Yağmur Sonrası Toprak Kokusu: Toprak, Sevdiklerimizi Aldığı İçin mi Böyle Güzel Kokar?

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Ünlü Türk şair Turgut Uyar, bir şiirinde şöyle soruyor: "Toprak, sevdiklerimizi aldığı için mi böyle güzel kokar?"

Bu, edebi anlamda kulağa hoş gelse de, bilimsel olarak da oldukça ilginç bir sorudur; çünkü toprak kokusunu, hele ki yağmur sonrası toprak kokusunu hepimiz deneyimlemişizdir. Edebiyatta insanı duygulara itme gayesi bir yana, bilimde sorunun cevabı oldukça nettir: Hayır, toprağa o kendine has kokusunu veren, "sevdiklerimizin/ölülerin içerisinde yatması" değildir.

Genellikle yağmurdan sonra deneyimlenen taşsı/topraksı kokuya petrikor denmektedir. Bu koku ardında yatan sebebi incelediğimizde, birçoklarının muhtemelen edebi anlamda pek sevmeyeceği bir gerçekle karşılaşırız: Bu kokunun sebebi, Actinomycetes sınıfı Streptomyces türü bakteriler ve yakın akrabalarıdır. Ve onların "seks yapmaları"...

Aslında bakteriler için "seks yapmak" pek de doğru bir tabir değil; çünkü bu kokuya neden olan bakteriler eşeyli olarak üremiyorlar. Ancak nihayetinde yağmur sonrası aldığımız toprak kokusuna neden olan ana unsur, bakterilerin spor yoluyla da olsa üreme girişimi!

Bu sınıfta yer alan bakteriler, toprak kuru ve nemsiz olduğunda sporlar bırakarak üremek için uygun zamanı beklerler. Ne zaman ki toprak, yağmur veya başka yollarla ıslanır ve nemlenir. Yağmur damlaları toprağa düştükçe, çarpmanın şiddeti ve yağmur damlalarının nemi nedeniyle toprakta halihazırda çökelti şeklinde birikmiş sporlar ve diğer aşırı ufak toz parçaları aerosol etkisi ile havaya karışır. MIT'de yapılan bir çalışma, bunun nasıl olduğunu kameraya kaydetmeyi başarmıştır:

Bu aerosolün içinde bulunan kimyasallardan birçoğu, özellikle de geosmin ve 2-methylisoborneol (MIB) gibi moleküller, burnumuzda yer alan koku tomurcuklarımızı uyarır. Burnumuz, özellikle de geosmine karşı aşırı duyarlıdır: Havadaki 1 trilyon koku parçacığından sadece 5 tanesi geosmin olsa bile bu kokuyu algılayabiliri!

İşte yağmurun bakteri sporlarıyla bezenmiş toprak üzerine düşmesiyle başlayan bu süreç sonucunda, "toprak kokusu" veya "yağmur kokusu" olarak algıladığımız, üzerine şiirler ve kitaplar yazılan, aşk hikayelerinin vazgeçilmezi olan, toz pembe rüyalara dalmamıza neden olan kokuyu duyarız. Halbuki kokladığımız, üremekte olan bakterilerin ta kendisidir!

Bu koku bize güzel gelir, çünkü bu bakteriler, biz evrimsel tarih sahnesine çıkmadan çok önceleri de oradaydı ve benzer kimyasallara sahiplerdi. Hele ki atalarımız, ormanlarda yaşarken sıklıkla bu kokuyla iç içelerdi. Dolayısıyla, 6 milyon yıl önce başlayan evrimimiz sırasında, bu kokuya evrimsel bir yakınlık duymamız son derece normaldir. Öte yandan günümüzde, çoğunluğun aksine bu kokudan tiksinen veya hoşlanmayan insanlar da vardır. Bu, tür içerisindeki varyasyonlara (çeşitliliğe) örnektir.

“Bazen bilim insanlarının romantik olmadıkları, bir şeyin nedenini anlama tutkularının hayatın güzelliğini ve gizemini yok ettiği söylenir. Ama evrendeki her şeyin gerçekte nasıl işlediğini anlamak heyecan verici değil mi? Beyaz ışığın bütün renklerden oluştuğunu anlamak, ışığın dalga boyunu algılama şeklimizin rengi oluşturduğunu anlamak, şeffaf olan havanın ışığı yansıttığını, ışığı yansıttığından dolayı dalgaları ayrıştırdığını anlamak ve günbatımının kırmızı olmasının nedeni ile gökyüzünün mavi olmasının nedeninin aynı olduğunu anlamak? Günbatımı hakkında ufak birkaç bir şey bilmek, onun romantikliğini bozmaz.”
“Bazen bilim insanlarının romantik olmadıkları, bir şeyin nedenini anlama tutkularının hayatın güzelliğini ve gizemini yok ettiği söylenir. Ama evrendeki her şeyin gerçekte nasıl işlediğini anlamak heyecan verici değil mi? Beyaz ışığın bütün renklerden oluştuğunu anlamak, ışığın dalga boyunu algılama şeklimizin rengi oluşturduğunu anlamak, şeffaf olan havanın ışığı yansıttığını, ışığı yansıttığından dolayı dalgaları ayrıştırdığını anlamak ve günbatımının kırmızı olmasının nedeni ile gökyüzünün mavi olmasının nedeninin aynı olduğunu anlamak? Günbatımı hakkında ufak birkaç bir şey bilmek, onun romantikliğini bozmaz.”
Carl Sagan (1934-1996)

Yani yağmur kokusunun pek de "romantik" bir sebebi yok diyebiliriz. Hatta toprak kokusunun ardındaki sebep, kimilerine "erotik" bile gelebilir, kim bilir?

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 1
  • 3
  • 3
  • 1
  • 2
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • How Stuff Works. What Causes The Smell After Rain?. (2019, Mayıs 04). Alındığı Tarih: 04 Mayıs 2019. Alındığı Yer: How Stuff Works
  • Gizmodo. What Causes The Smell After It Rains?. (2014, Mayıs 27). Alındığı Tarih: 04 Mayıs 2019. Alındığı Yer: Gizmodo
  • S. Hall. Why Rain Gives Off That Fresh, Earthy Smell. (2015, Ocak 22). Alındığı Tarih: 04 Mayıs 2019. Alındığı Yer: Live Science
  • N. Wonders. How The Smell Of Rain Happens. (2015, Ocak 15). Alındığı Tarih: 04 Mayıs 2019. Alındığı Yer: BBC
  • E. H. Polak, et al. (1992). Odor Sensitivity To Geosmin Enantiomers. Chemical Senses, sf: 23-26.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/08/2019 05:08:36 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/750

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Hayatta bizi zengin yapan aldıklarımız değil, verdiklerimizdir.”
Beecher
Geri Bildirim Gönder