Tür ve Filogeni Kavramları Üzerine (Gülşah Güler)

Yazdır Tür ve Filogeni Kavramları Üzerine (Gülşah Güler)

Evrim Ağacı olarak okurlarımızdan gelen paylaşımlar bizler için çok değerlidir. Sayfamız okurlarından Sn. Gülşah Güler, bizlerle, kendi yazılarını paylaşma inceliğinde bulundu ve bu gerçekten bizi çok sevindirdi. Son derece başarılı bir şekilde açıklanan konular, sizlerin biraz daha kolay anlayabilmesi için tarafımızdan yapılan bazı eklemeler ve açıklamalar haricinde, orjinaline tamamen bağlı kalarak aşağıda sunulmuştur. Hepinize iyi okumalar diliyor, okurumuza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz:

 

Tür birbirleriyle çiftleştiklerinde verimli nesiller veren, genellikle birbirlerine yüksek derecede benzeyen, ortak bir ata ve ortak bir gen akışıyla verimli döllenmeyi gerçekleştiren taksonomik bireyler topluluğudur. Bu verilen döllerin de kendi aralarında gen akışı sayesinde verimli döller üretebilmesi tür kavramı için baz alınan ana noktadır.

 

Türler her zaman sabit değildir. Kendi içerisinde varyasyon gösterip alt türlere ayrılabilirler.

 

Bir tür kendi içerisinde alt taksonlara ayrılıyorsa bu politipik tür olarak, eğer alt taksonlara sahip değilse monotipik tür olarak isimlendirilir.

 

En az bir morfolojik karakter bakımından fark eden ve coğrafi olarak sınırlandırılmış yerel popülasyonlar adını alt tür olarak alırlar.

 

Türler gen akışı sağlanmış verimli döllerin varyant göstermesi ile oluşur. Filogeni ile türler saptanır.

 

Tüm canlıların evrensel kökenlerini saptamak için, türlerin nasıl oluştuğunu, hangi kriterlere göre tür kavramının oluştuğunu inceleyen bilim dalına ise Filogeni denir.

 

Poligenik ve monogenik kalıtım yoluyla incelenen filetik ilişkiler türlerin hangi kıstaslara göre oluştuğunu belirler.

 

Birtakım homolojilerde metrik karakterler ve poligenik kalıtımın epigenetik karakterler üzerinde etkin olduğunu gözlemlemekteyiz. Örneğin insanların cranial indislerine (kafatasıyla ilgili belirleyici ve ayırt edici bir ölçüt) bakılarak kafatasının dolichocranial (cranial indisi 74.9 ve altı olan kafatasları), mesocranial (76-80.9 arası) veya brachycranial (81 ve üstü) benzerlerini saptanabilir.

 

Cranial yükseklik endisi ile az yüksek, orta yükseklikte veya yüksek olup olmadığını saptayabilir bireyler arası epigenetik karakterlerdeki homolojileri gözlemleyebiliriz.

 

Irklar arasında da bu metrik ölçümlerin yarattığı epigenetik karakterler göze çarpar. Cranio-facial indis (kafatası ve yüz ölçülerini hesaba katan bir ölçüt) ile zygomatic arkların (elmacık kemiği) durumuna bakıldığında Eskimolar, Avustralya yerlilerinin farklarını gözlemleyebilir, etnik kökenler arası benzeşimler yakalayabiliriz.

 

Bu örnekleri çoğaltacak olursak; orbital indis (alçak-orta-yüksek göz çukuru); nasal indis (dar-orta-geniş burun); palatal indis (dar-orta-geniş damak); mandibular indisler kafatasından alınan değerlerle homoloji yaratabilir.

 

 

Yazar: Gülşah GÜLER- 09.12.2009 (Evrim Ağacı Okuru)

Düzenleme: ÇMB (Evrim Ağacı)

6 Yorum