Uzayda Roket Teknolojisinin Babası Robert Goddard: Asla Vazgeçmeyeceksin, Alay Etseler Bile!

Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Hepimiz Neil Armstrong'un adını biliriz. Ay'a ayak basan ilk insandır. Ancak pek azımız Robert Goddard'ın adını biliriz. Neil Armstrong ve nicelerini Ay'a göndermeyi başarmış olan roketlerin ilk başarılı örneklerini üretmiş, Amerikalı mühendis, profesör, fizikçi ve mucittir. Dünya'nın ilk sıvı yakıtlı roketlerini üretmiş ve başarıyla fırlatmıştır. İlk başarısını 16 Mart 1926 yılında elde etmiştir. 17 Aralık 1903'te Wright Kardeşler'in uçmasından sadece 23 yıl sonra... 1926-1941 yılları arasında toplamda 34 ayrı roket üretip fırlatmıştır. Bunlardan bazıları yerden 2.6 kilometre yukarıya ve saatte 885 kilometre gibi hızlara ulaşmıştır. Ne yazık ki 1945 yılında aramızdan ayrılan Robert Goddard, ölümünden sadece 24 sene sonra, 20 Temmuz 1969'da Eşgüdümlü Evrensel Zaman'a göre saat 20:18'de Ay'a ilk defa ayak basıldığını göremedi. Ancak anısı her zaman yaşayacak...

Goddard'ın çalışmaları çağ atlatıcı, bu şüphesiz. Fakat o zamanlarda yaptıkları neredeyse hiç destek görmediği gibi, ulusal medya araçları tarafından alay konusu bile edilmişti. Basından bazı kaynaklar, roketler fırlatarak uzaya gitmek gibi hayalleri nedeniyle Goddard ile dalga geçmişti. Dünya'nın en önde gelen gazetesi The New York Times, 1920 yılında kaleme aldığı bir editoryal bir yazıda şunu diyordu:

Profesör Goddard, Clark Koleji'ndeki "kürsüsüne" oturmuş, Smithsonian Enstitüsü'nün de desteğini arkasına almış, daha etki-tepki ilkesinden bihaber bir şekilde, vakumda da roketlerin çalışabileceğini söylüyor. Bu, absürttür. Görünen o ki Goddard, liselerde bile her gün okutulan temel bilgilerden yoksundur.
The New York Times, 1920

Akıl almaz ama gerçek. Tüm bu "eleştirmenler", Newton'un temel ilkelerini yanlış anlıyorlardı. Etki-tepkiyi anlıyorlardı anlamasına; ancak fizik temel yasalarından momentumun korunumunu unutuyorlardı. Roketlerin uzayda da çalışması için havaya ihtiyacı yoktu. Arkalarından püskürttükleri yakıtın kazandırdığı momentum, ortamda hava bulunmasa bile roketleri ileri itebilirdi. Bunu görmemişlerdi.

Ancak bu Robert Goddard'ı yıldırmadı; tam tersine araştırmalarına daha da tutkuyla bağlanmasını sağladı. Scientific American'da yayımladığı bir makalede teorisini ve deneysel bulgularını savundu. Ancak Newton'un üçüncü yasası halkla ilişkiler için geçerli değildir. Güçlü olan, güçsüz olanın sesini bastırır. Goddard'ın savunusunu kimse duymadı. Eleştirmenlerin alaylı kahkahaları, halkın zihinlerini doldurdu.

Goddard çalışmalarına hız kattı, bilim camiasını bulgularıyla ve makaleleriyle ikna etmeyi başardı. Ve nihayet, Almanlar tarafından yapılan V-2 roketi 1944 yılında ilk defa uzay boşluğunda hareket ettiğinde, Goddard da başından beri haklı olduğunu ispatlamış oldu. Roketler, gerçekten vakum ortamında da çalışıyordu.

Tipik bir roket, 3 tona yakın yükü saatte 35500 kilometreye ulaşan hızlarda taşıyabilir. Bu, 6 adet Atatürk Barajı’nın 1 yılda ürettiği güç ile, ortalama bir mermiden 15 kat hızlı yolculuk demektir. Buna rağmen bu hızla durmaksızın gidecek olsaydık, bize en yakın galaksi olan 2.5 milyon ışık yılı uzaklıktaki Andromeda Galaksisi’ne ulaşmamız 676 trilyon yıl sürerdi! Yani Evren’in yaşının yaklaşık 50.000 katı!
Tipik bir roket, 3 tona yakın yükü saatte 35500 kilometreye ulaşan hızlarda taşıyabilir. Bu, 6 adet Atatürk Barajı’nın 1 yılda ürettiği güç ile, ortalama bir mermiden 15 kat hızlı yolculuk demektir. Buna rağmen bu hızla durmaksızın gidecek olsaydık, bize en yakın galaksi olan 2.5 milyon ışık yılı uzaklıktaki Andromeda Galaksisi’ne ulaşmamız 676 trilyon yıl sürerdi! Yani Evren’in yaşının yaklaşık 50.000 katı!

Şimdi, modern roketlerin babası ve Uzay Çağı'nın başlamasını mümkün kılan adam olarak biliniyor! 

Peki The New York Times ne yaptı dersiniz?

Şu görselden sonra anlatalım:

Goddard
Goddard

The New York Times gazetesi, Alman roketinin 1944 yılındaki uzay boşluğunda hareket etme başarısından sonra sessiz kaldı. Ta 17 Temmuz 1969 günü şöyle yazacaktı:

Yapılan yeni gözlem ve deneyler, Isaac Newton'un 17. yüzyıldaki bulgularını doğrulamış ve roketlerin vakumda da, tıpkı atmosferde olduğu gibi ilerleyebileceğini kesin olarak ispatlamıştır. The Times, yaptığı hatadan pişmanlık duymaktadır.

Bilim böyledir. Alay edilmeye çok açıktır. Çünkü çoğu zaman alay edenler, neden bahsettiklerini bilmek zorunda değillerdir. Alay etmek çok kolaydır. Asıl zor olan, alay edilen tarafta olup da araştırmalarını bilimsel temelde savunmayı sürdürmektir. Elbette her bilim yaptığını iddia eden bilim yapıyor değildir, yanlış anlaşılmasın. Kimi zaman medya kaynaklarına çıkan, tuhaf tuhaf ve en temel bilimsel gerçeklerle çelişen iddiaları olan insanları görebilirsiniz. Bu kişilerle de alay etmemek lazım tabii; ancak alay edilmek, iddianın geçerli olduğu anlamına gelmez. Bu yanılgıya düşmemek lazım. Fakat eğer ki gerçekten bilimsel bir çalışma yürütülüyorsa, ne pahasına olursa olsun devam etmek gerekiyor.

Carl Sagan'ın dediği gibi, oralarda bir yerlerde gerçekten de harika bir şeyler keşfedilmeyi bekliyor. Şu gezegende sündüre sündüre bitiremediğimiz dertlerimizi bir aşmayı başarıp, yüzeysel saçmalıklarımızın ötesini bir görmeyi başarabilsek...
Carl Sagan'ın dediği gibi, oralarda bir yerlerde gerçekten de harika bir şeyler keşfedilmeyi bekliyor. Şu gezegende sündüre sündüre bitiremediğimiz dertlerimizi bir aşmayı başarıp, yüzeysel saçmalıklarımızın ötesini bir görmeyi başarabilsek...

Diğer alanları bilmeyiz; ancak bilimde emeğin karşılığı mutlaka alınıyor. Er ya da geç...

Bilim tarihi bunun örnekleriyle dolup taşıyor ve Robert Goddard da onlardan birisi.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 4
  • 10
  • 0
  • 0
  • 1
  • 1
  • 0
  • 0
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 17/09/2019 14:28:41 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3709

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Düşünmeden harekete geçmek ölümcüldür; harekete geçmeden düşünmekse boşuna...”
Mary Beard
Geri Bildirim Gönder