Tüm Reklamları Kapat

Yeni Bir Mikrokıta Keşfedilmiş Olabilir!

2dk
Yeni Bir Mikrokıta Keşfedilmiş Olabilir!
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Hint Okyanusu'nda Reunion ve Mauritius adaları civarında Kambriyen Öncesi döneme ait kalıntılar barındıran Mauritia adlı bir mikrokıta keşfedilmiştir.
  • Mikrokıta, yaklaşık 60 milyon yıl önce Madagaskar ve Hindistan'ın ayrılması sırasında sular altında kalmış ve lavlarla kaplanarak günümüze kadar korunmuştur.
  • Zirkon mineralleri sayesinde mikrokıtanın yaşının 690 milyon ila 1,9 milyar yıl arasında olduğu belirlenmiş ve bu bulgu plaka tektoniği hesaplarını doğrulamıştır.

Nature Geoscience dergisinde 25 Şubat 2013 tarihinde yayınlanan bir makaleye göre yerbilimciler Hint Okyanusu içerisinde bulunan Reunion Adası ve Mauritius Adası civarlarında, Kambriyen Öncesi Dönem'e ait kalıntıları barındıran bir mikrokıtanın (ufak bir kıta parçası) bulunmuş olabileceğini ilan ettiler. Bu mikrokıtaya Mauritia adı verildi.

Mauritia, 60 milyon yıl kadar önce kıtadan ayrıldı. Bu sırada Madagaskar ve Hindistan birbirinden uzaklaşmaktaydı. Bu süreçte sular altında kalan mikrokıta, lavlar içerisine gömüldü ve öylece kaldı.

Araştırmayı yürüten Norveçli, Güney Afrikalı, İngiliz ve Alman bilim insanlarına göre okyanus tabanlarında bu şekilde gizlenmiş mikrokıtalar bulunması olayları sanılandan sık olmaktadır. 

Tüm Reklamları Kapat

Kıtaların kırılarak parçalanması genellikle manto tabakasında meydana gelen yükselmelerden kaynaklanmaktadır. Bu devasa sıcak kaya baloncukları mantonun derinliklerinden yükselirler ve altlarında kalan tektonik tabakaları yumuşatırlar. Bu, plakalar sıcak noktalarda kırılana kadar sürer. Günümüzden 170 milyon yıl kadar önce Doğu Gondwana kıtası da bu şekilde parçalanmıştır. Başlangıçta, sadece bir kısmı parçalanmıştır ve bu kopan kısım bugün Madagaskar, Hindistan, Avusturalya ve Antarktikta olarak bildiğimiz karaları oluşturmuştur. 

Marion ve Reunion adaları altında bulunan manto yükselmeleri de, Hint Okyanusu'nun oluşumunda rol almışa benziyor. Eğer kırılma noktası kara kütlesinin sınırında yer alacak olursa (bu durumda Madagaskar ile Hindistan arasında oluyor), bu kara kütlesinin parçaları birbirinden ayrılabilir. Bunun en iyi bilinen örneklerinden biri Seyşeller'dir.

Günümüzde, Hindistan ve Madagaskar'dan farklı parçaları inceleyen bilim insanları, bu parçaları tespit edebilmek için Mauritius adasındaki lav kumu taneciklerini araştırıyorlar. Bu kum tanecikleri içerisinde yarı-değerli bir taş olan ve günümüzden 690 milyon ila 1.970 milyon (1.9 milyar) yıl öncesinden kalma zirkon isimli yapılar bulunuyor. Bu durum, zirkonların lavın hareketi sırasında onunla birlikte taşınmış olmasıyla açıklanıyor. Bu tarihlendirme yöntemi, Hint Okyanusu içerisindeki parçacıkların nasıl ve ne zaman bugünkü konumlarını aldığını ölçmemizi sağlayan plaka tektoniğinin hesaplarının sağlamasını yapma imkanı veriyor.

Makalenin yazarlarından biri olan ve GFZ Alman Jeobilim Araştırma Merkezi'nde görev alan Dr. Bernhard Steinberger konuyla ilgili şunları söylüyor:

Tüm Reklamları Kapat
Bir tarafta yaptığımız hesaplamalar kırılma zamanında bulunan plakaların iki sıcak noktaya göreceli konumlarını veriyor ve bu da nedensel bir ilişkiye işaret ediyor. Öte taraftaysa, kıta parçacıkların neredeyse tam olarak Reunion manto yükselmesi üzerinde hareket ettiğini göstermeyi başardık ki bu da, nasıl volkanik kayalarla kaplandığını açıklıyor. Dolayısıyla eskiden sadece Reunion sıcaknoktasının hareketinin izleri olarak düşünülenlerin aslında kıta parçacıkları olduğunu anlıyoruz. Bunlar daha önceden fark edilemediler, çünkü Reunion yükseltisinin volktanik kayaçları ile kaplıydılar. Bu da bizlere bu tip mikrokıtaların okyanuslar içerisinde sanılandan daha sık olabileceğini gösteriyor.

Konuyla ilgili araştırmalar devam ediyor.

Evrim Ağacı Uyarısı: Mitolojik bir kıta olan ve tamamen hayal ürünü olan Atlantis ile buluntu arasında hiçbir ilişki bulunmamaktadır. Hikayeye göre Atlantis, Atlas Okyanusu içerisinde bulunmakla birlikte (ki kimse sözde yerinden emin değildir, sonuçta Plato zamanından kalma bir mit bu); yaşamış en eski insansı 6 milyon yıl önce, en eski Homo bireyi 2 milyon yıl önce, en eski Homo sapiens bireyi 200.000 yıl önce yaşamıştır. Bahsettiğimiz mikrokıtanın okyanuslara gömüldüğü zamanlarda insanlara ait hiçbir tür henüz evrimleşmediği gibi, primatlar bile henüz yeni yeni türleşiyorlardı. Dolayısıyla sahte-bilim ve masallar ile bilimi birbirine karıştırmaya meyilli olanlar için şimdiden ufak bir uyarı ve ek bir bilgi olsun.

Teşekkür: Arsel Acar

Rastgele Yazıya Git
0
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kategoriler ve Etiketler
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • N. Anderson. Geoscientists Discover Microcontinent Hidden Under Lava In Indian Ocean. (23 Mayıs 2020). Alındığı Tarih: 23 Mayıs 2020. Alındığı Yer: Sci-News | Arşiv Bağlantısı
  • Nature. Articles. (23 Mayıs 2020). Alındığı Tarih: 23 Mayıs 2020. Alındığı Yer: Nature | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 29.10.2026 08:56:16 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/1026

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et