Transhümanizm ve Homeostatik Özellik Kümesi Teorisi: Gelecekte Neye Evrimleşeceğimizi Ne Belirleyecek?

Transhümanizm, Hem Türümüzün Geleceğini Hem de Tür Algımızı Yeniden Şekillendiriyor!

Transhümanizm ve Homeostatik Özellik Kümesi Teorisi: Gelecekte Neye Evrimleşeceğimizi Ne Belirleyecek?
Yazar Joe Carmichael Şule Ölez Editör Şule Ölez
8 dakika
3,392 Okunma Sayısı
Notlarım
Reklamı Kapat

Yaklaşık 300.000 yıl önce Afrika’nın Büyük Rift vadisinde Homo sapiens’lerin ilk ortaya çıkışından beri insanlık deneyimi muazzam ölçüde değişti. Ancak DNA’mıza biraz Neandertal geni eklenmesi haricinde ise, insanların fiziksel özellikleri pek değişmedi.

Bu evrimsel eylemsizliğin (durağanlığın) üstesinden gelinebilir: Organ ve uzuvlara teknolojik eklemeler yapılarak insan yeteneklerinin ve kabiliyetlerinin artırılması anlamına gelen biohacking bunun için bir yöntem sunabilir. Örneğin, dış-iskelet teknolojisi ile kas ve iskelet gücü artırılarak yürüme engelli insanların yürüyebilmeleri sağlanabilmektedir.

İnsanın fiziksel ve bilişsel yeteneklerinin artırılması ve yaşlanma ve hastalanma gibi arzu edilmeyen veya gereksiz görülen yönlerinin ortadan kaldırılması amacıyla teknoloji ve bilimden faydalanılması gerektiğini öne süren uluslararası bir entelektüel ve kültürel harekete transhümanizm denmektedir.

Reklamı Kapat

Biohacking gibi transhümanist projelerin ortaya çıkışı, faaliyet ve eylemsizlik durumları arasında bir dönüşüm sürecini (özellikle de evrimde kesintili denge modelini) tetikleyebilir. Alışılmadık derecede hızlı ve farklı bir adaptasyonu barındıran bu olasılık, pek çok kişiyi insan türünün geleceği hakkında düşünmeye sevk etmiştir. Gelecek kuşaklarımız tamamıyla farklı bir şey mi olacaklar? Belki de bir nevi Homo gelecekus (Homo futurus)? Bu sorunun cevabı, Aristo’yu ne kadar göz ardı edebildiğinize bağlı olarak değişir.

Türler Gerçekten Var mı?

Cins (İng: "genus") ve tür (İng: "species"), yaşamı düzgün ve anlaşılabilir parçalara ayırarak düzenlemeye çalışan sınıflandırma esasına dayalı sistemlerdir. Canis lupus gibi türe özgü isimler “doğal grup” terimleri olup gerçek, somut/fiziksel şeylere atıf yapmamızı sağlarlar. Örneğin, doğada bir kurda işaret eder ve “Canis lupus” deriz. Kurtlar doğada varlardır ve kesinlikle leopar değillerdir. Ve bu durumları hiç değişmez. Diğer yandan, soyut “tür” düşüncesi ("idea") ise, belli bir zamanda yaşayan belirli bir türün aksine, biraz daha değişkendir.

Türlerin gerçek olup olmadıkları tam anlamıyla anlaşılır değildir. Bunu biraz daha açarsak; “tür” kavramı, ancak açıklayıcı gücü olduğunda, gerçektir. Bu da söz konusu düşüncenin “misli”, yani ölçü ile belirlenebilir olduğu anlamına gelir. Taksonomlar (sınıflandırma bilimcileri) katı sınıflandırma sistemlerinden uzun bir süredir kaçınmaktadırlar. Doğa denen "krallığı" düzenleme çabası, ilk kez, doğada gerçek ve tanımlanabilir ilişkiler olduğunu söyleyen ve bunları düzenlemek isteyen Aristo’yla başladı. Aristo, “at” hakkında, onu bir at olarak tanımlanabilir kılan temel bir şeyin olduğunu iddia ederek “öz” kavramı üzerine odaklandı. Daha sonra Watson, Crick ve Franklin, DNA'nın yapısını keşfederek Aristo’yu bir bakıma "yarı-haklı" çıkardılar. Ama Darwin sonrası modern zamanda yaşamış felsefeciler, Aristo’nun yapmış olduğu bu sade tanımdan uzak durmuşlardır. 

Modern zaman felsefecilerinin Aristo’nun bu sade tanımından uzak duruşları gayet anlaşılabilir bir durumdur; çünkü onların bakış açısına göre evrim, bir tür için hiçbir şeyin aslında "mutlak şart" olamayacağını göstermiştir: Bir zamanlar şart olarak görülen bir özellik, gelecek yüz bin yıl içerisinde avantajını yitirebilir ve bu sebepten ötürü yok olabilir. Dolayısıyla tür düşüncesi ("ideası"), bir grup hayvana özgü olmayıp, o hayvanların var olduğu yer ve zamana özel bir tanımdır. Bu açıklama, tür ideasını “ideal tür (türün mükemmel örneği)” haline getireceğinden biraz rahatsız edicidir; çünkü artık doğal grup terimleriyle değerlendirme yapamayacağımız anlamına gelir. 

Homeostatik Özellik Kümesi Teorisi

Bu kördüğümü çözebilmenin bir yolu (Cornell Üniversitesi Profesörü Richard Boyd’un başını çektiği bu yol) sınıflandırıcı çizgilerden uzak durmaktır. Homeostatik Özellik Kümesi Teorisi (HÖK) (İng: "Homeostatic Property Cluster Theory") denen bu kuram, ilk bakışta tamamıyla tuhaf gelse de insanlığın geleceği veya gelecekleri hakkında en iyi düşünme yolunu sunabilir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Boyd’a göre doğal gruplar, Homeostatik Özellik Kümeleridir. Daha açıklayıcı olmak için, belli bir doğal grup, misal “kaplan”ı, ele alalım. Kaplanların iki göz, dört bacak, keskin dişler ve üzerlerindeki çizgiler gibi özellikleri ya da belli nitelikleri vardır. Bu durumda “kaplan” türü, yani Panthera tigris, bir özellikler kümesine sahiptir. Bu kümenin kendisi homeostatiktir, yani iç faaliyetleri bir dengeye ya da kararlılık durumuna eğilimlidir. Fakat Homeostatik Özellik Kümeleri zamanla gelişip değişebilir. Örneğin, şayet kaplanın üzerindeki çizgilerin beneklere dönüşmesi bir avantaj sağlayacaksa, o halde “kaplan” türüne ait HÖK de (Homeostatik Özellik Kümesi de), eş zamanlı olarak, kaplanlar ve de küme tekrar homeostaziye kavuşana kadar evrim geçirecektir.

Özcülüğü Yeniden İnşa Etmek...

Bu değişimin arkasında "nedensel" bir mekanizma vardır. Özcü (İng: "essentialist") görüşler evrime ayak uydurmada zor anlar yaşasa da HÖK teorisi bunun üstesinden gelebilir. Şöyle ki: “Tür” kavramının bir özelliği ortak bir atayı paylaşmak; başka bir özelliği de gen akışıdır, yani bir türe ait üyelerin üreyebilme yetenekleridir. Bahsettiğimiz benekli kaplanların gerçek kaplanlar olarak kalabilmeleri için normal, çizgili kaplanların soyundan gelmiş olması ve de normal kaplanlarla çiftleşebilmesi lazımdır. Diğer özellikler de geçerlidir elbette, ama bu ikisi en önemlileridir.

HÖK’lerin ortak noktası, adaptif olma yetenekleridir. Bu özellikler kümeler halindedir ve kümeler belirgin hatlara sahip değildir. Örneğin bazı kümeler, Venn şemaları gibi, kesişirler. İnsan türünün yeni bir tür haline dönüşecek kadar kendi kendine yeterince evrim ya da mutasyon geçirebileceğini söylemenin zor olduğu nokta işte tam da burasıdır. 

Modası geçmiş özcü görüşe göre, yeni bir insan türünün ortaya çıkması nispeten kolay olurdu. Örneğimiz için, “rasyonellik (akılcılık)” gibi insana ait bir niteliği (özelliği) ele alalım. Argümanımızı geliştirmek adına, transhümanizmin baskın çıktığını ve gelecekteki insanların uslamlama (muhakeme, akıl yürütme) becerilerini artırmak için kendilerine bilgisayar implante etmelerinin normal olduğu bir dünya hayal edelim. İnsanların artık matematik aracılığıyla akıl yürütmesine gerek kalmayacaktı. Diğer bir ifadeyle, “2’nin üzerine 2 daha eklersek 4 elde ederiz.” diye düşünmek yerine, çiçeği burnunda "roboinsanımız" (ya da "siborgumuz"), bizim yerimize akıl yürütecekti. Elbette bazı insanlar doğal ve eski yöntem olan uslamlama becerisini tercih edip bu değişime direnç göstereceklerdi. Bu sebeple, artık nitelik itibarıyla iki farklı insan türü vardır: Bağımsız olarak akıl yürütenler ve bağımsız olarak akıl yürütmeyenler.

Reklamı Kapat

Buna karşın HÖK görüşü merceğinden bakarsak eğer, aynı düşünce deneyi bizi biraz farklı bir sonuca götürecektir. Bu transhümanistlerin, dünya üzerinde sefil sefil gezinen eski, sıkıcı, normal insanlara genel anlamda hala benzediğini ve türdeşleriyle çiftleşebildiklerini varsayarsak, bu durumda ortaya çıkacak olan tek manzara insana ait HÖK’ün geliştiği manzarasıdır. Yapay akıl yürütme, artık, insana ait sınırları belirsiz bir özellik kümesi içerisine dahil olmuştur.

Transhümanizm ve HÖK, Geleceği Nasıl Aydınlatır?

Yazının kalan kısmında bahsedeceğimiz iki düşünce deneyi daha, HÖK teorisinin gelecekteki insan çeşitlenmesini (ayrışmasını) nasıl ele alabileceği üzerine daha fazla ışık tutuyor.

Öncelikle, insanların insansı robotlar geliştirmeye devam ettiklerini düşünelim. Bu robotlar insanlara benzer hale geldikçe, (tıpkı insan gibi göründüğü, konuştuğu, mantık yürüttüğü, duygusal davrandığı, çalıştığı sürece vs.) HÖK’leri de insanların HÖK’lerine daha fazla yaklaşacaktır. Yani, Venn şeması gittikçe bir çember gibi görünmeye daha yakın hale gelecektir. Ancak robotlar, bir şekilde üreme sürecine dahil olsalar bile, et ve kemikten oluşan partnerleriyle ortak bir ataya asla sahip olamayacaklardır. Bu da asla tam bir çember elde edilememesi anlamını taşır.

Şimdi de çok uzak bir gelecekte bir grup insanın çok çok uzak bir galaksiye yol aldıklarını hayal edelim. Yolda giderlerken uzay araçlarının belirlenmiş olan rotadan çıktığını ve bu insanların Dünya’yla hiçbir şekilde iletişim kuramayacakları ıssız bir gezegene düştüklerini varsayalım. Burada hayatta kalmayı başardıklarını, aradan nesillerin geçtiğini ve bu uzak mı uzak gezegendeki bir hayli farklı koşulların adaptasyonu desteklediğini düşünelim. Yıllar yıllar sonra, Dünya’daki insanların bu tuhaf insansı mutantları bulduklarını farz edelim. Bu yabancı gezegende yaşayan mutantlar, Dünya’daki insanlarla aynı ortak ataya sahip olsalar da, fenotipik ve genetik özellikleri itibarıyla farklılaşmışlardır. Böyle olunca, bu iki popülasyon artık birbiriyle çiftleşemeyecektir. İşte bu sebeple, HÖK teorisine göre bile olsa, mutant popülasyonun artık Homo sapiens olmadığını söylemek zorundayız. Ortak bir atayı paylaşabilirler ama özellikleri artık büyük ölçüde farklıdır. 

Reklamı Kapat

HÖK teorisinin izin verip de geleneksel taksonomi modellerinin izin vermediği şey, işin içine teknolojiyi dahil etmektir. HÖK teorisine göre robotlar doğal gruplar sıfatıyla değerlendirme görebilir. Bilgisayarlar da. Aslına bakılırsa bu görüş, insanlığı biyolojik evrimsel sistemlerin dışında yeniden ele almaktadır. Tıbbi ve bilimsel ilerlemelerin seçilim baskısını kökten değiştirdiğini düşünürsek, içinde bulunduğumuz zaman “adaptasyonu” ve “teknoloji uygulamayı” temelde birbirine benzer iki süreç olarak düşünmeye başlamak için belki de en iyi zamandır. 

Sonuç

İnsan türü ufak gruplara mı ayrılacak yoksa yeni bir tür haline mi gelecek? Aristo bu soruya “Evet” demek isterdi ama gerçekler bundan biraz daha karmaşık. İnsanlığımızı, yani bizi Homo sapiens yapan şeyi, tek bir metafizik ideal olarak değil de bir özellikler toplamı olarak düşündüğümüzde, neleri eklemek isteyebileceğimizi düşünmek mümkün hale gelmektedir. İnsanoğlu sadece hayatta kalmak için evrimleşmez: O, aynı zamanda, gelişerek büyür. 

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Inverse | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/10/2021 09:21:40 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4969

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Size Özel
İçerikler
Instagram
Dişler
Ses Kaydı
Maskeler
Doğal
Erkek
Bilgi Felsefesi
Güneş Sistemi
Neandertal
Burun
Böcekler
Darwin
Tehdit
Santigrat Derece
Genom
Sayı
Bilim
Çeviri
İnsan
Yeni Koronavirüs
Kalori
Yıl
Mikroevrim
Vücut
Cinsiyet Araştırmaları
Astronot
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın