Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Vücudumuzdaki Trilyonlarca Saat, Zamanı Nasıl Tutuyor?

Vücudumuzdaki Trilyonlarca Saat, Zamanı Nasıl Tutuyor?
11 dakika
1,168
  • Kronobiyoloji

Carrie Partch, ilk keşfi yaptığı zaman doktora sonrası döneminin sonlarındaydı. Yapısal biyolog Partch, insan proteinlerinden oluşan bir veri tabanını gözden geçiriyor ve bu proteinler ile üzerinde çalıştığı proteinler arasında benzer noktalara sahip olanları not ediyordu. Partch şöyle söylüyor:

Hızlı bir şekilde göz gezdirirken, 'Bunların hepsini biliyor olmalıyım.' diye düşünüyordum. Ardından karşıma bu protein çıktı, daha önce hiç görmediğim farklı bir alan mimarisine sahipti.

PASD1 adı verilen ve işlevi bilinmeyen bu proteini daha yakından araştırdı. Bunun, az sayıdaki protein arasından, CLOCK olarak adlandırılan bir proteine benzediğini buldu. Bu durum ona daha fazla cesaret verdi çünkü CLOCK, çok geniş ve gizemli bir işleyişin merkezinde duruyordu.

Bu Reklamı Kapat

Vücuttaki neredeyse her dokuda bulunan her bir hücrenin zamana bağlı olarak işlev gördüğü zaten biliniyordu. Her 24 saatte bir, biyokimyasal bir borazan çağrısına cevap veren bir tutam protein, hücre çekirdeğinde bir araya gelmektedir. Genom üzerinde birbirlerine bağlandıkları zaman, eşsiz bir ekip haline gelirler: Bu ekibin etkisi altında binlerce gen, proteinlerin ifade edilmesi için okunur. Hücrenin dişlileri aniden harekete geçer, doku canlanmaya başlar ve bizler sabah gözlerimizi açtığımızda (organizmal seviyede) kendimizi kahvaltı için biraz acıkmış hissederiz.

İşaretçilerinin bazılarını beynin ışığa ve karanlığa yanıt veren bir bölgesinden alan ve buna göre çalışan bu protein bileşikleri, sirkadyan saatleri olarak bilinmektedir (Sirkadyan: 24 saatlik bir döngüde meydana gelen biyolojik işlemler). Bazı tahminlere göre bunlar, vücuttaki genlerin yüzde 40'ının ifadesini düzenlemektedir.

Bu Reklamı Kapat

Araştırmacılar her geçen gün sirkadyan saatlerinin cenin gelişiminden hastalığa kadar herşey üzerinde derin etkilere sahip olduğunun bulgularına ulaşıyorlar. Sirkadyan saatleri o kadar yaygın ve bireysel hücrelerin işlevi için o kadar önemli ki, yaptıkları araştırmaların biyolojik saatle olan ilgisini açık bir şekilde ortaya koyamayan biyologlar, bunun kendi çalışmalarını nasıl etkileyebileceğinin farkına henüz varıyorlar. Harvard Tıp Okulu'nda bir moleküler biyolog olan Charles Weitz şöyle söylüyor:

Biyolojik saat konusu giderek daha fazla araştırmacının karşısına çıkıyor ve bu beni şaşırtmıyor.

Saatin bulunmadığı çok az hücre var, fakat bunlar ilkel kök hücreler ile kanser gibi biyolojik olarak zorlayıcı örnekleri içeriyor. Partch, moleküler saatin nasıl çalıştığını (ve bazen neden duruyormuş gibi göründüğünü) anlamak amacıyla PASD1'i daha yakından incelemeye karar vermiş. Kendisi ve meslektaşlarının yakın zaman önce Molecular Cell bülteninde yayınlanan bir tezde gösterdikleri üzere, PASD1 belki de, vücuttaki trilyonlarca diğer hücreyi yöneten günlük ritimlerin dışında kalan kanserler ve sperm öncüleri gibi hücrelerin birbirinden ne kadar farklı olduğunu açıklayan bir anahtar olabilir. Bu durum araştırmacılara, bir hücrenin işleme şeklinin sırlarına derinden bakma imkanı sağlıyor.

İnek Sayesinde Bulunan Saat

Bitkilerin ve hayvanların günlük döngüsü, bin yıllar boyunca bir cazibe kaynağı olmuştur, fakat yaklaşık 50 sene öncesine kadar bunun altında yatan biyokimyaya dair araştırmalar pek başarı getirememişti. Çoğu kişi bu alanın kurulmasını, araştırmacıların 24 saat ritimlerine neyin sebep olabileceği hakkında tartıştığı ve kuramlarını sınamak için deneyler tasarladığı, 1960 yılının yazında Cold Spring Harbor'da yapılan bir toplantıya dayandırıyor.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

30 yılın ardından araştırmacılar; meyve sinekleri, hamsterlar, mayalar ve bunun gibi olağandışı günlük döngülere sahip mutasyon geçirmiş canlılar üzerinden normal bir ritim için gerekli olan genleri ortaya çıkarmaya başladılar. Biyolojik saat konusunda başı çeken araştırmacılar olan Ronald Konopka ve Seymour Benzer'in, doğal döngüleri 19 veya 28 saat olan - yani belli bir ritmi olmayan - sinekler üzerinde yaptıkları çalışmalar, ilk önemli saat geni ailesini 1971 yılında keşfetmelerine yol açtı.

Araştırmacılar, gün içindeki seviyelerinin yükselip düştüğünü bildiğimiz bu saat geni ailesine "per" adını verdiler. Sadece bir yıl sonra bu araştırmacılar, beyindeki üst kiyazmatik çekirdek adı verilen küçük bir hücre bölümünün memelilerde 24 saatlik ritim için gerekli olduğunu bildirdiler.

Ancak ritmin etkilerinin ne kadar yaygın olduğu ve vücuttaki her şeyi ne kadar derinden etkilediği epey bir zamandır belli değildi. Şimdi Cenevre Üniversitesi'nde bir moleküler biyoloji profesörü olan Ueli Schibler 1988 yılında genlerin proteinlere kopyalanmasını yöneten hücresel etmenler (transkripsiyon etmenleri) üzerinde çalışıyordu. Kanadalı bir doktora sonrası öğrencinin fareler üzerine çalışırken tecrit ettiği bir etmen, bilhassa, epey güçlü görünmüştü. Keşiflerini Cell bülteninde beraber yayınladılar.

Bununla beraber, üç ay sonra Jerome Wuarin adlı bir öğrenci projeyi devraldı. Wuarin, az bir süre sonra, bazı rahatsız edici haberlerle Schibler ile temasa geçti. Schibler, Wuarin'in şöyle dediğini hatırlıyor:

Bu tezi geri çekmelisiniz. Bunların hepsi sahte. Böyle bir şey yok.

Wuarin tecridi gerçekleştirdiği zaman, transkripsiyon etmeni ortaya çıkmamıştı. Endişeleri ciddiye alan Schibler, işlemi kendi başına denedi ve transkripsiyon etmenini kolayca buldu.

Bu Reklamı Kapat

Birkaç hafta sonra Wuarin bu etmeni kendisinin neden bulamadığının farkına vardı: O ve doktora sonrası araştırmacı, tecrit işlemini günün farklı zamanlarında yapıyorlardı. Doktora sonrası araştırmacı sabah geç kalkıyordu, genelde sabah 11 civarı geliyordu, fareleri kesiyor ve transkripsiyon etmenini öğleden sonra elde ediyordu. Schibler şöyle açıklıyor:

Wuarin'in babası çiftçiydi. Wuarin saat 5'te kalkar, inekleri sağar ve ardından laboratuvara gelip fareleri 7'de keserdi. Tabii o zaman, bu proteinler orada olmuyordu.

Şimdi biliniyor ki, bu transkripsiyon etmeninin seviyeleri her gün neredeyse sıfırdan başlıyor ve sabah tespit edilmeyi imkansız hale getiriyor, ardından 300 kat yükseliyor ve doktora sonrası araştırmacı için gün ortasında bulunmayı kolaylaştırıyor. Schibler, laf aramızda alaycı bir şekilde, daha önceden hiç kimsenin gün içinde bundan daha çılgın bir şekilde dalgalanan bir protein bulamadığını belirtiyor. Bunu bulmak kendilerine kısmetmiş.

Araştırmacıların 24 saatlik ritimleri ile farelerin 24 saatlik ritimlerinin birbirini etkilemesi sonucunda proteinin gözden kaybolmuş gibi göründüğü bu keşiften sonra Schibler, günlük ritim ve bununla ilintili transkripsiyon kontrolü üzerinde daha yakından çalışmaya koyuldu. 1998'de kendisi ve meslektaşları beklenmedik bir şey buldular. Yıllardır, sadece üst kiyazmatik çekirdek hücrelerinin kendilerine ait saatlerinin olduğu ve bu hücrelerin vücudun geri kalanındaki tüm ritimleri uzaktan yönettikleri düşünülüyordu.

Fakat Schibler ve meslektaşları ritim için bir beyne ihtiyaç olmadığını buldular. Aslında vücuda da ihtiyaç yoktu... Nesiller boyunca petri kaplarda yetiştirilmiş olan iki tür fare hücresi, tamamen kendi başlarına genleri ritmik olarak ifade ediyordu. Diğer pek çok çalışma gibi Schibler'in takımının çalışması da vücut saatlerinin, sanılandan daha geniş ölçüde yayılmış olduğuna işaret ediyordu. 

Bu Reklamı Kapat

O zamandan beri karaciğer hücrelerinin, kalp hücrelerinin, akciğer hücrelerinin (Charles Weitz'in deyimiyle, "neredeyse baktığımız her dokunun") üst kiyazmatik çekirdekten aldıkları işarete ek olarak kendi zaman tempolarının bulunduğu ortaya çıktı. Salk Enstitüsü'nde biyolojik saat araştırmacısı olan Satchin Panda şöyle diyor:

Vücudumuzdaki neredeyse her hücrenin bir sirkadyan saati var. Her hücrenin ne zaman enerji kullanacağını, ne zaman dinleneceğini, ne zaman DNA'yı onaracağını veya DNA'yı kopyalayacağını anlamasına yardımcı oluyor.

Panda'nın bulduğuna göre, saç hücreleri bile her akşam belli bir zamanda bölünüyor. Bu nedenle, radyasyon tedavisinin kanser hastalarına sabah yerine akşam vaktinde verilmesi onların saçlarının daha az dökülmesini sağlayabilir.

Araştırmacılar son 15 yılı, vücudu çevreleyen bu saatlerin, bilindikleri şekliyle "çevresel saatlerin", moleküler bileşenlerini çözmek için harcadılar. İleriye dönük en büyük adım ise 2004'te geldi. Teksas Southwestern Üniversitesi'nde şu anda bir profesör olan Joseph Takahashi'nin önderlik ettiği bir takım, parlayan bir PER proteinine sahip fareler geliştirdi. PER ifade edildiği zaman bu farelerden alınan hücreler parlak; ifade edilmediği zaman karanlık oluyor. Bu gelişme, saatin döngüsünü sayısız farklı dokuda ve koşulda izleyen çalışmalara olanak sağladı. 

Araştırmacılar çevresel saatlerin, üst kiyazmatik çekirdek içindeki saatte olduğu gibi CLOCK ve BMAL1 adı verilen bir proteine dayalı olduklarını buldu. Bu çift birbirlerine sıkıca bağlanarak genoma ekleniyor ve per dahil civardaki genleri kopyalamaya başlamaları için diğer proteinleri görevlendiriyor. Bu genlerin çoğu belli fizyolojik ritimlerin ardında bulunuyor: Örneğin, yemek zamanı civarında karaciğer enzimlerinin üretimi ve kan basıncının günlük yükselişi ve düşüşü gibi.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Walter Isaacson Seti (3 Kitap)

Setin içindeki kitaplar:

1-Leonardo da Vinci

2-Steve Jobs

3-Geleceği Keşfedenler – Dijital Çağın Biyografisi

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Domingo Yayınevi tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺195.00
Walter Isaacson Seti (3 Kitap)

Fakat PER dahil bazı proteinler eş ağırlık görevi görüyorlar. PER ve ortakları, 12 saatlik bir süre boyunca hücrede aşamalı olarak artarken, CLOCK ve BMAL1'in etkinliğini kısıtlıyorlar. Sonraki 12 saat boyunca eş ağırlıklar yavaşça azalıyor ve CLOCK ile BMAL1 yeniden yükseliyor. Pensilvanya Üniversitesi'nden kronobiyolog (güniçi ritim biyoloğu) olan John Hogenesch'in bulduğuna göre, şafak vaktinden ve alacakaranlıktan hemen önce gen ifadesinin "yoğun olduğu saatler" var ve bu saatlerde vücut, aydınlıkta ve karanlıkta farklı hayatta kalma gereksinimleri için kendini hazırlıyor olabilir.

Bu düzenli, kendi kendini yöneten yapıyı birçok yerde bulunan bir şey olarak adlandırmak kulağa cazip gelebilir. Fakat bu çalışmalar herşeyin bir saati olmadığını da ortaya çıkardı. Örneğin, neredeyse her hücre türüne dönüşebilen embriyonik kök hücrelerin bir saati yok. Test edilen organlar arasında neredeyse tek başına kalan testisler de bir saate sahip gibi görünmüyor. Ayrıca, çoğu kanser hücresi düzenli bir ritim tutmuyor. Bu şeylerin ortak özelliği ne olabilir? Bu soruya Partch'in keşfi cevap veriyor.

Saat Nasıl Durur?

Partch'in PASD1 hakkında ilk öğrendiği şeylerden biri, onun çok az dokuda ortaya çıktığıydı. Fakat ortaya çıktığı yerler şaşırtıcı: testisler ve kanserlerde ortaya çıkıyor. Partch Santa Cruz Kaliforniya Üniversitesi'nde bir profesör olduğu zaman, o ve öğrencileri parlayan PER ile donanmış hücrelere PASD1 eklemeye başlamışlar. Hücrelerin olağan ışığının zayıf bir ışığa doğru azaldığını, bu durumun, PASD1'in saatin normal işleyişiyle çatıştığını gösterdiğini bulmuşlar. Üstelik ne kadar PASD1 eklerlerse, hücrelerin o kadar sönük olduğunu bulmuşlar.

Ardından Partch ve öğrencileri, parlayan PER içeren hücreler üretmişler ve tüm hücresel saatleri eşitlemişler. Parlaklık, bir sinüs dalgası gibi, hücreler eşitlenik kaldığı müddetçe, belirli tepe noktaları ve çukurlarla 24 saatlik bir dönem boyunca parlayıp sönükleşmiş. Ardından Partch, bu hücrelerin bazılarının PASD1 üretmesini sağlamış. Bu hücrelerde parlaklık bir dalgadan çok yalpalama haline gelmiş (alçak tümsekler ve sığ çukurlar şeklinde) ve çok az bir süre sonra da gözden kaybolmuş. Yani, hücreler ritimlerini sürdürememiş. 

Takım şimdi hâlâ PASD1'in hücrelerin döngüsüne tam olarak nasıl bir dur çağrısı yaptığını belirlemeye çalışıyor. Fakat bu proteinin özel bir bölümü onlara bir ipucu veriyor. PASD1'in bu kısmı, sirkadyan ritimleri için kesinlikle gerekli olan CLOCK'un bir bölümü gibi görünüyor. Partch, "bugüne kadar henüz kimse bunun tam olarak ne yaptığını bulamadı," diyor. PASD1'in bu önemli kısmının nasıl çalıştığını anlayarak (belki, örneğin, BMAL1'e bağlanması suretiyle CLOCK'un ona bağlanmasını önleyerek), CLOCK'un bu kilit nitelikteki parçasının ne tür bir görevi olduğunu öğrenebileceklerini umuyor.

Çalışma bu zamana kadar Partch'in PASD1'in saati durdurabileceğine dair ilk önsezisini doğruladı. Çalışma aynı zamanda PASD1'in, mevcut olduğu dokularda hücrelerin neden dalgalanmadığına bir cevap olabileceğine işaret ediyor. Bu bulgu daha derin sorulara da kapı aralamıyor değil: Saatin, hücresel davranışın pek çok halini yönlendirdiği ve saat genlerindeki mutasyonun hastalığa sebep olduğu biliniyor (örneğin, kanserlerde ve metabolik bozukluklarda payları var). O halde neden bazı hücre çeşitlerinde bir saat yok veya zayıf bir saat var? Partch şöyle söylüyor:

Görünüyor ki, bazı kusursuz pluripotentler (yani, her tür hücre türüne dönüşebilme yeteneği) ile saatin çalışması arasında gerçekten ilginç ve henüz keşfedilmemiş bazı bağlantılar var.

Kazuhiro Yagita'nın laboratuvarında embriyonik fare kök hücrelerinin gelişime teşvik edildiği deneyleri anlatıyor.

İlk başlarda, 'haydi ama, haydi, tıkla, tik takla artık' diyorduk... Derken, bu hücrelerin farklılaştığı bir noktada saat ortaya çıktı.

İşlem tersine döndürüldüğü zaman saat kapanıyordu.

Partch, kök hücrelerde bir saatin olmamasının, muhtemelen, saat tarafından idare edilen belirli genlerin dokudan dokuya fazla değişkenlik göstermesi yüzünden olduğunu tahmin ediyor. Charles Weitz'in laboratuvarındaki çalışmanın gösterdiğine göre karaciğer ve kalp dokuları, günlük olarak dalgalanan genlerin sadece yüzde 8 ila 10'unu paylaşıyor. Partch, kök hücrelerin aynı anda hem herşey hem de hiçbir şey olmak zorunda olduklarını belirterek şöyle diyor:

Belki ne olduğunu henüz bilmeyen bir hücrede bir saatin olması uygun bir durum değildir.

Bu görüş, kök hücre öncülerinin olgun spermlerden sayıca üstün olduğu ve PASD1'in görüldüğü testisleri dahil edebilir. Partch diğer kök hücrelerde PASD1'e henüz bakmadı. PASD1'in bilinen diğer adresi olan kanserlerde ise bu proteinin mevcut olma sebepleri büyük ihtimalle farklı. Çalışmaya katılmamış olan Hogenesch şöyle söylüyor:

Bu Reklamı Kapat

Saatin en katı tümörlerde neden işlevsel olmadığının sebebi şu olabilir: Eğer siz bir tümörseniz ve sürekli bölünmeye devam etmek istiyorsanız, belki günün bir zamanında bölünmekle sınırlanmak istemeyebilirsiniz. Belki saati bozmanın (en azından tümörler için) evrimsel bir üstünlüğü vardır ve böylece günün belirli bir zamanında bölünmek için dürtüklenmek yerine yeterli kaynaklara sahip oldukları zaman bölünebiliyorlardır.

Partch'in takımının bulduğuna göre iki kanser hücresi hattında PASD1'in üretimine müdahale etmek, onların dalgalanmalarını daha güçlü ve daha düzenli hale getiriyor. Bu durum, gelecekteki çalışmalarda, PASD1'i alt etmenin aynı zamanda kanser hücrelerinin kontrol dışı çoğalmasını dizginleyip dizginlemediğine bakılması gerektiğine işaret ediyor.

Sonuç olarak araştırma, daha temel bir şeyi aydınlatmalı. Partch şöyle diyor:

PASD1'in saat işlevine nasıl müdahale ettiğini anlamak, saatin nasıl çalıştığını bilmemizi sağlayacak.

Kendisi ve takımı, tıpkı saatin ilk başlarda sanılandan çok daha fazla işlemi etkilediğinin anlaşılması gibi, PASD1'in de belki sadece CLOCK ve BMAL1'e müdahale etmekten daha fazlasını yapıyor olduğunu anlayacaklar. Zaman içerisinde...

Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 1
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Quanta Magazine | Arşiv Bağlantısı
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 07/10/2022 18:34:23 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5133

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Balık Çeşitliliği
Biyokimya
Transkripsiyon
Asteroid
Cinsel Yönelim
Tıp
Bilim İnsanı
İmmünoloji
Bilim Tarihi
Stephen Hawking
Manyetik
Irk
Wuhan
Kurbağa
İnsanlık
Yapay Zeka
İntihar
Mitler Ve Gerçekler
Kuantum Fiziği
Biyoloji
Gözlem
Görme
Diş
Kültür
Yumurta
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.