Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

Vücut His Haritası, Duygularımızın Organlarla İlişkisini Ortaya Koyuyor!

Vücut His Haritası, Duygularımızın Organlarla İlişkisini Ortaya Koyuyor!
Tavsiye Makale
Reklamı Kapat

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, Discover Magazine isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak "çeviri" içeriklerimizden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazar(lar)ı ve/veya editörler tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş; içeriği ve anlatımı zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin omurgasını oluşturan kaynağı, orijinal dilinde okumak için lütfen yukarıdaki bağlantıya tıklayınız. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Gururla kabaran göğüsler ve baştan ayağa kadar hissedilen mutluluk... Bunlar, evrensel olarak geçerli oldukları gibi gerçek de olan hislerdir. Şimdi ise, onların bir atlasını çıkarmayı başardık.

Araştırmacılar uzun yıllardır duyguların bir dizi fizyolojik değişim ile bağlantılı olduğunu biliyorlardı: iş görüşmesine girecek gergin birinin terli ellerinden, gece dışarıda garip bir ses duyan birisinin hızla çarpmaya başlayan kalbine kadar... Ancak yeni bir araştırma, bireyin kültürü ya da dilinden bağımsız olarak, bazı duygusal durumların belirli vücut hisleriyle ilişkisini ortaya koyuyor.

Finlandiya, İsveç ve Tayvan'dan 700'den fazla kişinin katılımıyla yapılan araştırmada, belirli duygularla vücut hisleri arasındaki bağlantılar incelendi. Katılımcılara duygu yüklü sözcükler, videolar, yüz ifadeleri ve hikayeler gösterildi. Daha sonra, bu kişilerin bu materyali gördükten sonra vücutlarının nerelerinde değişim hissettikleri kendilerine soruldu. Sonrasında, bilgisayar tarafından yaratılan iki silüet üzerinde bunlar haritalandı. Bunlardan birinde vücutsal hisler, diğerinde ise hissin azaldığı bölgeler gösterildi. Katılımcılar, araştırmacılara çok geniş bir veri seti içerisinden, farklı duygulara ait olumlu veya olumsuz geri bildirimler verebildiler.

Araştırmacılar istatistiki olarak her bir test edilen duygunun (mutluluk, aşağılama ve aşk gibi), ayrı bölgelerdeki etkilerinin tutarlı olduğunu gösterdiler. Bundan sonra, araştırmacılar kontrol grupları kullanarak bazı dillerdeki önyargılı tanımlamaların bireylerin hislerine etkisi olma riskini ortadan kaldırdılar. Örneğin İngilizcedeki "soğuk ayak" kalıbının korku, emin olamama veya kararsızlık gibi durumları belirtmekte kullanılması gibi. Araştırma sonuçları, 30 Aralık 2013'te Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlandı.

Her ne kadar her bir duygu, belirli bir vücut hissi haritası yarattıysa da, araştırmacılar bazı bölgelerde çakışmalar tespit etti. Öfke ve korku gibi temel duygular, üst göğüs bölgesinde hissiyat artışına neden oldu; bunun muhtemel sebebi artan nabız ve nefes alıp verme oranıdır. Mutluluk ise tüm vücuttaki hissiyatın artmasına neden olan tek duygu olarak kayıtlara geçti.

Bu bulgular, araştırmacıların duyguları nasıl işlediğimize dair bilgilerini geliştirecektir. Farklı kültür ve dillerdeki farklılıklara rağmen, duyguların fiziksel hissiyata etkileri birçok farklı popülasyonda ortaktır. Araştırmacılar, bu vücutsal his haritalarının geliştirilmesinin ileride bir gün duygusal bozuklukları tespit edip tedavi etmekte avantaj sağlayacağını düşünmektedirler.

Evrim Ağacı Yorumu

Bu araştırma, özellikle de verilen vücutsal his haritası, gerçekten de çok ilginç ve evrimsel açıdan da öngörülebilecek sonuçlar vermektedir. Bu paylaşılan görseldeki hissiyat haritalarını, vücut sıcaklık haritalarına, dolayısıyla vücudun çeşitli duygular karşısındaki kan dağılımının değişimini gösteren haritalara benzetebiliriz.

Örneğin öfke (İng: anger), şaşkınlık (İng: surprise) ve korku (İng: fear) sırasında kanın hayati organlara (kalp ve beyne) çekilmesi, dolayısıyla buralarda hissiyat artışının yaşanması, vücudun evrimsel süreçteki en tipik ve en beklenen tepkilerinden birisidir (bkz: "kaç ya da savaş tepkisi"). Öfke sırasında kollar ve ayaklara, ancak özellikle kollara hücum eden kanı (dolayısıyla sıcaklığı) görebilirsiniz. Bu, öfkenin genellikle neden olacağı fiziksel mücadeleye vücudun hazırlığıdır.

Aşkın (İng: love) etkisi ise yine evrimsel açıdan tam da öngördüğümüz gibidir: Aşk, sekse giden yolu garantilemek amacıyla evrimleşen bir bağlanma duygusudur. En azından evrimleşme nedenlerinden biri (ve muhtemelen başlıcası) budur. Tam da tahmin edileceği üzere, aşka neden olan görüntü ve bilgiler, sadece vücudun "cinsel reklam" alanlarını değil (kafa ve göğüs gibi), aynı zamanda vücudun cinsel bölgesini de çok ciddi bir şekilde uyarmaktadır. Tüm bunlar, karşı cinsiyete mesaj göndermeyi hedefleyen unsurlardır ve vücudun olası cinsel birleşmeye hazırlanma tepkisidir.

Son olarak, utanma (İng: shame) ve depresyon (İng: depression) olumsuz duygularda ise vücudun nötre yakın kaldığı, hatta hissiyatın azaldığı ve vücudun ortamdan yok olmayı hedeflercesine soğuduğu görülür. Bunun nedeni de, kaçma ve saklanma tepkisidir ki bu tür duygular, genelde tüm hayvanlarda bu davranışı doğurur. Vücut, olabildiğince dikkat çekmeyecek bir yapıya bürünür ki bu, sıcak kanlı hayvanlar için vücut sıcaklığının genel olarak düşürülmesi ile gösterilir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 3
  • Tebrikler! 3
  • İnanılmaz 2
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Discover Magazine | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 26/09/2020 13:06:14 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1823

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Instagram
Kalp
Sperm
Robot
Lipit
Moleküler Biyoloji
Oyun Teorisi
Biliş
Bilimkurgu
Kadın Doğum
Eğitim
Dağılım
Alkol
Tekillik
Önlem
Ortak Ata
Beslenme Davranışları
Üreme
İmmünoloji
Erkek
Balina
İklim Değişikliği
Homo Sapiens
Deney
Sars-Cov-2 (Covid19 Koronavirüs Salgını)
Sars Virüsü
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Uyduların, gezegenlerin, güneşlerin ve evrenin, hatta evren sistemlerinin yasalarla yönetilmesini anlayabiliyoruz; ancak ufacık bir böceğin özel bir şekilde yaratılması gerektiğine inanıyoruz.”
Charles Darwin
Geri Bildirim Gönder