Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

2015 Hac İzdihamı Felaketi Basit Bir Akışkanlar Dinamiği ve Evrimsel Psikoloji Problemi!

2015 Hac İzdihamı Felaketi Basit Bir Akışkanlar Dinamiği ve Evrimsel Psikoloji Problemi!
Reklamı Kapat

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, Wired isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak "çeviri" içeriklerimizden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazar(lar)ı ve/veya editörler tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş; içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin omurgasını oluşturan kaynağı, orijinal dilinde okumak için lütfen yukarıdaki bağlantıya tıklayınız. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Mekke, İslam'a göre en kutsal şehirdir; kutsal kabul edilen Kuran isimli kitabın birçok hikayesinin geçtiği yerdir ve yılda bir defa, haccın merkezi haline gelir. Hac sırasında 3 milyon civarında insan bir araya gelerek kutsal saydıkları görevlerini yerine getirirler. Ne yazık ki 2015 yılındaki hac ziyaretinde Mekke, acı bir trajedinin de merkezi haline geldi: On binlerce hacıyı içerisinde barındıran çadırkent Mina'da yaşanan bir izdiham dolayısıyla 800'den fazla kişi hayatını kaybetti. Bu, hac sırasında yaşanan kitlesel katliamlardan ilki değil, sonuncusu da olmayacak gibi gözüküyor. Ancak her birinin sebebi aynı: fizik ve evrimsel psikoloji.

Bu yeni bir problem değil. İnsan izdihamlarının ilk raporlanmış örneğine 1896 yılında Moskova'nın biraz dışarısında, Çar II. Nikolas'ın taç töreninde rastlıyoruz. Özel güne ait hediyelik eşyaların tükenmek üzere olduğu söylentisi üzerine çıkan izdihamda 1000'den fazla kişi yaşamını yitirmişti. Bu tür izdihamlar, Hindistan'daki dini toplantılarda, Avrupa'daki futbol maçlarında, ABD'deki rock konserlerinde defalarca yaşandı. Hatta bunun sıklığını araştıran bir bilimsel çalışma, sadece 1980-2007 yılları arasında Dünya çapında 215 izdiham felaketi yaşandığını tespit etti.

2015'teki izdiham felaketinin merkezi olan hac etkinliği ise onlarca yıldır ölümcül olmayı sürdürmektedir. Hacıların sayısı arttıkça, kitlesel katliamların sayısı da artmaktadır. 2009 senesinden 100 yıl kadar önce bile, insanlık tarihinin gördüğü en fazla ölümlü 10 izdihamdan 5 tanesi Mina Vadisi'nde yaşanmıştır!

2006'da yaşanan bir diğer hac felaketinden sonra, Suudi yetkililer tek yönlü yollar, ziyaretçi sayımları ve eğlence parkına benzer şekilde zaman programlaması uygulamalarını başlatmıştır. Sembolik olarak şeytanı simgeleyen 3 büyük taşın bulunduğu ve "şeytan taşlama" faaliyetinin yapıldığı Cemarat Köprüsü, 1000 civarı kişinin ölmesine neden olan yerdir. Günümüzde bu köprü, çok sayıda girişi ve çıkışı olan, çok katlı, karmakarışık bir yapıdır. Amaç, insanları hareket halinde tutmaktır. Geride bıraktığımız on küsür yılda, Suudi hükümeti, aralarında meşhur uluslararası firma Gensler de olmak üzere çok sayıda mimar ve tasarımcıyla çalışarak, insan akışını ve güvenliğini merkez camiiden çadırkente kadar tüm önemli hac bölgelerinde arttırmak için çaba sarf etmektedir.

Ne var ki eğer o kadar fazla insanı sınırlı bir alana koyacak olursanız, izdihamları önlemek her zaman bir problem olacaktır. Bu sorunun bir nedeni akışkanlar dinamiğidir. Tek farkla: akışkan olan şey, insanların ta kendisidir!

Panik Modu

Problem ya insanların hepsinin tek bir noktaya ulaşmaya çalıştığı bir "çılgınlık" ile başlar, ya da hepsinin bir noktadan uzaklaşmaya çalıştığı "kaçış paniği" davranışı ile... İki durumda da hareket tek yönlüdür; çünkü herkes benzer noktalara doğru hareket eder. Tek yönlü akış çoğu zaman sorunsuzdur. Ta ki bir engelle karşılaşılana kadar! Örneğin dar bir koridor ya da sağa dönen bir yol gibi...

Bu düzgün ve tek yönlü akışın diğer alternatifi "türbülans"tır. Bu durumda insanlar aynı anda farklı noktalara ulaşmaya çalışırlar. Örneğin zıt yönlere kaçmaya çalışan insanlar çarpışırlar. Mina'dan gelen raporlar, 2015 felaketinde olanın bu olduğunu söylüyor. Kalabalık, çadır kentin iki ayrı sokağında koşturuyordu ve dar bir kesişimde karşı karşıya geldiler.

İki tür akış da izdiham durumunda ölümcül olabilir. Aynı yöne doğru iten 6-7 insanın doğru şartlar altında çeliği bile bükebilecek kadar kuvvete erişebildikleri gösterilmiştir. Araştırmacılar, türbülanslı izdihamlarda oluşan kuvvetlerin, çok sayıda vektörün bulunması nedeniyle aslında daha düşük olduğunu göstermişlerdir. Çünkü insanlar birbirlerini farklı yönlere doğru itmeye çalışmaktadırlar.

Öte yandan eğer bu vektörlerin tamamı aynı yöne doğru itiş yapıyorsa, izdihamlar sırasında yaşanan ölümlerin büyük bir çoğunluğunda olduğu gibi ölüm sebebi ezilme travması ya da nefessizlik olmaktadır. İzdihamlarda ölen insanlar üzerinde yapılan otopsiler, kişilerin göğüs kafesleri üzerinde 45.000 Pascal'ı aşan seviyede basınç tespit etmiştir. Bu, şu anda üzerinize etki eden atmosfer basıncının neredeyse yarısı kadardır. Bazı insanlar durdukları yerde ölmüşlerdir, bazıları üzerlerindeki basınç kalkana kadar diğer insanlarca ezilmişlerdir. Bu çok ama çok acılı bir ölümdür. Cemarat Köprüsü olayları üzerinde de araştırmalar yürütmüş olan, Zürih ETH'den hesaplamalı sosyal bilimci Dirk Helbing şöyle söylüyor:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Yoğunluk öylesine artar ki bir vücudun hemen yanında bir başka vücut vardır. Bu vücutlar üzerine uygulanan her bir kuvvet, diğeri üzerinde de basınç oluşturur. Bu rastgele itişmenin etkisi altındasınızdır. Sonuç olarak dengenizi kaybedersiniz ve yere düşersiniz. Bu durumda olan şey, kalabalık içerisinde bir anda bir boşluk açılmasıdır. İşte bu boşluğun hemen etrafındaki kişiler, üzerlerine binen kuvveti dengeleyecek karşıt bir kuvvet bulamazlar ve yere düşmüş kişinin üzerine yığılırlar.

Bu olay, açılan boşluktan dışarı doğru hızla yayılır; ancak her yönde eşit olarak dağılmaz. Helbing'in modeline göre yayalar, temel olarak diğer yayalar da dahil olmak üzere karşılarına çıkan engelleri aşmayı hedeflerler. Ancak bunu yaparken, gitmek istedikleri yere de en hızlı şekilde ulaşmak isterler. Düşük yoğunluklarda (örneğin kalabalık yokken) düzgün bir akış elde edersiniz. Tıpkı düz tabanlı bir nehrin dümdüz ileri akması gibi...

Yoğunluk artmaya başladıkça, yavaşlayan veya tamamen duran tekil yayaların sayısı da artar. Bu yavaşlama veya durma, o yöndeki her bir bireyin de aynısını yapmasını gerektirir. Dur-kalk benzeri bu dalgalanma hızla dışarı doğru yayılır ve bir süre sonra boğulma noktasına ulaşır. 

Birbirinden özenle kaçınan insanların davranışları bir anda istem dışı hale geliverir. Kaldırımlarda yürüyen insanlar üzerinde yapılan araştırmalardan elde edilen kalabalık dinamiği verileri, tek bir hatta yürümeyi sağlayan spontane (ani, kendiliğinden) organizasyon veya diğerlerinin hızına göre hızını ayarlama gibi klasik koordinasyon hareketlerini ortaya koymaktadır. Ne zaman ki düzen, kaosa yenilir... İşte o zaman türbülans başlar.

Helbing'in söylediğine göre bir kalabalığın kritik yoğunluğu ortalama vücut büyüklüğü ve ağırlığına göre değişir. Ancak çoğu zaman bu yoğunluk, metrekare başına 5-10 kişinin düştüğü andır.

İnsanlar: Sosyal Hayvanlar

İyi ama kalabalıklar yeterince yüksek yoğunluğa ulaşınca insanlar neden felakete boyun eğerler? Ançuvezlerden küf mantarlarına ve sığırcık kuşlarına kadar sayısız diğer hayvan, aşırı kalabalık sürülere sahipken bile baş döndürücü hareketler sergileyebilirler. Gerçekten de, Princeton Üniversitesinden biyolog Iain Couzin'in söylediğine göre tüm bu hayvanların kolektif davranışları ortak bir matematiksel dizgiyi takip etmektedir. Şöyle söylüyor:

Kuş veya balık sürülerinin koordineli hareketlerini incelediğimizde, onların bunu yapmak üzere evrimleştiklerini görüyoruz. Ne yazık ki insanlar böyle bir evrimsel değişim yaşamadı. Bizler, küçük aile grupları içerisinde yaşayabilecek şekilde evrimleştik.

Giderek artan sayıda insan, kalabalık şehirlerde yaşamaya başladı. Ancak insan beyni, yapmak üzere evrimleştiği şeyden uzaklaştıkça bu tür sorunlarla karşılaşacaktır. Couzin şöyle anlatıyor:

Bu tür senaryolarda nasıl davranmamız gerektiğini bilmiyoruz. Bu tür durumlar, bizlerin ne olup bittiğini doğal bir şekilde anlamamıza engel oluyor.

Bu demek değil ki bazı durumlarda insanlar da klasik kolektif davranış sergileyemez. Örneğin insanlar, liderlerini takip ederler veya Helbing tarafından gösterildiği üzere klasik yaya davranışlarını sergilerler. Ancak bunlar, az sayıda insanın bulunduğu durumlarda, basit kurallar çerçevesinde gerçekleşir. Bu durum, kendi kendine organize olabilen sürü davranışlarının devreye girmesi anlamına gelmemektedir. Couzin şöyle söylüyor:

Her zaman olmaz ancak sıklıkla insanların kitlesel olarak ölmesine neden olan şey, paniğin yayılmasıdır, halihazırda var olan bir tehdit unsuru değildir. Paniğe verilen tepki, tehlikeyi doğurur. şte bazı durumlarda güçlü kolektif tepki bu nedenle tehlikelidir.

İşte bu, hac organizatörlerinin alması gereken bir derstir.

Ne yazık ki 2015'te yaşanan felaket, halen hiçbir şey öğrenmediklerini gösteriyor.

Denemeye devam etmek zorundalar.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Wired | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 29/09/2020 23:34:24 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3895

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Kategoriler ve Etiketler
Tümünü Göster
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Bilgi
Cinsiyet
Balıklar
Darwin
Yemek
Evrenin Genişlemesi
Doğum
Evrimsel Biyoloji
Uçma
Kelebek
Kitap
Hominid
Moleküler Biyoloji
Entropi
Tutarlılık
Çocuk
Canlılık Cansızlık
Hafıza
Nöron Hücresi
Sosyal Mesafelendirme
Alkol
Şempanzeler
Renk
Yok Oluş
Aslan
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Herkes ölür. Amaç sonsuza kadar yaşamak değildir. Geride, sonsuza kadar yaşayacak bir şey bırakmaktır.”
Chuck Palahniuk
Geri Bildirim Gönder