Çağrı Mert Bakırcı Editör Çağrı Mert Bakırcı
12 dakika
8,632 Okunma Sayısı
Notlarım
Reklamı Kapat

Tepki süresi, çoğu durumda görsel olan duyusal bir uyaranın ortaya çıkması ile deneğin vazifesel bilişsel tepkiyi vermesi arasındaki zaman olarak tanımlanır. Tepki süresi genellikle ölçülmesi basit olan bir psikolojik yapıdır ve ölçüm sürecinde deneklerden bir butona basmaları beklenir. Bu kavramın bilimsel geçmişi daha geriye gitse de güncel tanımı ile ilk kez, diferansiyel psikolojinin kurucusu ve Darwin'in kuzeni olan Sir Francis Galton (1822-1911) tarafından kapsamlı bir şekilde irdelenmiş ve hakkında hipotezler geliştirilmiştir. Tepki süresi kavramı, psikoloji alanının kantitatif ve deneysel olan bir bilim olarak ortaya çıkmasına büyük katkıda bulunmuştur. 19. yüzyıl zarfında Galton, diferansiyel psikoloji bağlamında bireyler arasındaki farkları tepki süresi temelinde incelerken, Wilhelm Wundt (1832-1920) ise aynı şekilde 1861 yılında Leipzig'de deneysel psikoloji laboratuvarını kurarak, tepki süresi kavramı çerçevesinde araştırmalar düzenlemiştir. 19. yüzyılın psikolojik çalışmalarında tepki süresi kavramının önemini vurgulamak için deneysel psikoloji tarihçisi olan Edwin G. Boring "19. yüzyılın sonlarının zihinsel kronometri dönemi olduğunu" söylemiştir.[1]

Tepki Süresi Araştırmalarının Tarihi ve Ölçüm Metotları

Aslen ilginç olan ise tepki süresinin çeşitli bilişsel değişkenlerle yakından ilişkili olmasıdır. Galton, İngiltere'nin o zamanlardaki başbakanı olan Sir William Gladstone da dahil olmak üzere 10,000 kişiye tasarladığı tepki süresi testlerini uygulamıştır. Elde ettiği verilerin ışığında, elinde zekayı ölçmesini sağlayacak IQ testi gibi bir paradigma bulunmasa da, duyusal ayırt etme becerisi ve dışsal uyarılara tepkime süresinin zeka ile ilişkili olduğunu öne sürmüştür. Sosyoekonomik statüyü içeren bir meslek skalası çıkararak bu iddiasını sınayan Galton, meslek grupları arasında önemli bir fark olmadığını gözlemleyince, geriye kalan hayatı boyunca bu tür kronometrik araştırmalardan uzak durmuştur.[2]

Bilişsel psikolojinin penceresinden, geriye dönük bir şekilde Galton'un bu hipotezi incelendiğinde, önemli farklar ortaya çıkaramaması pek de şaşırtıcı değildir. Nitekim Ronald A. Fisher'ın varyans analizi gibi bu tür çalışmalar için kilit öneme sahip olan istatistiksel analiz metotları o dönemde daha geliştirilmemişti ve psikolojinin kantitatif boyutu hala yeterince kapsamlı değildi. Ne var ki Galton'un elde ettiği veriler muhafaza edilmiş olmasından ötürü bu tür istatistiksel metotları da kullanarak 1985 yılında Ronald C. Johnson öncülüğünde veriler yeniden incelenmiştir.[3] Sonuçlar, çoğu meslek grubu arasında elde edilen tepki süresi ve diğer antropometrik ölçümlerin istatistiki olarak anlamlı sayılabilecek derecede farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu türden modern bir analiz, Galton'un iddiasının tamamen doğru olmasa da doğru yolda olduğuna işaret etmektedir. Bu, ayrı bir boyutta şaşırtıcıdır; çünkü Galton'un tasarladığı tepki süresi ölçen cihazın hata oranı çok yüksektir ve aynı kişinin iki kez sınanması sonucunda ortaya çıkan test-tekrar test korelasyonu sadece %20'dir.[2]

Zeka, sosyoekonomik statü ve gelir ile orta derecede bir korelasyona sahip olsa da meslek gruplarının ortalama tepki süreleri arasında kayda değer farkların bulunması, tepki süresi ile zeka arasında doğrudan bir ilişki olduğunu ortaya koymak için yeterli değildir. Bundan ötürü Galton'dan sonraki psikologlar, araştırmalarında zeka ile tepki süresi arasındaki ilişkiyi doğrudan sınamaya yönelmişlerdir. Bu çalışmalar arasında sıkla referans gösterilen ve en bilinenlerden bir tanesi, Clark Wissler'in 1901 yılında yaptığı çalışmadır.[4]

Reklamı Kapat

Wissler, kendi danışmanı olan James McKeen Cattell'in tasarladığı tepki süresi ölçütlerini kullanarak yüzlerce üniversite öğrenciden veri toplamış, elde ettiği verileri ise Pearson'un yeni geliştirilen korelasyon katsayısı metodunu kullanarak akademik puanlar ile karşılaştırmıştır. Ancak sonuçlar, dönemin kabul edilen teorilerine ters düşen bir teoriye işaret ettiğinden, tepki süresi ile akademik başarı arasında çok zayıf bir ilişki gösterdiğinden ötürü bir çeşit skandal yaratmıştır.[4]

Ancak geriye dönük bir bakış açısı ile, bilişsel psikolojik literatürde çok sık karşılaşılan bir metodolojik hatanın bu çalışmada da mevcut olduğu ortaya çıkmıştır: Menzil kısıtlaması (İng: "range restriction"), bir çalışmanın örnekleminin, incelenen kantitatif özellik bakımından çok kısıtlı bir menzili içermesinden kaynaklanır. Wissler, çalışmasında yalnızca başarılı ve daha da önemlisi, zeki öğrencilerin gidebildiği seçkin bir üniversitede okuyan bireylerden oluşan bir örneklem ile verilerini elde ettiğinden dolayı, tepki süresinin daha büyük bir kantitatif menzili içeren bir örneklemde göstereceği kadar kapsamlı bir etkiyi kaydedememiştir.

Buna karşılık; daha güncel, örneklemleri daha kapsamlı ve etki büyüklükleri daha kayda değer olan çalışmalar, tepki süresi ile zeka arasında daha güçlü bir ilişki olduğunu ortaya koymuşlardır. Fakat bunun da ötesinde daha güncel çalışmalarda tepki süresinin ölçümü için daha duyarlı ve kesin sonuçlar veren cihazlar tasarlanmıştır. Bu türden yeni nesil tepki süresi ölçüm cihazlarının çoğu görsel uyarıcı etkenlerden yararlansa da işitsel ve diğer türlü uyarıcıların kullanıldığı cihazlar da farklı türden psikolojik araştırmalar için kullanılmaktadır.

Görsel-algısal alandaki cihazlar arasında en bilinenlerden bir tanesi de aşağıdaki şemada gösterilen "Jensen Kutusu"dur. Bu modelde başta deneğin parmağı cihazın orta eksenindeki siyah butonda bulunur. Diğer 8 butondan birisinin ışığının yanması ile deneğin parmağı ile ışığı yanan butona olabildiğince hızlı bir şekilde basması beklenir. Bu modelde tepki süresi butonun ışığının yanması ile parmağın siyah butondan kaldırılması arasındaki süre ve ışığın yanması ile yanan butona basılması arasındaki süre olarak iki farklı şekilde ölçülür. Modern çalışmaların tümü Jensen Kutusu paradigmasını kullanmasalar da basit tepki süresinin ölçülmesi için kullanılan cihazlar genellikle aynı türden mekanizmalar içerir ve deneklerden aynı şekilde görsel-algısal bir uyarıcı ile butona basmaları beklenir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Arthur R. Jensen tarafından tasarlanan "Jensen Kutusu" isimli tepki süresi ölçme aygıtı. Jensen bu düzeneği tasarlayarak tepki süresi ölçümü için ortak ve standardize edilmiş bir paradigma oluşturmak istemiştir.
Arthur R. Jensen tarafından tasarlanan "Jensen Kutusu" isimli tepki süresi ölçme aygıtı. Jensen bu düzeneği tasarlayarak tepki süresi ölçümü için ortak ve standardize edilmiş bir paradigma oluşturmak istemiştir.
Jensen, 2006

En güncel çalışmalardan bir tanesi, monozigotik ve dizigotik ikizlerde tepki süresi ve IQ arasındaki ilişkinin genetik bir analizidir.[6]Bu çalışma, Raven'in İlerleyen Matrisleri bataryası ile ölçülen IQ değerleri ve tepki süresi ölçümlerinin eşit derecede (%58) kalıtsallık gösterdiğini ortaya koymanın yanında, tepki süresi ile IQ'nun Pearson korelasyonunun -0.21 (tepki süresinin daha kısa olması daha yüksek bir zekaya tekabül ettiğinden korelasyon eksi bir değer) olduğunu ve bu korelasyona tamamen genetik faktörlerin aracılık ettiği gösterilmiştir. Başka bir çalışma ise tepki süresi ile IQ arasında daha güçlü bir ilişki olduğuna işaret eden sonuçlar elde etmiş, genel olarak ülkenin nüfusunu temsil eden bir örneklemin analizi sonucunda aralarındaki korelasyonun -0.31 ile -0.5 arasında olduğunu göstermiştir.[5]

Bunun yanında ise tepki süresinin, zekanın korelasyon gösterdiği belirli değişkenler ile de ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bunun bir örneği, IQ'nun ömür uzunluğu ile gösterdiği korelasyondan daha güçlü bir ilişkiyi tepki süresi ile gösterdiğini ortaya koyan bir çalışmadır. 898 kişilik bir örneklemi inceleyen çalışmada, hepsi 56 yaşında olan deneklerin tepki süresi ve IQ ölçümleri alınmış ve eğitimsel seviye, sosyoekonomik statü ve sigara tüketimi gibi karıştırıcı değişkenler sabit tutularak tepki süresi ile IQ'nun ömür uzunluğuyla olan ilişkileri irdelenmiştir. Sonuçlara göre IQ'nun ömür uzunluğu ile olan ilişkisi tepki süresi sabit tutulduğunda kayda değer olmayacak zayıf bir ilişki haline geldiğinden ötürü, tepki süresinin IQ ile ömür uzunluğu arasındaki ilişkiye aracılık eden faktör olduğu gösterilmiştir.[8]

IQ ile tepki süresi arasındaki ilişkiyi istatistiksel bakımdan daha da güçlü kılan bir özellik ise ikisinin de psikometrik test tasarımı ve normlama süreçlerinde bilişsel kabiliyet olarak kabul edildiklerinden normal (Gaussyen) bir dağılıma sahip olduklarının varsayılmasıdır. Ancak tek bir birey için alınan tepki süresi ölçümleri IQ testlerine karşın daha yüksek derecede bir varyans gösterirler ve genellikle normalden daha yavaş tepki sürelerine normalden daha hızlı tepki sürelerinden daha sık rastlanılır. Bundan ötürü üst üste yapılan birçok denemenin sonucunda alınan değerlerin medyanı tepki süresinin en isabetli ölçümü olarak kabul edilir.[2]

Tepki süresi ile zekanın arasında bu derecede kayda değer bir ilişkinin olmasından ötürü sinirbilim araştırmacıları ve bilişsel psikologlar tepki süresini beynin bilgi işleme verimliliğini ve hızını gösteren nörofizyolojik bir gösterge olduğunu teorize etmelerine yol açmıştır. Daha önce de ele aldığımız gibi, PET-CT çalışmalarından elde edilen bulgular, bilişsel sinirbilim araştırmacılarını beynin algılardan elde edilen bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini beynin yapılandırmasının verimliliğine bağlayan Verimlilik Hipotezi'ne yöneltmiştir. Fakat tepki süresinin psikometrik zekayı yansıtabilmesi için oldukça detaylı ve spesifik bir kavramsal çerçeve içinde ele alınmalıdır. Nitekim tepki süresinin nörofizyolojik bir verimlilik göstergesi olduğu göz önünde bulundurulursa, bilişsel olarak yeterince zorlayıcı olmayan ve fazlasıyla kompleks olan görevlere olan tepki süresi bilişimi temel alan zekaya daha zayıf bir ilişki gösterecektir.

Reklamı Kapat

Deneklere sunulan görevlerin (bilişsel) zorluğu azaldıkça ve arttıkça genellikle tepki süresi ile IQ arasındaki korelasyonun düşmesi birçok çalışmada gözlemlenmiştir. (TS = Tepki Süresi)
Deneklere sunulan görevlerin (bilişsel) zorluğu azaldıkça ve arttıkça genellikle tepki süresi ile IQ arasındaki korelasyonun düşmesi birçok çalışmada gözlemlenmiştir. (TS = Tepki Süresi)
(Jensen, 2006) [Uyarlama]

Tepki süresini nörofizyolojik bir temelde zekaya bağlayan bir başka bağlantı noktası ise miyelinasyon derecesidir. Akson ve dendritleri kapsayan miyelin kılıf, sinir sinyallerin ulaşımı için verimli bir ortam teşkil ederek, bu tür sinyallerin miyelin olmadan iletilecekleri hızın yaklaşık 100 katı daha hızlı bir süratle iletilmelerini sağlar. Nöronlar arasında bilginin verimli bir şekilde aktarılması, zekanın işleyişinin ayrılmaz bir parçası olmasından dolayı, miyelinasyon miktarı ile zeka seviyesi arasında ilişki olabileceği düşünülmektedir. Erken çocukluk döneminde teftiş ve tepki süresi ile miyelinasyon miktarı arasındaki ilişkiyi ele alan bir çalışmanın sonuçları tepki süresi ile zekanın arasındaki ilişkiye ikisinin de zihinsel işleme hızının bir göstergesi olmasının aracılık ettiğine işaret etmiştir.[6]

Zekada Grup Farklılıkları ve Tepki Süresi

Tepki süresinin grup farklılıkları hakkında işaret edebileceği olası çıkarımlardan ötürü, tepki süresi fazlasıyla tartışmalı olan ve sosyal önyargıları pekiştirme olasılığı olan bilişsel grup farklılıklarını inceleyen araştırmacılar tarafından ilgi görmüştür. Aşırı sağ derneklere katılımcı olması, klasik öjenik düşünceleri savunması ve ırklar arasındaki zeka farklılıkları üzerine yaptığı çalışmalardan ötürü kötü bir şöhrete sahip olan Richard Lynn ırklar arasındaki tepki süresi ölçümlerinin zeka farklılıkları ile aynı doğrultuda olmasının bu farklılıkların genetik olduğunun göstergesi olduğunu öne sürmüştür.[7], [8] Tepki süresindeki grup farklılıkları ve bunun zekaya olan ilişkisi bakımından en kapsamlı değerlendirme çalışmasına göre Afro-Amerikanlar ile Amerikalı beyazlar arasındaki tepki süresi farklılıkları gözlemlenen 15 puanlık IQ farkının yalnızca 2.1 puanını açıklamaya yeterli olacak kadardır.[9]

Buna ek olarak, her ne kadar tepki süresinin önemli bir derecede kalıtsal olduğu ortaya konmuş olsa da çevresel faktörlerin etkisininin de kayda değer olduğu gözlemlenmiştir.[10] İtalya'da yapılan bir çalışma, 6-10 yaşları arasındaki çocuklarda iyot eksikliğinin daha uzun tepki sürelerine yol açtığını göstermiştir.[11] Dahası bir çalışma, yarısı Zimbabwe'den gelen ve diğer yarısı da Hollanda'dan gelen toplam 70 çocuğun tepki sürelerini ölçmüş ve iki grubun arasındaki tepki süresi değerlerinin beklenen zeka farklarından daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır.[12]

Bu sonuçlar, tepki süresi ile zekanın her ne kadar yakından ilişkili ve aynı nörofizyolojik temellere dayansa da grup farklılıkları bakımından pek de aydınlatıcı olmadığını, elde edilen bulgular dikkatlice incelenmeden çıkarımlarda bulunulmaması gerektiğini ve sadece çevresel yada sadece kalıtsal bir modelin savunulmaması gerektiğini göstermiştir.

Reklamı Kapat

Flynn Etkisi ve Tepki Süresi

Flynn Etkisi, ilk kez zeka araştırmacısı ve filozof James Flynn tarafından kapsamlı bir şekilde ele alınan ve 20. yüzyıl boyunca birçok ülkede ortalama IQ puanlarında olan artışı gösteren bir örüntüdür. Her ne kadar Flynn Etkisi'ne yol açan faktörler tartışmalı olsa da kayda değer miktarda çalışma Flynn Etkisi'nin gerçek zekada (yani g faktöründe) bir artışı teşkil etmediğini savunmaktadır.[13], [14], [15], [16], [17]

Bu literatüre önemli bir katkıda bulunan bir çalışma ise 20. yüzyıl boyunca tepki süresi ölçümlerinin nasıl değiştiğini incelemiştir.[18] 1889 yılı ile 2004 yılı arasında tepki süresinin toplam 81.41 ms uzadığı gösterilmiş, bunun ise g-yüklü bir düşüş olduğu öne sürülmüştür. Bu çalışma, ek olarak tepki süresi ile IQ'nun arasındaki korelasyona menzil kısıtlaması, g faktörünün yanlış ölçülmesi ve hem tepki süresi hem de IQ'nun ölçümündeki test-tekrar test güvenilirliği bakımından düzeltmeler yaparak korelasyon katsayısının ρ = −0.54 olduğunu iddia etmiştir.

Ancak bu düzeltmeler yapıldığında, menzil kısıtlaması gibi sistematik hatalar oluşturan faktörlerin tepki süresi ile IQ arasındaki korelasyona tamamen eksiltici bir etkisi olduğu varsayılmıştır. Halbuki sistematik hataların etkilerinin tamamen eksiltici doğrultuda olduğunu varsaymak gerçekçi olmadığından ötürü, −0.54'ün gerçek değerden bir hayli yüksek olduğunu öngörmek yanlış olmayacaktır.

Korelasyon her ne olursa olsun, g-faktörüne yakından ilişkili olduğu öne sürülen tepki süresinin 1889 yılından beri önemli derecede artmış olması Flynn Etkisi'ne karşın gerçek zekada düşüşlerin olmuş olabileceğini göstermesinden ötürü endişe vericidir.

Tepki Süresinin, Zeka ile İlişkisinin Ötesinde de Uygulamaları Var!

Tepki süresi zeka ile ilişkili olmanın ötesinde ise kısa ve uzun süreli bellekle de ilişkili olduğu bulunmuştur. Ancak farklı psikolojik değişkenlerle ilişkili olmanın da ötesinde tepki süresinin çeşitli klinik uygulamaları da bulunmaktadır. Tepki süresinin önemli bir faktör olduğu, medikal konular arasında bilişsel yaşlanma, demans, beyin yada sinir sistemi travması, besin eksikliği, yeme bozuklukları, parazitsel enfeksiyonlar, çoklu doku sertleşmesi, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, nörodejeneratif hastalıklar ve anksiyete, şizofreni, bipolarlık ve depresyon gibi türlü psikiyatrik durumlar vardır.[2]

Elimizdeki bilimsel literatür bile bu kadar engin bir genişliği kapsayan konuları barındırsa da tepki süresinin standardize edilmesi ve zihinsel kronometrinin bilişsel psikologlar tarafından daha özenle ele alınan bir alan haline gelmesinin gelecekte tepki süresi hakkında daha çok ilginç keşifleri ortaya çıkaracaktır.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 7
  • Tebrikler! 4
  • Muhteşem! 2
  • Bilim Budur! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 1
  • Üzücü! 1
  • Güldürdü 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 01/08/2021 13:31:15 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/10669

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Size Özel
İçerikler
Instagram
Çiftleşme
Galaksi
Dilbilim
Devir
Cinsellik Araştırmaları
Doğa Olayları
Yeme
Hızlı
Mantık
Sars
Balık Çeşitliliği
Kimyasal Bağ
Çeviri
Kanat
Davranış
Mucize
Savaş
Doğum
Mikoloji
Gıda
Görüş
Hastalık Dağılımı
Viral
Kromozom
Hastalık Yayılımı
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın