Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu haber 5 yıl öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Ülkemizin bilimden ve doğadan ne kadar kopuk ve içine hapsolmuş şekilde yaşadığının en ilginç örneklerinden birinin yüzümüze vurulmasına neden olan fotoğraftaki manda, Tokat'ın Turhal ilçesinde doğdu.

Haber sitelerine "Beyaz manda herkesi hayrete düşürüyor." veya "Beyaz manda şok etkisi yarattı." gibi başlıklarla giren bu sevimli albino mandanın sahibi olan Yıldırım Seçkin şöyle söylüyor:

Ailemiz 50 yıldır hayvancılıkla uğraşıyor; ancak hiç böyle bir şey görmedik. Mandalar yardım almaksızın kendileri doğurabiliyor. Ahıra geldiğimizde beyaz manda doğmuştu. Görünce çok şaşırdık. Zaten görenler hayrete düşüyor.

Buraya kadar sıkıntı yok. 50 yıldır hayvancılıkla uğraşan birinin sıradan bir albino manda görmemesi gayet normal. Hatta eğitim düzeyinin düşüklüğünden ötürü böyle bir durumla karşılaşmış olsalar veya bunu yaşayan bir diğer kişiyi duymuş olsalar bile açıklamasını bilmiyor olmaları da anlaşılır.

Ancak işler, bu sevimli manda yavrusunun gösterildiği Tokat Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Muzaffer Keser'in açıklamalarıyla ilginçleşiyor. Kendisi mandanın durumuyla ilgili gazetecileri açıklama yaparken, bunun neden olduğunu veya nasıl oluştuğunu söylemekten kaçınıyor. Çünkü muhtemelen hiçbir fikri yok. Milliyet'in aktardığına göre kendisi şöyle diyor:

Biz de geldik gördük. Ben 45 yaşındayım böyle bir şeyle ilk defa karşılaşıyoruz. Hocalarımızla görüştük ’bu normal bir şey değil’ diyorlar.

Spesifik bir hayvanın yetiştirilmesi konusunda bir "birliğin" başına getirilmiş birisinin bu kadar sıradan bir albinizm durumunu hiç bilmemesi, gazetecilere açıklama yapmadan önce hiç araştırmaması, "takdiri ilahi" lafına bağlayıp geçiştirmesi, birliklerine bağlı bir bölgede böyle anormal bir doğumun gerçekleşmesinin sebeplerini irdelememesi akıl alır gibi değil. Hocaların (akademisyenlerin) bunu "normal bir şey olarak görmemesi" de mümkün değil, çünkü lise düzeyinde bile biyoloji görmüş biri bu olayın açıklamasını bilecektir.

Her neyse, buna da iyi niyetle yaklaşalım. Herkes her şeyi merak edecek diye bir kaide yok elbette. Gerçi bize kalırsa bu tür örgütler, birlikler, dernekler kültürlü, bilimden anlayan, merak duygusu kabarık kişilerce yönetilecek ki halk aydınlanabilsin.

Haber Kaynaklarının Dayanılmaz Cehaleti

Ancak affedilemeyecek bir ayıp, sayısız sözde "haber" kaynağının haberi verişinde görülüyor ve artık "iyi niyet"e bağlanabilecek bir durumdan çıkıyor. Sayısız kaynakta bu habere yer verilmiş olmasına rağmen, 1 tanesi bile halka aktaracakları haberin içerisine bu durumun nedenlerini yazma zahmetine girişmiyor. Hatta durumun nedeni olan "albinizm" veya bu durumdaki canlılara verilen isim olan "albino" sözcüğüne bile yer verilmiyor! Çünkü ülkemizde "bilim haberciliği" yapan hemen hemen kimse bulunmuyor.

Bazı haber kaynakları zahmet edip "Pazar İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü" olan Abdullah Çelik'e danışmışlar ve ondan aldıkları cevap şöyle:

Aslında anormal bir durum. (...) Renk eksikliğinden kaynaklanan bir durum olduğundan dolayı normal bir durum değil. Vücuda renk veren pigment eksikliğinden kaynaklanan bir durum. Bu hayvan güneşe bakamaz, derisi çok hassas olur.

Bu açıklama belki "idare eder" olarak görülebilir; ancak hiçbir haber kaynağı 1 paragrafla albinizmin ne olduğuna değinme ihtiyacı duymuyor, bunun anlamını, nasıl oluştuğunu vermeyi gerekli görmüyor.

Sığırlarda Albinizm

Hem de bu o kadar nadir bir durum değil. Uluslararası arenada hayvancılık ile ilgilenen biri, kolaylıkla birçok örneğine ve analizine rastlayacaktır. Örneğin Journal of Heredity dergisinde 1920 yılında yayımlanmış olan "Albino Sığır Sürüsü" başlıklı makale, bunun ekstrem bir örneğini işlemekte ve koskoca bir sürünün albinoluğunu ele almaktadır. Yani spesifik olarak sığırlarda bu durum, çok uzun yıllardır bilinmektedir.

O kadar eskiye gitmeye de gerek yok! Daha 2003 senesinde büyükbaş hayvanlarda albinizmin yeni bir sebebi olarak "tirosinaz çerçeve kaydırıcı mutasyon" tespit edildi; Mammalian Genome dergisinde yayımlandı. Birçok farklı üniversite tarafından (örneğin burası) konu detaylıca, her bir büyükbaş hayvan soyunu ayrı ayrı analiz edecek şekilde incelenmiştir. Bunlar, bu işin en azından profesyonelleri olan kişilerin araştırması gereken unsurlardır diye düşünüyoruz.

İşte biz bilimsel bilgilerden kaçtıkça, halkımıza bu kadar basit bilim verilerini bile sunamadıkça, halkın bilime olan merakını kabartamadıkça, şu haberi okuyanların "Ne acayip." demekten öteye geçip "Çok ilginç, bir gende nasıl değişim oluyor ki? Bu nasıl bu kadar köklü bir değişim yaratıyor ki?" diye sorduramadıktan sonra, bu haberi yapmanın anlamı ne? Beyaz bir mandanın doğmasının taşıdığı haber değeri nedir? Bir gazete veya televizyon, beyaz bir mandanın haberini, bu temel bilgiyi vermek için kullanmayacaksa, neden yapar? 

Bunlar sorgulanmalı, cevaplanmalı ve buna göre planlamalara/değişikliklere gidilmeli diye düşünüyoruz. O kadar da zor değil yapılması gerekenler, gerçekten...

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 13/11/2019 01:37:28 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2407

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Reklam
Reklam
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Sayısız yüce güçle donanmış insan, buna rağmen vücudunda düşük kökenlerinin silinmez izini bir damga gibi taşımaktadır.”
Charles Darwin
Geri Bildirim Gönder