Tüm Reklamları Kapat

Van Gölü martısı (Larus armenicus)

5dk
Van Gölü martısı (Larus armenicus)
Van Gölü martısı
Alper Kaan Selçukoğlu
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Van Gölü martısı (Larus armenicus), Orta Doğu ve Kafkaslar'da yaşayan, genellikle ayrı tür olarak kabul edilen büyük bir martı türüdür ve fenotipik olarak gümüş martılardan farklıdır.
  • Bu martı türü, üreme döneminde koloniler halinde yerde veya kayalık zeminlerde yuva yapar, 2-4 yumurta bırakır ve yavrular 3-4 hafta yuvada kalıp ebeveynler tarafından beslenir.
  • Van Gölü martısı, sulak alanlarda balık ve sucul böceklerle beslenir, göçmen bir türdür ve kültürel olarak Akdamar Kilisesi'ndeki rölyeflerde bölgesel simge olarak yer almaktadır.

Ermeni Martısı olarak da bilinen Van Gölü Martısı, Kafkaslar ve Orta Doğu'da yaşayan büyük bir martı türüdür. Eskiden Avrupa Ringa Martısı (Larus argentatus) altında sınıflandırılan ve kimi kaynakta Sarı Bacaklı Martı (Larus michahellis) altında sınıflandırılmaya devam eden bu martı türü, günümüzde genellikle ayrı bir tür olarak kabul edilmektedir.

Yetişkin bir Van Gölü martısının boyu genellikle 57-60 cm arasında değişmekte ve kanat açıklığı yaklaşık olarak 110-140 cm arasında olabilmektedir. Bu türün kütle ise genellikle 900-1050 gram arasında değişebilir, ancak cinsiyet, beslenme düzeni ve yaş gibi faktörler bu kütlede değişikliklere yol açabilmektedir.[1]

Erkek bireyler, genellikle açık gri veya gri-kahverengi tonlarındaki üst tüylere sahiptir. Sırt ve kanatların üst kısmı genellikle koyu lekeli veya çizgilidir ve başlarında beyaz veya açık gri bir şapka benzeri bölge bulunabilir; alt tüyleri ise beyazdır. Erkeklerin gagaları genellikle sarıdır ve uçları hafifçe kıvrıktır. Gözleri genellikle koyu kahverengi renktedir.

Tüm Reklamları Kapat

Dişi bireylerin de üst tüyleri genellikle kahverengi tonlarındadır ve sırtları ile kanatların üst kısmı koyu lekeli veya çizgilidir. Başları, beyaz veya açık gri bir şapka benzeri bölge ile belirginleşebilir. Alt tüyleri beyazdır. Dişilerin gagaları, erkekler gibi genellikle sarıdır ve uçları hafifçe kıvrıktır. Gözleri de yine genellikle koyu kahverengidir.

Van Gölü martılarının ayakları genellikle sarı renktedir. Bu tür, su kuşlarında yaygın olarak gözleyebileceğimiz, palmiped (perdeli) ayaklara sahiptir, yani ayak parmakları arasında yüzmeyi kolaylaştırmak için zarları vardır. Bu perdeli ayaklar, yüzme ve suya dalma için uygundur.

Genellikle kanat teleklerinin ucu geniş ve siyahtır. Buna ek olarak en dıştaki kanat teleğinde beyaz bir benek bulunur.

Genç ve birinci yaş martıların kafa ve alt kısımlarındaki tüyler açık renktedir. Göz çevresi, göğüs yanları, böğür ve ensede koyu çizgilenme bulunur. Gaga siyah, bacaklar gri renktedir.

Tüm Reklamları Kapat

Van Gölü martısının ikinci yaş giysisinde sırt ve omuzlar daha gri bir ton taşırken kanatlar gri-kahverengi ve kırçıllıdır. Gagaları genellikle hala koyu renktedir, ancak bazen sarımsı olabilir ve uçlarında koyu renk gözlenebilir.[5]

Üçüncü yaş giysisinde, bu martılar yetişkinlere benzer bir görünüm kazanır ve kanatların teleklerinin üst kısmında siyah beneklenmeler oluşur. Genç Van Gölü martıları, gümüş martılar ile benzer görünürler ve bu yapısal farklılıklarla ayırt edilmeleri oldukça zor olabilir. Ancak, yetişkinler genellikle gümüş martılardan daha koyu gri sırt renklerine, daha yuvarlak kafalara, koyu renkli gözlere ve daha kısa gagalara sahiptirler. Uçuş sırasında Van Gölü martılarının kanat teleklerinin siyah benekleri, gümüş martılar ile karşılaştırıldığında daha geniş ve belirgin bir şekilde görünür.

Üreme döneminde, bu tür genellikle koloniler halinde kuluçka yapar. Yuvalarını genellikle yerde veya kayalık zemin üzerine inşa ederler ve bu yuvalar bitkiler, otlar, kuru otlar veya çalılarla örtülüdür. Dişi kuş genellikle 2 ila 4 yumurta bırakır ve bu yumurtaların inkübasyon süresi yaklaşık olarak 25-28 gündür. İnkübasyon süresi boyunca dişi ve erkek kuşlar sırayla kuluçkaya yatarlar ve bu süre zarfında yuvayı koruma amaçlı agresif davranışlar sergileyebilirler. Yavrular, yumurtadan çıktıktan sonra genellikle 3 ila 4 hafta boyunca yuvada kalır ve ebeveynleri tarafından beslenir. Tüylenme süreleri tamamlandığında uçma becerileri gelişir ve yuvalarını terk ederler.

Genç birey.
Genç birey.
Alper Kaan Selçukoğlu
Genç bireyler.
Genç bireyler.
Alper Kaan Selçukoğlu

Evrimsel Tarih ve Taksonomi

Bu türün saha tanımı, özellikle tutarsız ve çelişkili bilgilerle çevrilidir. Bu kuşun filogenetik ilişkileri bilinmemekte ve bu taksonun bağımsız bir tür olarak taksonomik statüsü, yayınlanmış bilgilerle yeterince desteklenmemektedir. Bu takson ilk olarak 1934 yılında Larus taymirensis'in bir alttürü olarak tanımlanmış, ardından Larus argentatus alttürü olarak kabul edilmiş ve sonunda tek başına bir tür olarak sınıflandırılmıştır.[4]

Ancak, Ermenistan'da yapılan üreme alanları hakkındaki birkaç çalışma dışında, taksonomik değişiklikleri destekleyecek yeterince yeni bilgi edinilememiştir. Özellikle bu taksonun potansiyel üreme izolasyonu ve filogenetik ilişkilerine ışık tutabilecek genetik çalışma eksikliği bulunmaktadır.

Yetişkin bireyler.
Yetişkin bireyler.
Alper Kaan Selçukoğlu

Filogenetik analizlerin gösterdiğine göre Van Gölü martılarının yaşayan en yakın akrabası gümüş martılardır (Larus michahellis). Öyle ki bazı yerlerde türler arası çiftleşme ve genetik karışıklık bile gözlemlenmiştir. Beyşehir'deki kuşların %62'sinde, Tuz Gölü'ndekilerin %14'ünde ve Van Gölü'ndekilerin %0'ında türler arası genetik karışım tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, Gümüşi martılar ve Van Gölü martıları arasında hibridizasyonun meydana geldiğini ve bu hibridlerin üreme yeteneğine sahip olduğunu göstermektedir. En azından Orta Anadolu'da, Van Gölü martıları Gümüşi martılarla geri çaprazlanmıştır. Yani, bu iki tür arasında genetik malzeme alışverişi olmuştur. Ancak, bu alışverişin ters yönde (Doğu Akdeniz'deki gümüş martı popülasyonuna doğru) olup olmadığını belirlemek için daha fazla çalışma gerekmektedir.

Tüm bu genetik karışıklığa rağmen Tuz Gölü ve Van Gölü'nde bulunan, fenotipik olarak "saf" kabul edilen Van Gölü martısı popülasyonu; genetik olarak Gümüşi martılardan önemli ölçüde farklıdır. Yani, bu iki tür arasında genetik olarak belirgin bir fark vardır. Mitokondriyal DNA'daki genetik farklılık, gümüş martılar ile Van Gölü martıları arasında nispeten eski bir ayrılma ve uzun süre bağımsız evrimin gerçekleştiğini göstermektedir. Ancak şu ana kadar tam üreme izolasyonu meydana gelmemiştir.

Ekolojik Dağılım ve Habitat

Van Gölü martısı, Doğu martısı veya Ermeni martısı; başta Ermenistan, İran, Türkiye ve Azerbaycan olmak üzere Orta Doğu ve Orta Asya bölgelerinde yaşayan endemik bir martı türüdür. Ayrıca Kafkas Dağları, Türkmenistan, Gürcistan ve Kazakistan gibi bölgelerde de gözlemlenebilir.

Bu canlı habitat olarak çeşitli sucul ve kıyı bölgelerini tercih etmektedir. Genellikle tatlı su gölleri, nehirler, sulak alanlar, göletler ve bataklıklar gibi iç su ekosistemlerinde yaygın olarak bulunmalarının yanı sıra kıyı bölgeleri, deniz kıyıları ve lagünlerde de yaşadıkları bilinmektedir. Açık düzlükler, tarım arazileri ve çayırlar da yine sıkça ziyaret ettikleri alanlardır. İnsan yerleşimlerine yakın bölgelerde, limanlarda, çöplüklerde ve piknik alanlarında da besin kaynaklarına rahat ulaşım sayesinde sıkça görülebilirler.

Van Gölü martısı, yuva yapma mevsiminde genellikle kayalık bölgeleri ve kıyı kaya platformlarını tercih eder. Yuvalarını genellikle çalılar, bitki örtüsü veya kaya çatlakları arasında kurarlar. Bu canlılar deniz seviyesinden orta yükseklikteki dağlık bölgelere kadar değişen yüksekliklerde görülebilirler. Habitat tercihleri; su kaynaklarının erişilebilirliği, besin bulunabilirliği ve uygun yuva yerlerinin varlığı gibi faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Popülasyon ve Koruma Statüsü

Van Gölü martısı IUCN'nin 2020 listesine göre “Düşük Riskli (LC)” olarak kabul edilmektedir. Nüfusları artma eğilimi göstermekte ve sayıları 45000 ila 73000 olarak tahmin edilmektedir.[3]

Van Gölü martıları.
Van Gölü martıları.
Alper Kaan Selçukoğlu

Davranış ve Etoloji

Üreme döneminde genellikle yerde veya kayalık zeminlerde yuva yaparlar. Yuvalarını bitkiler, otlar, kuru otlar veya çalılar gibi malzemelerle inşa ederler ve yumurtalarını korumak için bu yuvaları çukurlara yerleştirirler.

Van Gölü martıları, göçmen bir türdür. Kışın birçoğu Doğu Akdeniz kıyılarına ve Türkiye'den İsrail'e yakın bölgelere göç eder. Bazıları ise Kuzey Mısır, Sina Yarımadası ve Kızıldeniz'in kuzey ucuna kadar gidebilir.[6]

Diyet ve Metabolizma

Van Gölü martıları, beslenmek için genellikle sulak alanlarda ve göletlerde bulunurlar. Diyetlerinde balık, sucul böcek larvaları, küçük memeliler, kuş yumurtaları ve bazen atıklar gibi çeşitli besin kaynakları bulunur. Beslenirken suya dalma veya su üstünde yüzme gibi sucul yöntemleri kullanırlar.

İnsanlarla Etkileşim ve Kültürel Referanslar

Birçok hayvan yaşadığı çevrede kültürel etkilere sahip olabilir ve Van Gölü martısı da bu türden bir etki yaratan canlılardan bir tanesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle Akdamar Adası'ndaki tarihi Akdamar Kilisesi'nde bu türün varlığına dair önemli izlere rastlanır. Akdamar Kilisesi, Hristiyanlık için büyük bir öneme sahiptir ve bu kilisenin duvarlarında bulunan kabartmalarda Van Gölü martısı gibi bölgesel semboller ve doğal yaşamı temsil eden figürler sıkça görülür. Bu durum, türün bölgenin kültürel ve tarihi mirasına olan etkisini göz önüne sermektedir.[2]

Akdamar Kilise'sindeki hayvan rölyefleri. Sırasıyla a, b) Otis tarda (toy kuşu) c, f) Larus armenicus (Van Gölü martısı), d) Streptopelia decaocto (gülen kumru)  e) Columba livia (kaya güvercini).
Akdamar Kilise'sindeki hayvan rölyefleri. Sırasıyla a, b) Otis tarda (toy kuşu) c, f) Larus armenicus (Van Gölü martısı), d) Streptopelia decaocto (gülen kumru) e) Columba livia (kaya güvercini).
ResearchGate

Etimoloji

Bu tür, ülkemizde Van Gölü kıyılarında sıklıkla gözlemlendiği için "Van gölü martısı" veya "Doğu martısı" olarak adlandırılmaktadır. Latince ismi ise "Ermeni martısı" anlamına gelen, "Larus" (Latince su kuşu veya martı, Antik Yunanca λάρος yani "láros") ve "Ermeni" anlamına gelen "Armenicus" kelimelerinden oluşmaktadır.

Rastgele Yazıya Git
29
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    5
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    2
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    1
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 27.10.2026 18:49:45 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/15660

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et