Fosillerden Bir Canlıyı Yeniden Yapılandırma (Rekonstrüksiyon) Nasıl Yapılır?

Yazdır Fosillerden Bir Canlıyı Yeniden Yapılandırma (Rekonstrüksiyon) Nasıl Yapılır?

Sayfamız okurlarından Sayın Berk Çakan bize şöyle bir soru yöneltti:

 

Fosiller çizilirken ne gibi yöntemlele çiziliyor?Yumuşak doku fosillerde iz bırakmadığı halde nasıl bu çizimler yapılıyor.Farklı ressamlar farklı çi,zimler yapabildii halde nasıl yapılan çizimlere güvenilebiliyor? Aydınlatırsanız sevinirim.

 

Evrim Ağacı olarak kendisine şöyle cevap vermek istiyoruz:

 

Sayın Berk Çakan,

 

Bu önemli sorunuz için gerçekten çok teşekkür ediyoruz. Elimizden geldiğince açıklamaya çalışalım:

 

İlk olarak bu konu, son derece kapsamlı ve aslında bir o kadar da eğlenceli bir konudur. Tabii eğlenceli olması, ciddiyetinden hiçbir şey kaybettirmez; ancak şu da gerçektir ki, bu konuda çalışan bilim ressamları, tam bir dedektif gibi çalışmakta ve en iyi sonuçlara ulaşmak için bulabildikleri tüm verileri toplamaktadırlar. Şimdi onların nefes kesen hayatlarına bir göz atalım.

 

Dediğiniz gibi, ne yazık ki, çok ekstrem durumlar hariç (reçine fosiller gibi), fosillerin üzerinde yumuşak dokulara rastlamak mümkün olmamaktadır. Bu sebeple de çıkarılan kemikler, çok ayrıntılı analizlere tutulmak durumunda kalmakta ve bunun sonucunda bazı çıkarımlar yaparak, karşılaştırmalı bazı metotlara başvurularak, canlılar yeniden yaratılmaktadır. Bu işi yapan kişilere bilim ressamı denmektedir. Bu kişiler, normal birer ressamdan farklı olarak, bilimle iç içe yaşamaktadırlar ve genellikle amatör veya profesyonel olarak bir bilim dalında görev almaktadırlar. Bu kişilerin görevi, fosilleri inceleyerek ve uzmanlardan gerekli bilgileri alarak fosillerin sahibi olan canlıları bir kağıda dökmektir. Görevleri, kimi zaman sadece canlıları da içermez; çoğu zaman, günümüzde var olan bir ortamın çok eski zamanlardaki (örneğin bundan 700 milyon yıl önce, bugün New York Şehri olan yer) çizimlerini de yaparlar. Kimi zaman da bu ikisini birleştirerek; hem canlıyı, hem de ortamını tek bir resimde sunarlar.

 

Bu iş, temel olarak polis ressamlarının yaptıkları işe benzer. Onlar da, tanıklardan veya eldeki bulgulardan yola çıkarak katillerin veya zanlıların resimlerini (genellikle portrelerini) çizerler. Bu, çok ciddi bir dedektiflik öyküsüdür. Burada görev, ressamın kabiliyetiyle birlikte, davayı takip eden polislerin çıkarım yeteneklerine de düşmektedir. Polisler, ressama gerekli bilgileri verirler ve ressam da buna göre çizimini yapar. Filmlerden izlediğimiz veya gerçek hayatta kimi zaman tanık olduğumuz üzere, bu ressamların çizimleri gerçekten çok başarılıdır ve orjinaliyle neredeyse tıpatıp aynıdır.

 

 

Bu noktada, iki tanımdan bahsetmekte fayda görüyoruz: Restorasyon, bir fosildeki eksikleri kapatmak amacıyla yapılan bir işlemdir. Genellikle anatomik ilişkilere bakılarak yapılır ve fosilin eksik kısımları tamamlanır. Örneğin elinizde ön kola ait bir kemik ve eklemlerin yapısı varsa, diğer bir kemiğin anatomisini bunlara bakarak çıkarabilirsiniz; fosil olarak elinizde bulunmasa bile. İşte bu işleme restorasyon denir. Bu işlem de yine bilim insanları ve sanatçılar tarafından yapılır.

 

Rekonstrüksiyon ise, az sonra işlem basamaklarını vereceğimiz, fosillere bakarak canlının neye benzediğini ortaya çıkarma işine verilen isimdir.

 

Restorasyon genellikle omurgalılarda yapılır; çünkü omurgalıların tüm kemiklerinin fosilleşmesi çok seyrek gerçekleşebilmektedir. Omurgasızların kemik yapısı ise genellikle tamamen korunur. Bu, hareket miktarının farklı olmasına bağlanmaktadır; omurgalılar çok aktif hareket ettikleri için, fosilleşmeye uygun alanlarda ölmeleri düşük ihtimal olmaktadır. Omurgalılar çift-yönlü simetrik oldukları için, ortadan ikiye bölündüğünde elde edilen iki kısımdan birindeki kemikleri bilmek, diğerini de bulmak için yeterlidir, çünkü iki taraf birbirinin ayna görüntüsüdür.

 

Bilim ressamları da, benzer şekilde çalışırlar. Paleontologlar, Arkeologlar, Fizyologlar, Anatomistler gibi bilim insanlarından gerekli bilgileri alır, yorumlarını dinler ve çizime dökerler. Çalışmaları, genellikle 5 basamaktan oluşur:

 

1) Araştırma

 

Araştırma, bilim insanı ile sanatçının fikir alışverişiyle başlar. Bilim insanı, sanatçıya bazı temel bilgileri verir: fosilin yaşını, bulunduğu bölgeyi, bölgenin fosilin oluştuğu dönemdeki iklim ve doğa koşullarını, bu canlıyla etkileşmiş olabilecek diğer canlıların ayrıntılı bir listesini, bilim insanının kendi sahne/ortam görüşünü, örneğe ait malzemelerin bilgisini, eldeki tüm fotoğrafları, konuyla ilgili bilimsel tanımları, ilgili makaleleri ve bunun gibi arkaplan bilgilerinin tümünü... Ayrıca eğer biliniyorsa fosilin akrabalarına ya da evrimsel tarihine dair bilgileri de ressama ayrıntısıyla aktarır. Aslında bu Araştırma ve konu üzerinde tartışma basamağı, çizim süresince devam eder ve sürekli geri bildirimlerle desteklenir.

 

Bu noktada bilinmesi gereken önemli bir bilgi şudur: Kimi zaman, bazı kalıntılar, bizlerin hayal edebileceğinden çok daha fazla bilgi verebilir. Bu, bilim insanları arasında son derece normal ve sık bilinen bir olgudur; ancak diğer insanlar bunu kolay kolay hayal edemez. Örneğin Charles Darwin, Beagle gezisi sırasında sadece tek bir dişten, canlının pek çok özelliğini tahmin etmiş ve tür tahmininde de bulunmuştur. Daha sonra diş, İngiltere'deki uzmanlarca incelenmiş ve Darwin'in tahmninin tamamen doğru olduğu bulunmuştur. Gerçekten de sadece bir diş sayesinde ve onun yapısını ve özelliklerini inceleyerek hayvanın beslenme tipini, yaşadığı ortamı ve vücut büyüklüğünü bilmek mümkündür.

 

2) Kompozisyon

 

Sanatçı, yeterince bilgi edindikten sonra, kabaca kafasında oluşan şekli uzun düşünmeler ve analizler sonrasında kağıda döker. Bu kompozisyon, ortamın genel hatlarını, ışığın geliş açısı ve miktarını, ortamda bulunabilecek canlıları ve yerlerini, vb. içerir. Eğer ki çizilecek olan bir ortam değil de, tek bir canlıysa, eldeki fosillere bakılarak ve edinilen bilgiler ışığında neye benzeyebileceği, kas yapısı, büyüklüğü, vb. göz önüne alınarak bir çizim yapılır. Daha sonra bilim adamı bu skeci inceleyerek gerekli değerlendirmeleri ve yorumları yapar.

 

Burada söylemek istediğimiz bir nokta şudur: Canlıların anatomisi genel olarak benzerdir ve taksonomi, bu konuda çok iş görmektedir. Örneğin memelilerde, bir balinanın kemik yapısı, kas yapısı ile doğru orantılıdır ve bu da büyüklükle ilişkilidir. Benzer şekilde bir fare, bir balinayla kıyaslandığında, balinanın küçük bir modeli gibidir. Kas/kemik oranı benzerdir; sadece "sıkıştırılmış bir balina"yı andırır. Öte yandan organların yapısı, elbette ki evrimsel süreçte değişmiş olabilir; bu da fosiller aracılığıyla ve analizlerden sonra ortaya çıkar. Dediğimiz gibi bir diş, bir kemiğin konumu ve duruşu bile bilim insanlarına yüzlerce bilgi verebilir.

 

3) Boyama

 

Genellikle boyama, akrilik boya ile yapılır; çünkü bu boya, hataları kapatmak konusunda en kolay kullanılabilecek boyadır. Çoğunlukla, bilim insanının yönlendirmeleri dahilinde, çizim üzerinde düzenlemeler yapılır. Renklendirme, genel olarak dönemin ortam koşulları göz önüne alınarak yapılır. Her ne kadar renkler çok fazla önemli olmasa da, bu tip çizimlerde kara kalem çalışmalara da yer verilerek, hata payını en aza indirmek hedeflenir.

 

Renklendirmeyi yapmanın en kolay yolu, fosili bulunan canlının günümüzdeki akrabalarının renklerine bakmaktır. Çoğu zaman renklendirmeler, yapılabilecek hatalar göze alınarak, bu akrabaların renklerine benzer veya eski ortam koşulları biliniyorsa, bunlar göz önüne alınarak yapılır.

 

4) Eleştiri

 

Çizimin her aşamasında ve neredeyse her bir fırça darbesinde, bilim insanı ve sanatçı karşılıklı olarak çizimi eleştirirler. Renkler düzenlenir, boyutlar ayarlanır, çizim ile gerçek ortam koşullarının uyumu incelenir, vb. Gerekli düzenlemeler adım adım yapılır ve her seferinde geriye ve ileriye dönük eleştiriler yapılır.

 

5) Bitiriş

 

Genellikle çizimler, başka bilim insanlarına gösterilerek, doğrulukları test edilir. Kimi zaman, birden fazla bilim insanı ve sanatçı birbirlerinden bağımsız olarak çizimler yaparlar ve sonra bu farklı çizimler üzerinde düşünülerek en doğrusunun bulunması hedeflenir.

 

Uzun lafın kısası, fosillerden canlıyı yaratmak son derece titizlik gerektiren ve kapsamlı bir iştir. Bilim insanları, hiçbir iddalarını "uydurma" veya "sallama" yoluna başvurarak yapmazlar ve bir çizim, yanlış olsa dahi, mutlaka bir dayanağı olarak "o şekilde" çizilmiştir. Kimi zaman bilim dışı kaynaklar ve genellikle bilim düşmanları, bilim insanları ve çizimlerine, "Bakın, her çizim birbirinden farklı, bu bilim insanları ne anlarlar ki, uyduruyorlar!" gibi anlamsız, aşağılık ve kibir dolu söylemlerle saldırmaya, bu şekilde akılları sıra Evrimsel Biyoloji'yi küçük düşürmeye çalışırlar. Bu çabalar elbette ki her zaman sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Farklı çizimlerin sebebi, eldeki bulguların yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Yoksa bilim insanları elbette ki uydurma iş yapmamaktadırlar. Bilim düşmanlarının bu şekildeki saldırıları, bilimi anlamamalarından ve şahsi emellerinden kaynaklanmaktadır. Akıllı bir insan, işin gerçeğini düşünmeli ve bilimi bilim insanlarından öğrenmelidir.

 

Bu çizimlerin tamamı, burada giremeyeceğimiz kadar kapsamlı bazı metotlar ile yapılmaktadır; bu, bilimdir! Dolayısıyla çizimi de, bilimsel metot dahilinde yapılmak zorundadır. Bu metot, tarafsız ve güvenilirdir. Birkaç metot ismi saymak gerekirse: Homolog Referans Noktası Yöntemi, İnce Plaka Oluğu Yöntemi, 3D Morfoloji Yöntemi, Nümerik Yöntemler, Stereolitografi, vb.

 

Umarız açıklayıcı olmuştur.

 

Saygılarımızla.

 

ÇMB (Evrim Ağacı)

 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Smithsonian National Museum of Natural History
  2. Cartage.org
  3. The Jackson Lab
  4. Australian Museum
  5. eHow

6 Yorum