Tropikal Nehirler, Isınan Dünyamızda Oksijen Kaybının En Büyük Merkezleri Olarak Öne Çıkıyor!
Phys.org
- Çeviri
- Biyoloji
- Yer Bilimleri
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Küresel nehirler, iklim ısınması nedeniyle her on yılda litre başına 0.045 miligram hızla oksijen kaybediyor ve tropikal nehirler en savunmasız ekosistemler olarak öne çıkıyor.
- Nehirlerdeki oksijensizleşme, iklim kaynaklı oksijen çözünürlüğündeki düşüşün %62,7'si ve ekosistem metabolizmasının %12'si ile tetiklenirken, sıcak hava dalgaları oksijen kaybını artırıyor.
- Barajlarda su tutulması sığ rezervuarlarda oksijensizleşmeyi hızlandırırken, derin rezervuarlarda yavaşlatıyor; düşük ve yüksek akış koşulları ise oksijensizleşmeyi kısmen azaltabiliyor.
15 Mayıs'ta Science Advances dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, küresel nehirler iklim ısınmasının tetiklediği yaygın ve sürekli bir oksijensizleşme süreci geçiriyor. Bu süreçte tropikal nehirlerin en savunmasız ekosistemler olduğu ve oksijen kaybıyla acilen mücadele edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Çin Bilimler Akademisi'ne bağlı Nanjing Coğrafya ve Limnoloji Enstitüsünden (NIGLAS) Prof. Shi Kun liderliğindeki bir araştırma ekibi bu çalışmayı yürüttü. Çalışmada Dr. Guan Qi birinci yazar olarak yer alırken Tongji Üniversitesinden bir araştırmacı da ekibe destek verdi.
Oksijenin, nehir ekosistemlerinin temel taşlarından birini oluşturduğunu biliyoruz. Ekolojik sağlığın korunması, sucul organizmaların desteklenmesi ve biyojeokimyasal döngülerin düzenlenmesinde kritik bir rol oynuyor. Oksijen seviyelerindeki düşüş, nehirlerdeki biyoçeşitlilik için büyük bir tehdit oluşturuyor.
Nehirlerdeki çözünmüş oksijen oranlarının uzun vadeli eğilimlerini incelemek isteyen araştırmacılar, bir makine öğrenimi yığınlama algoritması kullandılar. Bu sayede, 1985 ile 2023 yılları arasını kapsayan yaklaşık 40 yıllık bir dönemde, dünya çapındaki 21.439 nehir kesiminden elde edilen verileri detaylıca analiz ettiler.
Küresel Oksijen Kaybı ve Tehlikeli Bölgeler
Çalışmanın temel bulguları, nehir ekosistemlerinin her on yılda litre başına 0.045 miligram hızında oksijen kaybettiğini gösteriyor. İncelenen nehirlerin %8'inde oksijensizleşme süreci yaşandığını görüyoruz.
En şiddetli oksijensizleşme, Hindistan'dakiler gibi tropikal nehirlerde (20° Güney ve 20° Kuzey enlemleri arasında) meydana geliyor. Bu durum, artan iklim ısınmasıyla karşı karşıya kalan yüksek enlem nehirlerinin birincil oksijensizleşme merkezleri olacağı yönündeki önceki beklentilerle çelişiyor. Düşük oksijen seviyelerinin daha hızlı bir oksijensizleşme ile birleşmesi, tropikal nehirleri hipoksi olaylarına karşı çok daha savunmasız hale getiriyor.
Akış Hızı ve Barajların Oksijen Kaybına Etkisi
Araştırmacılar, nehirlerin akış rejimlerinin ve barajlarda su tutulmasının nehirlerin oksijensizleşmesi üzerindeki etkilerini de ölçtüler. Sonuçlar hem düşük hem de yüksek akış koşullarının nehirlerdeki oksijensizleşmeyi kısmen azaltabileceğini gösteriyor. Düşük akış koşullarında oksijensizleşme oranı normal koşullara kıyasla %6 oranında yavaşlıyor. Öte yandan yüksek akış koşulları, normal akış koşullarına kıyasla %7.0 daha düşük bir oksijensizleşme oranı sağlıyor.
Ayrıca barajlarda su tutulması işlemi, suyun tutulduğu alandaki oksijen seviyelerini de doğrudan değiştiriyor. Bu etkinin sığ rezervuarlarda olumsuz, derin rezervuarlarda ise olumlu yönde olduğunu tespit ediyoruz. Bir diğer deyişle, barajlarda su tutulması sığ rezervuarlarda oksijensizleşmeyi hızlandırırken, derin rezervuarlarda bu süreci yavaşlatabiliyor.
Temel Tetikleyiciler ve Sıcaklığın Rolü
Yapılan ileri analizler, iklim kaynaklı olarak oksijenin çözünürlüğündeki düşüşün nehirlerin oksijensizleşmesindeki en büyük neden olduğunu ortaya koyuyor. Gözlemlenen düşüşün 62.7'sini bu fiziksel değişim oluşturuyor. Sıcaklık, ışık ve akış gibi faktörlerin yansıttığı ekosistem metabolizması ise oksijensizleşmenin 12'sinden sorumlu bulunuyor.
Sıcak hava dalgaları da araştırmacılar tarafından özel olarak incelendi ve bunların nehirlerdeki oksijensizleşme üzerindeki etkileri nicel olarak değerlendirildi. Sonuçlar, sıcak hava dalgalarının küresel olarak nehirlerdeki oksijensizleşmenin ".7'sinden sorumlu olduğunu gösteriyor. Ortalama iklimsel sıcaklıklar altındaki koşullara kıyasla, bu dalgaların oksijensizleşme hızında her on yılda litre başına 0.01 miligramlık bir artışa neden olduğu anlaşılıyor.
Elde edilen bu bulgular, iklim ısınmasının akarsu ekosistemleri üzerindeki olumsuz sonuçlarının altını çiziyor. Aynı zamanda, oksijensizleşme krizleriyle mücadelede etkili eylem ve azaltım stratejilerine en çok ihtiyaç duyan ekosistemlerin tropikal nehirler olduğunu açıkça gösteriyor. Bu çalışma, dünya çapında nehirlerdeki oksijensizleşmeyi hafifletmeye yönelik önlemlerin formüle edilmesi adına politika yapıcılar için oldukça sistematik bir temel sağlıyor.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 2
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: Phys.org | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 19/05/2026 16:30:17 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22956
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in Phys.org. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.