Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rüveyda Ayvaz
Rüveyda Ayvaz
68.5K UP
Bilimsever biri 16 saat önce Sen de Cevap Ver
Evrim Ağacı neden daha iyi para kazanabileceği bir stratejiyi kullanmıyor?
Evrim Ağacı neden daha iyi para kazanabileceği bir stratejiyi kullanmıyor?

Evrim Ağacı herhangi bir gelir elde etmek için değil, insanların bilgiye ulaşmak için yapılan bir platform. Öte yandan bu platformda Amerika Birleşik Devletleri ve benzer ülkelerde mevcut ama farklı sunucuları kullanıyorlar.

Saygılarımla...

Tüm Reklamları Kapat

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Salih Omurtay
Salih Omurtay
49.6K UP
Ekleyen 3 Haziran 2021 7 dk.

İnfertilite (kısırlık), en az 1 sene boyunca yavru üretme amacıyla düzenli olarak seks yapılmasına rağmen başarılı olamama durumuna verilen isimdir. Çiftlerin deneyimlediği kısırlığın yaklaşık 3'te 1'i kadın infertilitesi, 3'te 1'i erkek infertilitesi olarak görülmektedir. Geri kalan vakalarda ise infertilitenin nedeni tespit edilememektedir veya kadın-erkek karışık faktörlerden kaynaklanmaktadır.

Kadın infertilitesi, teşhis etmesi zor bir hastalıktır; ancak bir kez teşhis edildikten sonra çok sayıda tedavi yöntemine başvurmak mümkündür. Hatta infertilite tanısı konmuş kadınların birçoğu, tedavi bile görmeksizin çocuk sahibi olabilmektedir; çünkü 2 yıl boyunca uğraşan çiftlerin %95'i başarıyla çocuk sahibi olabilmektedir. İnfertilite sınırı 1 yıl olarak belirlendiği için, "infertil" olarak nitelenen kadınların hepsi "çocuk sahibi olması mümkün olmayan" kişiler değillerdir.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Selçuk Kandemir
Seslendiren 24 Ocak 2024 7:56
Birçok insan (özellikle de gençler ve öğrenciler) ilaç kullanırken alkol tüketmenin etkilerinden bihaberdir. Bazı çok net gerçekler vardır: örneğin anti-depresanlar...
43
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 17 saat önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yasemin Akın
Yasemin Akın
207.1K UP
Çeviren 13 Aralık 2020 28 dk.

Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'daki tüm organizmaların ve inorganik çevrelerin, gezegendeki yaşam koşullarını koruyan, tek ve kendi kendini düzenleyen karmaşık bir sistem oluşturmak için yakın bir şekilde entegre olduğunu öne sürer. Yani gezegenin başlı başına canlı bir organizma olduğunu savunan görüştür. İsmi, Yunan mitolojisinde "Gaia" adı verilen, yeryüzünü simgeleyen ve yeryüzünün vücut bulmuş hali ("toprak ana") olan Tanrıçadan gelmektedir.

Gaia hipotezinin araştıran bilim insanları, tercih edilmiş bir homeostazda (iç korunum) biyosferin ve yaşam formlarının evriminin küresel sıcaklık, okyanus tuzluluğu, atmosferdeki oksijen ve diğer yaşanabilirlik faktörlerinin dengesine nasıl katkıda bulunduğunu gözlemlemeye odaklanır. Gaia hipotezi kimyager James Lovelock tarafından formüle edildi ve 1970'lerde mikrobiyolog Lynn Margulis tarafından Lovelock ile birlikte geliştirildi. Başlangıçta bilim camiası tarafından düşmanlıkla karşılansa da, şimdilerde jeofizyoloji ve yerküre sistem bilimi disiplinlerinde inceleniyor; ayrıca biyojeokimya ve sistem ekolojisi gibi alanlarda bazı ilkeleri benimsendi. Bu ekolojik hipotez, belirsiz bir felsefe ve hareket altında, sosyal bilimler, siyaset ve din alanlarında analojilere ve çeşitli yorumlara da ilham vermiştir.

125
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Taner Beyter
Taner Beyter
402.7K UP
Yazar 19 Şubat 2021 10 dk.

Bir şeyi "bilmek" ne demektir? Anılarınızın gerçek olduğunu bilmek, Tanrı’nın var olduğunu (veya var olmadığını) "bilmek", şu an bu yazıyı okuduğunuzu "bilmek", arkadaşınızın size borcu olduğunu "bilmek" veya şu an bir bilgisayar oyunu karakteri olmadığınızı "bilmek": Bunları nasıl bilirsiniz? Bu sorular hala epistemik olarak değerini koruyor; ancak onlara yenilerini de eklemeye başladık. Bilmek, diğer bilenler ile nasıl bir ilişki içindedir? Bilmenin toplumsal arka planında neler vardır? Biliyor olmak ile epistemik-topluluklara dâhil olmak arasındaki ilişki nedir? İnançlarımız nasıl oluşur ve nasıl yayılır? Bu sorulara başka örnekler de eklenebilir.

Tahmin edileceği üzere “nasıl bileceğimiz”, sorusu "neleri bilebileceğimiz" sorusuyla da ilişki olarak Platon’dan Kant'a kadar felsefenin bir şekilde gündeminde olmuş önemli bir sorudur. Bilhassa Aydınlanma düşünürleri için bu soru merkezi bir önemdeydi. Ama son yıllarda “bilmeye” ilişkin sorularımızı ve bununla ilişkili olarak da bilme pozisyonlarımızı sorguladık ve yeni bilme teorileri geliştirdik. Fakat elimizde hala kusursuz bir yaklaşım olduğunu söylemek zor! Ama yine de bilmeye yönelik çabalarımız hem felsefi hem diğer açılardan eşsiz değerdedir.

63
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.4K UP
Eseri Ekleyen 1 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Muhammed Akdeniz
Muhammed Akdeniz
20.3K UP
Üye 3 gün önce
Merhabalar. Bu sorum tümüyle varsayımsaldır yani maaliyet gibi çok detaylı yerlere girmeden cevaplarsanız sevinirim. Küçük bir düşünce deneyidir bu. yollardan kastım en uygun rota şeklidir.
119 görüntülenme
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 13 Ağustos 2018 13 dk.

Schrödinger'in Kedisi, büyük fizikçi Erwin Schrödinger tarafından geliştirilmiş meşhur bir düşünce deneyidir. Schrödinger, bu düşünce deneyini Kopenhag Yorumu olarak bilinen ve modern fizikçilerin çoğu tarafından kabul edilip kullanılan bir kuantum mekaniği yorumuna tepki olarak geliştirmiştir.

Kopenhag Yorumu'na göre Evren'deki tüm temel parçacıklar, bir dalga fonksiyonu tarafından tanımlanan olasılıklar çerçevesinde belli bir hız ve konuma sahiptir. Yani atom etrafındaki bir elektron, aslında belirli bir noktada değildir; belirli bir olasılıkla belirli bir noktada ve hızda bulunur. Ancak biz, bunu kesin olarak bilemeyiz. Ta ki gözlem (ölçüm) yapana kadar. Heisenberg'in Belirsizlik Kuramı çerçevesinde, gözlem yapsak bile hız ve konumu aynı anda tespit edemeyiz; ancak en azından bir tanesini ölçmemiz mümkündür. Ancak nasıl olur da belirli olasılıklar çerçevesinde herhangi bir konumda ve hızda bulunabilecek olan bir elektron, gözlem yapıldığı anda belirli bir konuma veya hıza sahip olur? Eğer ki gözlem öncesinde bu elektronun pozisyonu ve hızı belirsiz ise, gözlem sonrasında bu pozisyon veya hızdan en azından 1 tanesi nasıl belirli hale geçer?

196
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 21 Şubat 2014 2 dk.

Mars'a hep "Kızıl Gezegen" deriz, çünkü günümüzde (neredeyse) tamamen kurudur ve çöl gibidir. Ancak görselde sol tarafta gördüğünüz, Mars'ın muhtemelen 3.8 milyar yıl önce nasıl gözüktüğüdür. Bu görüntü, "Mars Okyanusu Hipotezi"ne dayanarak hazırlanmıştır. Yani bir zamanlar, henüz görselde sağ tarafta gösterildiği gibi kızıl değil de, belki de tıpkı gezegenimiz gibi "Mavi Gezegen" iken...

Mars'ın kuzey kutbundaki düzlükler, yani Vastitas Borealis dümdüzdür, kraterlerden yoksundur. Üstelik gezegenin ortalama rakımından 4-5 kilometre alçaktır. Bu düzlüğün sınırlarıdaki tepelerde nehir yatakları ve deltalar bulunmaktadır! Tüm bunlar, Mars'ta bir zamanlar devasa bir okyanus olduğu fikrini desteklemektedir.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
117.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Kendimi ölümsüz olarak görüyorum. Mekân ve zamandan kopalı yıllar oluyor. Bir kıza âşık olmuştum. Onu görmek için altı saat yol almam gerekiyordu. Bir sabah, treni kaçırdım. Âşık olmaktan vazgeçtim. Kendinden vazgeçmenin ne olduğunu asıl ben bilirim. Benim adım Kaygusuz Abdal. Tanrı'dan vazgeçtim. Ölmekten vazgeçtim. Çünkü ölürsem ve eğer yukarıda beni ödül ve ceza sisteminin bekçileri bekliyorsa çok büyük kavgalar etmem gerekecekti.
Kaynak: Kinyas ve Kayra
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 2 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
5
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 18 saat önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Balerin Ne Yapar?

Haydi dans!

Balerin her gün egzersiz yapıyor. Bu yüzden uykusunu iyi almalı ve sağlıklı beslenmeli. Bir sürü tütüsü, taytı ve tozluğu var. Ve tabii parmak uçlarında dans edebilmek için puant denen özel bir ayakkabısı. Gösteri zamanı gelip perdeler açıldı mı ondan heyecanlısı olmaz. Hiç durmadan dans eder, hareketleriyle izleyenleri büyüler, sonunda herkes onu alkışlar. Onunki müziği içinde hissetmek isteyenler için harika bir meslektir.

İŞTE SANA BALERİNLER –ve BALETLER– HAKKINDA HARİKA BİLGİLERLE DOLU BİR KİTAP.

12 dile çevrilen ve pek çok ülkede çocukların sevgilisi olan Ne Yapar? serimizden BALERİN’i beğeninize sunmaktan mutluluk duyuyoruz.

Devamını Göster
₺195.00
Balerin Ne Yapar?
İnceleme
Önder Altunlu
Önder Altunlu
50.2K UP
İnceleyen8 2 gün önce
12 angry man vibe i verdi, tek mekanda geçmesi falan. film ölümsüzlük ve ölebilmemiz arasında git gel yaptırdı bana, hangisi daha az kötü¿
Film
9.7/10
(67 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Man from Earth
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Dilara Aydın
Dilara Aydın
71.6K UP
Yazar 31 Aralık 2021 19 dk.

Her organizmanın kendine özgü bir vücut yapısı vardır. Kollar ve bacaklar gibi özel vücut yapıları genel görünüm açısından benzer olsa da (nihayetinde her ikisi de kas ve kemikten yapılmıştır), şekilleri ve detayları farklıdır. Bir embriyo büyürken, vücudun farklı bölümlerinde yapıların nasıl geliştiğini belirleyen, "homeotik genler" adı verilen özel bir gen grubunun yaptığı işler sayesinde, kollar ve bacaklar farklı şekilde gelişir.

Bu "homeotik genler"in en meşhur ve önemlilerinden olan HOX geni, birbirinden farklı organizmaların normal embriyolojik gelişmelerini tamamlayabilmesi için gereken bilgiyi kodlayan, yüksek organizasyonlu canlılarda vücut şekillenmesi, organların oluşumu ve bunların vücut planı içinde olmaları gereken yerde bulunabilmelerini sağlayan, düzenleyici işlevde bir gen ailesidir. HOX genleri ("Hox genleri" olarak da yazılır), diğer genlere bağlanan transkripsiyonel düzenleyici (DNA'dan RNA'ya genetik bilgi aktarımı) faktörleri kodlamakta ve böylelikle hücre gelişmesine önemli katkı sağlamaktadır.[1] Örneğin bir böceğin HOX genleri, o böceğin belli bir segmentinde hangi uzuvların oluşacağını (kol mu, anten mi, bacak mı, kanat mı, vb.) belirlemektedir.

112
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İlanAraştırma Anketi
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye İlanı Ekleyen 1 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz30 Ocak
İnanç/İnançsızlık, Prososyallik ve Ruh Sağlığı: Karşılaştırmalı Bir Araştırma
Bu İlan sona ermiştir
Lütfen başvuruda bulunmaya çalışmayınız.
30 Ocak 2026 09:00 tarihinden 28 Şubat 2026 23:59 tarihine kadar.

Merhabalar, 

Ben Numan Sağırlı. Marmara Üniversitesi’nde araştırma görevlisiyim. ABD’de bulunan Sewanee University ve University of South Carolina Beaufort’daki meslektaşlarımızla başlattığımız akademik iş birliği kapsamında Türkiye’de inanç/inançsızlık üzerine bir araştırma yapıyoruz. Araştırmada inanç/inançsızlık, prososyallik ve ruh sağlığını karşılaştırmalı olarak inceleyeceğiz. Araştırmanın ilk aşamasında kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlayan bireylerden veri topluyoruz. 28 sorudan oluşan kısa bir anketimiz var. Şu an katılımcı bulmakta oldukça zorlanıyoruz. Bunun için sizin yardımınıza başvurmak istedik. Kabul ederseniz, gönderide paylaştığım anket linkini araştırma kriterlerine uyum sağlayan tanıdıklarınızla paylaşabilir misiniz? Dilerseniz siz de katılabilirsiniz.

Araştırma kriterleri:

1 – 18 yaşından büyük olmak.

2 – Kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlamak.

Cevaplarınızı bekliyorum. 

Çok teşekkür ederim.

Saygılarımla.

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Orçun Başer
Orçun Başer
117.2K UP
3 gün önce
Yapay zeka orada dururken, okuduğum içerik acaba yapay zeka süzgecinden geçiyor mu diye düşünmek, yazılanı okuma ve bir şeyler yazma isteğimi azaltıyor. 
54 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close