
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Meriç Öztürk
Seslendiren 28 Mayıs 26:07
Yeni programımız Hasbihal'de bu bölümde size iki haberimiz var. Biri iyi, diğeri de iyi... İki de şarkımız var, dinlemenizi istediğimiz... CRISPR Hayat...
13
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Sosyal Bilimler konusunda geliştirebilirsin.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close