Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bu yazı, Cinsiyetler, Üreme ve Cinsellik yazı dizisinin 26. yazısıdır. Dizinin ilk yazısına gitmek için buraya, dizideki tüm yazıları görmek için buraya tıklayınız. Yazı dizileri, EA Akademi'nin bir parçasıdır.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

Eğer bir bilim insanı değilseniz, hayal kırıklığına uğratıcı kısalıkta süren bir cinsel ilişkiden sonra başınızı yatağın başlığına dayayıp sormuş olmalısınız: Seks “normalde” ne kadar sürer?

Gerçi bir bilim insanı da aynı soruyu komik bir üstü kapalılıkla ve bilimsel bir dille sorar: Bir erkeğin vajina içerisine boşalma süresindeki gecikmenin ortalama süresi nedir?

Biliyorum, seks bir penisi vajinanın içine sokup boşalmaktan çok daha fazlası, fakat işte bu “fazlası” dediğimiz kısmı tanımlamak her zaman kolay olmuyor (Öpüşmek? Sürtüşmek?). İşleri daha basit ve spesifik tutmak için, sadece boşalma süresine odaklanacağız.

Ortalama boşalma süresini hesaplamak hiç de basit bir konu değil. Peki, sadece insanlara ne kadar sürede boşaldıklarını sorsak? Mı dersiniz? Burada iki ana problem var. Birincisi, insanlar bu süreleri yüksek söyleyerek çarpıtma eğilimindeler, çünkü uzun bir gece geçirdiğinizi söylemek toplumda takdir edilen bir durum.

Diğer bir problem ise insanların ne kadar süre seks yaptıklarını tam olarak bilememeleri. Seks, insanların duvardaki saate bakarak yaptıkları bir şey değil ve yardım almadan bu süreyi belirlemek kendinden geçmiş bir şekilde yapılan bir sevişme sürecinde zor olabilir.

 

Araştırmalar ne söylüyor?

Bu konuda yapılan en iyi araştırma, dünyanın her yerinden seçilen 500 çiftin dört haftalık bir periyot boyunca yaptıkları seks sürelerini bir kronometre kullanarak ölçmelerine dayanıyor.

Kulağa garip geldiği kadar pratikte de garip bir durum: Deneye katılanlar penil penetrasyon durumunda (Ç.N.: vajinaya ilk giriş anı) kronometreyi başlattılar ve boşalma anında da durdurdular. Denilebilir ki, bu durum insanın ruh halini bir şekilde etkileyebilir ve belki de yaşananların doğal akışının tam olarak yansıtılamamasına yol açabilir. Fakat bilim nadiren kusursuzdur ve bu, elimizdekinin en iyisi.

Peki, araştırmacılar neleri ortaya çıkardı? En çarpıcı sonuç, süreler arasında büyük farklılıklar bulunması. Çiftlerin ortalama süreleri (bu süre onların her ilişkiye girdiklerinde tuttukları sürelerin ortalamasıdır) 33 saniyeden 44 dakikaya kadar değişkenlik gösteriyor! Bu, 80 katlık bir fark!

Yani burada açıkça gözüküyor ki: ‘’Normal‘’ seks süresi diye bir şey yok. Yine de, tüm çiftler arasındaki ortalama süre (teknik terminolojide, medyan, ortanca değer) 5,4 dakikaydı. Bu şu anlama geliyor: Eğer katılan 500 çifti seks süresi açısından, en uzun sürenden en kısa sürene kadar sıralarsanız ortadaki çift, her seks yaptığında 5,4 dakikalık bir ortalamaya sahip olur.

Burada ilginç bazı ikincil sonuçlar da ortaya çıktı. Örneğin, prezervatif kullanımı süreyi etkiliyor gibi gözükmüyordu, ayrıca erkeklerin sünnetli olup olmamasının da bu süreye bir etkisi yoktu. Bu durum penis duyarlılığı ve yataktaki ‘’dayanma gücü’’ ile ilgili halk arasındaki bazı yaygın inanışlara kafa tutuyor. 

Aynı şekilde çiftlerin hangi ülkelerden geldiklerinin de bir önemi yoktu. Şey... Türkiye dışında. Türk katılımcıların seks süreleri diğer ülkelerden katılanlara göre (Hollanda, İspanya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri) belirgin bir şekilde kısa olmaya eğilimliydi (3,7 dakika). Diğer bir sürpriz sonuç da şuydu: (Muhtemelen yaşlı erkekler tarafından yayılan) yaygın kanının aksine, çiftler ne kadar yaşlıysa, seks süresi o kadar kısa oluyordu.

 

Neden bu kadar uzun süre seks yapıyoruz?

Evrimsel bir araştırmacı olarak, seksin ne kadar sürdüğüyle ilgili bütün bu konuşulanlar şunu merak etmeme neden oldu: Bu iş neden bir zaman alıyor ki? Görünüşe göre cinsel ilişkiyle başarılmak istenen, spermlerin vajina içine konulmasıdır. Peki, bütün bu sokup çıkarma niçin? Penisi, her cinsel ilişkide yüzlerce kez sokup çıkarmak yerine neden sadece bir kere sokup boşalmıyoruz? Sonra da gidip bir limonata alıp günün geri kalanında başka işlerimizle uğraşırdık.

Siz, “Çünkü girip çıkmak eğlenceli!” demeden önce hatırlatayım, evrim cinsel ilişkiden ne kadar haz aldığınızla aslında hiç ilgilenmez. Genelde evrim, atalarımızın genlerini gelecek nesillere aktarmasına yardımcı olacaksa ancak o zaman işlevleri zevk alınabilecek şekilde “tasarlar”. Örneğin, yemek yemeyi sevmemize rağmen daha uzun süre zevk almak için her lokmayı beş dakika boyunca çiğnemeyiz. Bu oldukça verimsiz olurdu, biz de zaten bu durumu iğrenç bulacak şekilde evrimleştik.

Seksin neden bu kadar uzun sürdüğü, belirgin bir cevabı olmayan ve oldukça karmaşık bir sorudur, belki penisin şekli cevabı bulmamızda ipucu olabilir. 2003’te yapay vajinalar, yapay penisler ve yapay sperm (mısır şurubu) kullanılarak yapılan bir araştırmada, araştırmacılar şunu gösterdi: Penisin baş kısmının etrafındaki çıkıntı aslında vajinadaki mevcut şurubu aynı bir kepçe gibi alıp çıkarır.

Bu durum gösteriyor ki, erkeğin tekrarlayan ‘’giriş çıkışları‘’, kendisi boşalmadan önce diğer erkeklerin menisini çıkarmasını ve kendi yüzücülerinin yumurtaya daha önce ulaşma şansını arttırmasını sağlıyordu. Yeri gelmişken bu, belki de neden boşaldıktan sonra penisi vajinaya sokmaya devam etmenin bir erkek için acı verici olduğunu açıklayabilir çünkü devam ettiği sürece kendi menisini de dışarı çıkarma riski taşıyor.

Peki, bu bilgiyle ne yapacaksınız? Benim tavsiyem, zevkin doruklarında bunu düşünmemeniz yönünde olacaktır.


Kaynak: Bu yazı IFLS sitesinden çevrilmiştir.

Düzenleyen: Şule Ölez

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 7
  • 1
  • 1
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/08/2019 07:02:04 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4361

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!

İnsanlarda Ortalama Seks Süresi ve Erken Boşalma Süresi Ne Kadar?

Seks Sırasında Fantezinin Bilimi: En Yaygın Cinsel Fanteziler Hangileri?

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Eğer sadece herkesin okuduğu kitapları okursanız, yalnızca diğerleri gibi düşünebilirsiniz.”
Haruki Murakami
Geri Bildirim Gönder